0% found this document useful (0 votes)
9 views20 pages

Ağ Yönetimi Ve Bilgi Güvenliği: Amaçlarımız

Uploaded by

Nisa Arslan
Copyright
© All Rights Reserved
We take content rights seriously. If you suspect this is your content, claim it here.
Available Formats
Download as PDF, TXT or read online on Scribd
0% found this document useful (0 votes)
9 views20 pages

Ağ Yönetimi Ve Bilgi Güvenliği: Amaçlarımız

Uploaded by

Nisa Arslan
Copyright
© All Rights Reserved
We take content rights seriously. If you suspect this is your content, claim it here.
Available Formats
Download as PDF, TXT or read online on Scribd

1

AĞ YÖNETİMİ VE BİLGİ GÜVENLİĞİ

Amaçlarımız
Bu üniteyi tamamladıktan sonra;
 Ağ kavramını tanımlayabilecek,
 Ağ tarihçesi ve gelişimini açıklayabilecek,
 Ağ çeşitlerini açıklayabilecek,
 Ağ katmanlarını tanımlayabilecek,
 Kablosuz ağları açıklayabilecek
bilgi ve becerilere sahip olacaksınız.

Anahtar Kavramlar
• Bilgisayar Ağları • Taşıma Katmanı
• Ağ Tarihçesi • Ağ Katmanı
• Ağ Çeşitleri • Veri Bağ Katmanı
• Ağ Topolojileri • Fiziksel Katman
• Ağ Katmanları • Kablosuz Ağlar
• Uygulama Katmanı

İçindekiler
• GİRİŞ
• AĞ TARİHÇESİ
Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış • AĞ ÇEŞİTLERİ
• AĞ KATMANLARI
• KABLOSUZ AĞLAR
Bilgisayar Ağlarına
Genel Bakış

GİRİŞ
En az iki istemcinin birbirine bağlanması ile oluşturulan bilgisayar ağları, temelde iki ana
amaca ulaşmak üzere gerçeklenir. Bu amaçlardan ilki, istemciler arasında bilgi paylaşımı ya-
pabilmektir. Başka bir deyişle, bir istemcide depolanan bilginin diğer bir istemciye, herhangi
bir fiziksel kayıt ortamı (Floppy disk, CD, DVD, taşınabilir sabit sürücü, flash bellek vb.)
kullanılmaksızın aktarımını sağlamaktır. İkinci amaç ise istemcilere bağlı donanımların ağa
bağlı olan diğer istemcilerle ortak kullanımını sağlamaktır. Eğer ağ yapısı oluşturulmamış
olsa bir bilgisayara bağlı bulunan yazıcının diğer bilgisayarlar tarafından da kullanılabilmesi
için öncelikle verinin yukarıda sayılan fiziksel kayıt ortamlarından biriyle yazıcının bağlı
bulunduğu bilgisayara taşınması gerekir; daha sonra da o yazıcının bağlı bulunduğu bilgisa-
yar aracılığıyla yazdırma işlemi gerçekleştirilmek zorunda kalınırdı. Ağ yapısının kurulma-
sıyla ağa bağlı olan istemcilerin arasında yazıcı donanımı ortak olarak kullanılabileceği gibi,
yazdırılacak veri de yine ağ üzerinden aktarılabilir. İşte temelde bu iki amacı gerçekleştirmek
üzere tasarlanan ve belirli bir bölgedeki bilgisayarları birbirine bağlayarak onları istemciler
haline getiren yapılara bilgisayar ağları denir. Bilgisayarların yaygınlaşması ile ağ kavramı
önem kazanmıştır. Özellikle 1980’li yıllarda Ethernet bağlantı teknolojisinin gelişmesi ile ağ
ortamı kullanımı ev ve ofis gibi mekânlarda hızla yaygınlaşmıştır. İlk olarak küçük bir alan
içerisinde bulunan en az iki istemci bağlantısı ile oluşturulan bilgisayar ağı kavramı, günü-
müzün vazgeçilmez teknolojilerinden olan İnternet ağının da temelini atmıştır.

AĞ TARİHÇESİ
Bilgisayar ağlarının oluşumu ve tarihçesi incelendiğinde, bugün bildiğimiz şekliyle tasar-
lanan ilk ağ oluşumu, ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde geliştirilen paket dağıtım ağı
ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network – Gelişmiş Araştırma Projeleri
Dairesi Ağı)’tir. ARPANET, yeni adıyla DARPA (The Defense Advanced Research Pro-
jects Agency – İleri Savunma Araştırma Projeleri Dairesi), soğuk savaş sırasında, askeri ve
stratejik öneme sahip olan bilgilerin birçok istemci arasında paylaşılabilmesini sağlamak
amacıyla geliştirilmiştir. Daha önce, tıpkı telefon görüşmeleri gibi, iki istemcinin belirli
bir süre boyunca yalnızca birbirleriyle haberleşebilmelerine olanak tanıyan, ancak ilgili
süre boyunca başka bir istemciyle haberleşmesini engelleyen devre anahtarlama yöntemi
kullanılıyordu. ARPANET, veri iletişiminde günümüzde de kullanılan paket anahtarla-
ma yönteminin ilk örneği olması dolayısıyla, bugün kullanılmakta olan İnternet ağının
da öncülü ve atasıdır. ARPANET üzerinden ilk paket anahtarlama tabanlı ağ bağlantısı
Los Angeles, ABD’de bulunan UCLA Üniversitesi’nden (University of California, Los An-
geles), San Francisco, ABD’de bulunan Stanford Üniversitesi’ne gerçekleştirilmiştir. 1969
4 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

yılına gelindiğinde günümüz İnternet ağının da temeli atılmıştır. Başlangıçta yalnızca dört
üniversiteyi birbirine bağlayan ağ, zaman içerisinde farklı kurumların katılımı ile genişle-
miştir. Ray Tomlinson tarafından geliştirilen elektronik posta uygulamaları da 1972 yılın-
da ARPANET’e dâhil edilmiştir ve “@ (at)” işaretinin kullanıcı adlarını ve alan adreslerini
birleştirmek üzere ilk kullanımı da aynı yıllarda olmuştur. Zaman içerisinde geliştirilen
Telnet protokolü ile uzak istemcilere bağlantı ve FTP (File Transfer Protocol-Dosya Trans-
fer Protokolü) ile de dosya transferi, ağ ortamında gerçeklenebilir hale gelmiştir.
Protokoller, bilgisayarlar 1970’li yıllarda belirlenen protokoller ile TCP/IP mimarisi de ortaya çıkmıştır. TCP/
arası haberleşmede mesaj
biçimi, sırası, gönderim ve alım
IP mimarisini daha iyi anlamak için önce protokol kavramı ele alınmalıdır. Protokol, bil-
esnasında yapılması gerekenleri gisayar ağları kullanılarak yapılacak olan veri transferi için düzeni sağlayacak kurallar
tanımlamaktadır. dizesini ifade etmektedir. Gerçek hayata dair bir örnek vermek, kavramın anlaşılmasını
kolaylaştıracaktır. Bir ders esnasındaki sınıf örneğini ele alalım: Ders anlatılırken sessiz
olmak ve dinlemek, sorulacak bir soru ya da söylenecek bir söz olduğunda el kaldırarak
söz istemek, derse zamanında gelmek ve ders bitmeden sınıfı terk etmemek, sınıfta ders
işlenirken dışarıdan dâhil olmak için kapıyı çalarak izin istemek vb. gibi kurallar dizini,
ders protokolünü oluşturur. Bu protokol, sınıf düzenini ve dersin sağlıklı bir biçimde iş-
lenebilmesini sağlamak adına yapılmaktadır. İşte, bilgisayar ağları tarafından kullanılan
protokoller de hatasız veri aktarımını sağlamak amacıyla bu tür kurallar barındırmakta-
dır. Bu amaçla oluşturulan katmanlı yapı ve katmanlar üzerinde oluşturulan çeşitli proto-
koller, ünitenin ve kitabın ilerleyen kısımlarında detaylı olarak incelenecektir.
1972 yılında XEROX firması tarafından geliştirilmeye başlanan Ethernet protokolü ve
bu protokolü uygulayan bütünleşik devre kartları, 1975 yılında piyasaya sürülmüştür. Bu
kartın ilk sürümü, 1 km. uzunluğunda kablo ile 100’den fazla bilgisayarı birbirine yaklaşık
3 Mbps (saniyede 3 megabit) hızında bağlamayı amaçlamıştır. Daha sonra 10 Mbps ve
giderek artan hızlarda ağ bağlantısı desteklenmiştir.
Müstakil bir kablo aracılıyla ağ bağlantısı her ne kadar hızlı iletişimi desteklese de ma-
liyeti yüksek bir teknolojidir. Bu nedenle, daha önceden kurulmuş ortak bir ağ altyapısına
katılarak ağ bağlantısı kurma çalışmaları da hız kazanmıştır. 1986 yılında Amerika Birleşik
Devletleri Ulusal Bilim Vakfı, ülke çapında 56 Kbps hızında ortak bir ağ altyapısı üzerin-
den İnternet ağı kullanımına başlamıştır. Ülkemizde de uzun süre benzeri bir omurga ağ
altyapısı ile 56 Kbps hızında veri akışı sağlanmaktaydı. Günümüz hızlarıyla karşılaştırıldı-
ğında oldukça yavaş olduğu gözlenen ağ bağlantı hızı, veri taşımada telefon hatları altyapı-
sının kullanılmasından kaynaklanıyordu. Bilindiği üzere telefon şebekeleri (PSTN – Public
Switched Telephone Network – Genel Aktarmalı Telefon Şebekesi) analog veri olan ses
sinyallerini taşımaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Bilgisayarların çalışma mantığı düşü-
nüldüğünde, elektrik ve elektronik devreleri kullanan makineler, sayısal ‘1’ler ve ‘0’lar ile
çalışmaktadır. En basit anlatımı ile devrenin belirli bir anda elektrik yüklü olma durumu
‘1’, yüksüz olma durumu ise ‘0’ ile gösterilebilir. Bu ‘1’ ve ‘0’lardan her birine BİT (Bİnary
digiT – İkili Sayı) adı verilmektedir. İki istemci arasında gerçekleştirilen basit ağ yapısında
bile, ‘1’ler ve ‘0’lardan oluşan sayısal verinin, sadece analog ses verisini iletme kapasitesine
sahip bir yapı üzerinden taşınması gerekmektedir. Bu nedenle sayısal veri telefon şebekesi
üzerinde, ses sinyallerine dönüştürülerek aktarılmaktadır. Çevirmeli bağdaştırıcı olarak da
adlandırılan 56 Kbps hızındaki modem cihazları ile gönderici bilgisayarda sayısal veri ses
sinyallerine dönüştürülmüş, alıcı bilgisayarda ise tersine bir işlem yapılarak yine modem
cihazı yardımıyla ses sinyalleri, sayısal verilere dönüştürülmüştür. Bu sayede, telefon şebe-
kesi üzerinden iki bilgisayar arasında veri transferi gerçekleştirilmiştir. Geçmişte ülkemiz-
de de kullanılan bu teknolojinin hız yetersizliğinin yanı sıra bir diğer zararı da bağlantı es-
nasında telefon görüşmesi yapılamaması ve maliyetinin yüksek olmasıdır. Ayrıca bağlantı
esnasında telefon, dışarıdan gelen aramalara karşı meşgul sinyali vermektedir. Günümüzde
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 5
kullanılan ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line-Asimetrik Sayısal Abone Hattı) tek-
nolojisi ile Frekansı Bölerek Çoklama (FDM - Frequency Division Multiplexing) yapılarak,
telefon bağlantısı için kullanılan bakır kablo üzerinde ses ve veri aktarımı farklı frekanslar
üzerinden gerçekleştirilmektedir. Böylece hem bağlantı hızı artmış hem de bağlantı esna-
sında telefon hattının meşgul olması durumu sona ermiştir.
Bu gelişmelerle birlikte, 1989 yılında WWW (World Wide Web – Dünya Çapında
Ağ) kavramı ortaya atılmıştır. WWW, hiper metinlere dayanan bir protokoldür. Bu hiper
metinlerin her birine web sayfası denilmektedir. Günümüzde yaygın biçimde kullanılan
WWW kavramı, özellikle son yıllarda ağ ortamının yayılması ile daha da önem kazanmış-
tır. Daha önce de bahsedildiği gibi, dünyanın en büyük bilgisayar ağı İnternet’tir. Özellikle
son yıllarda ağ bağlantı hızlarının artması, kablosuz bağlantının birçok alanda hayatımıza
dâhil olmasıyla internet ortamına bağlı olmayan bilgisayar neredeyse kalmamıştır. Mobil
cihazlardaki gelişim ve akıllı cihazların kullanımı da internet teknolojisinin yayılmasında
ve genişlemesinde önemli rol oynamıştır.

