Ağ Yönetimi Ve Bilgi Güvenliği: Amaçlarımız
Ağ Yönetimi Ve Bilgi Güvenliği: Amaçlarımız
Amaçlarımız
Bu üniteyi tamamladıktan sonra;
Ağ kavramını tanımlayabilecek,
Ağ tarihçesi ve gelişimini açıklayabilecek,
Ağ çeşitlerini açıklayabilecek,
Ağ katmanlarını tanımlayabilecek,
Kablosuz ağları açıklayabilecek
bilgi ve becerilere sahip olacaksınız.
Anahtar Kavramlar
• Bilgisayar Ağları • Taşıma Katmanı
• Ağ Tarihçesi • Ağ Katmanı
• Ağ Çeşitleri • Veri Bağ Katmanı
• Ağ Topolojileri • Fiziksel Katman
• Ağ Katmanları • Kablosuz Ağlar
• Uygulama Katmanı
İçindekiler
• GİRİŞ
• AĞ TARİHÇESİ
Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış • AĞ ÇEŞİTLERİ
• AĞ KATMANLARI
• KABLOSUZ AĞLAR
Bilgisayar Ağlarına
Genel Bakış
GİRİŞ
En az iki istemcinin birbirine bağlanması ile oluşturulan bilgisayar ağları, temelde iki ana
amaca ulaşmak üzere gerçeklenir. Bu amaçlardan ilki, istemciler arasında bilgi paylaşımı ya-
pabilmektir. Başka bir deyişle, bir istemcide depolanan bilginin diğer bir istemciye, herhangi
bir fiziksel kayıt ortamı (Floppy disk, CD, DVD, taşınabilir sabit sürücü, flash bellek vb.)
kullanılmaksızın aktarımını sağlamaktır. İkinci amaç ise istemcilere bağlı donanımların ağa
bağlı olan diğer istemcilerle ortak kullanımını sağlamaktır. Eğer ağ yapısı oluşturulmamış
olsa bir bilgisayara bağlı bulunan yazıcının diğer bilgisayarlar tarafından da kullanılabilmesi
için öncelikle verinin yukarıda sayılan fiziksel kayıt ortamlarından biriyle yazıcının bağlı
bulunduğu bilgisayara taşınması gerekir; daha sonra da o yazıcının bağlı bulunduğu bilgisa-
yar aracılığıyla yazdırma işlemi gerçekleştirilmek zorunda kalınırdı. Ağ yapısının kurulma-
sıyla ağa bağlı olan istemcilerin arasında yazıcı donanımı ortak olarak kullanılabileceği gibi,
yazdırılacak veri de yine ağ üzerinden aktarılabilir. İşte temelde bu iki amacı gerçekleştirmek
üzere tasarlanan ve belirli bir bölgedeki bilgisayarları birbirine bağlayarak onları istemciler
haline getiren yapılara bilgisayar ağları denir. Bilgisayarların yaygınlaşması ile ağ kavramı
önem kazanmıştır. Özellikle 1980’li yıllarda Ethernet bağlantı teknolojisinin gelişmesi ile ağ
ortamı kullanımı ev ve ofis gibi mekânlarda hızla yaygınlaşmıştır. İlk olarak küçük bir alan
içerisinde bulunan en az iki istemci bağlantısı ile oluşturulan bilgisayar ağı kavramı, günü-
müzün vazgeçilmez teknolojilerinden olan İnternet ağının da temelini atmıştır.
AĞ TARİHÇESİ
Bilgisayar ağlarının oluşumu ve tarihçesi incelendiğinde, bugün bildiğimiz şekliyle tasar-
lanan ilk ağ oluşumu, ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde geliştirilen paket dağıtım ağı
ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network – Gelişmiş Araştırma Projeleri
Dairesi Ağı)’tir. ARPANET, yeni adıyla DARPA (The Defense Advanced Research Pro-
jects Agency – İleri Savunma Araştırma Projeleri Dairesi), soğuk savaş sırasında, askeri ve
stratejik öneme sahip olan bilgilerin birçok istemci arasında paylaşılabilmesini sağlamak
amacıyla geliştirilmiştir. Daha önce, tıpkı telefon görüşmeleri gibi, iki istemcinin belirli
bir süre boyunca yalnızca birbirleriyle haberleşebilmelerine olanak tanıyan, ancak ilgili
süre boyunca başka bir istemciyle haberleşmesini engelleyen devre anahtarlama yöntemi
kullanılıyordu. ARPANET, veri iletişiminde günümüzde de kullanılan paket anahtarla-
ma yönteminin ilk örneği olması dolayısıyla, bugün kullanılmakta olan İnternet ağının
da öncülü ve atasıdır. ARPANET üzerinden ilk paket anahtarlama tabanlı ağ bağlantısı
Los Angeles, ABD’de bulunan UCLA Üniversitesi’nden (University of California, Los An-
geles), San Francisco, ABD’de bulunan Stanford Üniversitesi’ne gerçekleştirilmiştir. 1969
4 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
yılına gelindiğinde günümüz İnternet ağının da temeli atılmıştır. Başlangıçta yalnızca dört
üniversiteyi birbirine bağlayan ağ, zaman içerisinde farklı kurumların katılımı ile genişle-
miştir. Ray Tomlinson tarafından geliştirilen elektronik posta uygulamaları da 1972 yılın-
da ARPANET’e dâhil edilmiştir ve “@ (at)” işaretinin kullanıcı adlarını ve alan adreslerini
birleştirmek üzere ilk kullanımı da aynı yıllarda olmuştur. Zaman içerisinde geliştirilen
Telnet protokolü ile uzak istemcilere bağlantı ve FTP (File Transfer Protocol-Dosya Trans-
fer Protokolü) ile de dosya transferi, ağ ortamında gerçeklenebilir hale gelmiştir.
