Bireysel user’lar yani bizler A, B ve C Class IP’leri kullanırız fakat D ve E Class’lar bizler için değildir:
(Not: resimdeki tüm ip’ler public ip’dir.)
[Link] – [Link] arası IP’ler testler için ayrılmıştır.
D Class IP’ler multicast kullanan host’lar için ayrılmış IP’lerdir. Multicast yayınlar için
kullanılırlar. Multicast yani Çok yöne yayın, bir mesajı birçok kişiye en az bant genişliği
kullanarak ulaştırma tekniğidir. TCP/IP’de bir çok kişiye yayın yapmak istersek 3
seçeneğimiz vardır:
Her yöne yayın yapmak ve yayınla ilgilenmeyenlerin o yayının mesajlarını çöpe
atmak zorunda kalması. Bu işlem, birçok yayının olduğu durumlarda maliyetli
olabilir.
Her ilgilenen kişiye doğru tek yöne yayın yapmak. Bu durumda, her yeni kullanıcı
için sunucunun bir o kadar ekstra bant genişliğine ihtiyacı olacaktır. Bu strateji de
çok pahalı bir stratejidir.
Mesajı sunucunun bir kez yollaması ve router'ların gerekiyorsa mesajı kopyalayıp
diğer routerlara vermesi. Bu sayede, sunucu mesajı tek bir kez yollar, alıcı
istemediği mesajları almaz; öte yandan router'lara biraz daha "akıl" eklemek
gerekir.
Çok yöne yayında, üçüncü teknik kullanılır. Yayını alma ve yayını almayı kesme istekleri
ise IGMP (İngilizce Internet Group Management Protocol, yani Internet Grup Yönetim
Protokolü) kullanılarak yapılır.
E Class IP’ler ise araştırmalar için kullanılır.
İçerde (LAN’da) kullanılan ip’ler ise private ip’dir ve dış dünyaya verilmez. İç ağda kullanmak içindir
bunlar. Private IP’ler şunlar olablir:
Yani dış dünyada 192.168li bir IP göremezsin.
Private IP’de C Class IP’ler varsayılan olarak ve genelde 254 tane bilgisayarın kullanıldığı yapılarda
kullanılır. Bir ağda 254’ten fazla bilgisayar varsa B Class IP kullanılır. Ağda daha da fazla bilgisayar
varsa A Class kullanılır (60bin cihaz varsa mesela). Class’lar içeride kullanılan bilgisayarların sayısına
göre belirlenmiş ağlardır. Fakat, subnetting işlemi sayesinde kolaylık sağlanabilir. Mesela çok ağda
çok pc vardır ama subnetting yaparak c class IP kullanmaya devam edilebilir.
LAN’da mesela 254 tane bilgisayar var ve ağımızda bir modemin altında yapılandırdık, bunlar hep C
Class IP’lerden alırlar farklı farklı ama internette hepsi sadece tek bir IP’yi kullanır (aşağıdaki resimde
public IP olan [Link]’u kullanır ağdaki tüm cihazlar çünkü hepsi o modeme bağlı. WAN’da
kullanılan IP’ye geçiş yapılır internete çıkarken):
Router’ın (modem) yaptığı bu dönüştürme işlemine (internette private ip’yi değil public ip’yi
kullanıyor) Network Address Translation (NAT) denir. Modem bu IP değişimi işlemini gerçekleştirir
NAT özelliği sayesinde.
IP’ler bizim internette gezinirken kullandığımız kimliklerimizdir, kimlik numaralarımızdır.
Public IP’ler içeride kullanılamaz Private IP’ler dışarıda kullanılamaz.
Default Gateway (Varsayılan Ağ Geçidi), internete çıkarken yani LAN’dan WAN’a çıkarken öncelikle
uğrayacağımız yer; adım. Yani o ilk uğradığımız yer modem. Default gateway’le modeme gelip,
modemden internete çıkıyoruz public ip ile.
DNS (Domain Naming Systems): Her web sitesi (mesela [Link]) internette bir IP’de
tutulur tıpkı bilgisayarlarımız gibi. Internet siteleri hosting ücreti öderler internet servis
sağlayıcılarına; karşılığında internet sitesinin sayfalarını, internet sitesinin dokümanlarını vb içinde
barındırabilecekleri bir harddisk kiralarlar o sağlayıcılardan. Daha sonra o harddisklerin statik IP’lerini
satınalırlar. Dinamik IP her seferinde değişir ama statik IP sabit kalır.