AĞ ÇEŞİTLERİ
Tarihçesi kısaca anlatılan bilgisayar ağları, anlaşıldığı üzere zaman içerisinde hızla ge- İnternet, dünyanın en büyük
geniş alan ağıdır.
lişmiştir. İlk bilgisayar ağının sadece iki bilgisayarı birbirine bağladığı düşünüldüğünde,
günümüzde kullanılan ve dünya üzerindeki neredeyse tüm bilgisayarların bağlı bulundu-
ğu internet ağı teknolojisi inanılmaz boyutlardadır. Ağlar, oluşumunu sağlayan birbirine
bağlı bulunan bilgisayarların sayılarına yani büyüklüklerine, bu bilgisayarların yerleşim
şekillerine yani topolojilerine ve birbirlerine ve ağ kaynağına bağlantı şekillerine göre çe-
şitlilik göstermektedir. İlk önce büyüklüklerine göre ağ çeşitleri incelenecektir. Daha son-
ra, sırasıyla topolojilerine ve bağlantı ortamlarına göre ağ çeşitlerinden bahsedilecektir.

Büyüklüklerine Göre Ağlar


Ağ ortamına dâhil olan bilgisayar sayısı, ağın büyüklüğünü belirler. Büyüklüklerine göre
ağlar, aşağıda açıklanan yedi farklı kategoride incelenebilir:
PAN (Personal Area Network – Kişisel Alan Ağları): Son yıllarda özellikle akıllı ci-
hazların yaygınlaşmasıyla hayatımıza giren bir ağ çeşididir. Kişiye yakın cihazların (akıllı
telefon, tablet, kişisel dijital asistan vb.) oluşturduğu ağları temsil etmektedir. Genellikle
veri aktarımı USB, Firewire gibi veri yolları ile sağlanır. Kablosuz ağ teknolojisini kullanan
çeşitlerinde ise bağlantı, IrDA ve Bluetooth gibi ağ teknolojileri ile sağlanmaktadır.
LAN (Local Area Network – Yerel Alan Ağı): Ağ kavramının iki bilgisayarın birbirine
bağlanması ile oluşturulduğunu yeniden hatırlatacak olursak, yerel alan ağları, oluşturu-
lan ilk ağ çeşididir. Günümüzde birbirine çok yakın coğrafi konumda bulunan bilgisa-
yarlar tarafından oluşturulan bilgisayar ağı çeşididir. Ev, okul, laboratuvar, iş binaları vb.
sınırlı alanları kapsamaktadır. Geniş bir coğrafi mekânı kapsamadığı için hız olarak da en
verimli çeşittir. Kablolu ve kablosuz ağ ortamlarını kullanabilmektedir.
MAN (Metropolitan Area Network – Şehirsel Alan Ağı): Bir şehir ya da bir yerleşkede
oluşturulan alan ağıdır. Genellikle Yerel Alan Ağlarının birkaçının birbirine bağlanması
ile oluşturulur. Yerel Alan Ağlarını birbirine bağlamak için fiber optik gibi kablolu ya da
Wimax gibi kablosuz ortamlar kullanılır. Ağlar arasında geçişi düzenlemek için yönlendi-
rici (router) adı verilen cihazlardan faydalanılır.
WAN (Wide Area Network – Geniş Alan Ağı): Yerel Alan Ağlarının ya da Şehirsel
Alan Ağlarının birleşmesiyle oluşturulan en geniş alan ağıdır. Dünyadaki en geniş alan
ağının adı İnternet’tir. İnternet tüm dünyada bulunan bilgisayarların ve bilgisayar mantı-
ğına sahip çalışan cihazların bağlanmasıyla oluşmaktadır. Dünya üzerinde verilerin doğru
alıcılara ulaştırılması işlemi yönlendiricilerin sorumluluğundadır.
6 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

VPN (Virtual Private Network – Sanal Özel Ağ): Sanal olarak uzaktaki bir cihazın
ağın içerisine dâhil olmasını sağlayan özel bir ağ türüdür. Uzak makine, Sanal Özel Ağ
sayesinde fiziksel olarak uzaktaki bir ağa dâhilmiş gibi davranmakta ve o ağ ile veri alış
verişinde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, ticari paket program kullanan bir fir-
manın uzaktaki deposunun bilgisayarı, Sanal Özel Ağ sayesinde firma merkezinde kurulu
bulunan ağa ve sunucu makineye bağlanmakta, irsaliye, fatura işlemlerini gerçekleştir-
mekte, stok kayıtlarını ve cari hesapları güncellemektedir.
Bahsedilen ağlar, büyüklüklerine göre çeşitlendirilmiş ağlardır. Bu çeşitlerden farklı
olarak üniversite yerleşkelerini birbirine bağlamayı sağlayan CAN (Campus Area Net-
work – Kampüs Alan Ağı) ve depolama işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla depolama
sunucularına bağlantıyı sağlayan SAN (Storage Area Network – Depolama Alan Ağı) gibi
ağ çeşitleri de bulunmaktadır.

Bahsedilenler dışında, büyüklüklerine göre başka ağ çeşitleri olup olmadığını araştırınız.


1
Farklı ağ çeşitleri için [Link] internet adresinden bilgi alabilirsiniz.

Topolojilerine Göre Ağlar


Ağ çeşitlerinden bahsedilirken incelenmesi gereken ikinci kavram, ağ topolojisidir. Ağ
topolojisi, bilgisayar ve aracı cihazların yardımıyla oluşturulan bilgi ağında, yine bilgisa-
yar ve yardımcı cihazların yerleşimi ve birbirleriyle olan bağlantılarının yapısı anlamına
gelir. İlerleyen kısımlarda kısaca bahsedileceği üzere, yerleşim şekillerine göre Ortak Yol
(BUS), Halka (Ring), Örgü (Mesh), Ağaç (Tree) ve Yıldız (Star) gibi çeşitli ağ topolojileri
bulunmaktadır.
Ortak Yol (BUS) Topolojisi: Resim 1.1’de görüldüğü gibi kurulumu ve genişletilmesi
en basit topoloji türüdür. Tek bir kablo üzerinde ve genellikle BNC adaptöre sahip Et-
hernet kartlarının birbirine bağlanması ile oluşturulan ağ türüdür. Bir merkez birimine
ihtiyaç duymadan ağın kurulumu sağlanır. Tek bir kablo üzerinde işlem yapılacağından
hız düşüktür. Ağa bağlı tüm bilgisayarlar aynı kabloyu ortak kullandığı için kaynaktaki
toplam veri taşıma kapasitesi bilgisayar sayısına bölünecektir. Çalışması için kablonun
sonlandırılması gereklidir. Günümüzde çok da popüler olmayan bu topoloji türü, sınırlı
sayıda bilgisayar ve sınırlı mesafeler için kullanılmaktadır.
Resim 1.1
Ortak Yol (BUS)
Topolojisi.