Protokoller, bilgisayarlar 1970’li yıllarda belirlenen protokoller ile TCP/IP mimarisi de ortaya çıkmıştır. TCP/
arası haberleşmede mesaj
biçimi, sırası, gönderim ve alım
IP mimarisini daha iyi anlamak için önce protokol kavramı ele alınmalıdır. Protokol, bil-
esnasında yapılması gerekenleri gisayar ağları kullanılarak yapılacak olan veri transferi için düzeni sağlayacak kurallar
tanımlamaktadır. dizesini ifade etmektedir. Gerçek hayata dair bir örnek vermek, kavramın anlaşılmasını
kolaylaştıracaktır. Bir ders esnasındaki sınıf örneğini ele alalım: Ders anlatılırken sessiz
olmak ve dinlemek, sorulacak bir soru ya da söylenecek bir söz olduğunda el kaldırarak
söz istemek, derse zamanında gelmek ve ders bitmeden sınıfı terk etmemek, sınıfta ders
işlenirken dışarıdan dâhil olmak için kapıyı çalarak izin istemek vb. gibi kurallar dizini,
ders protokolünü oluşturur. Bu protokol, sınıf düzenini ve dersin sağlıklı bir biçimde iş-
lenebilmesini sağlamak adına yapılmaktadır. İşte, bilgisayar ağları tarafından kullanılan
protokoller de hatasız veri aktarımını sağlamak amacıyla bu tür kurallar barındırmakta-
dır. Bu amaçla oluşturulan katmanlı yapı ve katmanlar üzerinde oluşturulan çeşitli proto-
koller, ünitenin ve kitabın ilerleyen kısımlarında detaylı olarak incelenecektir.
1972 yılında XEROX firması tarafından geliştirilmeye başlanan Ethernet protokolü ve
bu protokolü uygulayan bütünleşik devre kartları, 1975 yılında piyasaya sürülmüştür. Bu
kartın ilk sürümü, 1 km. uzunluğunda kablo ile 100’den fazla bilgisayarı birbirine yaklaşık
3 Mbps (saniyede 3 megabit) hızında bağlamayı amaçlamıştır. Daha sonra 10 Mbps ve
giderek artan hızlarda ağ bağlantısı desteklenmiştir.
Müstakil bir kablo aracılıyla ağ bağlantısı her ne kadar hızlı iletişimi desteklese de ma-
liyeti yüksek bir teknolojidir. Bu nedenle, daha önceden kurulmuş ortak bir ağ altyapısına
katılarak ağ bağlantısı kurma çalışmaları da hız kazanmıştır. 1986 yılında Amerika Birleşik
Devletleri Ulusal Bilim Vakfı, ülke çapında 56 Kbps hızında ortak bir ağ altyapısı üzerin-
den İnternet ağı kullanımına başlamıştır. Ülkemizde de uzun süre benzeri bir omurga ağ
altyapısı ile 56 Kbps hızında veri akışı sağlanmaktaydı. Günümüz hızlarıyla karşılaştırıldı-
ğında oldukça yavaş olduğu gözlenen ağ bağlantı hızı, veri taşımada telefon hatları altyapı-
sının kullanılmasından kaynaklanıyordu. Bilindiği üzere telefon şebekeleri (PSTN – Public
Switched Telephone Network – Genel Aktarmalı Telefon Şebekesi) analog veri olan ses
sinyallerini taşımaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Bilgisayarların çalışma mantığı düşü-
nüldüğünde, elektrik ve elektronik devreleri kullanan makineler, sayısal ‘1’ler ve ‘0’lar ile
çalışmaktadır. En basit anlatımı ile devrenin belirli bir anda elektrik yüklü olma durumu
‘1’, yüksüz olma durumu ise ‘0’ ile gösterilebilir. Bu ‘1’ ve ‘0’lardan her birine BİT (Bİnary
digiT – İkili Sayı) adı verilmektedir. İki istemci arasında gerçekleştirilen basit ağ yapısında
bile, ‘1’ler ve ‘0’lardan oluşan sayısal verinin, sadece analog ses verisini iletme kapasitesine
sahip bir yapı üzerinden taşınması gerekmektedir. Bu nedenle sayısal veri telefon şebekesi
üzerinde, ses sinyallerine dönüştürülerek aktarılmaktadır. Çevirmeli bağdaştırıcı olarak da
adlandırılan 56 Kbps hızındaki modem cihazları ile gönderici bilgisayarda sayısal veri ses
sinyallerine dönüştürülmüş, alıcı bilgisayarda ise tersine bir işlem yapılarak yine modem
cihazı yardımıyla ses sinyalleri, sayısal verilere dönüştürülmüştür. Bu sayede, telefon şebe-
kesi üzerinden iki bilgisayar arasında veri transferi gerçekleştirilmiştir. Geçmişte ülkemiz-
de de kullanılan bu teknolojinin hız yetersizliğinin yanı sıra bir diğer zararı da bağlantı es-
nasında telefon görüşmesi yapılamaması ve maliyetinin yüksek olmasıdır. Ayrıca bağlantı
esnasında telefon, dışarıdan gelen aramalara karşı meşgul sinyali vermektedir. Günümüzde
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 5
kullanılan ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line-Asimetrik Sayısal Abone Hattı) tek-
nolojisi ile Frekansı Bölerek Çoklama (FDM - Frequency Division Multiplexing) yapılarak,
telefon bağlantısı için kullanılan bakır kablo üzerinde ses ve veri aktarımı farklı frekanslar
üzerinden gerçekleştirilmektedir. Böylece hem bağlantı hızı artmış hem de bağlantı esna-
sında telefon hattının meşgul olması durumu sona ermiştir.
Bu gelişmelerle birlikte, 1989 yılında WWW (World Wide Web – Dünya Çapında
Ağ) kavramı ortaya atılmıştır. WWW, hiper metinlere dayanan bir protokoldür. Bu hiper
metinlerin her birine web sayfası denilmektedir. Günümüzde yaygın biçimde kullanılan
WWW kavramı, özellikle son yıllarda ağ ortamının yayılması ile daha da önem kazanmış-
tır. Daha önce de bahsedildiği gibi, dünyanın en büyük bilgisayar ağı İnternet’tir. Özellikle
son yıllarda ağ bağlantı hızlarının artması, kablosuz bağlantının birçok alanda hayatımıza
dâhil olmasıyla internet ortamına bağlı olmayan bilgisayar neredeyse kalmamıştır. Mobil
cihazlardaki gelişim ve akıllı cihazların kullanımı da internet teknolojisinin yayılmasında
ve genişlemesinde önemli rol oynamıştır.
