Bilgisayar Ağlari Ders Notlari
Bilgisayar Ağlari Ders Notlari
4
Bölüm 1 Bilgisayar Ağlarına Giriş
1.1 Bilgisayar ağlarının bügünü ve geleceği
Geride bıraktığımız son üç yüzyılın her biri bir teknoloji ile beraber anılır. 18. yüzyıl endüstri
devrimini takip eden mekanik sistemlerin, 19. yüzyıl buhar makinelerinin çağıydı. 20. yüzyıl
teknolojisi ise bilginin toplanması, işlenmesi ve dağıtımıydı. Dünya çapındaki telefon ağlarının
kurulumu, radyo ve televizyon teknolojilerinin gelişimi, uydu teknolojilerinin kullanılmaya
başlaması bilgisayar endüstrisinin imkânlarını inanılmaz derecede arttırmıştır. Bu imkânlardan biri
de bilgisayarların birbirleriyle haberleşerek sahip oldukları kaynakları paylaşmaları ve kullanıcıları
arasında mesaj iletiminin sağlanmasıdır.
Çağımızda bilgi, çok hızlı üretilen ve en yenisine sahip olan kurum ve kuruluşlara bilimsel ve
teknolojik açıdan üstünlükler sağlayan bir unsur haline gelmiştir. Bu nedenle 21. Yüzyıl “Bilgi
Çağı” olarak da adlandırılmaktadır. Bilgi aynı zamanda çok süratli değişmektedir. Dolayısıyla
dünyadaki gelişmeleri en hızlı bir şekilde takip etmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Bunun için ise
bilgilerin paylaşılarak çoğaltılması gerekmektedir. Bilgi üretilmesi ise stratejik bir öneme sahiptir.
Bunun için eldeki kaynakların en verimli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
Bilgisayar sistemleri ilk ortaya çıktıkları yıllarda merkezileşmiş bir yapıya sahipti. Bu devasa
bilgisayarlar özel odalarda korunur ve ancak üniversiteler ile büyük şirketlerde bir veya birkaç tane
bulunurdu. Bilgisayar dünyası geliştikçe bilgisayarlar devasa yapıdan çıkıp hemen herkesin kolayca
sahip olabileceği kısmen küçük aletler haline geldi ve bu durum, merkezi yapıdan dağıtık yapıya
geçilmesine olanak sağladı. Bilgisayarların bilgi çağında bu kadar gelişmesi bilginin üretilmesi ve
paylaşılmasını daha da kolaylaştırdı. Bilgi üretilmesi ve işlenilmesinin en verimli olarak
gerçekleştirildiği bilgisayar sistemlerinin birbirine bağlanarak bilginin iletildiği ve paylaşıldığı
yapılara bilgisayar ağları denilmektedir. İki bilgisayar eğer bilgi alışverişinde bulunabiliyorsa bu
iki bilgisayar birbirine bağlıdır denir. Bu bağlantı sadece bakır teller aracılığı ile olmaz; fiber optik
kablolar, mikrodalgalar ve iletişim uyduları da kullanılabilir.
Bilgisayarın özerk olması kendi kendine işlem yapabilmesi demektir. Kişisel olarak kendi
kullandığınız bilgisayar ile çok şeyleri gerçekleştirebilirsiniz. Ancak, yapılan çalışmaların çoklu
ortamda paylaşılması, bilgisayar kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılabilmesi, bilgisayarların
birbirleriyle haberleşmeleriyle mümkün olur. Bu ise bir grup bilgisayarın birbirlerinin kaynaklarını
paylaşacak şeklide bağlanmasıyla oluşturulan bilgisayar ağları ile gerçekleşir. Bilgisayar ağları
aşağıdaki amaçları gerçekleştirmek için teşkil edilirler.
Veri Paylaşımı
Haberleşme
Bilgisayar Kaynaklarının Paylaşımı
Yazılımların Paylaşımı
Yüksek Güvenilirlik.
Yüksek İşlem hızının Sağlanması
Bilgisayar ağlarının ekonomik olarak genişlemesi
Ortak Çalışma Grupları
Merkezi Yönetim
Organizasyon Yapısının Geliştirilmesi
5
Günümüzde birçok şirket coğrafik olarak birbirinden çok uzak şubelerde çalışan bilgisayar
sistemlerine sahiptir. Kullandığı bu sistemlerle şirketini en verimli hale getirebilmek için bunların
birbirine bağlanmasını isterler. Böylelikle fiziksel konumdan bağımsız olarak bütün programların,
donanımların ve verilerin ağdaki herkes tarafından paylaşılması sağlanır. Aynı zamanda yüksek
güvenilirlik sağlanır. Örneğin önemli bir dosya birkaç kaynakta birden tutulur böylece birinde sorun
çıkarsa diğerleri kullanılabilir. Bilgisayar ağları şirket çalışanları arasında güçlü iletişim ortamları
yaratabilir. Birbirinden çok uzakta çalışan iki veya daha fazla kişi ortak bir raporu beraber yazabilir.
Bilgi ve iş paylaşımında ve bunların kullanımında aybı zamanda iletişim kurmada ağ kavramı herkes
için çok önemlidir. Bu yüzden bilgisayar ağlarının oluşumu ya da temelinde bilgiyi birçok insanın
aynı anda paylaşması ihtiyarcı vardır.
F D D I R in g
E th e rn e t
GAŞ T o k e n R in g
İlk ağ yapısı mainframe bilgisayarların terminal bağlantıları ile gerçekleştirilen yapıdır. Birbiriyle
bağlı olan ağların ilk örnekleri IBM’in SNA ve Digital’ın DECNET’idir.
Kişisel bilgisayarların gelişmesiyle Yerel Alan Şebekeleri (YAŞ, LAN) yukarıda belirtilen
amaçların bir kısmını sağlamak üzere gerçekleştirildi.
Geniş bir coğrafi alana dağılmış olan bilgisayarların farklı teknolojiler (Dial up, ATM, ISDN,
ADSL, Frame Relay vs) ile bağlanmasıyla Geniş alan Şebekeleri(GAŞ,WAN) elde edilirler.
Bugün, Hız ve band genişliği ihtiyacının artmasına paralel olarak Yüksek hızlı YAŞ ve
anahtarlamalı bağlantılı Geniş Alan Şebekeleri sıkça kullanılmaktadır. İçbağlantılı şebekeler bugün,
izole YAŞ, kaynakların tekrarlanması ve ağ yönetimi problemlerine çözümler getirmiştir.
1969 yılında, ABD'de, savunma gayesiyle kurulan bir merkez, ARPANET adında bir bilgisayar
ağını hazırladı. Bu hususta araştırma yapan strateji uzmanları, bu ağ yardımıyla görüşüp fikir
alışverişi yapıyorlardı. 1972'de bu ağ, bir konferans aracılığıyla kamuoyuna tanıtıldı. 1980 tarihine
kadar birçok hususî ağ ortaya çıkmıştı. Bu tarihte farklı ağların birbirleriyle irtibat kurmasına izin
veren protokol imzalandı. ABD'deki faaliyetler sürerken, Avrupa ve Uzak Doğu'da da, özellikle
üniversiteler, araştırma merkezleri ve stratejik resmi kurumlar arasında bilgisayar ağları teşekkül
6
etmeye başlamıştı. 1983'de ARPANET, askeri ve sivil iki ağa ayrıldığında ortaya çıkan ferdi ağların
bütününü ifade etmek için Internet ismi teklif edildi. Oluşturulan birçok ağ günümüzde sabit
standartlar uygulanarak ağ iletişimlerine düzenleme getirmiştir.
Bu elemanlar birlikte dizilerek belirlenmiş kodlara göre sayı ve karakterleri oluştururlar. Veri;
haberleşme yolu üzerinden (örneğin telefon hattı) bilgisayar-yönlendirmeli cihazlar arasında elektrik
işaretleri ve bit katarları ile iletilir. Bu elektrik işaretleri ve bit katarları harf ve karakterleri belirtir.
Bazı durumlarda, veri ışık işaretleri ile gösterilir (fiber optik hatlarda). Bit dizileri kullanıcı verisini
ve kontrol verisini tanımlar. Verinin bu sayısal iletişimi sırasında birçok standart ve protokol
tanımlanmıştır.
Veri iletimi karakteristikleri: Veri haberleşmesini anlamak için, elektriğin iletim karakteristikleri
hakkında genel bir bilgiye sahip olunmalıdır. Hat kapasitesi, hata kontrol teknikleri, haberleşme
yazılımı ve diğer pek çok ağ bileşeni elektriğin yapabildikleri ve sınırlamaları çerçevesinde analiz
edilir ve tasarlanır. Şekil 1-2’den de görüldüğü gibi veri, haberleşme kanalı üzerinden elektrik
işaretinin değişimleri ile iletilir. Bu değişimler 1 ve 0’ları gösterir. Elektrik işaretinin konumu
kendini ya bir işaret seviyesi ya da bir başka karmaşık elektrik işareti şeklinde gösterir. Bir işaretin
iletim yolu üzerindeki hareketine işaret yayılması denir. Bir kablo yolu üzerinde, işaret yayılması
elektrik akımı şeklindedir. Kablosuz uygulamalarda ise, havada elektromanyetik dalga olarak
yayılan elektrik işaretlerinin algılanması ile başarılır. İletim Yolu olarak Fiber Obtik kablolar
7
kullanılmışsa veri iletimi ışık ile gerçekleştirilir. Elektrik akımı haberleşme yolu veya iletkeninin
bir ucundan elektrik yükü girişi ile sağlanır.
Haberleşme kanalındaki birçok işaret Şekil 1-2 ve Şekil 1-3 (a)’da görüldüğü gibi salınım yapan
dalga şekilleri içerir. Bilgisayar verilerinin taşınmasını sağlamak için salınım yapan işaretlerin üç
parametresi değiştirilebilir (genlik, frekans, faz). Genlik veya gerilim kablo üzerine düşen elektrik
yükü miktarı ile belirlenir. Şekil 1-2’de bu gerilimin ikilik konumlara (1 veya 0) bağlı olarak yüksek
veya düşük olduğu durumlar görülmektedir. Elektriğin bir diğer karakteristiği watt birimi ile ölçülen
güçtür. İşaret gücü, işaretin bir kablolu haberleşme devresinde gidebileceği veya yayılabileceği
mesafeyi belirler. Baud terimi de veri haberleşmesinde sıkça kullanılır. Bu terim hat üzerindeki
işaretin değişme oranını tanımlar. Bunu işaret hızı olarak da açıklayabiliriz. Örnek olarak, Şekil 1-
2’deki gönderici cihaz bitleri ikili gruplar halinde toplamakta (00,01,10,11) ve bunlardan her bir
grup için farklı genliklerde salınım yapan dalga şekilleri elde etmektedir. Bu örnekte, bit transfer
oranı baud’un (ya da işaret değişme oranının) iki katıdır. Günümüzde kullanılan modemler her bir
baud için 8-bit oranlarına kadar çıkarak daha büyük bir işaret transfer kapasitesine ulaşırlar. Şekil 1-
2’de görülen işleme modülasyon denir. Bu terim veri katarının haberleşme yolu için değiştirilmesi
veya modüle edilmesi anlamındadır. İşaret aynı zamanda frekansından, başka bir deyişle belli bir
zaman aralığında yaptığı tam salınım sayısından tanınır. Frekans saniye başına yapılan salınım sayısı
ile ölçülür. Elektrik endüstrisinin tanımladığı 1 Hz birimi, saniyede bir salınım demektir.
Analog iletim: Yukarıda bahsedilen işarete analog işaret denir çünkü sürekli yani ayrık olmayan bir
karakteristik gösterir. Bu şekildeki bir iletim, bilgisayarlarda kullanılan ayrık ikilik sayıların iletimi
için tasarlanmamıştır. Geniş bir kullanım alanına sahip olmasının nedeni, ilk zamanlarda veri
haberleşme ağları geliştirilirken analog kolaylıklar sağlayan telefon sisteminin hâlihazırda mevcut
8
olmasıdır. Telefon hattı, analog bir doğası olan sesi taşımak için tasarlanmıştır. İnsan sesi analog
dalga şeklinde çıkar. Analog ses işareti ve dönüştürüldüğü elektriksel işaret tek bir frekansta
değildir. Daha doğrusu ses ve onun telefon hattındaki elektriksel karşılığı, birçok farklı frekanstaki
dalga şekillerini içerir. Bu frekansların belirli bileşimleri sesi ve sesin perdesini tayin eder. İnsan
kulağı 40 Hz ile 18000 Hz arası sesleri algılayabilir. Telefon sistemi bu frekans bandının tümünü
iletmez. Tam aralık, ses işaretini alıcıda oluşturmak için gerekli değildir.
Fourier Analizi: 19. yüzyılda Fransız matematikçi Jean-Baptise Forier periyodu T olan g(t)
periyodik fonkisyonunun sonsuz sayıdaki sinüs ve cosinüs fonksiyonlarının toplamıyla ifade
edilebileceğini göstermiştir. Periyodik olmayan fonksiyonlar da bazı koşullar altında bu şekilde elde
edilebilir. g (t ) 12 c a n sin( 2nft ) bn cos(2nft )
n 1 n 1
burada; f=1/T temel frekans, an ve bn ,n. Harmonik olan sinüzoidal işaretin genliği, ve c de sabittir.
Böylece elde edilen toplama Fourier serisi denir. an , bn ve c nin hesabı aşağıdaki şekilde yapılır.
T T T
2 2 2
a n g (t ) sin( 2nft )dt bn g (t ) cos(2nft )dt c g (t )dt
T 0 T 0 T 0
Frekans bileşenleri elde edilen elektriksel işaretin analizi ve yorumlanması bu elemanlara göre
yapılabilir.
Band genişliği: Bir haberleşme hattının taşıyabildiği frekans aralığı, hattın band genişliği olarak
tanımlanır. Band genişliği veri haberleşmesi için çok önemli bir etkendir çünkü haberleşme hattının
kapasitesini (bit/sn), hattın band genişliği belirler. Daha büyük band genişliği kullanılarak daha iyi
bir veri iletim oranı sağlanabilir. Band genişliğinin etkileri Shanonon, Fourier ve Nyquist gibi bilim
adamları tarafından saptanmıştır.. Şekil 1-4’te hattın durumu saniyede 2000 kez değişmektedir;
başka bir söyleyişle işaret değişme oranı 2000 baud’tur. 500 Hz ile sınırlı bir band genişliği işaretin
doğru olarak algılanması için yeterli olmaz. Band genişliği büyüdükçe sayısal seviyeler daha doğru
bir biçimde ortaya çıkacaktır. Daha büyük band genişliği, daha yüksek hat kapasitesi demektir. Bu
durum, Tablo 1-1’in incelenmesi ile anlaşılabilir. Elektromanyetik frekans spektrumu aralıkları
göreceli olarak sınırlıdır. Bu aralık, ses frekans bandından başlar, X-ışını veya kozmik ışık bandına
kadar sürer.