Kaynak: [Link]
gl/dX88E4
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 7
Halka (Ring) Topolojisi: Resim 1.2’de şematik Resim 1.2
halde görülen halka topolojisi bir anlamda ortak
Halka (Ring)
yol topolojisinin iki ucunun bir araya getirilmesi Topolojisi.
ile oluşturulan bir topoloji türüdür. İlk olarak IBM
firması tarafından geliştirilmiştir. Her bir bilgisa- Kaynak: [Link]
gl/SypcT0
yar kendine ait zamanda veri iletimi yapar ve böy-
lece karışıklık önlenmiş olur. Daha geniş ağlarda
Andıçlı Halka (Token Ring) kullanılabilmektedir.
Bu tür topolojide elinde andıcı bulunduran bil-
gisayar veri gönderme işlemini yapar. Andıç, ge-
nellikle saat yönünün tersine olmak üzere belirli
zaman aralıkları ile tüm bilgisayarları gezer. Hatalı
bir iş istasyonunun sistemde bulunması tüm siste-
min aksamasına sebep olabilir.
Örgü (Mesh) Topolojisi: Bu topolojide her bir düğüm, bir diğerinin yerini alabilmek-
tedir. Verilerin düğümden düğüme yayılarak ya da yönlendirme ile çalıştığı topoloji tü-
rüdür. Resim 1.3’te tamamen bağlı bir örgü topolojisi görülmektedir. Örgü şeklinde ya-
pılan bağlantılar sayesinde hatalı düğümler veri akışında soruna yol açmamaktadır. Örgü
topolojisinin bir benzer kullanım şekli de MANET (Mobile Ad Hoc Network – Mobil
Özel Amaçlı Ağlar)’tir. MANET ağlarda düğümler birbirine örgü şeklinde bağlanmış olsa
da hareketlilikten dolayı farklı sorunlara çözümler bulunması da gerekmektedir. Resim
1.4’te görüldüğü gibi bu hareketlilik tamamen bağlı örgü topolojisi yerine kısmen bağlan-
tılı örgü topolojisi ile sağlanmaktadır.

Resim 1.3 Resim 1.4


Tamamen Bağlı Örgü (Mesh) Topolojisi. Kısmen Bağlı Örgü (Mesh) Topolojisi.

Kaynak: [Link] Kaynak: [Link]

Resim 1.5
Ağaç Topoloji: Ağaç topolojisinde bir
Üç Seviyeli Bir
merkez düğümü, alt seviyede bir veya daha Ağaç Topolojisi.
fazla düğüm ile bağlıdır. Ağaç yapısı simet-
riktir. Bir ağın ağaç topolojisinde olması Kaynak: https://
[Link]/DXgLdL
için en az üç seviye bulunmalıdır. Ağaç to-
polojisinin şematik gösterimi Resim 1.5’te
verildiği gibidir.
Yıldız (Star) topolojisi: Özellikle günü-
müz yerel alan ağlarında en fazla karşımı-
za çıkan topoloji olan yıldız topolojisi, bir
merkez dağıtıcı cihaz ve ona direkt bağlı
8 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

düğümlerden oluşmaktadır. Yıldız topolojisinde merkez dağıtıcı cihaz olarak genellikle


bir Anahtarlama Cihazı (Switch) kullanılmaktadır. Kablosuz kullanım durumunda ise da-
ğıtıcı cihaz yerini Erişim Noktası (Access Point) cihazına bırakmaktadır. Dağıtıcı cihaz-
dan her bir düğüme, yani bilgisayara, ayrı ayrı kablolama gerektirdiği için maliyeti daha
yüksektir. Ancak her bir bilgisayara ayrı kablo gitmesi hızı arttırmakta ve anahtar cihaza
bağlı farklı bilgisayar çiftlerinin birbirlerini rahatsız etmeden aynı anda veri iletişimi yap-
malarına olanak sağlamaktadır. Kablosuz iletişimde de yıldız topolojisinden faydalanıl-
maktadır. Resim 1.6’da anahtar cihaz ile bağlanmış farklı düğüm cihazları görülmektedir.
Resim 1.6
Yıldız (Star)
Topolojisi.

Kaynak: 115454768

Bir ağ altyapısı tasarlarken dikkat edilmesi gereken ilk konu, büyüklüğüne göre ağ yapısı
oluştururken, ağ topolojisine karar vermektir.

Bağlantı Ortamlarına Göre Ağlar


Büyüklüklerine göre ve cihazların birbirine göre yerleşim yerleri dikkate alınarak belirlenen
ağ çeşitlerinden yukarıda bahsedilmiştir. Ağ çeşitlerinin sonuncusu, ağı oluşturan düğüm-
lerin birbirleri ile olan haberleşme ortamlarına göre ağları çeşitlendirmektir. Birçok farklı
bağlantı ortamı bulunmasına karşın, bu bölümde en sık kullanılan teknolojiler olan ATM,
FDDI, Token Ring (Andıçlı Halka) ve Ethernet bağlantı ortamlarından bahsedilecektir.
ATM (Asynchronous Transfer Mode – Eşzamansız Aktarım Modu): Verilerin sabit
büyüklükte hücreler halinde aktarılmasını sağlayan bir veri aktarım modelidir. Hücreler
halinde veri aktarımı paket anahtarlama tekniğine uygundur. Fakat aynı zamanda bu mo-
delde sanal devreler oluşturularak devre anahtarlama modelinden de faydalanılır. ATM ile
küçük paketler, donanım desteği ile 10 Gbps gibi yüksek hızlarda alıcı düğümlere iletilir.
FDDI (Fiber Distributed Data Interface – Fiber Dağıtılmış Veri Arayüzü): Fiber optik
kablolar ile kullanılmak üzere geliştirilmiş yüksek hızlı bir bilgisayar ağı çeşididir. Ether-
netin yeterli hıza ulaşamadığı geçmiş zamanlarda yüksek hızlı veri aktarımı için kullanıl-
mıştır. Ethernet teknolojisindeki hızlanma sayesinde popülerliğini yitirmiştir.
Token Ring (Andıçlı Halka): Andıç adı verilen ve 3 bayttan oluşan bir veri paketinin
düğümleri dolaşmasını esas alan bağlantı ortamıdır. Tahmin edilebileceği gibi halka to-
polojisi ile birlikte kullanılır. Andıca sahip düğüm veri gönderme hakkına sahiptir. Andıç,
halkanın tümünü dolaşarak tüm düğümlerin sırasıyla veri göndermesi sağlanmaktadır.
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 9
Ethernet: Günümüzde en yaygın kullanılan bağlantı ortamıdır. Genellikle yerel alan
ağlarında kullanılmaktadır. İlk olarak XEROX firması tarafından geliştirilen Ethernet,
zaman içerisinde standartlaşarak günümüze kadar gelmiştir. Temeli, bir kablo vasıtasıy-
la bilgisayarların birbirine bağlanması ve veri alış verişine imkân sağlanması mantığına
dayanmaktadır. Farklı hızlarda ve kablo türlerinde kullanım desteği de yaygınlaşmasında
önemli rol oynamıştır. Ünitenin bundan sonraki kısmında anlatılacak olan katman yapı-
ları, Ethernet teknolojisine dayanarak anlatılmıştır.

Ethernet teknolojisinin en yüksek hızı konusunda araştırma yapınız.


2
AĞ KATMANLARI
Bilgi ağlarının haberleşmesi esnasında düzenin sağlanması ve korunması için protokol adı
verilen kurallar dizesinden faydalanıldığından önceki bölümde bahsedilmiştir. Bir bilgi-
sayardaki uygulama tarafından yaratılan sayısal ‘1’ler ve ‘0’lardan oluşan veri, gönderici
bilgisayardan alıcı bilgisayara giderken farklı katmanlarda protokollere göre işlenmekte-
dir. Bu katmanlar ve protokoller sırasıyla ele alınacaktır.
Her ne kadar günümüz haberleşmesinde TCP/IP modeli kullanılıyor olsa da katmanlı
ağ mantığını ilk standartlaştıran, OSI (Open System Interconnection – Açık Sistemler
Bağlantısı) modelidir. OSI modeline göre ağ yapısı yedi farklı katmandan oluşmaktadır.
Her birinin kendine ait görevleri olan bu yedi katman, Uygulama Katmanı (Application
Layer), Sunum Katmanı (Presentation Layer), Oturum Katmanı (Session Layer), Taşıma
(Ulaşım) Katmanı (Transmission Layer), Ağ Katmanı (Network Layer), Veri Bağlantısı
Katmanı (Data Link Layer) ve Fiziksel (Donanım) Katman (Physical Layer) olarak ad-
landırılmaktadır. OSI katmanları ve her katmana bağlı bulunan protokoller Resim 1.7’de
görüntülenmektedir.
Resim 1.7

OSI Modeli OSI Modeli ve Bağlı


Protokoller.
PROTOKOLLER
Kaynak: [Link]
HTTP, HTTPS, SMTP, FTP, TFTP, gl/QG7QCK
UUCP, NNTP, SSL, SSH, IRC,
SNMP, SIP, RTP, Telnet, ...
KATMANLAR
ISO 8822, ISO 8823,
Uygulama ISO 8824, ITU-TT.73,
ITU-TX.409, ...
Sunum
SMB, ISO 8326, NFS
Oturum ISO 8327, ITU-TT.6299, ...