Google web sitesinin bulunduğu host’un sahip olduğu IP adresi yani google’ın sitesinin bulunduğu
bilgisayarın sahip olduğu IP adresi [Link]. web sitelerinin IP adresi statik IP olmalı; her
seferinde değişemez. Tıpkı telefon defteri gibi, IP adres defteri de vardır; DNS. DNS her web sitesinin
hangi IP’de olduğunu hafızasında tutar. Adres barına mesela [Link] yazınca, DNS gider ve
[Link]’un IP adresinin ne olduğunu bulur IP adres defterinden.
Farklı farklı DNS defterleri var (IP adresi defteri). Mesela TurkTelekom, google dns, uydunet dns,
Norton dns, Verizon dns vb pek çok var. Bilgisayarımız DNS sunucu adresini otomatik olarak alır ama
bizim istediğimiz yerlerden alsın istersek aşağıdaki resimdeki seçenek işaretlenir ve istediğimiz 2 DNS
sunucunun adresini yazarız oraya. Tercih ettiğim DNS defterlerinden birinde o web sitesinin IP’sini
bulamazsa gidip diğerinden IP’yi bulur:
Not: detaylı IP yapılandırmasını görmek için cmd> ipconfig all
Subnet Mask (alt ağ maskesi), bilgisayarımızın hangi ağda olduğunu görmesini ve hangi ağdaki
cihazlarla konuşabileceğini anlamasını sağlar. Yani subnet mask bir bilgisayara hangi ağda
bulunduğunu anlatır. Bunu, o bilgisayarın IP’si ile subnet mask’ini and’leyerek yapar binary olarak
(ikilik sayı sistemi). Mesela bir bilgisayarın IP’si [Link] ve subnet mask’i [Link] olsun
örneğin. Bunlar onluk sayı sistemindeki karşılıkları olduğu için, önce ikilik sayı sistemine
dönüştürülürler.
Sonra IP adresinin ve subnet mask’in binary değerlerini yani ikilik sayı sistemindeki karşılıklarını
and’ler:
Bu örnekte, and işlemi yaptıktan sonra output olarak diyor ki bulunduğun ağ [Link] ağıdır. Bu
ağın çapı ise şöyle anlaşılır: subnet mask’inin sonunda kaç tane 0 varsa, o ağda o kadar kullanılabilir
IP adresi vardır. 8 tane 0 varsa, 2^8=256 tane IP adresi vardır. Yani bu örnekte [Link]’dan
[Link]’e kadar IP’ler vardır. Fakat aslında bu IP’lerden 254 tanesini kullanabiliriz (her zaman -
2 yap) çünkü ilk IP network ID’dir (yani ağımızın kimliğidir. Ağdaki ilk IP’yi herhangi bir
bilgisayara/cihaza veremezsin), son IP ise broadcast (yayın) adresidir.
Bir ağın network ID’si o ağı tanımlayan makine demektir. Bir ağ başka ağlarla iletişim kurarken
network ID’sini kullanır. Yukarıdaki adamın network id’si [Link] ağı mesela.
IP dağıtan otomatik sisteme DHCP denir; modemlerimiz bu sisteme sahip. Ağa yeni bir cihaz katılmak
istediğinda ağın tamamında broadcast yani yayın yapar. Ağda DHCP rolü kimdeyse, yeni cihazın
yayınına cevap döner ve ona IP ataması yapar. Bunu broadcast yayın olarak yapar. Yukarıdaki örnek
ağda broadcast IP [Link]. Yani o ağda kullanılabilir IP’ler aslında [Link] – [Link]
aralığındaki IP’leridir ama [Link]’den [Link]’e kadar. Yani subnet mask bilgisayarımıza
bu örnekte öğretiyor ki [Link]’dan [Link]’e kadar olan makinelerle konuşabilir,
başkalarıyla iletişim kuramaz.