DC işaretler: Birçok haberleşme sistemi Alternatif-Akım ile (AC) iletim kullanmaz. Doğru-akım
(DC) iletim, daha basit bir yaklaşımdır. DC işaretler, yalnızca ayrık 1’ler ve 0’ları gösterebilen
10
simetrik kare dalgaya benzerler. Ancak DC iletici, salınım yapan dalga şekli yerine, açık-kapalı
elektrik enerjisi darbelerini kullanır. Ek olarak, DC işaret olduğu gibi iletilir, üzerine başka işaret
veya frekans bindirilmez (modüle edilmez). Bir AC işaret, başka frekanslar tarafından taşınmak
üzere (yeterlilik, hız ve iletim mesafesi etkenleri yüzünden) yeniden şekillendirilir. Bu işaret
şekillendirilmesi modülasyon olarak anılır. Birçok sistem sınırlı bir mesafede çalıştığı için daha
güçlü ve daha pahalı olan AC iletime ihtiyaç duymaz, bunun yerine DC işaretleşmeyi kullanır.
Sinüzoidal dalga şekli, simetrik kare dalga gibi, uzak mesafe veri haberleşme hatları için gerekli
iletim tipidir. Sayısal bit katarları hem DC hem de AC işaretlerle taşınabildiği halde, uzak mesafe
iletiminde AC işaretler kullanılır. Telgraf, DC işaretleşme için iyi bir örnektir.
İletim kapasitesi, hız ve gecikme: Bir haberleşme sisteminin iletim sığası (kapasitesi) bit/sn olarak
gösterilir. Bilgisayar üzerinde çalışan kullanıcı uygulamaları için cevap süresi ve veri akışı, sistemin
kapasitesine bağlıdır. Örneğin; 4800 bit/sn’lik hat, 2400 bit/sn’lik hattın iki katı sığaya sahiptir. Bu
da arttırılmış bir akış ve daha kısa bir cevap-süresi sağlar. Bunu söyledikten sonra ‘neden hattaki
işaret durumunu (baud) daha hızlı değiştiren bir iletici tasarlanmıyor?’ diye düşünülebilir. Belirli
sınırlar dâhilinde bu gerçekten başarılabilir. Ancak haberleşme sistemlerinde kısıtlamalar vardır ve
bunlar iletim oranlarına sınırlarlar. Telefon ağı ses taşımak için üretilmiştir ve düşük band genişlikli
işaretlerle çalışır. Band genişliği, işaret gücü ve iletken üzerindeki gürültü, iletim sığasını sınırlayan
etkenlerdir. Gerçekten de arttırılmış bir işaret gücü hat sığasını arttırır ve aynı zamanda daha uzak
mesafelere işaret yayılımı yapılabilmesini sağlar. Ancak aşırı güç, sistemdeki parçalara zarar
verebilir ve/veya ekonomik olarak karşılanamayabilir. Hattaki gürültü problemi hattın tabiatında
olan ve ortadan kaldırılamayan bir problemdir. Gürültü (Termal, Gaussian, beyaz veya arka plan
gürültüsü), elektronların iletken üzerindeki sabit, rasgele hareketlerinden meydana gelir ve kanal
sığasına bir sınırlama getirir. Gürültü gücü, band genişliğe ile doğru orantılıdır, yani band genişliğini
arttırmak ek gürültüye yol açacaktır. Eklenen gürültüyü azaltmak için süzme olarak bilinen bir
elektronik teknik kullanılır. Haberleşmenin temel kanunlarından biri Shannon Kanunu’dur.
Shannon bir iletim yolunun sığasını aşağıdaki formülle göstermiştir:
Bir kanal üzerinden gönderilebilecek maksimum bilgi miktarı ‘kanal sığası’ olarak adlandırılır.
Formül incelendiğinde W’yi arttırmanın, işaret gücünü arttırmanın veya gürültü seviyelerini
düşürmenin müsaade edilen bit/sn oranını arttıracağı görülebilmektedir. 1000’e 1 S/N oranı olan bir
ses-sınıfı hattın müsaade edebileceği maksimum sığa 25900 bit/sn’dir. Shannon kanunu ile bulunan
teorik limit, pratikte daha düşüktür. İletimde oluşan hatalar nedeniyle Shannon kanunu tam sınırları
ile kullanılamaz. Örneğin; 25900 bit/sn oranı o kadar küçük bir zaman ister ki (1 sn/25900 =
0,00004 bit zamanı) hattaki ufak bir kusur bile bitlerin bozulmasına neden olabilir. İşaret
konumunun kendi başına 1 bitten fazlasını göstermesi sağlanarak, yani baud değeri arttırılarak
Shannon kanununun zorlamaları hafifletilebilir. S/N oranını yükseltmek için kullanılan bir yöntem,
hatta daha çok işaret yükselticisi koymaktır. İşaret hatta ilerlerken, yükselticiler tarafından periyodik
olarak güçlendirilir. Hat boyunca gürültü sabit olduğundan, yükselticiler işaret gücünün belli bir
seviyenin altına düşmemesini sağlayacak yeterli aralıklarla yerleştirilmelidir. Ancak yükselticilerin
sık aralıklarla yerleştirilmesi S/N oranını arttırırken, aynı zamanda oldukça masraflı olur.
11
Sayısal iletim tekniği kullanılarak bir devrenin gerçekten de 25.9 kbit/sn oranından çok daha büyük
işaret oranlarını taşıyabilmesi sağlanabilmektedir. Ancak sayısal iletim daha büyük band genişliği ve
daha sık aralıklar ile sayısal tekrarlayıcıların (analog yükselticinin sayısal eşdeğeri) kullanılmasını
gerektirir. Sayısal iletim için yüksek bir S/N oranı gerekmez çünkü Shannon kanunundan görüldüğü
gibi, göreceli olarak, band genişliğindeki küçük bir artma, S/N oranındaki çok daha büyük bir
azalma ile karşılanabilir.
İşaretin iletim veya yayılma gecikmesi, mühendis ve kullanıcılar için göz önüne alınacak bir başka
konudur. Yayılma gecikmesi; kullanılan devrenin türü, alıcı ile verici arasındaki ara noktaların
sayısı ve bu noktaların türü gibi çeşitli etkenlere bağlıdır. Yaklaşık olarak koaksiyel kablo ve
mikrodalga yolları üzerindeki iletim, 130,000 mil/sn hızındadır. Ancak, işaretin hızı frekansa bağlı
olarak değişir. Örneğin, tipik bir telefon hattı (19 gauge) 10 kHz’de yaklaşık 110,000 mil/sn hızında
ve 50 kHz’de 125,000 mil/sn hızında çalışmaktadır. Frekans ve kablonun belirli elektriksel
karakteristikleri nedeniyle bu hızlar hattın teorik hızı olan 186,000 mil/sn’den daha yavaş
olmaktadır. Mesaj ağ üzerinde ara istasyonlara girip çıkarken ek ve önemli gecikmeler meydana
gelebilir. Ancak öncelikli iletim gecikmesi, hattın kendinden kaynaklanmaktadır. Anahtarlar ve
bilgisayarlar gibi ara parçalar gecikmeye sebep verseler de, genelde çok yüksek hızlarda çalışırlar
(nanosaniyeler veya saniyenin milyarda biri mertebelerinde). Tabii ki, bu istasyonların mesajları
disk veya teyplerine saklamaları durumunda göz önüne alınması gereken ek gecikmeler meydana
gelebilir. "130,000 mil/sn iletim hızı yeterli midir?" Bu soru şöyle yanıtlanabilir: İletim hızının
yeterliliği kullanıcının ihtiyacına ve kullanıcının uygulamasına bağlıdır. Örneğin, 0.023 sn’lik
gecikme, insan operatörler arasındaki bir mesaj transferi için yeterli olurken, iki bilgisayarın
dağılmış veri tabanında multiprosess yaptığı bir çevrede yetersizdir.
1.2.1 Tanımlar
Sayısal iletişimi daha iyi anlamak için bu konuda kullanılan bazı terimlerin ve kavramların
anlamlarına bilmemiz gerekir.
12
Kodlama: Verilerin sayısal tabanda gösterimi için kullanılan yönteme kodlama denir. Örneğin
verinin gösterilimi 32 farklı parçanın değişik kombinasyonlarıyla yapılıyorsa her bir parça için 5 bit
kullanılır. Yani 5 bitlik parçalar birleşerek veriyi oluştururlar. Sayısal iletişimde birçok kodlama
biçimi kullanılır. Metinlerin iletimi için ASCII kodu kullanılırken, görüntü iletimi için görüntünün
doğrudan bit haritası kullanılır. ANSI tarafından tanımlanan ASCII kodlamada her bir karakter için
7 bit kullanılır. N tane bit ile kodlanabilen sembol sayısı 2n’dir. Bu nedenle ASCII’de 128 tane
karakter vardır. Bu koda hata sezme amacıyla 8. bit de eklenebilir. Ayrıca IBM tarafından ( 1962
yılında ) tanımlanan EBCDIC kodlamada 8 bit kullanılır. EBCDIC’de sadece 109 kod sözcüğü
tanımlanmıştır.
Paralel İletim: Bu tip iletimde n bitlik verideki her bit ayrı bir yoldan iletilir. İletim sırasında,
göndericinin alıcıya verideki bitleri yola çıkardığını belirten veri hazır (data ready) mesajı yollaması
gerekir. Aynı şekilde alıcının da göndericiye veri alabileceğine dair istek (demand) mesajı
göndermesi gerekmektedir. Paralel iletim genellikle birbirine yakın cihazlar arasındaki (1-2 metre)
iletimlerde kullanılır. Örneğin bilgisayar ile yazıcı arasındaki iletimde paralel iletim sıkça kullanılır.
[Link]
[Link]
[Link]
Hazır
istek
Veri sinyali B a0 a1 a2 a3 a4 a5 a6 P D b0 b1 b2 b3 b4 b5 b6 P
[Link] [Link]
Şekil 1.7: Asenkron seri iletim
Şekil 1-7’de de görüldüğü gibi her karakter başla biti ile başlar böylece alıcı karakteri hemen alır
karakterin bitişini ise dur biti belirler. Yeni bir karakter gelene kadar dur seviyesi muhafaza edilir.
Hata sezme için kullanılan bit çift veya tek eşlik kontrolü yapar burada gönderilen karakterdeki
1’lerin sayısı tekse 1 olur çiftse 0 olur. Gönderici ve alıcının saat frekansları arasında %5 kayıklık
bile olsa her karakterin başında alıcı veriye yeniden sekronize olduğundan kayıklık hatası
hissedilmez.
2- Senkron seri iletim : Sekron iletimde karakterlerin başına başla sonuna dur biti
konulmaz. Gönderici alıcıya saat işaretini veri ile birleştirerek gönderir. Alıcı gelen bu saat
frekansını kendi içerisinde faz kilitleme sistemiyle bu frekansa eşit bir frekans oluşturur. Bu işlemin
haricinde gönderici ile alıcı arasında direk bir saat işaretinin gönderildiği bir yol da oluşturulabilir.
64-4096 bit
Sekron iletim de bilginin bir katarının başına ve sonuna özel kodlar konularak alıcının bilginin
başını ve sonunu anlaması sağlanır. Ard arda bilgi katarlarının gönderilmesinde aradaki son ekler
kullanılmayabilir. Ön ve son ekler bilgi içerisinde olmayacak şekilde kodlanmış olmalıdır.
3- Isokron Seri İletim : sekron iletimin bir türevi gibidir. Bu sistemde bilgisayarların
haberleşmesi periyodik olarak yapılır. Bu periyotlar ile iletimde kullanılan yol kapasitesi garanti
altında tutulur. Örneğin : her 100 s de 200 bit aktarılacak gibi bir gereksinim belirtilir ve kesin
sağlanmalıdır. Bu iletim genellikle gerçek zamanlı uygulamalar için kullanılır. (ses video aktarımı
vb.)
Seri iletimde kullanılan, sayısal bilginin iletildiği ortamlar da veri iletilirken bazı sorunlarla
karşılaşılır. Bunlardan birisi hattın band genişliğinin dar olması, ötekisi de hattın kapasitesinin sınırlı
olmasıdır. Genelde iletim hattı üç tipte incelenir. Simplex , Half-dublex ve Full-dublex.
1- Simpleks : Bir gönderici ve bir alıcının olduğu sistemlerdir. İletişim sadece göndericinin
yayın yapmasına izin verir alıcı göndericiden gelen bilgiyi dinleyebilir. Alıcı göndericiye mesaj
gönderemez. Örneğin; TV yayınlarını alıcı izlerken, aynı hat üzerinden yanıt gönderemez. veya bir
14
borsa takip ekranında sadece sunucudan gelen veriler izlenebilir. Fakat veri gönderme işlemi
yapılamaz.
2- Half Dupleks: Hattı ilk olarak gönderici kullanır. Cevap istendiği zaman, karşı taraf yani
alıcı hattı kullanır. Örnek olarak; telsiz konuşmaları.
3- Full Dupleks: Bir yandan hatta veriler gönderilirken bir yandan da hattan cevap niteliği
taşıyan veriler alınabilir. Mesela telefon görüşmelerinde, aynı hat hem alıcı hem de verici tarafından
kullanılır.
Sayısal iletişim sistemler arasındaki uygulamanın zamana bağımlılıkları derecesinde Gerçek zamanlı
iletişim (Real Time Communication) ve gerçek zamanlı olmayan iletişim şeklinde ikiye ayrılır.
Gerçek zamanlı iletişimde karşı sistemden hızlı bir yanıt beklenir. Bu yanıt gelmeden iletişimde
ilerleme yapılmaz. Bilgi gönderildikten sonra alıcıda belli bir süre değerlendirilmezse bilgi
gönderme bir işe yaramayabilir. Bu uygulamaya elektronik bankacılık ve video konferans iletişimi
örnek olarak verilebilir.
Gerçek zamanlı olmayan iletişimde ise hızlı bir yanıt beklenmez fakat verinin doğruluğu ve
güvenliği sağlanması gerekir. Buna örnek olarak da elektronik posta, dosya aktarımı verilebilir.
Düğüm (Node): Bilgisayar ağı içerisinde, gerekli protokollerin bir kısmına veya tamamına sahip
sisteme düğüm denir. Örneğin, bilgisayarlar veya ağ cihazları birer düğümdür.
Veri iletiminde iki tip hata oluşabilir: patlama (burst) ve rasgele (random) hata. Patlama hatasında
alıcıya bir süre anlamsız bilgi gelir ve bu süre içerisinde ortamdan geçen tüm bitler bozulabilir.