Ulaşım
TCP, UDP, ...


IP, IPv4, IPv6,
Veri ICMP, ARP, IGMP, ...

Donanım Ethernet, HDLC,


Wi-Fi, Token ring, ...

ISDN, RS-232, EIA-422, RS-449,


EIA-485, Fiber Optik, ...
10 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

OSI modeli standartları tanımlayan referans model olarak kullanılmaktadır. OSI mo-
deli referans alınarak geliştirilen TCP/IP modeli ise günümüz ağ bağlantılarında en yaygın
kullanılan model haline gelmiştir. OSI modelindeki bazı katmanların görevlerinin paylaş-
tırılarak ya da birleştirilerek azaltılması esasına dayanmaktadır. OSI modelinde bulunan
yedi katman yerine, işlemleri aynı şekilde yerine getiren dört katman, TCP/IP modelinin
katmanlarıdır. OSI Modelindeki Uygulama, Sunum ve Oturum katmanları birleştirilerek
Uygulama Katmanı adı altında toplanmıştır. Ulaşım ve Ağ katmanları değişmemiştir. Son
katman, OSI modelindeki veri ve donanım katmanlarının birleştirilmesi ile oluşturulmuş-
tur. OSI ile TCP/IP modellerinin katmansal karşılaştırılması Resim 1.8’de görülmektedir.
Resim 1.8
OSI ve TCP/IP OSI Modeli TCP/IP Modeli
Modelleri Katman
Karşılaştırması. Uygulama Katmanı

Sunum Katmanı Uygulama Katmanı

Oturum Katmanı

Taşıma Katmanı Taşıma Katmanı

Ağ Katmanı Ağ Katmanı

Veri Katmanı

Ağ Erişim Katmanı

Fiziksel Katman

TCP/IP modelinde en alt katman olan Ağ Erişim Katmanı bazı durumlarda Fiziksel
Katman ve Veri Bağlantısı Katmanı olarak ikiye ayrılmakta ve model beş katmana sahip
olmaktadır. Ağa bağlı bir cihaz üzerinde bulunan bir uygulama tarafından karşı cihaza
gönderilecek olan veriler sıra ile uygulama, taşıma, ağ ve ağ erişim katmanlarını ziyaret
ederek, protokoller yardımıyla, gönderim için gerekli biçimi almaktadır. Alıcı cihaz veriyi
ağ erişim katmanı tarafından almaktadır. Gönderici bilgisayarın tersine alınan veri sıra ile
ağ, taşıma ve uygulama katmanlarına gönderilmektedir. Son olarak alıcı cihaz tarafından
uygulama katmanında çözümlenen veri, uygulamaya teslim edilmektedir. Bu sayede ağ
iletişimi gerçekleşmektedir. Kitabın tümünde esas alınan TCP/IP modelinin katmanları
ve veriyi biçimlendiren protokoller ayrı ayrı incelenecektir.

Uygulama Katmanı
Uygulama katmanı, protokoller modelinin en üstünde yer alarak, uygulamaların ağ orta-
mını kullanabilmesini sağlamaktadır. Farklı uygulamalar için farklı ağ protokolleri bu kat-
manda yer almaktadır. Özellikle bilgisayarlar üzerinde kullanılan uygulamaların sayısı ve
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 11
çeşitliliği göz önüne alındığında, en fazla protokol içeren katman, uygulama katmanıdır.
Web tarayıcılar, e-posta istemcileri, veritabanı uygulamaları vb. uygulamalar, bu katman
sayesinde verilerini diğer bilgisayar ya da sunucu makinelere göndermektedir. Uygulama
katmanı tarafından gönderilmek üzere hazırlanan veriler, bir alt katman olan taşıma kat-
manına verilmektedir. Birçok uygulama katmanı protokolü olmasına rağmen belli başlı
sık kullanılan protokoller aşağıda kısaca açıklanmaktadır.
HTTP (Hyper Text Transfer Protocol - Hiper Metin Transfer Protokolü): WWW
(World Wide Web) yani dünya çağında ağ üzerinde kullanılmak üzere geliştirilmiş bir
protokoldür. Bilgisayarda kurulu bulunan bir web tarayıcı ile herhangi bir internet sayfası
açılmak istendiğinde devreye girer. Web sunucu bilgisayara bir istek göndermeyi ve istek
sonucunda gelen cevap verisini görüntülemeyi sağlamaktadır. Taşıma katmanı protokolü
olarak TCP (Transmission Control Protocol – İletim Kontrol Protokolü) kullanılmakta-
dır. Günümüzde internet sitelerinin sayıca artması ve e-ticaret, bankacılık işlemleri vb.
bilgi güvenliği gerektiren işlemlerin sıkça karşımıza çıkması dolayısıyla protokol güvenliği
de ele alınmak durumunda kalmıştır. HTTP, sonuna güvenli kelimesinin İngilizce karşı-
lığı “secure” kelimesinin baş harfini almıştır. HTTPS bu sebeplerle tasarlanmış, güvenli
hiper metin aktarım iletişim kuralı olarak karşımıza çıkmaktadır.
SMTP (Simple Mail Transfer Protocol – Basit Posta Gönderim Protokolü): E-posta
gönderiminde kullanılmak üzere tasarlanmış bir protokoldür. Bu protokol, istemci tara-
fından gönderilmek istenen bir e-postanın sunucu bilgisayara iletiminden sorumludur.
Sunucu bilgisayardan gelen e-postaları almak için ise POP ya da IMAP protokolleri kul-
lanılmaktadır.
POP3 (Post Office Protocol – Posta Ofisi Protokolü): Sunucu bilgisayara gelmiş
olan e-postayı istemci bilgisayara almak için kullanılan bir protokoldür. Kısacası gelen
e-postaları bilgisayarımıza indirmek için kullanılmaktadır. Bu protokole benzer bir pro-
tokol de IMAP (Internet Message Access Protocol – İnternet İleti Erişim Protokolü)’tir.
POP, birkaç farklı sürüme sahiptir. Günümüzde kullanılan sürüm numarası 3’tür. Bu se-
beple protokol POP3 olarak adlandırılmaktadır.
FTP (File Transfer Protocol – Dosya Transfer Protokolü): Ağ üzerinde dosya transferi
için kullanılan protokoldür. Birçok ağ sunucusu, üzerinde depolanan dosyaya erişim için
kullanıcı adı ve şifre talep etmektedir. Kullanıcı adı ve şifre talebi başarılı olarak girilince
dosya indirmeye olanak sağlamaktadır. Bazı durumlarda ise “anonim” kullanıcı olarak
bağlanarak dosyayı indirmek mümkün olmaktadır. TCP taşıma katmanı protokolünü
kullanan FTP, dosyanın güvenli ve eksiksiz bir şekilde istemci tarafından edinilmesini
sağlamaktadır.
DNS (Domain Name System – Alan Adı Sistemi): Kullanıcı farkında olmasa da, uy-
gulama katmanı tarafından en çok kullanılan protokollerden birisi olarak karşımıza çık-
maktadır. Alan adı bilinen bir sunucu bilgisayarın, ağ üzerinde tanımlanmasını sağlayan
IP adresinin bulunmasını sağlayan protokol, İnternet sitelerine her bağlantı yapıldığında
kullanılmaktadır. Örneğin web tarayıcısı ile [Link] adresi ziyaret edilmek
istensin. Tarayıcı, yukarıda bahsedilen protokolü kullanarak Anadolu Üniversitesi web
sunucusuna bir istek göndermektedir. Global internet üzerinde yer alan her cihaz, ken-
dine ait bir IP adresi ile temsil edilmektedir. Bu sebeple tarayıcı, isteği web sunucunun IP
adresine yapmalıdır. Yazılan alan adına ait IP adresini bulmak için DNS protokolünden
faydalanılmaktadır. Bu sayede doğru sunucuya istek yapılmakta, cevap neticesinde de web
sayfası tarayıcıda görüntülenmektedir. Resim 1.9 bir alan adı-IP adresi çözümlemesi ör-
neği göstermektedir.
12 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