AĞ ÇEŞİTLERİ
Tarihçesi kısaca anlatılan bilgisayar ağları, anlaşıldığı üzere zaman içerisinde hızla ge- İnternet, dünyanın en büyük
geniş alan ağıdır.
lişmiştir. İlk bilgisayar ağının sadece iki bilgisayarı birbirine bağladığı düşünüldüğünde,
günümüzde kullanılan ve dünya üzerindeki neredeyse tüm bilgisayarların bağlı bulundu-
ğu internet ağı teknolojisi inanılmaz boyutlardadır. Ağlar, oluşumunu sağlayan birbirine
bağlı bulunan bilgisayarların sayılarına yani büyüklüklerine, bu bilgisayarların yerleşim
şekillerine yani topolojilerine ve birbirlerine ve ağ kaynağına bağlantı şekillerine göre çe-
şitlilik göstermektedir. İlk önce büyüklüklerine göre ağ çeşitleri incelenecektir. Daha son-
ra, sırasıyla topolojilerine ve bağlantı ortamlarına göre ağ çeşitlerinden bahsedilecektir.
VPN (Virtual Private Network – Sanal Özel Ağ): Sanal olarak uzaktaki bir cihazın
ağın içerisine dâhil olmasını sağlayan özel bir ağ türüdür. Uzak makine, Sanal Özel Ağ
sayesinde fiziksel olarak uzaktaki bir ağa dâhilmiş gibi davranmakta ve o ağ ile veri alış
verişinde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, ticari paket program kullanan bir fir-
manın uzaktaki deposunun bilgisayarı, Sanal Özel Ağ sayesinde firma merkezinde kurulu
bulunan ağa ve sunucu makineye bağlanmakta, irsaliye, fatura işlemlerini gerçekleştir-
mekte, stok kayıtlarını ve cari hesapları güncellemektedir.
Bahsedilen ağlar, büyüklüklerine göre çeşitlendirilmiş ağlardır. Bu çeşitlerden farklı
olarak üniversite yerleşkelerini birbirine bağlamayı sağlayan CAN (Campus Area Net-
work – Kampüs Alan Ağı) ve depolama işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla depolama
sunucularına bağlantıyı sağlayan SAN (Storage Area Network – Depolama Alan Ağı) gibi
ağ çeşitleri de bulunmaktadır.
Kaynak: [Link]
gl/dX88E4
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 7
Halka (Ring) Topolojisi: Resim 1.2’de şematik Resim 1.2
halde görülen halka topolojisi bir anlamda ortak
Halka (Ring)
yol topolojisinin iki ucunun bir araya getirilmesi Topolojisi.
ile oluşturulan bir topoloji türüdür. İlk olarak IBM
firması tarafından geliştirilmiştir. Her bir bilgisa- Kaynak: [Link]
gl/SypcT0
yar kendine ait zamanda veri iletimi yapar ve böy-
lece karışıklık önlenmiş olur. Daha geniş ağlarda
Andıçlı Halka (Token Ring) kullanılabilmektedir.
Bu tür topolojide elinde andıcı bulunduran bil-
gisayar veri gönderme işlemini yapar. Andıç, ge-
nellikle saat yönünün tersine olmak üzere belirli
zaman aralıkları ile tüm bilgisayarları gezer. Hatalı
bir iş istasyonunun sistemde bulunması tüm siste-
min aksamasına sebep olabilir.
Örgü (Mesh) Topolojisi: Bu topolojide her bir düğüm, bir diğerinin yerini alabilmek-
tedir. Verilerin düğümden düğüme yayılarak ya da yönlendirme ile çalıştığı topoloji tü-
rüdür. Resim 1.3’te tamamen bağlı bir örgü topolojisi görülmektedir. Örgü şeklinde ya-
pılan bağlantılar sayesinde hatalı düğümler veri akışında soruna yol açmamaktadır. Örgü
topolojisinin bir benzer kullanım şekli de MANET (Mobile Ad Hoc Network – Mobil
Özel Amaçlı Ağlar)’tir. MANET ağlarda düğümler birbirine örgü şeklinde bağlanmış olsa
da hareketlilikten dolayı farklı sorunlara çözümler bulunması da gerekmektedir. Resim
1.4’te görüldüğü gibi bu hareketlilik tamamen bağlı örgü topolojisi yerine kısmen bağlan-
tılı örgü topolojisi ile sağlanmaktadır.
Resim 1.5
Ağaç Topoloji: Ağaç topolojisinde bir
Üç Seviyeli Bir
merkez düğümü, alt seviyede bir veya daha Ağaç Topolojisi.
fazla düğüm ile bağlıdır. Ağaç yapısı simet-
riktir. Bir ağın ağaç topolojisinde olması Kaynak: https://
[Link]/DXgLdL
için en az üç seviye bulunmalıdır. Ağaç to-
polojisinin şematik gösterimi Resim 1.5’te
verildiği gibidir.
Yıldız (Star) topolojisi: Özellikle günü-
müz yerel alan ağlarında en fazla karşımı-
za çıkan topoloji olan yıldız topolojisi, bir
merkez dağıtıcı cihaz ve ona direkt bağlı
8 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
Kaynak: 115454768
Bir ağ altyapısı tasarlarken dikkat edilmesi gereken ilk konu, büyüklüğüne göre ağ yapısı
oluştururken, ağ topolojisine karar vermektir.
Ulaşım
TCP, UDP, ...
Ağ
IP, IPv4, IPv6,
Veri ICMP, ARP, IGMP, ...
OSI modeli standartları tanımlayan referans model olarak kullanılmaktadır. OSI mo-
deli referans alınarak geliştirilen TCP/IP modeli ise günümüz ağ bağlantılarında en yaygın
kullanılan model haline gelmiştir. OSI modelindeki bazı katmanların görevlerinin paylaş-
tırılarak ya da birleştirilerek azaltılması esasına dayanmaktadır. OSI modelinde bulunan
yedi katman yerine, işlemleri aynı şekilde yerine getiren dört katman, TCP/IP modelinin
katmanlarıdır. OSI Modelindeki Uygulama, Sunum ve Oturum katmanları birleştirilerek
Uygulama Katmanı adı altında toplanmıştır. Ulaşım ve Ağ katmanları değişmemiştir. Son
katman, OSI modelindeki veri ve donanım katmanlarının birleştirilmesi ile oluşturulmuş-
tur. OSI ile TCP/IP modellerinin katmansal karşılaştırılması Resim 1.8’de görülmektedir.