Rasgele hata ise ortamdaki gürültü sebebiyle veri içindeki rasgele bir bitin bozulması durumudur.
Veri iletimi hata sezmeye uygun kodlama yapılarak yapılıyorsa, alıcı hata sezdiğinde vericiye
otomatik tekrarlama isteği (ARQ-Automatic Repeat Request) gönderir. Aşağıda bazı hata sezme
teknikleri hakkında bilgi verilmiştir.
Yankılama: (Echoplex) Bu yöntem daha çok bir mekeze bağlı terminallerde kullanılır. Terminalde
bir işlem yapıldığında bu işlem merkeze bildirilir ve merkezden yankılama yapılarak terminal
üzerinde ekrana veya yazıcıya basılarak görüntülenir. Kullanıcı buna bakarak doğruluk kontrolü
yapar.
Eşlik Sınaması (Parity Check): Bir veri dizisi içindeki tek sayıda hatayı sezmek için kullanılır. Bu
sebeple veri dizisine eşlik biti (parity bit) eklenir. Eşlik bitinin değeri dizideki 1 bitlerinin sayısına
göre değişir. Bu yöntemin çift ve tek eşlik sınaması şeklinde iki tip uygulaması vardır. Çift eşlikte
eşlik biti ile birlikte 1’lerin sayısı çift, tek eşlikte ise tek olur. Eğer dizinin içinde çift sayıda hata
olmuşsa hata sezilemez.
LRC- Boyuna Fazlalık Sınaması: (Longitudinal Redundancy Check) Bu yöntem iki veya daha
fazla alt dizi içeren veri dizileri içindeki hataları sezmek için kullanılır. Alt veri dizilerinin aynı
15
pozisyonundaki bitlere tek ya da çift eşlik uygulanarak bir sınama dizisi oluşturulur ve bu
diğerlerine eklenerek gönderilir. Bu yöntemle aynı pozisyondaki çift sayıda bitin bozulması
sezilemez.
B0,0 ………… B0,k-1 p’0
B1,0 ………… B1,k-1 p’1
… ………… … …
Bj-1,0 ………… Bj-1,k-1 p’j-1
p0 ………… pk-1 p sınama katarı
k bit uzunluğunda karakterlerden j adet gönderilsin karakter bitlerini gönderme sırasına göre
yazalım ve alt alta sıralayalım karakterlerin her bir biti ilgili sutunun eşlik bitine karşılık gelir. Ve
bunların toplamları alınarak sınama karakteri oluşturulur. Bu yöntem (checksum) toplama sınaması
olarak da bilinir.
CRC- Çevrimli Fazlalık Sınaması (Cyclic Redundancy Check): Bu metotta CRC adı verilen ve
gönderilen veri dizisinden hesaplanan bir sınama dizisi, bu veri dizisinin sonuna eklenir. CRC
dizisini hesaplamanın değişik yöntemleri vardır.
1- Veri katarı P(x) polinomu ile gösterilir. Polinomun katsayıları 1veya 0 ilgili pozisyondaki bitin
değeridir. P(x) = bn-1* xn-1 + bn-2* xn-2 + bn-3* xn-3 + …+ b1* x1 + b0* x0 bit değerleri b
2- P(x ) polinomu xp ile çarpılır. Bu işlem sonucun da elde edilen bit katarı ilk bit katarının sağına
düşen p adet 0 bitinden oluşur.
4- xp P(x) = Q(x) G(x) + R(x) Göndericiden xp P(x) +R(x) polinomu gönderilir. (Asıl veri ve p
uzunluğunda ek dizi) G(x) alıcı taraftan bilindiği için herhangi bir bitin bozulup bozulmadığı
Q(x)G(x) doğru gelip gelmediğine bakılarak anlaşılır. G(x)’e tam bölünüyorsak veri hatasız
gelmiştir demektir.
x p P(x) - R(x)
Q ( x )Tam olarak bölünmeli
G(x)
Hata düzeltme teknikleri:
Uygun kodlama ile oluşan hatalar, alıcıda düzeltilmeye çalışılarak tekrar gönderme işlemine gerek
kalmaması amaçlanır. Hata düzeltme kodlaması oluşan hata belli bir ölçüye kadar düzeltilebilir.
Hata düzeltme için kullanılan en yaygın yöntem Hamming Kodlamasıdır. Alıcıya ulaşan ve belli bir
karaktere karşılık gelen kod, bozulmuş dahi olsa alıcıda asıl kod elde edilebilmektedir. Her bir kod
sözcüğünün en çok i bitinin bozulması durumunda, hatası düzeltilecek koda i bit hata bağışıklığı
olan kod denir. Hata sezme ve düzeltme, özellikle özel kodlama ve veri sıkıştırma kullanılan
uygulamalarda kaçınılmazdır.
Hamming kodlaması:
En yaygın olarak kullanılan hata düzeltme kodlamasıdır. Alıcıya ulaşan ve belirli bir simgeye
karşılık düşen kod ağ üzerinde bir ölçüde bozulmuş bile olsa alıcıda asıl gönderilen kod elde edilir.
16
Örnek veririsek hamming {7,4} kodunda 4 adet bilgi biti ve 3 adet sınama biti kullanılarak 7 bitlik
kod sözcükleri elde edilir. Kodlanan karakter kümesi 16 bittir.
Alıcı tarafta düzeltilemeyecek bir hata oluştuğunda bu veri göndericiden tekrar alınması gerekir.
Bunun için ARQ protokolleri tanımlanır. ARQ alıcı tarafın hatalı veri kümesinin göndericiden
yeniden alıcıya istenmesini tanımlar. ARQ protokolleri veri bağı katmanında çalışmaktadır. Veri
bağlantı katmanını anlatırkan daha detaylı olarak göreceğiz.
UART işlemci ile seri portun dışarıdan görünen fiziksel ara yüzü arasında bir köprü görevi görür.
Sistemin veri yolundan gelen veriyi, başla/dur ve parity bitlerini ekleyerek dışarıya bit düzeyinde
aktarır. Diğer taraftan, karşı taraftan gelen veriden başla/dur bitlerini çıkartır, eşlik sınaması yaparak
aktarımın doğruluğunu sınar ve sonucu işlemci okuyana kadar kendinde saklar. İletim sırasında hata
olursa, işlemciye kesme gönderir ve işlemci de UART içindeki durum saklayıcısına (register)
bakarak hatayı belirler.
“Veri Terminal Düzeneği” (Data Terminal Equipment -DTE): veriyi iletişim kanalına taşınacak
biçimde sokan düzenek,
“Veri Devresi Sonlandırma Düzeneği” ( Data Circuit Terminating Equipment - DCE) kanaldan
gelen işaretten veriyi elde eden düzenek
PC’nin seri portu üzerinden seri bağlantı yapılacağı zaman iki durum söz konusudur. DTE-DTE ve
DTE-DCE. DTE-DTE bağlantısı İki uç sisteminde bağlantısının DTE olduğunu gösterir DTE-DCE
ise uç sistemlerden birinin bağlantısının DTE diğerinin DCE olduğunu gösterir. Bilgisayarın seri
portu DTE arayüzlü bağlantıdır. Modem ise DCE arayüzlü bağlantıdır. Bu durumda iki bilgisayar
birbirine seri port üzerinden bağlantılı ise bu DTE-DTE bağlantıdır. Biri bilgisayar modem ile
bağlantılı ise bu bağlantı DTE-DCE bağlantısıdır. Bu bağlantı farklı tipte kablolar kullanılarak
sağlanır. Routerlar birbirleri ile DTE-DTE bağlantısı kullanılarak sisteme bağlanırlar fakat test
ortamlarında routerlardan biri modem fonksiyonunuda sağlayarak DTE-DCE bağlantısı olarak
kullanılır.
Modem bağlantısı:
DTE’nin ürettiği işaretleri 300 Hz-3400Hz arasındaki frekans bandını kullanan telefon kanalı
üzerinden iletilebilmek için kullanılan DCe’ye modem denir. Modemler ilgili frekans bandına düşen
17
genlik, frekans ve faz modülasyonlu işaretleri üreterek DTE-DCE arayüzüne çıkarılan elektriksel
işaretlerin telefon kanalından iletilmesini sağlar. Modemler, ITU’nun bu konudaki satndartlarına
uygun olarak üretilirler.
18
İletim sistemi çerçevenin tek bir parça olarak iletildiğini kabul etmelimidir.?
Varış sisteminin “Sizin çerçevenizi aldım, teşekkürler” cevabı göndermesi gereklimidir?
Eğer cevap gönderilir ise, herbir çerçeve için ayrı ayrı mı, yoksa çerçevelerin tamamı için bir
ad. Cevap mı gönderilmelidir?
Eğer varış sistemi aynı ağ da değil ise veriyi göndereceğimiz adresi nasıl öğreneceğiz.
Eğer varış sisteminde e-posta, dosya transferi ve web sayfaları gezintisi var ise bu datanın hangi
uygulama için olduğunu nasıl anlayacak.
Protokolün işi, bu soruların cevaplarını vererek veriyi iletmektir. Topolojilere göre protokoller de
özellik gösterir. Örneğin Ethernet üzerinde çalışan TCP/IP protokolü, servisleri Token ring veya
ATM’de kullanılamayacaktır
Datayı OSI
Katmanları
Üzerinden Katman
3 'e indir
IP ve Alt Ağ
adresinden Yerel
alt ağ adresini
belirle
Veri gönderilecek
alt ağ ile kendi alt
ağ adreslerini
karşılaştır
E E E
Varsayılan
Sistem Node Gateway
Yönelndirici
adresi için ARP Yönlendirici için bir
gateway için bir
gönder ARP Gönder
ARP
Port A Port B
Yönlendirici
Node A Node B
IP Alt Ağ: [Link] IP Alt Ağ: [Link]
Mask : [Link] Mask : [Link]
19
ARP ancak yerel haberleşmede kullanılır. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi Node A, Node B’ye bir
çerçeve göndermek istediği zaman, node B’nin IP numarası farklı olduğu ve yönelendirme
tablosundada varsayılan yönlendiricinin PortA’sı olduğu için portA’nın adresini ARP paketi
göndererek bulur. Paketi Yönlendiriciye gönderir. Yönlendirici, Node B‘nin adresini(MAC)
öğrenmek için Prot B’si aracılığ ile ARP gönderir. Node B ARP sorgusuna cevap vererek adresini
Port B’ye bildirir, Böylece varış adresi öğrenilerek çerçeve gönderilir.(Şekil 1-10 ve 1-11) Bütün
sistemler ARP ile öğrendiği adresleri belli süre saklama yeteneğine sahiptir.
Bu iki kategori arasındaki fark başka bir deyişle, fiziksel topoloji ağ bakışının yolunu tanımlar ve
mantıksal topoloji de düğümler arasında veri geçiş yolunu tanımlar. Örneğin, Yıldız topolojisi
fiziksel topoloji ağıdır fakat mantıksal topolojiye göre Ortak yol veya halka içerisinde bulundurula
bilir. Fiziksel ve mantıksal topolojileri çeşitli biçimlerle ele alabiliriz. Jeton-halka topoloji ve
etherneti anlamak için çok rastlanan ve çok önemli olan topolojiler Ortak yol, Halka, Yıldız ve
Mesh topolojileridir.
Bunlardan Yıldız, Ortak yol ve Halka en çok kullanılanlardır. Yukarıdaki topolojiler çoğunlukla
YAŞ üzerinde kullanılır. Bunun haricinde GAŞ üzerinde kullanılan Ağaç ve Örgü topolojileri de
tanımlanır.
Ortak yol topoloji, omurga yapı olarak da adlandırılır. Ağ üzerindeki tüm bağlantılar tek bir hat
üzerindedir. Veri bu hattan geçerek istenilen bilgisayara ulaşır. Veri hat üzerinden tüm bilgisayarlara
ulaşır. Her hattın belirli bir adresi vardır. Veri her kullanıcı tarafından okunur ve kendi adresi ile
gelen veriyi alır.
Ağ bağlantısı genellikle tek bir koaksiyel kablo ile yapılır. Bu kablonun uçlarına BNC konnektörler
bağlanır. Backbone kablosunun (Ortak veri hattı) uçlarına sonlandırıcı takılır.
20
Ortak Yol Topolojisinin Avantajları: Ortak Yol topolojisinin Dezavantajları:
Hub veya benzeri merkezi ağ cihazları Standardları 30 bağlantıdan fazlasına izin
gerektirmez vermiyor.
Basit network genişlemesi sağlar. Ağın toplam uzunluğu 185 mt.’yi geçemez.
Guvenilir kablo kullanır (koaksiel kablo). Herhangi bir bağlantısının kesilmesi tüm ağı
etkiler.
Arıza tesbiti zor.
Halka(Ring) topolojisi:
Halka topolojileri, sistemler dairesel telle birbirlerine bağlanılırlar. Her Sistem komşu iki sistemle
bağlantılıdır. Veri bir yönden iletilir diğer yönden alınır. Her bir sistem, halkada sonraki sisteme
veriyi sinyalini düzenleyerek gönderir. Yani veri sinyalinde seviye düşmeleri gözlenmez. Çünkü
sinyal, her bir sistemde yeniden üretilir, sinyal bozulması, düşüktür. Tüm sistemde sinyal alıcı ve
verici servisler ile iletilir.
Halka topolojileri, jeton-geçiş modeline uygundur. Yolun kim tarafından kullanılacağı yol üzerinde
dolaşan jeton tarafından belirlenir. Jetonu alan sistem veri iletimini yapar. İşlemi bittiğinde jetonu
yola bırakır. Diğerleri jetonun boşalmasını bekler. Yol üzerinde iletim tek veya iki yönlü olabilir.
T: Transmit (ilet)
R: Receive (al )
Ring topolojinin avantajı veri sinyallerinde zayıflama görülmez. Yeni bir makine eklendiği zaman
sistem iletişimi geçici olarak durdurulması da dezavantajıdır.
Yıldız(Star)Topolojisi :
Adından anlaşılabileceği gibi yıldız mimarisindedir. Yani yıldızın merkezinde bir hub veya switch,
bunlara bağlı olan tüm noktaları birbirine bağlar (UTP kablo ile). Kablonun bir ucu network adaptör
kartına bağlı iken, diğeri hub veya switch’e takılır. Yıldız göbekleri, ağaç veya hiyerarşik ağ
topolojilerine biçim verilerek birbirine bağlanılabilirler. Makineler arası sinyaller bu merkezi ünite
üzerinden güçlendirilerek gönderilir.
Dezavantajları
21
İki Hub arasındaki bağlantıyı sağlayan kablonun uzunluğu 100m yi geçemez.