Resim 1.9
DNS Çalışma Örneği.
193.140
.21.18

www
.ana DNS
dolu
.edu
.tr

Taşıma Katmanı
UDP, hız ve basitlik temeline Uygulama tarafından gönderilerek uygulama katmanı tarafından gerekli protokollere
dayanan, popüler bir taşıma
katmanı protokolüdür. göre düzenlenen veri, taşıma katmanına geçirilmektedir. Bu katman, bir anlamda verinin
kendisinin düzenlenmesi ile veriye bakılmaksızın gönderme işlemini gerçekleştiren üst
ve alt katmanlar arasında köprü vazifesi görmektedir. Bu katmanda en sık kullanılan iki
protokol, TCP (Transmission Control Protocol – İletim Kontrol Protokolü) ve UDP (User
Datagram Protokol – Kullanıcı Veri Bloğu Protokolü)’dir. Bu katmanda yer alan çoğu pro-
tokol de TCP ve UDP’nin farklı özelliklerini alarak oluşturulmuştur.
UDP: En basit taşıma katmanı protokolüdür. Verilerin en kolay şekilde gönderilme-
si esas alınarak tasarlanmıştır. Verileri, öncesinde herhangi bir bağlantı oluşturmaksızın
göndermektedir. Verilerin gönderimi esnasında güvenilirlik ve sıralama aranmamaktadır.
Bu protokolde paket teslim garantisi yoktur. 8 Bayt’lık başlık büyüklüğü, protokolün ha-
fifliği konusunda avantaj sağlamaktadır. UDP basit bir protokol olmasına karşın, iletim
süresinin kısalığı, yani hızı sayesinde uygulamacılar tarafından tercih sebebi olmaktadır.
Özellikle geniş alanlarda ses ve görüntü aktarımı gerektiren gerçek zamanlı uygulamalar-
da sıklıkla kullanılmaktadır. UDP aynı zamanda tek alıcıya ve çoklu alıcılara mesaj gön-
dermek üzere tasarlanmıştır.
TCP: En gelişmiş taşıma katmanı protokolü olan TCP, verilerin alıcı bilgisayara eksik-
siz, sıralı ve güvenilir bir şekilde ulaşmasını garanti etmektedir. Veri gönderiminden önce
üç yollu el sıkışma adı verilen bağlantı sağlama metodu kullanılmaktadır. Bu metoda göre:
1. Gönderici bilgisayar, alıcı bilgisayara TCP Senkronizasyon mesajı gönderir.
2. Alıcı bilgisayar bu isteği aldığına dair bir TCP Senkronizasyon+Onay (Acknowled-
gement) mesajı ile cevap verir.
3. Gönderici bilgisayar bu mesaja TCP Onay mesajı ile cevap verir.
4. Alıcı bilgisayar, “Bağlantı Kurulmuştur” mesajını almaktadır.
Bu şekilde gönderici ile alıcı bilgisayar arasında bağlantı sağlanmış olmaktadır. Bağ-
lantı sağlandıktan sonra gönderici bilgisayar, alıcı bilgisayara veri paketlerini göndermeye
başlamaktadır. TCP gönderim esnasında da güvenilirliği sağlayan bir protokoldür. Her
gönderilen mesajın, onaylandı mesajının, gönderen bilgisayara gelmesi sağlanmaktadır.
Bu sayede onaylama mesajı alınamayan paketler kayıp kabul edilerek tekrar gönderilmek-
tedir. TCP için paket sıralaması da önemlidir. Paketlerin gönderici bilgisayardan, alıcı bil-
gisayara sıralı bir şekilde gitmesini sağlamakla yükümlüdür.
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 13
TCP için önemli unsurlardan bir tanesi de alıcı bilgisayarın tampon belleğini (buf-
fer) aşacak kadar hızlı ve çok paket gönderimi yapmamasıdır. Alıcı bilgisayarın belleğinin
küçüklüğü ya da uygulamanın yavaşlığı bu tür bir soruna sebep olabilmektedir. Bu du-
rumda alıcı bilgisayar, kaydedecek yeri olmadığı için, gelen paketleri kabul edememekte
ve paketlerin yer açıldıktan sonra tekrar gönderilmesi gerekmektedir. Veri ağı yollarının
verimsiz kullanımı olarak düşünülebilecek bu olaya sebep olmamak için TCP, alıcı bil-
gisayarın belleğinde veri paketi alımı için ayrılan boş yeri kontrol etmektedir. Bu bilgi
sayesinde gönderimini düzenlemektedir. Bu metot Akış Kontrolü (Flow Control) olarak
adlandırılmaktadır.
Veri gönderimi esnasında hattın yoğun olması, paketlerin ya da onaylama mesajları-
nın kaybolmasına sebep olmaktadır. Kaybolan paket ya da pakete ait onaylama mesajı, o
paketin tekrar gönderilmesini gerektirmektedir. TCP kendi içerisinde çalışan belli me-
totlarla hattın durumunu da gözlemlemekte, hattın kapasitesini aşacak kadar fazla paket
gönderimine engel olmaktadır. Çeşitli metotları içeren bu sistem, Tıkanıklık Kontrolü
(Congestion Control) olarak adlandırılmaktadır.
Tüm bunların sağlanması için TCP, 20 ila 60 Bayt arasında değişen bir başlık büyüklü-
ğüne sahiptir. Birçok hata oluşma senaryosu düşünülerek tasarlanan TCP protokolü ile pa-
ket gönderimi kesinlik kazanmaktadır. Tüm paket gönderimi tamamlandıktan sonra gön-
derici bilgisayar ile alıcı bilgisayar arasında ilk başta yapılan üç yollu el sıkışmaya benzer bir
yöntemle bağlantı sonlandırılmaktadır. TCP protokolü bir bağlantıda tek bir alıcıya mesaj
gönderebilmektedir. Çoklu gönderim için ayrı ayrı bağlantılar açılması gerekmektedir.
Tablo 1.1’de TCP ve UDP protokollerinin karşılaştırması incelenebilir.

Özellik Adı TCP UDP Tablo 1.1


TCP ve UDP’nin
Başlık Büyüklüğü 20-60 Bayt 8 Bayt Özelliklerinin
3 Yollu El Sıkışma Var Yok Karşılaştırması
Güvenilirlik Var Yok
Sıralı Gönderim Var Yok
Tek Alıcıya Gönderim Var Var
Çok Alıcıya Gönderim Yok Var
Akış Kontrolü Var Yok
Tıkanıklık Kontrolü Var Yok

Farklı taşıma katman protokollerine internet ortamında [Link] linkinden


ulaşabilirsiniz.

Ağ Katmanı
Modelin üçüncü katmanı olan Ağ Katmanı, temelde başka bir ağa gönderilmek istenen
verinin alıcıya ulaşmasından sorumludur. En önemli özelliği IP adreslerinin bu katmanda
tanımlanmasıdır. IP adresleri, ağa bağlı her bir cihaz için birbirinden farklı olan sayılardır.
Küresel İnternet söz konusu olduğunda ise durum değişmemektedir. Dünya üzerinde in-
ternet ortamına bağlı tüm cihazların IP adreslerinin birbirinden farklı olması gereklidir.
Bir anlamda, bu sayıları telefon numaraları ya da ev adresleri gibi düşünmek anlaşılma-
sını kolaylaştıracaktır. Telefon numaraları ya da adresler tüm dünya üzerinde tekildir, bir
başka örnekleri daha yoktur. Dünya üzerinde herhangi bir telefondan ilgili bir numaraya
arama yapıldığında, yalnızca o telefon çalacaktır. Ya da bir mektup üzerine yazılan bir
adres, şüpheye yer bırakmayacak şekilde tek bir konuma işaret eder. İşte İnternet bağ-
lantısı esnasında da aynı prensip geçerlidir. Tüm web sunucular, FTP sunucular, e-posta
14 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

sunucuları için birbirinden farklı IP adresleri bulunmaktadır. İnternet bağlantısı bulunan