Resim 1.8
OSI ve TCP/IP OSI Modeli TCP/IP Modeli
Modelleri Katman
Karşılaştırması. Uygulama Katmanı
Oturum Katmanı
Ağ Katmanı Ağ Katmanı
Veri Katmanı
Ağ Erişim Katmanı
Fiziksel Katman
TCP/IP modelinde en alt katman olan Ağ Erişim Katmanı bazı durumlarda Fiziksel
Katman ve Veri Bağlantısı Katmanı olarak ikiye ayrılmakta ve model beş katmana sahip
olmaktadır. Ağa bağlı bir cihaz üzerinde bulunan bir uygulama tarafından karşı cihaza
gönderilecek olan veriler sıra ile uygulama, taşıma, ağ ve ağ erişim katmanlarını ziyaret
ederek, protokoller yardımıyla, gönderim için gerekli biçimi almaktadır. Alıcı cihaz veriyi
ağ erişim katmanı tarafından almaktadır. Gönderici bilgisayarın tersine alınan veri sıra ile
ağ, taşıma ve uygulama katmanlarına gönderilmektedir. Son olarak alıcı cihaz tarafından
uygulama katmanında çözümlenen veri, uygulamaya teslim edilmektedir. Bu sayede ağ
iletişimi gerçekleşmektedir. Kitabın tümünde esas alınan TCP/IP modelinin katmanları
ve veriyi biçimlendiren protokoller ayrı ayrı incelenecektir.
Uygulama Katmanı
Uygulama katmanı, protokoller modelinin en üstünde yer alarak, uygulamaların ağ orta-
mını kullanabilmesini sağlamaktadır. Farklı uygulamalar için farklı ağ protokolleri bu kat-
manda yer almaktadır. Özellikle bilgisayarlar üzerinde kullanılan uygulamaların sayısı ve
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 11
çeşitliliği göz önüne alındığında, en fazla protokol içeren katman, uygulama katmanıdır.
Web tarayıcılar, e-posta istemcileri, veritabanı uygulamaları vb. uygulamalar, bu katman
sayesinde verilerini diğer bilgisayar ya da sunucu makinelere göndermektedir. Uygulama
katmanı tarafından gönderilmek üzere hazırlanan veriler, bir alt katman olan taşıma kat-
manına verilmektedir. Birçok uygulama katmanı protokolü olmasına rağmen belli başlı
sık kullanılan protokoller aşağıda kısaca açıklanmaktadır.
HTTP (Hyper Text Transfer Protocol - Hiper Metin Transfer Protokolü): WWW
(World Wide Web) yani dünya çağında ağ üzerinde kullanılmak üzere geliştirilmiş bir
protokoldür. Bilgisayarda kurulu bulunan bir web tarayıcı ile herhangi bir internet sayfası
açılmak istendiğinde devreye girer. Web sunucu bilgisayara bir istek göndermeyi ve istek
sonucunda gelen cevap verisini görüntülemeyi sağlamaktadır. Taşıma katmanı protokolü
olarak TCP (Transmission Control Protocol – İletim Kontrol Protokolü) kullanılmakta-
dır. Günümüzde internet sitelerinin sayıca artması ve e-ticaret, bankacılık işlemleri vb.
bilgi güvenliği gerektiren işlemlerin sıkça karşımıza çıkması dolayısıyla protokol güvenliği
de ele alınmak durumunda kalmıştır. HTTP, sonuna güvenli kelimesinin İngilizce karşı-
lığı “secure” kelimesinin baş harfini almıştır. HTTPS bu sebeplerle tasarlanmış, güvenli
hiper metin aktarım iletişim kuralı olarak karşımıza çıkmaktadır.
SMTP (Simple Mail Transfer Protocol – Basit Posta Gönderim Protokolü): E-posta
gönderiminde kullanılmak üzere tasarlanmış bir protokoldür. Bu protokol, istemci tara-
fından gönderilmek istenen bir e-postanın sunucu bilgisayara iletiminden sorumludur.
Sunucu bilgisayardan gelen e-postaları almak için ise POP ya da IMAP protokolleri kul-
lanılmaktadır.
POP3 (Post Office Protocol – Posta Ofisi Protokolü): Sunucu bilgisayara gelmiş
olan e-postayı istemci bilgisayara almak için kullanılan bir protokoldür. Kısacası gelen
e-postaları bilgisayarımıza indirmek için kullanılmaktadır. Bu protokole benzer bir pro-
tokol de IMAP (Internet Message Access Protocol – İnternet İleti Erişim Protokolü)’tir.
POP, birkaç farklı sürüme sahiptir. Günümüzde kullanılan sürüm numarası 3’tür. Bu se-
beple protokol POP3 olarak adlandırılmaktadır.
FTP (File Transfer Protocol – Dosya Transfer Protokolü): Ağ üzerinde dosya transferi
için kullanılan protokoldür. Birçok ağ sunucusu, üzerinde depolanan dosyaya erişim için
kullanıcı adı ve şifre talep etmektedir. Kullanıcı adı ve şifre talebi başarılı olarak girilince
dosya indirmeye olanak sağlamaktadır. Bazı durumlarda ise “anonim” kullanıcı olarak
bağlanarak dosyayı indirmek mümkün olmaktadır. TCP taşıma katmanı protokolünü
kullanan FTP, dosyanın güvenli ve eksiksiz bir şekilde istemci tarafından edinilmesini
sağlamaktadır.
DNS (Domain Name System – Alan Adı Sistemi): Kullanıcı farkında olmasa da, uy-
gulama katmanı tarafından en çok kullanılan protokollerden birisi olarak karşımıza çık-
maktadır. Alan adı bilinen bir sunucu bilgisayarın, ağ üzerinde tanımlanmasını sağlayan
IP adresinin bulunmasını sağlayan protokol, İnternet sitelerine her bağlantı yapıldığında
kullanılmaktadır. Örneğin web tarayıcısı ile [Link] adresi ziyaret edilmek
istensin. Tarayıcı, yukarıda bahsedilen protokolü kullanarak Anadolu Üniversitesi web
sunucusuna bir istek göndermektedir. Global internet üzerinde yer alan her cihaz, ken-
dine ait bir IP adresi ile temsil edilmektedir. Bu sebeple tarayıcı, isteği web sunucunun IP
adresine yapmalıdır. Yazılan alan adına ait IP adresini bulmak için DNS protokolünden
faydalanılmaktadır. Bu sayede doğru sunucuya istek yapılmakta, cevap neticesinde de web
sayfası tarayıcıda görüntülenmektedir. Resim 1.9 bir alan adı-IP adresi çözümlemesi ör-
neği göstermektedir.