Merkezi ünitenin bozulması durumunda bütün birimler çalışamaz hale gelir.
Ağ Gözü(Mesh) topolojisi:
Pratikte pek kullanılmayan bir topoloji türüdür. Ağ üzerindeki her cihaza point to point bir bağlantı
kurulur. Her makineye sinyal göndermek zorunda olduklarından fazla bant genişliği kullanırlar.
Küçük sistemler için ideal olan topoloji cihaz sayısı arttığı kadar da kurulumu zorlaşır. Network’ün
çökme ihtimali çok düşüktür. Fazla kablo kullanımı olur. Her düğüm birbirine bağlanacak olursa (n
düğüm sayısı olmak üzere) bağlantı sayısı hesabı HS = n(n-1)/2 ile bulunur.
Dairesel topoloji: Bu topoloji coğrafik alanları hücrelere bölerek point-to-point veya multi-point
olarak kablosuz iletişim kurarlar hücrelerdeki birimler merkezle ve bu merkez üzerinden de diğer
birimlerle iletişim kurarlar. Bu yapıda koblolu yapılarda olduğu gibi sabitlik söz konusu değildir. Bu
nedenle üniteler hücreler arası ilerleyerek de merkezle görüşebilir.
Ağaç ve örgü topolojileri WAN uygulamalarında kullanılır. Ağaç topolojisi seviyeli yapı olarak da
anılır. Bu topolojide veri işleme sorumluluğu farklı farklı olan sistemler sorumluluk düzeyine göre
22
ağaç yapısına bağlanırlar. Kökte sorumluluğu en yüksek olan sistem vardır. Şekil 1-4’de ağaç
topolojisi gösterilmektedir.
Örgü topolojisinde çoğunlukla bir organizasyon veya geometrik bir desen gözükmez. Yeni bir
sistem genellikle kendisine en yakın olan sistem ile ağa bağlanır. İnternet ve genel amaçlı WAN
örgü topolojisi yapısındadır. Şekil 1-15’de örgü topolojisi gösterilmektedir.
İstemci/Sunucu tabanlı ağların bazı örnekleri şunlardır: Novell NetWare, Windows NT Server ve
Banyan Vines. Bazı ortak Sunucu tipleri, dosya, mail, printer, fax ve uygulama sunucularını
içerirler. İstemci/Sunucu ağda sunucu makinesi istemci makinesinin yapabildiği görevleri yapmak
için kurulmamıştır. (Novell veya Banyan sunucusu, örneğin, kişi , sunucu konsolundan spreadsheet’
çalıştıramaz. Windows NT ve UNIX makinası gibi diğer sistemler, Sistemin planlanan kullanımı
olmamasına rağmen kişiyi bu olayda aktif kılarlar.)
23
Restoranda yemek yemek İstemci/Sunucu modelinin bir benzeridir. Müşteri, istemcidir. Yemekler,
içecekler ve tatlı için istekleri konu edersiniz. Garson, sunucudur. Garsonun işi, o isteklere servis
vermekdir. İstemci/Sunucu modelde, istemci PC, bilgiyi işleyebilir ama belirli hizmetler, Sunucu
makinesine bırakılır. Sunucu makinesinin rolü sadece, İstemcinin tarafından bu servisler için yapılan
istekleri işlemekdir. Kısaca, İstemci/Sunucu tabanlı ağ, belirli görevler çalıştırır ve bir makinenin
kaynaklarını kullanır diğerleri, işlevsel rolüne uygun başka makinelerden yararlanır.
İstemci/Sunucu sisteminin örneği , Microsoft Exchange Server’dır. PC’nizin olası görevlerinin bir
kaç isme, Email mesajlarını göstermek ve oluşturmak için sorumludur. Exchange Server, sizin için
planlanılan Emaili almak ve giden Emaili teslim etmek için sorumludur. Özetle, İstemci/Sunucu
modeli ağlarda, Client’ın rolü istekleri konu almak ve Server’in rolü isteklere servis vermektir.
Eşdüzey Ağ (Peer-to-Peer Networking): Eşdüzey ağ, eşit olarak çalışan bir gurup PC’den oluşur.
Herbir PC, eş düzeyde çalışırlar. Her ne kadar hiçbir uzmanlaşmış veya atanmış Sunucu makineleri
olmasada eşler kaynakları İstemci/Sunucu tabanlı ağa tastamam benzer şekilde paylaşırlar. (dosyalar
ve yazıcılar gibi) Kısaca, herbir PC, Client veya Server gibi davranabilir. Hiç bir makine, ne Higher-
Powered (yüksek güçte) aygıt kümeleri ile ne de servis sağlayan (dosyalar depolamak gibi) PC
kümeleri ile benzer şekilde kurulmaz. Bu kurulum genellikle 10 makineden daha az olan küçük
ağlarda, iyi çalışabilirler. Geniş ağlarda, şirketler genellikle, Sunucu tabanlı ağ kullanırlar. Çünkü
ortak kaynağı kullanmak isteyen bir çok istemci isteği bir istemci PC’yi çok fazla zorlayabilir.
Eşdüzey ağlara örnek olarak Windows çalışma grupları, Windows 95-98 ve Windows NT
Workstation verilebilir.
10 çalışanlı küçük şirket, araba ekibi stratejisini geliştirelim. Dört çalışan beraber çalışır ve herbirisi,
çalışmak için araba süren diğer üç personele döner. Bu, Eşdüzey ağa örnektir. Kendisi için hizmeti
temin etmeye adamış hiç bir PC sorumlu değildir. Bunun için Eşdüzey ağa tam benzer. Hiç kimse
otomobili, taşımacılığı sağlamaya tahsis edilmemişdir.
Şirket, çalışanların sayısı 400’e büyüdüğü gibi. çalışana atanmış sürücü ile atanmış yolcu ekibi
kavramı getirilmiştir. Çalışan Sayısı arttığı için otomobil yerine otobüs alınmıştır. Bu,
İstemci/Sunucu ağ örneğidir. Öyleki. Atanmış makine, hizmet sağlamak için kullanılır. Bu örnekde,
şirket, yolcu paylaşımı hizmetini temin etmek için otobüsü atadı. Bu örneklemede görebildiğimiz,
hiçbir tek ağ, uygun bütün durumları modellemez. Küçük şirketde otomobil havuzu, kişileri
çalışmaya uygun maliyetle alır bu verimlilik için bir yoldur. Otobüs problemi, küçük şirket için
muhtemelen ekonomik olarak uygun değildir. Ancak Büyük şirketde otobüs kullanımı, uygundur.
Eşdüzey ağlar, küçük workgroups için iyi çalışabilirler. İstemci/Sunucu ağları, kullanıcı gruplarına
geniş gerekli kaynaklar sağlarlar.
1.2.8 Ağ Ortamı:
Ağ ortamı işletim sistemi ve protokoller olarak tanımlanır. Bu ortam haberleşme ve ağ servislerini
sağlar. İki tip işletim sistemi vardır.
Eş Özellikte(Peer to Peer): Her sistemin aynı hak ve özelliğe sahip olduğu yapıya denir.
24
Atanmış Sunumcu(Dedicated Server): Atanmış bir sunumcu sisteminde, hizmet birimi ağ
kaynaklarını kullanıcılara paylaştırır. Her sunumcu kendisinin yöneticisidir. Bazı çok kullanılan
işletim sistemleri aşağıda kısaca belirtilmiştir.
1.2.9 Ağ Elemanları
Bir ağ ortamında çalışarak ağ kaynaklarının paylaşımını sağlayarak, son kullanıcılara hizmet veren
değişik birimler mevcuttur. Şebekede ihtiyaca ve kullanım amacına bu birimlerden birkaçı veya
hepsi bulunabilir. Bu birimlerden bazıları aşağıda açıklanmıştır.
Ağ İşletim Sistemi: Her düğümde ağ fonksiyonlarını destekleyen bir işletim sistemi bulunmalıdır.
Bu işletim sistemi üzerinde diğer servis verecek olan sunucu yazılımlar ve birimler çalışır. Örnek
olarak, Windows NT Server, Windows 2000 Server, Novel Netware, Unix vs.
Hizmet Birimleri: Ağ üzerinde kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilecek olan hizmet birimi
aşağıdaki servislere sahip olmalıdır.
Dosya Sunucusu (File Server): Dosya saklama ve geri alma özelliklerinin yanında emniyet ve
erişim yönetimini de sağlamalıdır.
Elektronik Mektup sunucusu (e-mail server) ve gateway: Değişik e-posta servisleri arasındaki
dönüşümü sağlamalıdır.
Haberleşme Sunucusu (Communication Server) : Diğer sistemlerle bağlantı servislerini sağlar.
Veritabanı Sunucusu (Database Server) : Kullanıcı veritabanını tutar ve veritabanı ihtiyaç ve
cevaplarını sağlar.
Yedekleme ve arşiv Sunucu (Backup and Archive Server): Bu servis arşiv ve yedeklemeyi
sağlar.
Fax Sunucu (Fax Server): Ağ kullanıcıları için fax geliş gidişini sağlar.
Yazdırma Sunucusu (Print Server): Kullanıcıların yazıcı erişimlerini sağlar.
Katalog Servisleri Sunucusu (Directory Services Server): Bu hizmet Birimi kullanıcılara,
kaynak ve kullanıcı hakkında bilgiler sağlar.
İstemci Sistemler (Client Systems, Nodes or Workstations): Sunumcular ile haberleşerek,
kullanıcıya gerekli servisleri sağlarlar.
Ağ arayüzü Kartları (Network Interface Cards): Fiziksel katmana bağlantıyı sağlarlar.
OSI referans modelinde, iki bilgisayar sistemi arasında yapılacak olan iletişim problemini çözmek
için 7 katman bulunmaktadır. Her bir katman, iletişimin nasıl yapılacağını ve diğer katmanlar ile
etkileşimi açıklar. Böylelikle bir satıcının ürününün bulundurması gereken minimum standartları
belirlemiş olur. Bu 7 katmanın en altında yer alan iki katman yazılım ve donanım, üstteki beş
katman ise genelde yazılım yolu ile çözülmüştür.
OSI modeli, bir bilgisayarda çalışan uygulama programının, iletişim ortamı üzerinden başka bir
bilgisayarda çalışan diğer bir uygulama programı ile olan iletişiminin tüm adımlarını tanımlar. En
üst katmanda görüntü ya da yazı şeklinde yola çıkan bilgi, alt katmanlara indikçe makine diline
dönüşür ve sonuç olarak 1 ve 0’lardan ibaret elektrik sinyalleri halini alır. Aşağıdaki şekillerde OSI
referans modeli katmanları ve bir yerel ağ üzerindeki durumu gösterilmektedir:
OSI Modeli
7 Uygulama Katmanı(Application Layer) Uygulama katmanıdırlar, Genellikle
6 Sunum Katmanı(Presentation Layer) Yazılım ile gerçeklenirler,En üst
5 Oturum Katmanı (Session Layer) katman kullanıcıya en yakındır.
4 İletim Katmanı (Transport Layer) Veri iletim işlemlerini gerçekler.
3 Ağ Katmanı(Network Layer) Fiziksel ve Veri iletim katmanları
2 Veri Bağlantı Katmanı(Data Link Layer) yazılım veya donanım ile
1 Fiziksel Katman(Physical Layer) gerçeklenir.
OSI referans modeli bir ağ uygulaması değildir. OSI sadece her katmanın görevini tüm detayları ile
tanımlar. Bu modeli bir gemi ya da ev projesine benzetebiliriz. Nasıl ayni gemi planını alıp farklı
firmalar gemi yapabilirse OSI modeli de böyledir. Nasıl aynı gemi planından iki farklı firma gemi
ürettiğinde en azından kullanılan çiviler farklı yerlere çakılırsa, OSI modeli de gerçekleştiren
firmadan firmaya farklılık gösterebilir.
OSI modeli detaylı bir tanımlama ya da protokol olmadığından, veri iletişim protokollerini
tartışırken referans model olarak kullanılabilir. Veri iletişim protokollerinin amacı farklı birimler
üzerinden uygulama verilerinin taşınmasıdır. Tüm veri iletişim protokollerinde temel amaç budur.
Veri iletişim protokolleri farklı yöntemlerle geliştirilseler bile aynı işlevi yerine getirmektedirler.
26
Katmanlar Değişen Ünite
adları
Uygulama Protokolleri
Uygulama Uygulama UP veri ünitesi
Arayüz
Sunum Protokolleri
Sunum Sunum SP veri ünitesi
Oturum Protokolleri
Oturum Oturum OP veri ünitesi
İletim Protokolleri
İletim İletim İP veri ünitesi
Altağ İletişim Sınırları
İç Altağ Protokolleri
Ağ Ağ Ağ Ağ Paket
Kullanıcıya en yakın olan katmandır. Uygulama programlarının ağa erişimi için gerekli işlevleri
kapsar. Kullanıcının etkileşimde bulunduğu uygulama programları doğrudan bu katmanla iletişim
içindedir. Bu katman için dosya aktarımı, elektronik mektuplaşma, uzaktan dosya erişimi, ağ
yönetimi, terminal protokolleri gibi standartlar geliştirilmiştir. Spreadsheet, kelime işlemci, banka
terminali programları vs. bu katmanın parçalarıdır. (Ftp,Nfd, Mhs, Neteware Requester, Uygulama
Protokolleri ve Programlar)
27
Bu katmanda gelen paketler bilgi haline dönüştürülür. Bilginin karakter set çevrimi veya
değiştirilmesi, şifreleme vs. görevlerini bu katman üstlenir. Sıkıştırma/ Açma, şifreleme/şifre çözme,
EBCDIC-ASCII dönüşümü ve ters dönüşüm gibi işlevlerin yerine getirilmesini sağlar.
İki bilgisayar üzerindeki uygulamaların birbirini fark ettiği katmandır. Bilgisayarlar arasında gerekli
oturumun kurulması, yönetilmesi ve sonlandırılması işlevlerini yerine getirir. İletişimin mantıksal
sürekliliğinin sağlanması için iletişimin kopması durumunda bir sekronizasyon noktasından
başlayarak iletimin kaldığı yerden devam etmesini sağlar. Gönderilecek bilgi sekronizasyon
noktaları ile sınırları belirlenmiş bloklara ayrılır. Karşı ucun oturum katmanı bir bloğun tamamını
doğru olarak elde edip bir üst katmanına teslim ettikten sonra blokla ilgili işlemi tamamladığını
veriyi gönderene bildirir. Gönderen taraf ise bloğu belleğinden silebilir. İletişimin koptuğu
durumlarda bağlantı kurulduğunda son sekronizasyon noktasından başlayarak bilgi gönderilir. Birim
Segmenttir.