herhangi bir cihazdan yapılmak istenen bağlantıda, sunucu IP adresine bağlantı yapılması
gerekmektedir. Örnek olarak, bir web sitesinin alan adı yazıldığında, ona karşılık gelen IP
adresinin bulunması gerektiğinden DNS protokolünde bahsedilmişti. Tüm internet, IP
adresleri üzerine tasarlanmıştır. İnternet’te gerekli yönlendirmeyi yapan ve verilerin doğ-
ru alıcılara ulaşmasından sorumlu yönlendirici (Router) cihazlar da IP adreslerine göre
yönlendirme ve teslim etme işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Bu katmanda kullanılan
bazı protokoller aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
IPv4 adresleri 32 bit, IPv6 IPv4: Günümüzde kullanılan IP adreslerinin sürüm numarası 4’tür. Bu sebeple IPv4
adresleri 128 bit ve MAC Adresleri
48 bit olarak yapılandırılır. şeklinde de ifade edilir. 8’er bitlik dört blok halinde gösterilen IP adresleri toplamda 32
bitlik bir sayıya karşılık gelmektedir. İlk tasarlandığı zamanlarda A, B, C, D sınıfı olmak
üzere dört sınıftan oluşan IPv4, daha sonraları bu kullanımın, zaten kısıtlı olan IP adres
bloklarını verimli kullanmaması sebebiyle, sınıfsız olarak kullanılmaya devam edilmiştir.
Sınıfsız kullanımda, Alt Ağ Maskesi (Subnet Mask) adı verilen 32 bitlik bir blok yardımıy-
la ağ adresleri saptanabilmektedir. Bu sayede, aranılan IP adresine sahip cihazın hangi ağa
dâhil olduğu bulunabilmektedir. Buna rağmen, dünya üzerinde hızla artan sayıda interne-
te bağlanan cihaz olmasından dolayı IPv4 adres alanı yetmemektedir. Bu adres kısıtlılığını
giderebilmek için NAT (Network Address Translation – Ağ Adresi Dönüştürme) siste-
minden faydalanılmaktadır. Sistem, bir yönlendirici arkasında bulunan ev, firma, kampüs
vb. yerel alan ağlarına, kendi içlerinde tekil olmak kaydıyla, sanal IP adresleri vermeyi
sağlamaktadır. Yönlendiricinin dış dünyaya çıkış kapısında bulunan IP adresi, küresel
internetle uyumlu olmaktadır. IPv4 adres alanının yetersizliğinden dolayı altıncı sürüm
adresleme çalışmaları yapılmaktadır.
IPv6: Sürüm numarası 6 olarak belirlenen yeni nesil IP adresleri, 128 bitten oluşan
ve 16’lık tabanda 8 parçadan oluşan bir biçimde gösterilmektedir. Her ne kadar yeni ne-
sil işletim sistemlerinde IPv6 kullanımına uygun olanaklar sağlansa da, IPv4’ü tamamen
bırakarak IPv6 kullanımına geçmek, yönlendirici cihazların da desteklemesi gereken bir
olgudur. IPv6 kullanımına yönelik pilot uygulamalar hız kazanmıştır. Fakat henüz tama-
men kullanımı sağlanamamaktadır.
ARP (Address Resolution Protocol – Adres Çözümleme Protokolü): ARP’ı anlatma-
dan önce, veri bağlantısı katmanında bulunan farklı bir adresleme mantığından bahset-
mek uygun olacaktır. Ağa bağlı cihazlar, kendisi ile aynı ağı paylaşan cihazlarla haberleş-
mek için IP adreslerine ihtiyaç duymamaktadırlar. Aynı ağdaki cihazların haberleşirken
birbirlerinden ayrılmalarını, her birinin ağ arayüz kartının ROM belleğine yazılı bulunan
MAC (Media Access Control – Ortam Erişim Kontrolü) adresleri sağlamaktadır. MAC
Adresleri, fabrika çıkışında arayüz kartına verilir ve bir daha değişmemektedir. 48 bitten
oluşan MAC adresleri de IP adresleri gibi her bir cihaz için farklı değerlere sahiptir. Farklı
ağlara veri gönderimi esnasında, alıcı cihazın IP adresine yönlendirme yapıldığından bah-
sedilmişti. Yönlendirici cihaz, alıcı cihaz ile aynı ağa geldiğinde, yani veri teslim edilme-
den bir basamak önce, alıcı bilgisayarın MAC Adresini de bilmeye ihtiyaç duymaktadır.
Aynı ağda olan bir arayüze veriyi, Veri Bağlantı Katmanı sayesinde ulaştırmaktadır. İşte bu
durumda, IP adresi bilinen bir cihazın MAC adresini öğrenme gereksiniminde ARP dev-
reye girer. IP adresi bilinen cihaza bir sorgu paketi gönderilerek MAC adresi öğrenilmekte
ve bu sayede veri iletişimi tamamlanmaktadır.
Bunların dışında ağ katmanının önemli özelliklerinden bir tanesi de paketlerin veri
yolları tarafından taşınabilecek büyüklüklere getirilmesi işlemidir. Her veri yolunun bir
seferde taşıyabileceği veri paketi büyüklüğü belirlidir. Bu değere Maksimum İletim Birimi
(MTU - Maximum Transfer Unit) adı verilmektedir. Uygulama ve taşıma katmanlarını
geçerek ağ katmanına gelen paket, eğer veri yolunun maksimum iletim biriminden bü-
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 15
yükse, ağ katmanı bu paketi tek seferde taşınabilecek en büyük paketler halinde parçalama
işlemini gerçekleştirmektedir. Alıcı cihaz tarafından alınan paketler, bu sefer alıcı cihazın
ağ katmanı tarafından birleştirilerek, yeniden tek bir paket haline getirilmektedir.

İnternet ortamına bağlı bir bilgisayarda IP adresini belirleyiniz.


3
Veri Bağlantı Katmanı
Ağ ortamının donanımsal kısmından alınan verilerin ilk uğradığı katman olan Veri Bağ-
lantı Katmanı, ikinci katman olarak da adlandırılmaktadır. Fiziksel Katman ile Ağ Kat-
manlarının arasında yer almaktadır. Veri bağlantı katmanı, farklı fiziksel katman teknolo-
jileri ve farklı ağ katman teknolojileri arasında çalışmak üzere tasarlanmıştır.
Ağ katmanından gelen veri paketlerine, öncelikle gönderen ve alıcıya ait MAC adres
bilgileri eklenmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi MAC adresleri, aynı ağa bağlı cihaz-
lar arasında haberleşme esnasında, cihazların birbirinden ayrılmasını sağlamak üzere, ağ
arayüz kartında bulunan 48 bitlik sayılardır. Her bir arayüzün MAC adresi birbirinden
farklıdır.
Devamında katman, paket sonuna Hata Yakalama Düzeltme Kodunu (EDC – Error
Detection Correction Code) eklemektedir. Bu kod farklı algoritmalarla hesaplanabilmek-
tedir. Bunlardan bir kaçı;
Sağlama Toplamı (Checksum): 16 bitlik sayılar halinde bölümlenen verinin sonuna
“1”’lerin toplamının yazılmasını esas alan metottur. Çok basit ve az işlem gerektiren ancak
güvenilir olmayan bir metot olduğu için sıklıkla kullanılmamaktadır.
Eşlik Denetimi (Parity Checking): Tek bit ve çift yönlü olmak üzere iki farklı kullanımı Hata yakalama ve düzeltme
mevcuttur. Tek bit eşlik denetiminde 7 bitlik verinin sonuna “1”’lerin toplamının tek ya algoritmaları içerisinde sadece
çift yönlü eşlik denetimi hata
da çift sayı olması için bir eşlik biti konulmaktadır. Toplam sayının tek sayı mı çift sayı mı düzeltme işlemi yapmaktadır.
olacağına önceden karar verilmektedir. Çift yönlü eşlik denetiminde ise alıcıya, eşlik biti- Bu düzeltme işlemi ise sadece
tek bit hata olduğunda
nin dışında bir de verinin sonunda eşlik baytı gönderilmektedir. Çift yönlü eşlik denetimi, kullanılabilmektedir.
tek bitlik hataların alıcı tarafından düzeltilmesi şansını da vermektedir.
Çevrimsel Artıklık Kodlaması (CRC – Cyclic Redundancy Check): Günümüz inter-
netinde kullanılan hata yakalama algoritması CRC’nin bir çeşidi olan CRC-32’dir. Verinin
32. dereceden bir polinoma XOR işlemi ile bölünmesi ve kalanın verinin sonuna eklene-
rek gönderilmesini esas alan algoritmadır. Alıcı bilgisayar, alınan veriyi yine aynı polino-
ma bölmekte ve kalan hanesini kontrol etmektedir. Eğer kalan 0 ise veri hatasızdır. Kalan
hanesinin 0’dan farklı olması durumunda verinin alıcıya gelirken bozulduğu sonucuna
ulaşılmaktadır.
Veri bağlantı katmanının görevlerinden bir tanesi de verinin baş ve son kısımlarını
belirlemektir. Bu işleme çerçeveleme (Framing) adı verilmektedir. Çerçeveleme, özel bazı
karakterler kullanılarak yapılabildiği gibi kablo ile bağlanılan ağlarda, özel voltaj değerleri
kullanılarak da sağlanmaktadır.
Veri bağlantı katmanının, özellikle aynı ağa bağlı ikiden fazla bilgisayar olması du-
rumunda önemli görevlerinden bir tanesi de MAC protokolünü işleme sokmaktır. MAC
protokolü, veri hattını kimin kullanacağıyla ilgili karar vermeyi sağlamaktadır. Aynı ağa
bağlı iki cihazın, aynı anda veri göndermeleri çarpışma (Collision) olarak adlandırılmak-
tadır ve bu durum gerçekleştiğinde her iki veri de kullanılamaz duruma gelmektedir. İşte
bu sebeple, veri gönderiminden önce hattı dinlemek, eğer hat dolu ise beklemek, hat boş
ise veri gönderimine başlamak MAC protokollerinin işlevleriyle sağlanır. Veri gönderimi
esnasında da hat dinlenmeye devam edilmekte ve çarpışma durumunda veri gönderimi
kesilerek belirli bir zaman sonra aynı veri tekrar gönderilmektedir.
16 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

Kablolu ağlarda yukarıda anlatılan algoritma çalışırken kablosuz ağlarda hattı dinle-
mek, birbirinden uzak yerleşen cihazlar için mümkün olmamaktadır. Bu durumda MAC
protokolü, hattı kullanmadan önce alıcı cihazdan izin almak (Request To Send – Gön-
derme İsteği) ve gönderim tamamlandığında bilgi vermek (Clear To Send – Gönderme
Tamamlandı) şeklinde çalışmaktadır.
Taşıma katmanı, Ağ Katmanı ve Veri Bağlantı Katmanları, verinin yukarıda hangi
protokolden geldiğini belirlemek için bir anahtar kullanmaktadırlar. Bu anahtar sayesin-
de alıcı bilgisayar, ilgili katmana gelindiğinde, verinin doğru protokole ulaşmasını sağ-
lamaktadır. Örneğin taşıma katmanını ele alacak olursak yukarıda bulunan uygulama
katmanından gelen veri HTTP ile işleme tabi tutulmuştur. Veri alt katmanlarda da gerekli
işlemlerden geçirildikten sonra alıcıya gönderilmekte ve teslim alınarak taşıma katma-
nına kadar çıkmaktadır. Alıcı cihaz taşıma katmanı, uygulama katman protokolü olarak
HTTP yerine FTP’yi kullanırsa sonuç hatalı olacak ve gönderilen veri uygulama tarafın-
dan kullanılamayacaktır. Üst katmandan teslim alınan ya da teslim edilecek protokolün
belirlenmesi işlemi, gönderici için çoklama (Multiplexing), alıcı için ise çoklamayı çözme
(Demultiplexing) olarak adlandırılmaktadır.
Veri bağlantı katmanında gerçekleştirilen işlemler Resim 1.10’da şematize edilmiştir.
Resim 1.10
Veri Bağlantı Katmanı
VERİ VERİ
Çalışma Yapısı.