12 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
Resim 1.9
DNS Çalışma Örneği.
193.140
.21.18
www
.ana DNS
dolu
.edu
.tr
Taşıma Katmanı
UDP, hız ve basitlik temeline Uygulama tarafından gönderilerek uygulama katmanı tarafından gerekli protokollere
dayanan, popüler bir taşıma
katmanı protokolüdür. göre düzenlenen veri, taşıma katmanına geçirilmektedir. Bu katman, bir anlamda verinin
kendisinin düzenlenmesi ile veriye bakılmaksızın gönderme işlemini gerçekleştiren üst
ve alt katmanlar arasında köprü vazifesi görmektedir. Bu katmanda en sık kullanılan iki
protokol, TCP (Transmission Control Protocol – İletim Kontrol Protokolü) ve UDP (User
Datagram Protokol – Kullanıcı Veri Bloğu Protokolü)’dir. Bu katmanda yer alan çoğu pro-
tokol de TCP ve UDP’nin farklı özelliklerini alarak oluşturulmuştur.
UDP: En basit taşıma katmanı protokolüdür. Verilerin en kolay şekilde gönderilme-
si esas alınarak tasarlanmıştır. Verileri, öncesinde herhangi bir bağlantı oluşturmaksızın
göndermektedir. Verilerin gönderimi esnasında güvenilirlik ve sıralama aranmamaktadır.
Bu protokolde paket teslim garantisi yoktur. 8 Bayt’lık başlık büyüklüğü, protokolün ha-
fifliği konusunda avantaj sağlamaktadır. UDP basit bir protokol olmasına karşın, iletim
süresinin kısalığı, yani hızı sayesinde uygulamacılar tarafından tercih sebebi olmaktadır.
Özellikle geniş alanlarda ses ve görüntü aktarımı gerektiren gerçek zamanlı uygulamalar-
da sıklıkla kullanılmaktadır. UDP aynı zamanda tek alıcıya ve çoklu alıcılara mesaj gön-
dermek üzere tasarlanmıştır.
TCP: En gelişmiş taşıma katmanı protokolü olan TCP, verilerin alıcı bilgisayara eksik-
siz, sıralı ve güvenilir bir şekilde ulaşmasını garanti etmektedir. Veri gönderiminden önce
üç yollu el sıkışma adı verilen bağlantı sağlama metodu kullanılmaktadır. Bu metoda göre:
1. Gönderici bilgisayar, alıcı bilgisayara TCP Senkronizasyon mesajı gönderir.
2. Alıcı bilgisayar bu isteği aldığına dair bir TCP Senkronizasyon+Onay (Acknowled-
gement) mesajı ile cevap verir.
3. Gönderici bilgisayar bu mesaja TCP Onay mesajı ile cevap verir.
4. Alıcı bilgisayar, “Bağlantı Kurulmuştur” mesajını almaktadır.
Bu şekilde gönderici ile alıcı bilgisayar arasında bağlantı sağlanmış olmaktadır. Bağ-
lantı sağlandıktan sonra gönderici bilgisayar, alıcı bilgisayara veri paketlerini göndermeye
başlamaktadır. TCP gönderim esnasında da güvenilirliği sağlayan bir protokoldür. Her
gönderilen mesajın, onaylandı mesajının, gönderen bilgisayara gelmesi sağlanmaktadır.
Bu sayede onaylama mesajı alınamayan paketler kayıp kabul edilerek tekrar gönderilmek-
tedir. TCP için paket sıralaması da önemlidir. Paketlerin gönderici bilgisayardan, alıcı bil-
gisayara sıralı bir şekilde gitmesini sağlamakla yükümlüdür.
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 13
TCP için önemli unsurlardan bir tanesi de alıcı bilgisayarın tampon belleğini (buf-
fer) aşacak kadar hızlı ve çok paket gönderimi yapmamasıdır. Alıcı bilgisayarın belleğinin
küçüklüğü ya da uygulamanın yavaşlığı bu tür bir soruna sebep olabilmektedir. Bu du-
rumda alıcı bilgisayar, kaydedecek yeri olmadığı için, gelen paketleri kabul edememekte
ve paketlerin yer açıldıktan sonra tekrar gönderilmesi gerekmektedir. Veri ağı yollarının
verimsiz kullanımı olarak düşünülebilecek bu olaya sebep olmamak için TCP, alıcı bil-
gisayarın belleğinde veri paketi alımı için ayrılan boş yeri kontrol etmektedir. Bu bilgi
sayesinde gönderimini düzenlemektedir. Bu metot Akış Kontrolü (Flow Control) olarak
adlandırılmaktadır.
Veri gönderimi esnasında hattın yoğun olması, paketlerin ya da onaylama mesajları-
nın kaybolmasına sebep olmaktadır. Kaybolan paket ya da pakete ait onaylama mesajı, o
paketin tekrar gönderilmesini gerektirmektedir. TCP kendi içerisinde çalışan belli me-
totlarla hattın durumunu da gözlemlemekte, hattın kapasitesini aşacak kadar fazla paket
gönderimine engel olmaktadır. Çeşitli metotları içeren bu sistem, Tıkanıklık Kontrolü
(Congestion Control) olarak adlandırılmaktadır.
Tüm bunların sağlanması için TCP, 20 ila 60 Bayt arasında değişen bir başlık büyüklü-
ğüne sahiptir. Birçok hata oluşma senaryosu düşünülerek tasarlanan TCP protokolü ile pa-
ket gönderimi kesinlik kazanmaktadır. Tüm paket gönderimi tamamlandıktan sonra gön-
derici bilgisayar ile alıcı bilgisayar arasında ilk başta yapılan üç yollu el sıkışmaya benzer bir
yöntemle bağlantı sonlandırılmaktadır. TCP protokolü bir bağlantıda tek bir alıcıya mesaj
gönderebilmektedir. Çoklu gönderim için ayrı ayrı bağlantılar açılması gerekmektedir.