Bu katman verinin gerçek hareketi ile ilgilenir ve ağ üzerinden iletime hazırlar. Gelen bilginin
doğruluğunu kontrol eder. Bilginin taşınması esnasında oluşan hataları yakalar ve bunları düzeltmek
için çalışır. Bilginin son alıcıda her türlü hatadan arındırılmış olarak elde edilebilmesini sağlar. Eğer
veri çerçeveden büyük ise iletim katmanında küçük parçalara ayrılırarak sıra numarası verilir İletim
katmanının oluşturduğu bilgi bloklarına Segment denir. Bunlar son alıcıya sırası bozulmuş olarak
gelirse düzgün olarak sıralanırlar. OSI başvuru modelinin ilk üç katmanı ve 4. katmanın bir kısım
özellikleri ağ ara bağlantı cihazlarında kullanılan işlevleri yerine getirirler. Yukarıdan üç katman ise
uygulama programları düzeyinde hizmetleri sunan işlevlere sahiptirler.
28
İletim ortamı, konnektörler ve işaret darbelerinin özelliklerini açıklar. Modülasyon teknikleri,
çalışma voltajı, frekansı vs. bu katmanın temel özelliklerindendir. Veri Birimi bittir. Veri bu katman
için sıradan bit dizisi olarak algılanır. Bitlerin taşıdığı bilgi bu katmanda yorumlanmaz. Bir
tekrarlayıcı veya Hub fiziksel ortam cihazlarıdır.
Bu katmanların nasıl çalıştığını bir örnek üzerinde açıklayalım. Bir kelime işlem programı
kullanıldığını ve bu programın [Link] adındaki dosyayı uzaktaki sunucunun home kataloğundan
almak istediğini varsayalı[Link] durumda işlem adımları aşağıdaki şekilde olacaktır.
Uygulama katmanı bir istek ile [Link] dosyasının istendiğini anlar ve sunun katmanına
bunu iletir.
Sunum katmanı bu isteğin şifreli olup olmadığını ve bir veri tipi dönüşümü olup olmadığını
belirler. İhtiyacı olan bilgiyi ekleyerek paketi oturum katmanına iletir.
Oturum katmanı, dosyanın getirilmesi için hangi uygulamanın ve uzak sistemin hangi
servisinin kullanılacağına karar verir. Uzak sistemin servis bilgisini ekleyerek paketi iletim
katmanına gönderir.
İletim katmanı uzak sistem ile garantili bir bağlantının olmasını ve eğer birden fazla çerçeve
gerekli ise paketi çerçevelere ayırma işlemine hazırlar. Çerçevelere sıra numarasını ekleyip ağ
katmanına iletir.
Ağ katmanı aldığı çerçeveye kendi ve diğer sistem adreslerini ekler ve veri ulaştırma
katmanına iletir.
Veri bağlantı katmanı, blokları bağımsız çerçevelere ayırır. Ethernet paketlerinin başlık
kısımlarına MAC adreslerini yerleştirir. Çerçevenin sonuna denetim dizisini koyar. Topolojinin
yapısına göre bu düzenlemeyi yapar.
Fiziksel katman veriyi kaynaktan hedef sisteme sayısal darbeler halinde iletir.
Uzak sistemdeki Veri Bağlantı Katmanı iletilen çerçeveyi okur. Varış adresinin kendisi olup
olmadığına bakar. Eğer kendisi ise CRC denetimini yaparak uygun ise Network katmanına
transfer eder.
Network katmanı çerçeveyi analiz ederek varış adresinin kendisi olduğunu anlar. Bu
analizden sonra bu seviyedeki bilgiyi ayırır ve kalanı iletim katmanına gönderir.
İletim Katmanı, kaynak sistem tarafından kaydedilen bilgiyi analiz ederek, bir sıra numarası
bulursa veriyi kuyruğa atarak, bütün bilginin tamamlanmasını bekler. Eğer alınamayan veri var
ise sıra numarasını kullanarak kaynak sistemin yeniden göndermesini sağlar. Daha sonra veriyi
oturum katmanına iletir.
Oturum katmanı alınan veriyi alır ve geçerli bir bağlantıdan geldiğini kontrol eder. Daha
sonra sunum katmanına iletir.
Sunum katmanı alınan verideki dönüşüm ve çözümleme işlemini yaparak, sunum katmanı
bilgisini ayırır ve uygulama katmanına iletir.
Uygulama katmanı sistemde çalışan doğru sürecin işlem yapmasını garanti eder. Bu bir
dosya isteği olduğu için dosya erişiminde sorumlu olan sürece görevi devreder.
29
[Link] Bilgi Formatları:
Bağlı ağlar arasında ilerilen veri ve kontrol bilgisi değişik formatta olabilir. Bu bilgi formatlarını
belirtmekte kullanılan terimler bağlantılı ağ endüstrisinde uyumlu değildir, ancak birbirine
dönüştürülebilir. Ortak bilgi formatları, Çerçeve(frame), Paket(Packets), datagram, segment,
mesajlar(Messages), hücre(Cells) ve veri birimleri(data units) dir.
Çerçeve(Frame) : Veri bağlantı katmanının varlığını simgeleyen kaynak ve varıştan oluşan bilgidir.
Bir çerçeve, veri bağlantı katmanı başlığı(header ve muhtemelen bir son bilgisi) ve üst katman
verisinden oluşur. Başlık ve son bilgisi, veri bağlantı katmanının belirten kontrol bilgisini, üst
katman bilgisi ise, veri bağlantı katmanı, başlık ve son bilgisi içinde saklanır.
Çerçeve
Veri bağlantı katmanı Başlığı Üst katman verisi Veri bağlantı katmanı son bilgisi
Paket(Packet): Bir paket ağ katmanını belirten, kaynak ve varış bilgisini içerir. Bir paket, ağ
katmanı başlığı(header ve muhtemelen bir son bilgisi) ve üst katman verisinden oluşur. Başlık ve
son bilgisi, ağ katmanının belirten kontrol bilgisini, üst katman bilgisi ise, ağ katmanı, başlık ve son
bilgisi içinde saklanır.
Paket
Segment: İletim katmanındaki başlangıç ve varış oluşum bilgilerini içeren birim veridir.
Hücre(Cell): Bağlantı katmanındaki, kaynak ve varış oluşumlarını içeren sabit uzunluktaki birim
veridir. Hücreler, çoğunlukla, ATM ve SMDS(Anahtarlamalı multimegabit Veri servisi) gibi
anahtarlamalı ağlarda kullanılır. Bir hücre Başlık ve (veri) payload bilgisinden oluşur. Örneğin
ATM’de Başlık 5 byte, data ise 48 bayt olmak üzere toplam hücre uzunluğu 53 byte’tan oluşur.
Hücre
Hücre Başlığı Veri
30
Veri birimi, değişik bilgi birimlerini gösteren genel bir terimdir. Bazı ortak veri birimleri servis veri
birimleri, protocol veri birimleri vs.
Birbirine bağlı olan ağlardaki adresler, ya cihazları ayrı ayrı veya grubun üyesi olarak tanımlar.
Adresleme yapısı kullanılan protokol ailesine ve OSI katmanlarına göre değişebilir. Üç tip
adresleme sık olarak kullanılır. Veri bağlantı katmanı adresleri, Ortam erişim Kontrol
Adresleri(MAC, Media Access Control) ve Ağ katmanı adresleri.
Ağ
A A
Ağ
1 Arayüz 4 Arayüz
1 Veri bağlantı Ağ 4 Veri bağlantı
Katmanı Adresi Katmanı Adresi
Bir ağ katmanı adresi OSI katmanlarının ağ katmanındaki bir oluşumu belirtir. Ağ adresleri
genellikle hiyerarşik yapıdadır ve sanal veya lojik adresler olarak adlandırılır. Ağ ve cihazın
31
adresleri arasındaki bağıntı mantıksaldır ve tek değildir. Tipik olarak ya fiziksel ağ özelliklerine
veya gruplamaya bağlıdır. Son kullanıcı sistemi desteklediği ağ katmanı protokolüne bağlı olarak bir
ağ adresi gerektirir. Yönlendirici ve diğer bağlantı cihazları herbir fiziksel bağlantı arayüzü için bir
ağ katmanı adresi gerektirir.
Adresler hiyerarşik ve yatay yapıda olabilirler. Hiyerarşik yapı değişik alt gruplara bölünebileceği
için daha avantajlıdır. TCP/IP protokolündeki IP numaraları hiyerarşik yapıdadır.
Adres Atanması: Birimlere atanacak olan adresler ya statik ya da dinamik olarak atanırlar. Statik
adresler bir ağ yöneticisi tarafından verilir ve gerekmedikçe değiştirilmez. Dinamik adresler ise bir
sunumcu tarafından otomatik olarak verilir.
Adreslere karşılık Adlandırma: Ağ katmanı adreslerinin yerine daha kolay anlaşılabilen alan
adresleri kullanılabilir. Bu durumda alan adreslerini ağ katmanı adreslerine dönüştürmek için Alan
adı sunumcuları kullanılır.
TCP/IP protokol grubu, OSI referans modeli hazırlanmadan önce oluşturulmuştur. TCP/IP protokol
grubu DoD (U.S. Department of Defence) modelini referans alır. Bu model OSI modelinden farklı
bir yapıdadır. TCP/IP referans modeli 4 ayrı katmandan oluşur. Bunlar uygulama, aktarım, internet
katmanı ve ağ arayüz katmanıdır.
7 UYGULAMA UYGULAMA
6 SUNUM
5 OTURUM
4 AKTARIM AKTARIM
3 AĞ INTERNET
2
VERİ-BAĞLANTI AĞ ARAYÜZ
1
FİZİKSEL
TCP/IP katmanlardan oluşan bir protokoller kümesidir. Her katman değişik görevlere sahip olup
altındaki ve üstündeki katmanlar ile gerekli bilgi alışverişini sağlamakla yükümlüdür. Şekil 1-23’de
bu katmanlar bir blok şema halinde gösterilmektedir.
32
Şekil 1-23: TCP/IP katmanları
Ağ arayüz katmanı:
TCP/IP modelinin en alt katmanıdır. Fiziksel iletişim ortamı üzerinden frameleri hedefe gönderen
katmandır. LAN ortamına hangi kurallar dâhilinde erişileceğini belirler. OSI modelinde fiziksel ve
veri bağı katmanının her ikisine birden karşılık gelir. Bütün fiziksel ve veri bağı katmanlarını
destekler.
Internet katmanı:
TCP/IP nin ikinci katmanıdır. OSI modelinde ağ katmanına karşılık gelir. Ağlar arasında veri
transferini sağlayan protokoller bu katmanda yer alır. Yol belirleme algoritmaları bu katmanda
kullanılır. Host’dan host’a haberleşmenin sağlanmasından sorumludur. IP, ARP, RARP ve ICMP
protokolleri bu katmandadır.
Uygulama katmanı:
En üst katmanıdır. TELNET, FTP SMTP, VE SNMP GİBİ TCP/IP protokolleri bu katmanda çalışır.
OSI referans modelindeki uygulama, sunum ve oturum katmanlarının bütününe karşılık gelir. FTP:
File Transfer Protokol; Bir hostan diğerine kolay dosya transferi yapmak için kullanılır. TELNET:
uzak terminal erişim protokolüdür. SMTP Simple Mail Transfer Protocol; Elektronik posta hizmeti
sunar. DNS Domain Name System; internet üzerinde hostların isimlerini ve bunlara karşılık gelen IP
adreslerini veri tabanı halinde tutmayı sağlayan protokoldür. SNMP: Simple Network Management
Protokol; TCP/IP hostlarını standart bir takım ağ yönetim fonksiyonlarını kullanarak yönetme
işleminde kullanılır.
33
1.3.3 OSI ve TCP/IP Referans Modellerinin Karşılaştırılması
İki protokolde iletişimi katmanlarla tanımlamaktadır. Katmanlar görevleri kullanım görevlerine göre
tanımlanmıştır. OSI modelindeki 7 katmana karşılık TCP/IP modelinde 4 katman belirlenmiştir. OSI
modeli daha çok iletişimde standartı belirtmekle TCP/IP ise daha çok uygulamaya yönelmektedir.
TCP/IP ve ilgili protokollerin kullanımı hızla artmaktadır. Buda TCP/IP’nin OSI modeline göre
daha uygulanabilir bir model olduğunu göstermektedir. TCP/IP nin daha uygulanabilir olasının şu
nedenlerle söyleyebiliriz.
OSI modeli üç merkezde açıklana bilir. Servisler, Arayüzler, Protokoller. Her katman bazı servisler
içerir. Bu servisler katmana nasıl erişileceğini ve katmanın nasıl çalışacağını tanımlar. Katmanların
arayüzleri ise erişim işlemini nasıl çalışacağını belirler. Bu bazı parametreler ile sağlanır. Son
olarakta katman protokoller kullanır. Bu protokoller o katmanın görevlerini belirler.
1.4 Ağ Donanımları
Bilgisayar ağlarının sınıflandırılması konusunda genellikle iki kriter kullanılır: iletim teknolojisi ve
mesafe. İki tip iletim teknolojisi vardır.
1. Broadcast Ağlar
2. Noktadan noktaya (point-to-point) ağlar
Broadcast ağlar, ağ üzerindeki tüm makineler tarafından paylaşılan tek bir iletim kanalına sahiptir.
Herhangi bir yerden gönderilen paket denilen kısa mesajlar diğer tüm makineler tarafından alınır.
Paketin içindeki bir adres alanı paketin kime gönderildiğini belirir. Bir paket alındığında, adres
alanına bakılır. Eğer paket kendisine gönderilmişse, paketi işler; aksi halde yok sayılır.
Broadcast sistemler ayrıca, adres alanına gerekli özel kod yazıldıktan sonra, bir paketin tüm hedefler
tarafından alınabilmesini de sağlarlar. Bu şekilde bir koda sahip bir paket gönderildiği takdirde
ağdaki bütün makineler tarafından alınır ve işlenir. Bu işleme broadcasting denir.
Noktodan noktaya ağlar, ağ üzerinde makineler birbirleriyle bire bir iletişim kurarlar. Ağa atılan bir
paket özel bir noktaya iletilir. Ağların çalışma prensipi genelde yayın tarzındadır. Buna rağmen
İnternet omurgası noktadan noktaya çalışmaktadır.