BAŞLIK VERİ BAŞLIK VERİ

E
Hata Yakalama
BAŞLIK VERİ
Algoritması
MAC Adresi
Veri Bağlantı Katmanı VERİ BAĞLANTI H
Doğru mu?
Çerçevesi KATMANI
Çerçeve Eklemek
H

Veri
Hatalı E
MAC Protokolü Mı?

BAŞLIK VERİ BAŞLIK

Fiziksel Katman Fiziksel Katman

Veri Yolu Veri Yolu

Fiziksel Katman
Veri yollarını da oluşturan donanım katmanı, fiziksel katman olarak adlandırılmaktadır.
Kablolu ve kablosuz olmak üzere iki farklı bağlantı ortamından bahsetmek mümkündür.
Bu bölümde kablolu bağlantı ortamları anlatılmaktadır. İzleyen bölümde ise kablosuz
bağlantı ortamlarından bahsedilecektir. Bazı durumlarda sayısal verilerin veri yoluna
kodlanması işlemini de fiziksel katman üstlenmektedir. Sayısal verilerin sayısal ve ana-
log hatlara kodlanması için farklı algoritmalar kullanılmaktadır. Analog hatlara kodlama,
kablolu ağlarda verinin farklı voltaj seviyeleri ile gönderilmesini esas almaktadır. Kablosuz
ağlarda ise taşıma ortamı hava olduğundan radyo, ışık ya da ses dalgalarına çevirme şek-
linde kodlama gerçekleştirilir.
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 17
Kablolu veri iletişim ağları için üç farklı kablo türünden bahsetmek mümkündür.
Eşmerkezli Kablo (Coaxial Cable): Anten kablosu olarak da adlandırılan kablodur.
BNC adaptör ve konnektör ile birbirine bağlantı yapılan ağların veri transferi için kulla-
nılmaktadır. Resim 1.11’de BNC Konnektör görülmektedir. Nispeten eski bir teknolojidir.
Resim 1.11
BNC Konnektör.

Kaynak: [Link]
gl/E0Z9RG

UTP Kablo (Unshielded Twisted Pair – Korumasız Bükümlü Çift): Günümüz inter-
net altyapısının yerel alan ağlarında kullanımı sıklıkla görülen kablo türüdür. Sağladıkları
bant genişliğine göre Cat1, Cat2, Cat3, Cat4, Cat5, Cat5e, Cat6, Cat6a gibi çeşitleri bulun-
maktadır. Cat1 kablo telefon iletişimi için kullanılmaktadır. Cat2 kablo ile 4 Mbps hızdan
başlayarak, Cat6a kabloda 10 Gbps hızına kadar veri akışı elde edilmektedir. İçerisinde
Turuncu, Turuncu Beyaz, Yeşil, Yeşil Beyaz, Mavi, Mavi Beyaz, Kahverengi, Kahverengi
Beyaz olmak üzere dört adet çift, bükümlü şekilde bulunmaktadır. Bükümlü olması, çev-
resel elektrik akımlarından etkilenmemesini sağlamaktadır. RJ45 adı verilen konnektörler
yardımıyla Ethernet kartlarına bağlantı yapılmaktadır. Resim 1.12’de RJ45 konnektör kul-
lanılarak bağlantısı yapılmış UTP kablo örneği görülmektedir. Sekiz adet kablodan birinci
ve ikinci uçlar veri göndermek, üçüncü ve altıncı uçlar ise veri almak için kullanılmakta-
dır. Diğer uçlar yedek olarak bulunmaktadır. Fiber optik kablolardan daha ucuz olduğu
için daha yaygın kullanımı görülmektedir. Yaklaşık olarak 100 metre menzile sahip bu
kablolar ile daha uzak mesafe bağlantılar gerçekleştirmek için araya tekrarlayıcı cihazlar
koyulmak zorundadır.
Resim 1.12
RJ45 Konnektör Bağlı
Kablolar.

Kaynak: 102752444
18 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

Fiber Optik Kablo: En hızlı ve en uzak mesafe veri iletimine imkân sağlayan kablo
türüdür. Fiber optik kabloda gönderici taraf, kablonun çeşidine göre, led ışık kaynağı ya
da lazer ışık kaynağı olabilmektedir. Alıcı taraf bir fotodiyottur. Işığın algılanması “1”, ışık
olmaması ise “0” kodlaması esasına göre çalışmaktadır. Plastik bir ceketin içerisinde ışığın
geçebilmesine olanak sağlayan plastik ya da cam fiberlerden oluşmuş bir yapıya sahiptir.
Maliyetinin yüksek ve işçiliğinin zor olmasına rağmen, yüksek hız ve uzun mesafe imkânı
nedeniyle uzak mesafe bağlantılarda sıklıkla kullanılmaktadır.

KABLOSUZ AĞLAR
Mobil cihazların yaygınlaşması ve özellikle akıllı telefonların artması ile birlikte kablolu
ağlara bir alternatif olarak kablosuz ağların kullanımı artmıştır. Kablo bağımlılığından
kurtulma avantajının yanı sıra, her geçen gün artan veri transfer hızı ile kablosuz ağlar,
son kullanıcı tarafında kablolu ağlara göre daha çok tercih edilen ağlara dönüşmektedir.
Veri transferi için radyo frekansı dalgalarının kullanılması dışında kablosuz ağların pro-
tokolleri, kablolu ağlardan çok farklı değildir.
Kablosuz ağları iki farklı açıdan incelemek mümkündür. Bunlardan birincisi, ADSL
teknolojisinin yaygınlaşmasıyla günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan Wi-Fi kablosuz ağ
bağlantısı yöntemidir. İnternet servis sağlayıcısı aracılığıyla sağlanan internet ağ bağlan-
tısı, kablosuz olarak son kullanıcılara, belirli bir mesafe sınırı dâhilinde iletilebilir. Wi-Fi
ağları, IEEE 802.11a/b/g/n/ac standartlarına göre çeşitli yayın frekanslarında bağlantı hız-
ları sunar. Bu tür kablosuz ağlar için herhangi bir lisans gerekmemektedir. 802.11 sadece
2 Mbps bağlantı hızı sunarken, 802.11a (5 GHz frekansında) 54 Mbps, 802.11b (2,4 GHz
frekansında) 11 Mbps, 802.11g (2,4 GHz frekansında) 54 Mbps hıza sahiptir. 802.11n ise
300 Mbps hıza kadar ulaşmıştır.
Wi-Fi ağların kullanımında en büyük sorun, ağa yetkisiz kişilerin dâhil olmasıdır.
Bunu önlemek için ağ kaynağına çeşitli şifreleme algoritmalarıyla erişim kontrolü uygu-
lanabilmektedir. WEP (Wired Equivalent Privacy – Kabloya Eşdeğer Mahremiyet) olarak
bilinen şifreleme yöntemi kolayca kırılabilmektedir ve ağa sızmaların gerçekleştiği, zaman
içerisinde çokça gözlemlenmiştir. Bu algoritma yerine WPA (Wi-Fi Protected Access -
Wi-Fi Korumalı Erişim) ve WPA2 teknolojileri devreye sokulmuştur. WPA ve WPA2’nin
daha güvenilir bir şifreleme imkânı sunduğu gerçektir. Son yıllarda ortaya konan bir eri-
şim kısıtlama metodu olan WPS (Wi-Fi Protected Setup – Wi-Fi Korumalı Kurulum) ise
iki cihazın birbiri ile anlaşması esasına dayanan bir erişim kontrolü sunmaktadır.
Kablosuz kullanımın ikinci bir çeşidi ise GSM operatörleri tarafından sağlanan inter-
net hizmetidir. Bu hizmete bağlanmak için öncelikle GSM operatörü ile anlaşma yapılması
gerekmektedir. Birinci nesilden (1G) başlayarak beşinci nesile (5G) kadar uzanan teknoloji
giderek hızlanmakta ve daha fazla veri iletimine olanak sağlamaktadır. Birinci nesil telefon
şebekesi, analog veriyi hücresel ağ kullanarak iletime olanak sağlamaktadır. İkinci nesil (2G)
şebeke sistemi, yine hücresel ağ kullanmasına rağmen, veri aktarımı sayısal hale gelmiştir. Bu
sayede kısa mesaj, hücre bilgisi gibi ek bilgiler mobil telefonlar tarafından alınmıştır. İkinci
nesil sistemlerden sonra geliştirilen GPRS (General Package Radio Service – Genel Paket
Radyo Servisi) ile telefon şebekesi üzerinden paket anahtarlamalı veri iletimi sağlanmış-
tır. EDGE (Enhanced Data Rates for GSM Evolution – GSM Evrimi için Genişletilmiş Veri
Aktarım Oranları) teknolojisi ile hızlanan veri iletişimi, üçüncü nesil (3G) teknolojisinde
kablosuz telefon görüşmeleri, kablosuz veri aktarımı ve görüntülü konuşma gibi özelliklerin
hepsine bir arada sahip olma imkânı sağlamıştır. Dördüncü nesil (4G) mobil şebeke kullanı-
mı başlamış olmasına rağmen 5. Nesil (5G) şebekeleri ile ilgili çalışmalar sürmektedir. Dör-
düncü nesil, mobil telefonlarda 100 Mbps, bilgisayarlarda ise 1 Gbps hızı hedeflemektedir.