A, B, C class IP’lerde subnetting IP’lerin varsayılan değerleri vardır. Default subnet mask IP’leri şunlar:
Pratik bilgi: Bir IP’ye default olarak hangi subnet mask’lerin kullanılacağını hesaplamanın pratik bir
yolu var. Örneğin [Link] diye bir C Class bir IP var elimizde. Varsayılan olarak bunun subnet
mask’i [Link] oluyor. İki IP’yi alt alta yazalım ->
[Link]
[Link]
Altında 255 olan oktetler değişemez; altında 0 olan ya da değeri 255’e yakın olan oktetler değişebilir.
Bu örnekteki IP’de ilk 3 oktetin altında 255 olduğu için onlar değişemez ama son oktetin altında 0
olduğu için orası değişebilir. Demek ki bu user’ın cihazı [Link]’dan [Link]’a kadarki bir
ağda bulunuyor. Yani aslında subnet mask değerine bakıldığında, IP C Class bir IP ise onun subnet
mask’i [Link]; yani son oktet 0 olduğuna göre bu subnet mask’in olduğu ağda 255 tane IP
dağıtılabilir (daha doğrusu; 256 tane IP, 254 tane kullanılabilir IP çünkü broadcast yayın adresi ve
network ID IP’lerini dağıtamayız). Anlarız ki mesela [Link] IP’li bir makine [Link]’dan
[Link]’e kadar ki tüm makinelerle 255 tane makineyle iletişim kurabiliyor.
B Class subnet mask’e ait bir yapıda, subnet mask [Link] olduğu için şunu anlıyoruz: ağdaki
IP’lerin subnet mask’te 0 olan oktetlerdeki oktetleri yani [Link] 4. oktetleri değişebilir. O ağdaki tüm
IP’lerin ilk iki okteti aynıdır ama [Link] 4. oktetleri değişebilir. [Link] 255 farklı değer ve 4. oktete 255
farklı değer gelebilir. Yani bu B Class subnet mask’e ait bir ağda 255*255 = 65025 tane bilgisayar
yerleştirilebilir.
Bu mantıkla, A Class bir subnet mask’in olduğu yapıda 16.5 milyon bilgisayar bulunabilir. A Class
subnet mask globalde kullanılır; WAN’larda.
Subnetting
Aynı IP bloğunda 2 tane ağ oluşturmak istersek, örneğin C Class subnet mask var yani 254 bilgisayar
alınabilir ama 128’ini bir ağ kullansın, diğer 128’ini diğer ağ kullansın istersek asıl ağımızı ikiye
bölmemiz gerekiyor. Bunu subnetting ile yaparız.
Aşağıdaki örnekteki yapıda, [Link]’dan [Link]’e kadar bütün makinelerin iletişim
kurabildiğini anlıyoruz çünkü subnet mask’in sadece son okteti 0. Subnet mask’in son oktetinde bir
değişiklik yaparsak bu ağdaki bilgisayar sayısını azaltabiliriz. Mesela subnet mask’in son oktetindeki
sıfırı 128 yaparsam bu şu anlama gelir: [Link] IP’li makine [Link] subnet mask’i ile
birini and’ler ve görür ki artık bu makine [Link]’dan [Link]’e kadar değer alabilir (yani
bu aralıktaki bilgisayarlar iletişim kurabilir artık sadece). Bu sayede ikinci bir ağ kurulmuş olur; o da
[Link]’dan [Link]’e kadar değer alır. Bu olunca, artık 1.140’lı bir IP 1.50’li bir IP ile
iletişim kuramaz çünkü farklı ağlara alındılar.
Fakat subnet mask’i 128 yaparsak, onun binary değeri 1000000 oluyor. AND’leyince görebiliyoruz ki
bu ağdaki cihazlar [Link]’dan [Link]’ye kadar değer alabilir çünkü subnet mask’te artık
8 tane değil 7 tane 0 var ve 2^7=128. [Link] IP’li cihaz bu örnekte artık 1.250’li bir cihazla
iletişim kuramaz artık.
Subnet mask’in bir diğer gösterimi ise şöyle: subnet mask’in içinde (binary değerinde) kaç tane 1
varsa, IP’nin yanına /# of 1 yazılır. Yukarıdaki örnekte 25 tane 1 olduğu için, cihazın IP’si
[Link]/25 olarak yazılır. Subnet mask değeri [Link] olsaydı, binary değerinde 24 tane 1
olduğu için IP [Link]/24 olarak yazılır. Bu IP’yi görünce anlarız ki subnet mask’te 25 veta 24 tane
1 var. yani mesela subnet mask [Link]’mış.