İşlem mesafe İşlem yeri örnek
0,1 m Baskı devre Cihazdaki veri akışı
1m Sistem Güçlü Sistemler
10 m Oda
100 m Bina Yerel Alan Ağları
5 km Kampus
10 km Şehir Şehir Alan Ağları
100 km Ülke Geniş Alan Ağları
1000 km Kıta
10 000 km Gezegen İnternet
34
1.4.1 Yerel Alan Ağları-YAA (Local Area Networks - LAN)
Yerel alan ağları (LAN'lar) aynı çalışma ortamında birbirleriyle ilgili işlerde çalışan bir topluluk
içinde veri alış verişi ve bilgisayarların CPU, disk gibi kaynaklarının ve yazıcı, çizici gibi cihazların
paylaşması amacıyla geliştirilmiştir. LAN'Iarda temel özellik, sistemlerin aynı ortamda veya
birbirlerine yakın mesafede almasıdır. Bu nedenle sistemler arasında kullanılacak kabloların,
seçiminde büyük esneklik vardır ve kablolama alt yapısı bir kez kurulduktan sonra maliyetsiz bir
iletişim ortamı sağlar. Ethernet, Jetonlu Halka (Token Ring), Jetonlu Yol (Token Bus), 100VG-
AnyLAN, ATM ve FDDI LAN uygulanmalarında kullanılan teknolojilerdir.
LAN uygulamasında kablolama alt yapısı oldukça önemlidir; kablo türü, seçilecek teknolojiyi, ağın
yayılabileceği fiziksel genişliği ve portlar arasındaki iletişim hızını belirlemede baskın
parametrelerdir. İletişim ağı uygulamasında TJTP, STP ve koaksiyel bakır kablolar ile fiber optik
(FO) kablo türleri kullanılır. Bakır kablolar daha çok anahtar HUB gibi ağ cihazlarına, kullanıcı
(client) durumdaki bilgisayarların bağlanması için kullanılırken, fiber Optik kablolar ağ cihazları
arasındaki bağlantıda veya yüksek hız gerektiren bakır kablolar ile gidilemeyen mesafe sorunu olan
bağlantılarda tercih dilir. Kablosuz (wireless) iletişim kablo çekme kısıtlaması veya zorluğu olan
uygulamalarda bir seçenek olmaktadır. LAN uygulamasında oldukça yüksek hızlara çıkılabilir; hızı
2-5 Mbps'ten başlayıp Gbpsler mertebelerine çıkabilir.
LAN uygulamalarında yoğun olarak kullanılan birkaç teknoloji vardır. Bunlardan Ethernet
teknolojisi ucuzluğu, kurulum kolaylığı, değişik hızlarda uygulama çeşitliliği olması ve bu
teknolojiyi içeren ürünlerin çokluğu açısından yoğun olarak kullanılmaktadır. Ethernet
teknolojisinin yetersiz kaldığı YAŞ(LAN) uygulamalannda ise ATM veya FDDI teknolojileri
devreye girmektedir; çoğu zaman komple büyük bir YAŞ(LAN) içerisinde bu teknolojilerin hepsini
birarada uygulamak mümkündür, örneğin, ağın omurgası için ATM teknolojisi, bilgisayarların
doğrudan bağlandığı anahtarlarda Ethernet teknolojisi kullanılabilir ve ağ içinde bulunan sunucu
konumundaki bilgisayarlara FDDI veya ATM ile bağlanabilir.
Yerel alan ağları, daha küçük parçalanndan oluşan alt ağlara (subnetwork) ayrılabilir; uygulamanın
gerekliliğine göre veya performansın arttırılmasını sağlamak amacıyla altağlar birbirlerine köprü,
anahtar veya yönlendirici üzerinden bağlanırlar. Bir YAŞ(LAN) temel olarak yukarıdaki şekilde
görüldüğü gibi olur.
802.x Ailesi ve Protokolları
IEEE, 1980 yılı başlarında LAN standartlarını belirlemeye başlamış ve günümüzde yoğun olarak
kullanılan standartların temelini atmıştır. IEEE 802'.X ailesi bu çalışmaların sonucu olarak ortaya
çıkmış LAN teknolojileri ailesidir; bu teknoloji standardında her tanımlamaya 802.3 benzeri bir nu-
35
mara verilmiştir, örneğin 802.3 bilinen ünlü Ethernet teknolijisinin numarasıdır; Jetonlu Halka için
802.5, Fast Ethernet için 802.3u, Gigabit Ethernet için 802.3z. Jetonlu Yol için 802.4 kullanılır.
IEEE, fiziksel katmanın hemen üzerinde bulunan veri bağı katmanını Ortama Erişim Alt katmanı
(MAC - Medium Access Sublayer) ve Mantıksal Bağ Denetim Alt katmanı (LLC - Logical Link
Control Sublayer) olarak iki alt katman şeklinde tanımlamıştır. Bu 2 katman birarada OSI başvuru
modelinin 2. katmanına (Veri Bağı Katmanı) karşı düşer.
• MAC (Media Access Control)
• LLC (Logical Link Control)
Tablo 1-2. 802.x ailesi protokolları
Protokol Adı Açıklama
802.1 Ağlar ve sistem yönetimi hakkında genel tanımlamalar
802.2 LLC alt katmanım tanımlar
802.3 Ethernet – CSMA/CD yol erişim yöntemi
802.3u 100Base-T
802.3z Gigabit Ethernet
802.4 Jetonlu Yol (Token Bus) tanımlaması
802,5 Jetonlu Halka (Token Ring) tanımlaması
802.13 100VG-anyLAN
[Link]
802'ye dayalı tüm IEEE LAN'larda benzer LLC alt katmanı bulunur. Böylece üst katmanların, ağ
donanım yapısı ve türüne bakmaksızın aynı arabirimle çalışması sağlanmış olunur. MAC alt katmanı
standarttan ise birden fazladır; CSMA/CD (Carrier Sense Multiple Access with Collision Detect),
Jetonlu Halka (Token Ring) bunlardan en yaygın kullanılanlardandır. Bu iki alt katman, ağ
düğümleri arasında hatadan arındırılmış iletişimin sonlandırılması amacıyla beraber çalışır. MAC alt
katmanı aktarım ortamına erişimi sonlanırken, LLC alt katmanı bağlantı kurulması, bağlantı akış
kontrolü, hata düzeltme ve çerçeve sıralanması gibi işlevleri yerine getirir.
Yerel alan Ağı: Bir yerel alan ağı, nispeten küçük bir coğrafi alanı kaplayan yüksek hızlı bir veri
ağı’dır. Tipik olarak iş istasyonları, kişisel bilgisayarlar, yazıcılar, sunumcular ve diğer birimlerden
oluşur. Yerel ağ Kullanıcıların ağdaki birimleri paylaşarak kullanmasını temin eder.
Yerel alan ağı protokolleri OSI referans modelinin en alt iki katmanında fonksiyonlarını yerine
getirirler. Şekil 1-25’de popüler yerel alan ağı protokollerinin OSI modeli ile bağıntısı gösterilmiştir.
Carrier Sense Multiple Access Collision Detect(CSMA/CD) protokolünde, veri göndermek isteyen
birim önce hattın boş olup olmadığını dinler. Eğer iletim hattı başka bir istesyon tarafından
kullanılmıyor ise, veri göndermeye başlar. Gönderme bitttikten sonra bir çarpışma olup olmadığını
anlamak için hattı tekrar dinler. Eğer aynı anda birden fazla istasyon bilgi gönderme kisterse
çarpışma meydana gelir. Eğer bir çarpışma olur ise her birim rastgele bir süre bekleyip tekrar veri
göndermeyi dener. İletişim ortamını ne kadar çok istasyon paylaşır ise çarpışma ihtimali o kadar
artar.
Ağ küçük çarpışma alanlarına ayrılırsa çapışmalar azalacağı için performans artar. Normalde
CSMA/CD protokolünü kullanan ağlar aynı anada gönderme alma yapamayacakları için half duplex
çalışırlar. Ancak Anahtar kullanılmasıyla full duplex iletişim mümkün olabilmektedir. Bu olay
telefon konuşmasına benzer. Aynı anda hem dinler hem konuşabilirsiniz. Örneğin 100 Mbps’lik bir
şebeke 200 Mbps iletim kapasitesine sahiptir. Ancak aynı yönde sadece 100 Mbps hızında bilgi
iletilir.
Token Ring ve FDDI ‘daki gibi Token Passing protokolünü kullanan ağlarda, cihazdan cihaza
transfer edilen ve Jeton(Token) denilen özel bir ağ paketi dolaşır. Veri göndermek isteyen bir
istasyon öncelikle bu paketi alıncaya kadar bekler. Veri gönderildiği sürede Token’daki bir bit
değiştirilerek iletilir. Bunu alan diğer isteasyonlar veri göndermezler. Veri gönderme bitirildiği
zaman jeton, diğer elemenların kullanabilmesi amacıyla serbest bırakılır. Jeton Geçişli (Token
Passing) ağların ana avantajı, her istasyonun ağı eşit olarak kullanabilmesidir. Ancak Büyük ağlarda
token elde etmwk için çok beklemek gerekebilir.
Bir yerel ağ şebekeişnde unicast, multicast ve broadcast olmak üzere üç türlü iletim yöntemi vardır.
Unicast iletimde tek bir paket bir istasyondan diğer istasyona iletilir. Pakette kaynak ve varış
adresleri biulunur. Buna göre ilgili ağa gelen paket varış istasyonuna iletilir.
Multicast iletim yönteminde ise, bir veri paketi ağadaki özel bir altküme düğümlere iletilir.
Multicast adresini kullanan paket ağa geldiğinde, kopyaları ağdaki özel düğümlere iletilir.
Broadcast iletim yönteminde ise, bir veri paketi ağadaki bütün düğümlere iletilir. Broadcast
adresini kullanan paket ağa geldiğinde, kopyaları bütün düğümlere iletilir.
Yerel alan ağ toplojileri ağ cihazlarının bağlantı ve organizasyonlarının şeklini belirler. Düz fiziksel
kanal(Bus), Halka(Ring), Yıldız(Star) ve ağaç(Tree) olmak üzere dört temel topoloji mevcuttur
37
İletim ortamı bütün istayonlar tarafından paylaşılır. İletilen verilere diğer istasyonlar tarafından
erişilebilir. Ethernet/IEE802.3 ağı bu toplojiye örnektir.(Şekil 1-26)
Halka(ring) topolojisinde bürün istasyonlar birbirine çift yönlü halka olacak şekilde bağlanırlar
R in g
Yıldız(Star) topolojisinde uç birimler ortak bir cihaz(Hub/Anahtar) ile birbirlerine bağlanırlar. Ağaç
yapısı yıldız topolojisinin bir türevi gibi düşünülebilir. İki topoloji birbirine benzerdir. Diğer
toplojiler çoğu zaman fiziksek olarak yıldız topolojisi şeklinde gerçeklenir.(Şekil 1-28)
Hub
38
Tekrarlayıcı(Repeater) Ağdaki işaretleri kuvvetlendirerek ağ segmentlerinin genişletilmesini
sağlar. Filtreleme ve trafik düzenleme yetenekleri yoktur.
Hub, ağdaki birimleri birbirine bağlayarak yıldız topolojisinde bir ağ oluşturur. Elektriksel
bağlantılar hub içinde gerçeklenir. Bazı hususlardan hublar çok portlu tekrarlayıcı gibi çalışır.
YAŞ Genişletici(LAN extender): birçok katmanlı anahtar gibi çalışarak yerel alan ağı’nı ana
yönlendiriciye bağlar. Yerel alan ağ trafiğini iletir. Herhangi bit segmentleme yapmaz.
Köprüler: İki ağ segmentini birbirine bağlarlar. Ağda segmentleme yapabilirler. Trafik düzenleme
yetenekleri vardır. Ancak Broadcastları iletirler.
MAN'lar, LAN'ların şehir çapındaki büyük türleridir ve LAN'larla benzer teknolojileri kullanırlar.
Bir MAN veri ve ses haberleşmesi sağlayabileceği gibi yerel kablolu TV ağına da bağlantılı olabilir.
MAN'larda anahtarlama elemanları bulunmaz; bağlantı bir ya da iki kablo ile sağlanır ve yayın türü
iletim yapılır. Baş taraf (head end) olarak adlandırılan aygıt, iletişimde kullanılan 53 oktet'lik
çerçeveleri (burada hücre adı verilir) art arda üretir. Üretilen hücreler veriyolu boyunca yol alır ve
ağa bağlı bilgisayarlar tarafından kullanılmazlarsa veriyolunun diğer ucundaki sonlandırma direnci
(TR) tarafından yutulurlar.
MAN'ları diğer ağlardan ayıran en önemli özellik MAN'lar için uygulanan DQDB (Distributed
Queue Dual Bus) yöntemidir. IEEE 802.6 standartlarında açıklanan bu yöntemde, ağdaki tüm
makinelerin bağlı olduğu her biri tek yönlü iki veriyolu bulunur. Şekilde gösterilen bu bağlantı
türünde, bir makine sağ tarafındaki bir makineye veri göndermek için üst veriyolunu, sol tarafındaki
bir makineye veri göndermek için alt veriyolunu kullanır. Bu yöntem diğer ağlara göre tasarım
kolaylığı sağlar.
39
1.4.3 Bağlantısız ve Bağlantı kaynaklı Haberleşmeler
A noktasından B noktasına veri iletirken, sistemlerin aynı mantıksal ağ da olmasına bakılmaz.
Ancak veri iletilirken iletrim katmanında iletim ile ilgili kurallar uygulanır. Bu kapsamda iki türlü ağ
iletişim kuralı vardır.
Bağlantı temelli İletişim.: Bağlantı temelli iletişimde, veri iletiminden önce el sıkışma denilen
kontrol bilgileri iletilir. İletim katmanı bu el sıkışma bilgilerinden varış sisteminin bilgi almaya hazır
olduğunu anlar. Bağlantı esaslı değişim aynı zamanda verinin orijinal sırasında gönderilip alındığını
sağlar. Bu işlem IP’de iletim katmanında bir bayrak ile gösterilir. IPX’de bağlantı kontrol alanı ile
gösterilir.
Bağlantı temelli haberleşmede Bağlantı sağlama, veri iletimi ve bağlantı sonlandırma olmak üzere
üç fazlıdır. TCP protokolünde haberleşme bağlantı esaslıdır. Ancak biraz bulanık olan bu yapıyı
daha iyi açıklayabilmek için aşağıdaki örnek uygundur.
Bir arkadaşınızı cumartesi akşamında ağ sallanma partisine davet edecek ve dizüstü bilgisayarı ile
gelmesini isteyeceksiniz.
Arkadaşınızın telefon numarasını çevirin(SYN=1,ACK=0)
Arkadaşınız telefona cevap verir ve “Merhaba” der(SYN=1,ACK=1)
Merhaba Ahmet, ban Mehmet diyerek cevap verirsiniz(SYN=0, ACK=1)
Daha sonra parti ile ilgili bilgileri Mehmet’e aktarırsınız. Konuşma bittikten sonra, vedalaşıp
bağlantıyı sonlandırırsınız.