Tablo 1.1’de TCP ve UDP protokollerinin karşılaştırması incelenebilir.
Ağ Katmanı
Modelin üçüncü katmanı olan Ağ Katmanı, temelde başka bir ağa gönderilmek istenen
verinin alıcıya ulaşmasından sorumludur. En önemli özelliği IP adreslerinin bu katmanda
tanımlanmasıdır. IP adresleri, ağa bağlı her bir cihaz için birbirinden farklı olan sayılardır.
Küresel İnternet söz konusu olduğunda ise durum değişmemektedir. Dünya üzerinde in-
ternet ortamına bağlı tüm cihazların IP adreslerinin birbirinden farklı olması gereklidir.
Bir anlamda, bu sayıları telefon numaraları ya da ev adresleri gibi düşünmek anlaşılma-
sını kolaylaştıracaktır. Telefon numaraları ya da adresler tüm dünya üzerinde tekildir, bir
başka örnekleri daha yoktur. Dünya üzerinde herhangi bir telefondan ilgili bir numaraya
arama yapıldığında, yalnızca o telefon çalacaktır. Ya da bir mektup üzerine yazılan bir
adres, şüpheye yer bırakmayacak şekilde tek bir konuma işaret eder. İşte İnternet bağ-
lantısı esnasında da aynı prensip geçerlidir. Tüm web sunucular, FTP sunucular, e-posta
14 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
Kablolu ağlarda yukarıda anlatılan algoritma çalışırken kablosuz ağlarda hattı dinle-
mek, birbirinden uzak yerleşen cihazlar için mümkün olmamaktadır. Bu durumda MAC
protokolü, hattı kullanmadan önce alıcı cihazdan izin almak (Request To Send – Gön-
derme İsteği) ve gönderim tamamlandığında bilgi vermek (Clear To Send – Gönderme
Tamamlandı) şeklinde çalışmaktadır.
Taşıma katmanı, Ağ Katmanı ve Veri Bağlantı Katmanları, verinin yukarıda hangi
protokolden geldiğini belirlemek için bir anahtar kullanmaktadırlar. Bu anahtar sayesin-
de alıcı bilgisayar, ilgili katmana gelindiğinde, verinin doğru protokole ulaşmasını sağ-
lamaktadır. Örneğin taşıma katmanını ele alacak olursak yukarıda bulunan uygulama
katmanından gelen veri HTTP ile işleme tabi tutulmuştur. Veri alt katmanlarda da gerekli
işlemlerden geçirildikten sonra alıcıya gönderilmekte ve teslim alınarak taşıma katma-
nına kadar çıkmaktadır. Alıcı cihaz taşıma katmanı, uygulama katman protokolü olarak
HTTP yerine FTP’yi kullanırsa sonuç hatalı olacak ve gönderilen veri uygulama tarafın-
dan kullanılamayacaktır. Üst katmandan teslim alınan ya da teslim edilecek protokolün
belirlenmesi işlemi, gönderici için çoklama (Multiplexing), alıcı için ise çoklamayı çözme
(Demultiplexing) olarak adlandırılmaktadır.
Veri bağlantı katmanında gerçekleştirilen işlemler Resim 1.10’da şematize edilmiştir.
Resim 1.10
Veri Bağlantı Katmanı
VERİ VERİ
Çalışma Yapısı.
E
Hata Yakalama
BAŞLIK VERİ
Algoritması
MAC Adresi
Veri Bağlantı Katmanı VERİ BAĞLANTI H
Doğru mu?
Çerçevesi KATMANI
Çerçeve Eklemek
H
Veri
Hatalı E
MAC Protokolü Mı?
Fiziksel Katman
Veri yollarını da oluşturan donanım katmanı, fiziksel katman olarak adlandırılmaktadır.
Kablolu ve kablosuz olmak üzere iki farklı bağlantı ortamından bahsetmek mümkündür.
Bu bölümde kablolu bağlantı ortamları anlatılmaktadır. İzleyen bölümde ise kablosuz
bağlantı ortamlarından bahsedilecektir. Bazı durumlarda sayısal verilerin veri yoluna
kodlanması işlemini de fiziksel katman üstlenmektedir. Sayısal verilerin sayısal ve ana-
log hatlara kodlanması için farklı algoritmalar kullanılmaktadır. Analog hatlara kodlama,
kablolu ağlarda verinin farklı voltaj seviyeleri ile gönderilmesini esas almaktadır. Kablosuz
ağlarda ise taşıma ortamı hava olduğundan radyo, ışık ya da ses dalgalarına çevirme şek-
linde kodlama gerçekleştirilir.
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 17
Kablolu veri iletişim ağları için üç farklı kablo türünden bahsetmek mümkündür.
Eşmerkezli Kablo (Coaxial Cable): Anten kablosu olarak da adlandırılan kablodur.
BNC adaptör ve konnektör ile birbirine bağlantı yapılan ağların veri transferi için kulla-
nılmaktadır. Resim 1.11’de BNC Konnektör görülmektedir. Nispeten eski bir teknolojidir.
Resim 1.11
BNC Konnektör.
Kaynak: [Link]
gl/E0Z9RG
UTP Kablo (Unshielded Twisted Pair – Korumasız Bükümlü Çift): Günümüz inter-
net altyapısının yerel alan ağlarında kullanımı sıklıkla görülen kablo türüdür. Sağladıkları
bant genişliğine göre Cat1, Cat2, Cat3, Cat4, Cat5, Cat5e, Cat6, Cat6a gibi çeşitleri bulun-
maktadır. Cat1 kablo telefon iletişimi için kullanılmaktadır. Cat2 kablo ile 4 Mbps hızdan
başlayarak, Cat6a kabloda 10 Gbps hızına kadar veri akışı elde edilmektedir. İçerisinde
Turuncu, Turuncu Beyaz, Yeşil, Yeşil Beyaz, Mavi, Mavi Beyaz, Kahverengi, Kahverengi
Beyaz olmak üzere dört adet çift, bükümlü şekilde bulunmaktadır. Bükümlü olması, çev-
resel elektrik akımlarından etkilenmemesini sağlamaktadır. RJ45 adı verilen konnektörler
yardımıyla Ethernet kartlarına bağlantı yapılmaktadır. Resim 1.12’de RJ45 konnektör kul-
lanılarak bağlantısı yapılmış UTP kablo örneği görülmektedir. Sekiz adet kablodan birinci
ve ikinci uçlar veri göndermek, üçüncü ve altıncı uçlar ise veri almak için kullanılmakta-
dır. Diğer uçlar yedek olarak bulunmaktadır. Fiber optik kablolardan daha ucuz olduğu
için daha yaygın kullanımı görülmektedir. Yaklaşık olarak 100 metre menzile sahip bu
kablolar ile daha uzak mesafe bağlantılar gerçekleştirmek için araya tekrarlayıcı cihazlar
koyulmak zorundadır.