Cep telefonunuzun hagi nesil iletişimi desteklediğini araştırınız.


4
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 19

Özet
Ağ kavramını tanımlamak Ağ katmanlarını tanımlamak
1 4
En az iki bilgisayarın birbirine bağlanması ile oluştu- Bir bilgi ağı, kendine ait kurallar çerçevesinde haber-
rulan ağ, iki amaca yönelik geliştirilmiştir. Bunlardan leşmeyi sağlamak üzere tasarlanmıştır. Bu kuralların
birincisi farklı bilgisayarlar arasında veri paylaşımıdır. tamamı protokol adı altında standartlaştırılmıştır. Bir
İkinci amaç ise kaynakların ortak kullanımına yöne- verinin gönderici cihazdan alıcı cihaza gidişine kadar
liktir. Ağ yetenekleri sayesinde yazıcılar, depolama kullanması gereken protokoller, TCP/IP modeline
üniteleri, işlemci gücü gibi kaynakların farklı makine- göre dört katmanda toplanmıştır. Bu katmanlar Uy-
ler tarafından ortak kullanılması sağlanmaktadır. gulama Katmanı, Taşıma Katmanı, Ağ Katmanı ve Ağ
Erişim Katmanıdır. Her bir katmanın farklı bir görevi
Ağ tarihçesi ve gelişimini açıklamak vardır ve birbiri üzerine inşa edilen protokoller ile ça-
2
Dünya çapında ortaya konan ilk ağ ARPANET (Ad- lışmaktadır.
vanced Research Projects Agency Network - Ameri-
kan Gelişmiş Savunma Araştırmaları Dairesi Ağı)’tir. Kablosuz ağları açıklamak
5
Daha sonra DARPA (Defence Advanced Research İki farklı kablosuz ağdan bahsetmek mümkündür.
Projects Agency, ABD Savunma Bakanlığı İleri Araş- Bunlardan ilki olan Wi-Fi, genellikle daha kısa mesa-
tırma Projeleri Ajansı) adını alan ağ, soğuk savaş sı- feli iletişim için evlerde, ofislerde kullanılan ağ türü-
rasında geliştirilmiş, dünyanın ilk çalışan paket anah- dür. İkindi tür ise GSM operatörleri tarafından daha
tarlama ağı olmasının yanı sıra, İnternetin de atasıdır. uzak menzillerde veri haberleşmesine imkân sağlayan
1972 yılında XEROX firması tarafından geliştirilen ağ türüdür. Günümüzde üçüncü nesil ve dördüncü
Ethernet teknolojisi ve yine aynı yıllarda ortaya konan nesil iletişim ağları kullanılmaktadır.
TCP/IP protokoller modeli internetin bilgi ağlarının
gelişiminde önemli rol oynamıştır.

Ağ çeşitlerini açıklamak
3
Bilgi ağlarını büyüklüklerine göre, topoloji yani cihaz-
ların bağlantı konumlarına göre ve cihazların bağlantı
ortamlarına göre üç farklı kategoride çeşitlendirmek
mümkündür. Büyüklüklerine göre ağlar Kişisel Alan
Ağları, Yerel Alan Ağları, Şehirsel Alan Ağları, Geniş
Alan Ağları, Sanal Özel Ağlar ve Kampüs Alan Ağları
gibi sınıflara ayrılmaktadır. Topolojilerine göre ağlar
ise ortak yol, halka, örgü, ağaç ve yıldız topolojileri
olarak sıralanır. Bağlantı şekillerine göre ağ çeşitle-
rinde en önemli ağ bağlantı türü Ethernet’tir. Bunun
dışında ATM, FDDI ve Andıçlı Halka gibi teknolojiler
de mevcuttur.
20 Ağ Yönetimi ve Bilgi Güvenliği

Kendimizi Sınayalım
1. Aşağıdakilerden hangisi ağ kurulumu amaçlarından bi- 6. Web tarayıcılar tarafından hiper metin transferi için kul-
ridir? lanılan protokol aşağıdakilerden hangisidir?
a. Bilgisayarların daha hızlı çalışması a. SNMP
b. Bilgisayar kaynaklarının ortak kullanımı b. SMTP
c. Bilgisayarların daha sessiz çalışması c. UDP
d. Bilgisayarların daha az enerji sarfiyatı d. HTTP
e. Monitör boyutlarının genişlemesi e. FTP

2. İlk bilgi paylaşım ağının adı aşağıdakilerden hangisidir? 7. Aşağıdakilerden hangisi dosya aktarım protokolü (FTP)
a. ARPANET tarafından kullanılan taşıma katmanı protokolüdür?
b. DARPA a. FTP
c. UCLA b. UDP
d. ABD c. SIP
e. Stanford d. HTTPS
e. TCP
3. Aşağıdakilerden hangisi büyüklüklerine göre ağ çeşitle-
rinden biridir? 8. Kullanıcı Veri Bloğu Protokolü (UDP) ile ilgili aşağıdaki-
a. Halka lerden hangisi yanlıştır?
b. FDDI a. Bağlantı gerektirmez.
c. ATM b. Taşma kontrolü kullanmaz.
d. Kişisel Alan Ağı c. Akış kontrolü kullanır.
e. Yıldız d. Tek alıcıya gönderimi destekler.
e. Çoklu alıcılara gönderimi destekler.
4. Aşağıdakilerden hangisi bir ağ topolojisi değildir?
a. Yıldız 9. Aşağıdakilerden hangisi Veri Bağlantı Katmanının gö-
b. Örgü revlerinden biridir?
c. Andıçlı Halka a. MAC protokolünü çalıştırmak
d. Halka b. Yönlendirici algoritmalarını yönetmek
e. Ağaç c. Sıralı veri aktarımı gerçekleştirmek
d. IP Adresini atamak
5. Aşağıdakilerden hangisi bağlantı ortamlarına göre ağ çe- e. İnternet tarayıcının güvenliğini arttırmak
şidi değildir?
a. Ethernet 10. Wi-Fi için kullanılacak en güvenli kablosuz şifreleme
b. FDDI anahtar algoritması aşağıdakilerden hangisidir?
c. ATM a. WEP
d. Andıçlı Halka b. TCP
e. Yıldız c. WPA
d. FTP
e. HTTPS
1. Ünite - Bilgisayar Ağlarına Genel Bakış 21

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı Sıra Sizde Yanıt Anahtarı


1. b Yanıtınız yanlış ise “Giriş” konusunu yeniden göz- Sıra Sizde 1
den geçiriniz. Bahsedilenler dışında giyilebilir cihazlar tarafından oluştu-
2. a Yanıtınız yanlış ise “Ağ Tarihçesi” konusunu yeniden rulan BAN (Body Area Network – Vücut Alan Ağı), akıl-
gözden geçiriniz. lı cihazların haberleşmesinde kullanılan NFC (Near Field
3. d Yanıtınız yanlış ise “Büyüklüklerine Göre Ağlar” ko- Communication – Yakın Alan İletişimi), yakın alandaki kab-
nusunu yeniden gözden geçiriniz. losuz cihazlarda kullanılan NAN (Near-Me Area Network
4. c Yanıtınız yanlış ise “Topolojilerine Göre Ağlar” ko- – Yanımdaki Alan Ağı), bulut bilişim için kullanılan IAN
nusunu yeniden gözden geçiriniz. (Internet Area Network – İnternet Alan Ağı) gibi çeşitler de
5. e Yanıtınız yanlış ise “Bağlantı Ortamlarına Göre Ağ- mevcuttur.
lar” konusunu yeniden gözden geçiriniz.
6. d Yanıtınız yanlış ise “Uygulama Katmanı” konusunu Sıra Sizde 2
yeniden gözden geçiriniz. 2009 yılı itibariyle 40 Gbps Ethernet ve 100 Gbps Ethernet
7. e Yanıtınız yanlış ise “Uygulama Katmanı” konusunu hızları kullanımı mümkün olup standartlarıyla ilgili çalışma-
yeniden gözden geçiriniz. lar devam etmektedir.
8. c Yanıtınız yanlış ise “Taşıma Katmanı” konusunu ye-
niden gözden geçiriniz. Sıra Sizde 3
9. a Yanıtınız yanlış ise “Veri Bağlantı Katmanı” konusu- IP adresi belirlemek için Ağ özelliklerine girmeli ve IPv4
nu yeniden gözden geçiriniz. yazan kısımdaki adresi bulmalısınız. Bilgisayarınızın o anda
10. c Yanıtınız yanlış ise “Kablosuz Ağlar” konusunu yeni- kullanmakta olduğu IP adresi bu alanda görüntülenir.
den gözden geçiriniz.
Sıra Sizde 4
Cep telefonunuzun kullanma kılavuzu ya da üretici web si-
tesinden bu bilgiye erişebilirsiniz. Ayrıca GSM operatörünüz
de size bu konuda destek verebilir.

Yararlanılan ve Başvurulabilecek
Kaynaklar
ARPANET, Wikipedia, [Link]
Bilgisayar ağı, Wikipedia, [Link]

You might also like