Bağlantı esaslı iletişimin amacı, güvenli haberleşme sağlamaktır.
Bu yöntemlerden hangisi daha iyidir? Sorusunun tam bir cevabı bulunmamaktadır. Bunu uygulama
katmanı belirler. Eğer Telnet TCP isterse bunu UDP yapamazsınız.
Güvelik önlemleri bağlantı tabanlı servisler ister. Örneğin Güvenlik duvarları bağlantı tabanlı
servislerdir. Bağlantının özelliğine göre onu kabul veya red eder.
Örneğin içerdeki kullanıcılar Internet’e çıkacak, fakat dışarıdan içeriye ulaşılamayacak şeklinde bir
politika belirlenirse bu nasıl gerçekleştirilecektir.
40
Bu işlem TCP protokolündeki bayrak ile yapılabilir. TCP protokolünde herhangi bir harici
kullanıcının içeriye bağlantı yapması önlenir. TCP’deki SYN bayrağı 1 yapılıp diğer bütün
bayraklar 0 olarak el sıkışma sırasında ayarlanır. Bu sırada bağlantı önlenirse, kullanıcının içeriden
veri alıp göndermesi de önlenmiş olur.
WAN teknolojileri komple bir ağın önemli bir parçasını oluşturur. Bilindiği gibi komple bir ağ,
LAN'lardan, uzak kullanıcılardan ve bunların birbirleriyle haberleşmeleri veya merkez noktaya
erişebilmeleri için WAN bağlantıları içerir. WAN teknolojisi denildiğinde akla hemen çevirmeli
(dial-up) modem, kiralık hat, X.25, FR, ISDN, xDSL gelir; ancak ATM, B-ISDN ve SMDS gibi
teknolojilerde WAN uygulamalannda boy göstermektedir. Her teknolojinin kendisine has,
uygulamada seçim olabilecek özellikleri vardır veya komple bir ağda bu teknolojilerin bir çoğu
kullanılabilir. Çünkü büyükçe bir ağda gereksinimler çok değişik olacaktır ve bunları tek bir
teknoloji ile sağlamak her zaman verimli olamayacaktır.
Yakın zamana kadar GAŞ bağlantısı denildiğinde göreceli olarak düşük hız, fazla gecikme ve
hatanın bol olduğu iletim akla gelirdi. Ancak günümüzde, hem teknolojik yenilikler hem de iletim
ortamı olarak fiber optik kablonun uygulamada kendine geniş bir yer bulması nedeniyle GAŞ
bağlantılarında önemli değişiklikler olmuştur; hız arttığı gibi hizmet kalitesi (Quality of Service) de
oldukça şekillenmiştir.
Farklı türde hizmet gerektiren gereksinimleri sorunsuz kaldırabilecek birçok WAN teknolojisi
vardır. WAN uygulamasında, iki nokta arasındaki iletim yolu, çoğunlukla 3. firmaların sunduğu
hizmetlerdir; bağlantı yapılması için bu iletim yolunun kiralanması veya abonelik yoluyla
kullanılması gerekir. Dolayısıyla 3. firmalardan alınan hizmetin en verimli şekilde değerlendirilmesi
gereklidir. WAN teknolojierinde anahtar sözcük band genişliğinin etkin ve verimli bir şekilde
kullanılması, beklenen hizmet kalitesini garanti altında tutması ve maliyetin çok fazla olmaması
olarak verilebilir; en önemli diğer bir anahtar sözcük de WAN cihazlarım birbirine bağlamak için
kullanılacak arayüz (Interface) standartlarıdır. RS-232, V.35, El, HSSI ve buna benzer bir çok
standart WAN terminolojisinde bolca geçer.
Bir geniş alan ağı, nispeten daha geniş coğrafi alana (5 km’den daha büyük çaplı) yayılmış olan
birimlerin sıkça diğerbir iletişim servis sağlayıcının (Telefon Şirketi) altyapısını kullan bir veri
şebekesidir. GAŞ teknolojileri genellikle OSI referans modelinin en alt üç katmanını (Fiziksel, Veri
bağlantı ve Ağ) kullanırlar. Şekil 1-30’de GAŞ teknolojileri ile OSI Modeli arasındaki bağıntıyı
gösterir.
X.25PLP
Ağ Katmanı
Veri Bağlantı
Frame Relay
Katmanı
HDLC
LAPB
SDLC
PPP
SMDS
MAC
AltKatmanı
41
EIA/TIA-232
EIA/TIA-449
X.21bis
Fiziksel Katman V.24 V.35
HSSI G.703
EIA-530
Bağlantıya göre sınıflamada tüm WAN teknolojileri noktadan noktaya (point-to-point) ve Çoklu
Bağlantı teknolojisi olarak ikiye ayrılır. Noktadan noktaya bağlantı için kiralık hat, Çoklu Bağlantı
teknolojisi için X.25, ISDN ve FR verilebilecek en iyi örneklerdir.
Adından da anlaşılacağı gibi noktadan noktaya bağlantı iki düğüm arasında özel bir hattın (yolun)
olmasını belirtir. Bu hattı, eğer iki düğüm birbirine yakınsa özel olarak kendimiz çekebiliriz, ancak
çok uzak iseler TT benzeri bir servis sağlayıcıdan da kirayabiliriz. Şekil 1-28'de noktadan noktaya
WAN bağlantısı için örnek verilmiştir. Noktadan Noktaya Bağlantılar:
İki nokta arasındaki bağlantı, müşteriden bir taşıyıcı ağ üzerinden önceden tanımlanmış bir iletişim
sağlar. Kiralık hat adı da verilir. Maliyeti fazladır. Şekil 1-23
GAÞ
42
Noktadan noktaya bağlantı sabit miktarda band genişliği sağlar; hat bir telco'dan kiralanmış ise,
ücretlendirme, sağlanan band genişliğine ve iki nokta arasındaki mesafeye göre yapılır. Noktadan
noktaya bağlantının bir olumsuz yanı örgü topolojisi kullanılan ağlarda maliyetin çok fazla
olmasıdır. Çünkü her iki düğüm arasında bir hat (veya yol) gerekir.
Bu teknolojide düğümler noktadan noktaya bağlantıda olduğu gibi birbirlerine doğrudan bağlan-
mazlar. Onun yerine sanal olarak oluşturulmuş bir ağa bağlanılır; ağ içindeki herhangi bir düğüm,
diğer herhangi bir düğüme iletişim gerektiği anda bağlanır ve iletişim sonlandığında bağlantı
koparılır. Böylece tek bir hat ile ağ içindeki bütün düğümlere erişme şansı doğar.
Çoklu-Bağlantı teknolojisine verilebilecek örnekler FR, ISDN. X,25, SMDS olarak sıralanabilir.
X.25 ağına X.25 arayüzüne. ISDN ağına ISDN arayüzüne. FR ağına FR arayüzüne sahip ağ
cihazları aracılığıyla bağlanılır. Herbiri farklı teknolojiye sahip ağlar arasına geçityolu koyularak
iletişim sağlanabilir.
Anahtarlama yöntemine dayanan ağ teknolojileri, aslında Çoklu Bağlantı teknolojisini tarif eder ve
bu teknolojinin sahip olduğu özellikleri içerir; Çoklu Bağlantı teknolojilerinin ayrıntısını tanımlıyor
denilebilir. WAN teknolojileri anahtarlama yöntemine göre devre (circuit). Paket (packet) ve hücre
(cell) anahtarlama olarak üç farklı şekilde sınıflanır. Herbirinin kendine has özellikleri ve en uygun
çözüm oldukları uygulamalar vardır, örneğin paket anahtarlama LAN'ların birbirine bağlanması ve
genel bir ağ oluşturulması için iyi bir çözüm olurken, devre anahtarlama daha çok zamana duyarlı
gerçek zaman (realtime) uygulamaları için iyi bir çözüm olmaktadır.
Uzaktan karşılıklı konuşma amaçlı tasarlanmış olan telefon şebekesinin modem üzerinden veri
aktarımı için kullanılması ve internet'in protokolü olan TCP/IP paketlerin internet gibi global bir
ağda uçtan uca taşınması anahtarlamalı ağ uygulamalarının tipik örnekleridir.
43
Devre anahtarlama, iletişimde bulunacak iki uç düğüm arasında aktarım işlemine geçmeden önce,
uçtan uca bir yol belirlenmesi ve daha sonra aktarımın o yol üzerinden yapılması kuralına dayanır.
Günlük yaşamda kullanılan telefon şebekesi devre anahtarlama için verilebilecek en güzel örnektir;
konuşmaya başlamadan önce karşı tarafın telefon numarası çevrilmeli ve önce bağlantı kurulmalıdır.
Bağlantı kurulamaz ise aktarım da yapılamaz. Devre anahtarlamalı ağlarda, İki düğüm arasında
bağlantı kurulurken ağ içindeki birden çok anahtar cihaz üzerinden geçilir ve iki düğüm arasında
birden çok yol varsa o an için performans (veya yapılan konfigürasyon) açısından en uygun olan
seçilir. Şekil 1-25'da iki düğüm arasında fiziksel bağlantının nasıl kurulduğu görülmektedir.
Devre anahtarlamalı bağlantı, ağ uygulamalarında oldukça fazla kullanılır ve birçok uygulama için
kaçınılmazdır denilebilir. En önemli yanı, var olan bir hat ile ağ içinde istenilen bir yere bağlantı
yapılması ve aktarım işi bitince bağlantının koparılarak başka yerlere bağlantı yapılabilmesidir.
Buna ek olarak birçok uygulama, aktarım kriteri olarak devre anahtarlamah iletişimin sunduğu
özelliklere gereksinim duyar; örneğin zamana duyarlı gerçek zaman uygulamaları garantili aktarım
ortamı isterler ve aktarım gecikmesinin hesaplanabilir olmasını beklerler. İki uç düğüm arasında
birkez bağlantı kurulduktan sonra, o bağlantı kurulmasını isteyen uygulamaya ait veri paketleri aynı
yol üzerinden sırası bozulmadan alıcısına gider.
Devre anahtarlamalı ağların bir özelliği de, aktarım işleminde bulunacak düğümler arasında önceden
bağlantı kurulduğu için, aktarım anında, veri paketlerinin içine alıcı ve gönderen adresleri
koyulmasına gerek kalmaz. Böylece, genelde uzun olan adreslerin her veri paketiyle taşınmaması,
hattın gerçek band genişliği, boş yere harcanma nedeniyle, hattın sunduğu band genişliği gerçek
verinin aktaniması için ve işaretleşme için kullanılmış olur.
Devre anahtarlamah yöntemin uygun olmadığı uygulamalar, aktarım süresinin bağlantı süresinden
kısa olduğu ve trafik yoğunluğu ani değişen uygulamalardır. Örneğin LAN'ların birbirine devre
anahtarlamah bağlanması durumunda, LAN'lar üzerinde koşan uygulama programları
kullanıcı/sunucu mimarisine dayanıyorsa ikinci durum oluşur. Kullanıcı sunucudan bir istekte
bulunurken, genelde kısa veri paketleri gönderir ve bu ağı pek fazla yüklemez; ancak sunucu
kendisine gelen isteği yanıtlarken, genelde, yoğun trafik yaratır. Üstelik sunucu yanıtı verene kadar
bağlantının iletişim kapasitesi boş kalabilir. Bu durum hattın sağladığı band genişliğinin atıl
kalmasına neden olur.
Devre anahtarlamalı ağda toplam iletişim süresi, bağlantının kurulması için geçen süre (bs) ve
aktarım yapılması için geçen sürenin (as) toplamından oluşur: ( is = bs + as )
44
Eğer bağlantı süresi aktarım süresinden çok uzun ise toplam süreyi daha çok bağlantı süresi belirler
veya tersi, aktarım süresi bağlantı süresinden çok fazla ise toplam süreyi aktarım süresi belirler.
Aktarım süresinin bağlantı süresinden az olduğu uygulamalar devre anahtarlamalı ağların verimsiz
kullanılmasına neden olurlar. Çünkü çoğu zaman çok çok kısa sürede aktarılacak bir aktarım için
daha uzun bir süre beklenmesi durumunda kalınabilir, örneğin kıtalar arası veya uluslararası bağlantı
yapılırken, genel olarak uydular üzerinden aktarım yapıldığı için, bağlantı süresi uzun
olabilmektedir. Birim sürede aktarılan bit miktanna (bps) göre hesaplanan toplam başarım düşük
olur.
Paket anahtarlama, ağ uygulamasında LAN olsun, WAN olsun en yoğun olarak kullanılan
anahtarlama yöntemidir. Paket anahtarlama işlemi WAN bağlantılarda paket yönlendirme (packet
routing), LAN tarafında paket aktarımı olarak anılır.
Paket anahtarlamalı ağ içinde bulunan bir bilgisayar karşı bilgisayara veri göndermek istediğinde, o
veriyi belirli uzunlukta parçalara ayırır ve her parçanın önüne alıcı ve gönderici adreslerini koyarak
(kontrol amaçlı birkaç bilgi daha koyar) ağa, bağlı olduğu ağ arayüzü üzerinden çıkarır. Paketler
alıcısına gidene kadar birçok noktadan geçer ve öyle ki, aynı verinin farklı parçalarını içeren
paketler alıcısına farklı düğümler üzerinden geçerek ulaşabilir. Bu arada, gönderen tarafından yola
daha sonra çıkarılan bir paket alıcıya kendisinden önce çıkmış paketlerden önce ulaşabilir.
Parçalanıp paketler içine koyulan veri, alıcı tarafta doğru olarak yeniden elde edilmelidir; bunun için
paketler gönderildiği sırada birleştirilmeli ve gerçek veri elde edilmelidir. Bu nedenle bir paket
kendisinden öncekiler gelmeden alıcıya ulaşırsa, cihazın ara belleğinde (buffer) tutularak kendisin-
den öncekiler gelmesi için bekletilir.
Paket anahtarlamalı yöntemde tek bir hat birden çok uygulama veya kullanıcı tarafından
kullanılabilir; aynı veriye ait olsa bile paketler birbirinden bağımsız olarak yola çıkar ve yolu boş
bulduğu zaman ilerler. Bu yapı, birçok kullanıcısı olan LAN'ların birbirine bağlanması için iyi bir
çözümdür. Hattın sunduğu kapasite her an (tabiki o an için birbaşka uygulamaya ait paket
iletilmiyorsa) herhangi bir kullanıcı veya uygulama tarafından kullanılabilir.
Paket anahtarlamalı LAN uygulamaları çok yaygındır; IP (internet), IPX (Novell NetWare) gibi
protokoller paket anahtarlamaya dayanır ve paketler aynı ağ içinde yönlendirme yapılması
gerekmeden alıcısına ulaşır; paketler WAN düğümler üzerinden geçeceği zaman yönlendirme
yapıhr. Bu amaçla yönlendirme noktalarında yönlendirici (router) olarak adlandırılan ve OSI
başvuru modelinin ilk üç katmanın işlevlerine sahip aktif ağ cihazları kullanılır.