Resim 1.12
RJ45 Konnektör Bağlı
Kablolar.
Kaynak: 102752444
18 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
Fiber Optik Kablo: En hızlı ve en uzak mesafe veri iletimine imkân sağlayan kablo
türüdür. Fiber optik kabloda gönderici taraf, kablonun çeşidine göre, led ışık kaynağı ya
da lazer ışık kaynağı olabilmektedir. Alıcı taraf bir fotodiyottur. Işığın algılanması “1”, ışık
olmaması ise “0” kodlaması esasına göre çalışmaktadır. Plastik bir ceketin içerisinde ışığın
geçebilmesine olanak sağlayan plastik ya da cam fiberlerden oluşmuş bir yapıya sahiptir.
Maliyetinin yüksek ve işçiliğinin zor olmasına rağmen, yüksek hız ve uzun mesafe imkânı
nedeniyle uzak mesafe bağlantılarda sıklıkla kullanılmaktadır.
KABLOSUZ AĞLAR
Mobil cihazların yaygınlaşması ve özellikle akıllı telefonların artması ile birlikte kablolu
ağlara bir alternatif olarak kablosuz ağların kullanımı artmıştır. Kablo bağımlılığından
kurtulma avantajının yanı sıra, her geçen gün artan veri transfer hızı ile kablosuz ağlar,
son kullanıcı tarafında kablolu ağlara göre daha çok tercih edilen ağlara dönüşmektedir.
Veri transferi için radyo frekansı dalgalarının kullanılması dışında kablosuz ağların pro-
tokolleri, kablolu ağlardan çok farklı değildir.
Kablosuz ağları iki farklı açıdan incelemek mümkündür. Bunlardan birincisi, ADSL
teknolojisinin yaygınlaşmasıyla günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan Wi-Fi kablosuz ağ
bağlantısı yöntemidir. İnternet servis sağlayıcısı aracılığıyla sağlanan internet ağ bağlan-
tısı, kablosuz olarak son kullanıcılara, belirli bir mesafe sınırı dâhilinde iletilebilir. Wi-Fi
ağları, IEEE 802.11a/b/g/n/ac standartlarına göre çeşitli yayın frekanslarında bağlantı hız-
ları sunar. Bu tür kablosuz ağlar için herhangi bir lisans gerekmemektedir. 802.11 sadece
2 Mbps bağlantı hızı sunarken, 802.11a (5 GHz frekansında) 54 Mbps, 802.11b (2,4 GHz
frekansında) 11 Mbps, 802.11g (2,4 GHz frekansında) 54 Mbps hıza sahiptir. 802.11n ise
300 Mbps hıza kadar ulaşmıştır.
Wi-Fi ağların kullanımında en büyük sorun, ağa yetkisiz kişilerin dâhil olmasıdır.
Bunu önlemek için ağ kaynağına çeşitli şifreleme algoritmalarıyla erişim kontrolü uygu-
lanabilmektedir. WEP (Wired Equivalent Privacy – Kabloya Eşdeğer Mahremiyet) olarak
bilinen şifreleme yöntemi kolayca kırılabilmektedir ve ağa sızmaların gerçekleştiği, zaman
içerisinde çokça gözlemlenmiştir. Bu algoritma yerine WPA (Wi-Fi Protected Access -
Wi-Fi Korumalı Erişim) ve WPA2 teknolojileri devreye sokulmuştur. WPA ve WPA2’nin
daha güvenilir bir şifreleme imkânı sunduğu gerçektir. Son yıllarda ortaya konan bir eri-
şim kısıtlama metodu olan WPS (Wi-Fi Protected Setup – Wi-Fi Korumalı Kurulum) ise
iki cihazın birbiri ile anlaşması esasına dayanan bir erişim kontrolü sunmaktadır.
Kablosuz kullanımın ikinci bir çeşidi ise GSM operatörleri tarafından sağlanan inter-
net hizmetidir. Bu hizmete bağlanmak için öncelikle GSM operatörü ile anlaşma yapılması
gerekmektedir. Birinci nesilden (1G) başlayarak beşinci nesile (5G) kadar uzanan teknoloji
giderek hızlanmakta ve daha fazla veri iletimine olanak sağlamaktadır. Birinci nesil telefon
şebekesi, analog veriyi hücresel ağ kullanarak iletime olanak sağlamaktadır. İkinci nesil (2G)
şebeke sistemi, yine hücresel ağ kullanmasına rağmen, veri aktarımı sayısal hale gelmiştir. Bu
sayede kısa mesaj, hücre bilgisi gibi ek bilgiler mobil telefonlar tarafından alınmıştır. İkinci
nesil sistemlerden sonra geliştirilen GPRS (General Package Radio Service – Genel Paket
Radyo Servisi) ile telefon şebekesi üzerinden paket anahtarlamalı veri iletimi sağlanmış-
tır. EDGE (Enhanced Data Rates for GSM Evolution – GSM Evrimi için Genişletilmiş Veri
Aktarım Oranları) teknolojisi ile hızlanan veri iletişimi, üçüncü nesil (3G) teknolojisinde
kablosuz telefon görüşmeleri, kablosuz veri aktarımı ve görüntülü konuşma gibi özelliklerin
hepsine bir arada sahip olma imkânı sağlamıştır. Dördüncü nesil (4G) mobil şebeke kullanı-
mı başlamış olmasına rağmen 5. Nesil (5G) şebekeleri ile ilgili çalışmalar sürmektedir. Dör-
düncü nesil, mobil telefonlarda 100 Mbps, bilgisayarlarda ise 1 Gbps hızı hedeflemektedir.
Özet
Ağ kavramını tanımlamak Ağ katmanlarını tanımlamak
1 4
En az iki bilgisayarın birbirine bağlanması ile oluştu- Bir bilgi ağı, kendine ait kurallar çerçevesinde haber-
rulan ağ, iki amaca yönelik geliştirilmiştir. Bunlardan leşmeyi sağlamak üzere tasarlanmıştır. Bu kuralların
birincisi farklı bilgisayarlar arasında veri paylaşımıdır. tamamı protokol adı altında standartlaştırılmıştır. Bir
İkinci amaç ise kaynakların ortak kullanımına yöne- verinin gönderici cihazdan alıcı cihaza gidişine kadar
liktir. Ağ yetenekleri sayesinde yazıcılar, depolama kullanması gereken protokoller, TCP/IP modeline
üniteleri, işlemci gücü gibi kaynakların farklı makine- göre dört katmanda toplanmıştır. Bu katmanlar Uy-
ler tarafından ortak kullanılması sağlanmaktadır. gulama Katmanı, Taşıma Katmanı, Ağ Katmanı ve Ağ
Erişim Katmanıdır. Her bir katmanın farklı bir görevi
Ağ tarihçesi ve gelişimini açıklamak vardır ve birbiri üzerine inşa edilen protokoller ile ça-
2
Dünya çapında ortaya konan ilk ağ ARPANET (Ad- lışmaktadır.
vanced Research Projects Agency Network - Ameri-
kan Gelişmiş Savunma Araştırmaları Dairesi Ağı)’tir. Kablosuz ağları açıklamak
5
Daha sonra DARPA (Defence Advanced Research İki farklı kablosuz ağdan bahsetmek mümkündür.
Projects Agency, ABD Savunma Bakanlığı İleri Araş- Bunlardan ilki olan Wi-Fi, genellikle daha kısa mesa-
tırma Projeleri Ajansı) adını alan ağ, soğuk savaş sı- feli iletişim için evlerde, ofislerde kullanılan ağ türü-
rasında geliştirilmiş, dünyanın ilk çalışan paket anah- dür. İkindi tür ise GSM operatörleri tarafından daha
tarlama ağı olmasının yanı sıra, İnternetin de atasıdır. uzak menzillerde veri haberleşmesine imkân sağlayan
1972 yılında XEROX firması tarafından geliştirilen ağ türüdür. Günümüzde üçüncü nesil ve dördüncü
Ethernet teknolojisi ve yine aynı yıllarda ortaya konan nesil iletişim ağları kullanılmaktadır.
TCP/IP protokoller modeli internetin bilgi ağlarının
gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Ağ çeşitlerini açıklamak
3
Bilgi ağlarını büyüklüklerine göre, topoloji yani cihaz-
ların bağlantı konumlarına göre ve cihazların bağlantı
ortamlarına göre üç farklı kategoride çeşitlendirmek
mümkündür. Büyüklüklerine göre ağlar Kişisel Alan
Ağları, Yerel Alan Ağları, Şehirsel Alan Ağları, Geniş
Alan Ağları, Sanal Özel Ağlar ve Kampüs Alan Ağları
gibi sınıflara ayrılmaktadır. Topolojilerine göre ağlar
ise ortak yol, halka, örgü, ağaç ve yıldız topolojileri
olarak sıralanır. Bağlantı şekillerine göre ağ çeşitle-
rinde en önemli ağ bağlantı türü Ethernet’tir. Bunun
dışında ATM, FDDI ve Andıçlı Halka gibi teknolojiler
de mevcuttur.
20 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği
Kendimizi Sınayalım
1. Aşağıdakilerden hangisi ağ kurulumu amaçlarından bi- 6. Web tarayıcılar tarafından hiper metin transferi için kul-
ridir? lanılan protokol aşağıdakilerden hangisidir?
a. Bilgisayarların daha hızlı çalışması a. SNMP
b. Bilgisayar kaynaklarının ortak kullanımı b. SMTP
c. Bilgisayarların daha sessiz çalışması c. UDP
d. Bilgisayarların daha az enerji sarfiyatı d. HTTP
e. Monitör boyutlarının genişlemesi e. FTP
2. İlk bilgi paylaşım ağının adı aşağıdakilerden hangisidir? 7. Aşağıdakilerden hangisi dosya aktarım protokolü (FTP)
a. ARPANET tarafından kullanılan taşıma katmanı protokolüdür?
b. DARPA a. FTP
c. UCLA b. UDP
d. ABD c. SIP
e. Stanford d. HTTPS
e. TCP
3. Aşağıdakilerden hangisi büyüklüklerine göre ağ çeşitle-
rinden biridir? 8. Kullanıcı Veri Bloğu Protokolü (UDP) ile ilgili aşağıdaki-
a. Halka lerden hangisi yanlıştır?
b. FDDI a. Bağlantı gerektirmez.
c. ATM b. Taşma kontrolü kullanmaz.
d. Kişisel Alan Ağı c. Akış kontrolü kullanır.
e. Yıldız d. Tek alıcıya gönderimi destekler.
e. Çoklu alıcılara gönderimi destekler.
4. Aşağıdakilerden hangisi bir ağ topolojisi değildir?
a. Yıldız 9. Aşağıdakilerden hangisi Veri Bağlantı Katmanının gö-
b. Örgü revlerinden biridir?
c. Andıçlı Halka a. MAC protokolünü çalıştırmak
d. Halka b. Yönlendirici algoritmalarını yönetmek
e. Ağaç c. Sıralı veri aktarımı gerçekleştirmek
d. IP Adresini atamak
5. Aşağıdakilerden hangisi bağlantı ortamlarına göre ağ çe- e. İnternet tarayıcının güvenliğini arttırmak
şidi değildir?
a. Ethernet 10. Wi-Fi için kullanılacak en güvenli kablosuz şifreleme
b. FDDI anahtar algoritması aşağıdakilerden hangisidir?
c. ATM a. WEP
d. Andıçlı Halka b. TCP
e. Yıldız c. WPA
d. FTP
e. HTTPS
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 21
Yararlanılan ve Başvurulabilecek
Kaynaklar
ARPANET, Wikipedia, [Link]
Bilgisayar ağı, Wikipedia, [Link]