45
Paket anahtarlama yöntemi düşük maliyetli esnek bir bağlantı sağlar ve ağa bağlı her uç bilgisayar,
ağ üzerindeki diğer uç bilgisayar ile iletişimde bulunabilir. iletişimde bulunacak sistemler, paket
anahtarlamalı ağ üzerinden karşılıklı oturum (session) kurabilirler ve ağa bağlanma hızları farklı
dahi olsa karşılıklı çalışma içinde bulunabilirler. Paketler uç sistemlerin (bilgisayarların) sahip
olduğu bağlantının band genişliği ve hızı oranında ilerler.
Hücre anahtarlama kısmen devre anahtarlama yöntemim çağrıştırır; temel farkı, aktarım için hücre
olarak adlandırılan kısa ve sabit uzunlukta veri paketlerinin kullanılmasıdır.
Bu yöntemde, iletişimden önce bilgisayarlar arasında sanal bağlantı kurulmalı ve iki düğüm arasında
sanal bir yol belirlenmelidir. Hücreler bu sanal yol üzerinden geçerek alıcısına ulaşır. Devre
anahtarlamalı ağlarda olduğu gibi aktarılacak veri veya bilgi, karşı tarafa alıcı ve gönderici adresi
içermeksizin aktarılır. Ancak, aktarılacak verinin küçük küçük parçalarını içeren hücreler içine sanal
yolun numarası yerleştirilir. Bu numara bağlantı kurulma sırasında verilir ve bağlantı koparılana
kadar kalır.
Hücre anahtarlamalı yöntemin devre anahtarlamalı yönteme göre kuvvetli bir yanı, kısa ve sabit
uzunlukta veri paketi (hücre) kullanıldığı için daha az donanım gereksinimi ile daha hızlı ve port
sayısı daha fazla olan ağ cihazlarının üretilmesidir. Paket anahtarlamalı ağ cihazlarında olduğu gibi,
bir hücrenin, sıra olarak kendisinden önceki bir hücreden çabuk gitme durumu olmadığından,
parçaların birleştirilip gerçek verinin elde edilmesi sürecinde, önce gelen paketlerin (hücrelerin) ara
belleğe alınması gerekmez. Dolayısıyla çok büyük boyutlarda ara belleğe gereksinim duyulmaz
veya büyük boyutta ara bellek varsa, başka amaçla kullanılır.
Hücre anahtarlamalı ağda sanal yol kurulması için biri statik diğeri dinamik olarak adlandırılan iki
yöntem vardır. Statik yöntemde iki uç düğüm arasında yol, konfigürasyon düzeyinde yapılır.
Dinamik yöntemde sanal yol iletişimden hemen önce kurulur ve işi bitince koparılır.
ATM, hücre anahtarlamalı ağ için tipik bir örnektir; hem LAN tarafında hem de WAN tarafında
kullanılan bir teknolojidir. ATM'de statik sanal yol kurulması PVC'nin, dinamik sanal yolda
SVC'nin karşılığıdır. Genel olarak hücre anahtarlamalı ağlarda hücre uzunluğu 24 ile 28 sekizli
uzunlukta olur. Ancak bir teknoloji için bu değer değişken değil, sabittir, örneğin ATM'de hücre
boyu 53 sekizlidir (ve sabittir); bunun 48 sekizlisi veri, 5 sekizlisi başlık bilgisidir. Başlık bilgisi
içerisinde VPI/VCI olarak adlandırılan sanal bağlantı numaraları ve birkaç kontrol bilgisi bulunur.
Hücre anahtarlamalı ağlar, ses, veri ve video bilgilerinin aynı ağ üzerinden taşınması için güçlü bir
46
mimariye sahip olurlar. Çünkü her tür uygulamanın gereksinim duyacağı trafik türünü taşımak
mümkündür.
WAN teknolojileri topolojik açıdan hiyerarşik ve örgü topolojileri olmak üzere iki sınıfa aynlır.
Hiyararşik topolojiye sahip ağda var olan kaynaklar (band genişlikleri, anahtarlama kapasiteleri vs.)
daha verimli kullanılabilir. Her hiyerarşinin gereksinimi daha net belirlenebileceği için, o
hiyerarşide kullanılacak olan cihazın özellikleri daha iyi öngörülebilir, örgü topolojisinde bir düzen
olmadığı için tıkanma olasılığı artar. Bu tür ağ cihazları, genelde daha büyük tampon belleğe sahip
olurlar. Ancak, ağa yeni bir düğüm ek-lenmesinin kolaylığı ve paket anahtarlamalı ağların yaygın
olarak kullanılmasından dolayı örgü topoloji geniş bir uygulama bulmaktadır.
Bu topolojide yönetim sorumluluğu veya kapasitesi farklı farklı olan cihazlar sorumluluk ve
işlevlerine göre sıralanarak birbirlerine bir ağaç yapısında bağlanırlar. Ağacın kökünde sorumluluğu
ve anahtarlama (veya yönlendirme) kapasitesi en yüksek olan cihaz, yapraklarda ise sorumluluğu en
düşük cihazlar bulunur. Örneğin yapraklarda, uç düğümlerin bağlantısı yapılır; yapraklardan bir
ilerisi, artık, kullanıcı uç sistemleri veya ağın hizmet verdiği noktalardır.
Hiyerarşik topolojiye sahip ağlarda kökte bulunan cihaz (merkez cihaz olarak ta anılır) sınıfına göre
işlem kapasitesi en yüksek olan ve yaprak konumunda bulunan cihazlar arasında oluşan trafiğe bir
darboğaz oluşturmayacak kapasitede olmalıdır.
Şekil 1-36’da Hiyerarşik topolojinin genel yapısı verilmiştir. Görülüğü gibi A ve B yaprak
düğümleri arasında veri aktarımı doğrudan kök düğüm üzer-inde de bir trafik yaratmaktadır.
Dolayısıyla yaprak düğümler ile bir üstünde bulunan düğümler arasındaki bağlantının (trank olarak
ta adlandırılır) band genişliği önem kazanır. Böyle durumlarda, cihazların trank bağlantı için
kullanılacak portunun kapasitesi, diğer portlann trank port üzerinden geçirmek isteyeceği trafik
47
yoğunluğunu karşılayacak ölçüde olması gerekir. Aksi durumda, trank port üzerinde tıkanma olacak
ve iletişim başanmı (performansı) düşecektir.
Hiyerarşik topolojinin olumsuz yanı merkez veya ara düğümlerden biri bozulunca düğümün iki
yanında kalan kısımlar arasında iletişimin kopmasıdır. Şekil 1-37’de istanbul ile Ankara arasındaki
bağlantının kopması durumunda Ankara ve oraya bağlı tüm alt düzeylerin trafikleri bir üst seviyeye
aktarılamaz; dolayısıyla Ankara'ya bağlı uçların diğer uçlarla bağlantısı kesilir.
Uygulamada hiyerarşik topoloji daha çok telco olarak adlandırılan şirketlerin WAN yapılarında
kullanılmaktadır, örneğin bir telco şirketi tüm ülkeye yayılmış ağını Şekil 1-28'de görüldüğü gibi
oluşturabilir: istanbul hiyerarşinin en üstü (kökü) olup hemen onun altında Ankara, Adana ve izmir
illeri bulunmaktadır. Yapraklarda (Erzurum, Konya, Gaziantep, Mersin, Aydın, Antalya... illerinde)
ise en son uç cihazlar bulunur; bu cihazlar o şehirde var olan tüm trafiği toplar ve üst düzeye aktarır.
Ara düğümler ise, bir alt ve bir üst hiyerarşiden gelen trafikleri toplayan ve yönlendiren noktadır.
Bazı uygulamalarda, başlangıçta hiyerarşik yapı kurulsada, zaman içinde yapılan eklemelerle
hiyerarşik yapı bozulabilmektedir. Örneğin, Şekil 1-37'de verilen topolojide Ankara ve izmir
arasında veya Konya ile Antalya arasında bir bağlantı yapılırsa topoloji hiyerarşik olmadan çıkar ve
örgü to-polojisi halini alır. Ancak hiyerarşik topolojiye sahip bir ağda birbirine bağlı iki düğüm
arasına yedek anlamında ikinci bağlantı yapılması hiyararşik yapıyı bozmaz. Uygulamada bu durum
oldukça karışır. Genel olarak, birbirine doğrudan bağlı olmayan iki düğüm arasında iki yol varsa
(çevrim oluşmuş ise) topoloji örgüdür; bir yol varsa topoloji hiyerarşiktir denilebilir.
48
Çoğu WAN bu yapıdadır; cihazların dağılımda ve birbirlerine bağlanmalarında Şekil 1-38'de
görüleceği gibi çoğu zaman bir organizasyon veya geometrik bir desen görülmez. Ağ içindeki
düğümlerin birbirlerine bağlanmasında herhangi bir hiyerarşik durum yoktur; aksine değişkenlik
vardır.
Örgü topolojide cihazların coğrafi dağılımı ve birbirlerine bağlantısı örgünün yapısını açıklayan tek
unsurdur. Örneğin, internet ağı örgü topolojisine sahip bir uygulamadır, internet'te farklı boyutlarda
ve kapasitelerde binlerce cihaz birbirlerine bir desen veya hiyerarşik yapı olmaksızın bağlıdır;
olumlu yanı, ağ üzerinde bir ara bağlantının kopması iletişim yapılmasını engelle-memesidir.
Örneğin, Şekil 1-38'de görülen dağılımda P hattının kopması A düğümünün iletişim yapmasını
engellemez. A düğümüne gelen paketler diğer yoldan ilerleyebilir.
GAŞ Cihazları:
Geniş alan ağı üzerinde çok değişik bağlantı cihazı bulunur. Bunlar GAŞ Anahtarları, Erişim
Sunucuları, Modemler, Kanal Servis Birimi(SCU)/ Sayısal Servis Birimi(DSU) ve ISDN terminal
adaptörleridir. Bu birimler kısaca açıklanacaktır.
GAŞ Anahtarları: Taşıyıcı ağlarda kullanılan çok portlu ağ bağlantı cihazlarıdır. Bu cihazlar tipik
olarak Frame Relay, X.25 ve SMDS trafiğini anahtarlar ve veri bağlantı katmanında çalışırlar.
Erişim Sunucu :
Modem :
Modem sayısal ve analog işaretleri yorumlayarak verinin analog hatlar üzerinden iletilmesini
sağlar.(Şekil 1-39)
Bir yönlendiriciyi T1 gibi sayısal devreye bağlamaya yarayan bir sayısal arabirimdir. Aynı bu
cihazlar arasındaki haberleşmede işaret zamanlamasını sağlar.
ISDN terminal adaptörü ISDN BRI(temel hız arabirimi) bağlantısını EIA/TIA gibi diğer cihazlara
bağlamak için kullanılır. Bir terminal adaptör esasen bir ISDN modem görevi yapar.
DSSS in anlamı; belirlenmiş menzil içinde herhangi bir zamanda kullanılmak üzere, verinin uygun
değişik frekanslarda(Geniş bir frekans bandında) küçük paketler halinde yollanılmasıdır. Bu
özelliği ile ticari dünyada kullanımı daha yaygındır.
FHSS de ise; veri, değişik frekanslarda kısa ama iri paketler şeklinde tekrarlanan bir biçimde
yollanır. Değişim saniyede yüzlerce defa yapıldığı için askeri haberleşme için [Link] ağlar,
diğerleri ile karışmayan aynı fiziksel alanlar için vardır.
Bugün, "a" dan "i" ye kadar sınıflandırılan görev grupları değişik metodlar ve 802.11 standartının
geliştirilmesi için çalışmaktadır. WLAN lar için 802.11b standardı gelmektedir(Wi-Fi). Bu standart
DSSS kullanmaktadır ve 2.4 Ghz de, 11Mbps (DSL den yüksek bir hızdır) e kadar veri hızına
çıkılmaktadır. Tabii ki bu standart sonsuza dek WLAN lar için tek standart olmayacaktır. Fakat daha
yüksek hız, güvenlik ve daha iyi kalite için tercih edilecektir. Aynı evrim kablosuz ağ dünyasından
tamamen çıkmakta olan kablolu ağ kartları için de gerçekleşmiştir. Kablosuz ağlar için, 802.11b
standardı içinde 3 adet daha standart geliştirilmiştir:
802.11a : 802.11a standardı 1999 da yayınlanmış olup, OFDM (Orthogonal Frequency Division
Multiplexing) kullanmakta ve 5 Ghz de 54 Mbps hızına çıkabilmektedir. Bu standart ile ilgili
problem 5 Ghz lik yayının duvar ve diğer objelerden geçerken daha fazla yol kaybına uğramasıdır.
50
Bu problemi gidermenin yolu, daha fazla veri hızı için daha fazla ulaşım noktası(AP - Access Point)
kullanılmasıdır.
802.11g : 802-11g standardı 2.4 Ghz de (aynı 802.11b Wi-Fi gibi) ve 22 Mbps hızında OFDM
kullanmaktadır. 802.11a ile karşılaştırıldığında daha az yol kaybı ve daha ucuz olması gösterilebilir.
802.11e - Eğer servis kalitesine bakıyorsanız (QoS - Quality of Service) doğru standarttır. 802.11e,
bugünkü 802.11 standardını geliştirmek ve servis kalitesi arayan uygulamalara desteğini
genişletmek üzere çalışmaktadır.
Kablosuz ağlar hem ev hemde iş alanları için uygundur. Her ikiside çoklu ortam (Multimedia)
desteği istemektedir (özellikle evlerde). 802.11e buna çare bulmaya çalışmaktadır. Hem kablolu
hemde kablosuz ağlarda, veri transferi, bağlantının kesilmesi veya paketlerin tekrar yollanmasının
sekteye uğraması ile direkt bağlantılıdır (Birçoğumuzun başına bu birkaç kez gelmiştir sanırım). Bu
kesilmeler düzenli veri akışını isteyen durumlarda problem yaratır. 802.11e, zamana hassas
uygulamaların daha rahat kullanılabilmesi için kaliteli servis temel dokümanını oluşturmaktadır.
Internet’in insanları birbirine bağlamaya ilaveten yaptığı en iyi şey, her çeşitten bilgiyi ulaşılabilir
kılmasıdır. Bilim, araştırma, ticaret, eğitim, toplum, hükümet, oyun ve daha niceleri... İnternet genel
bilgiye erişimi destekler ve e-posta, konferans, bildiriler gibi konularda iletişim hizmetleri sağlar.
Kuruluşlar internet’e iki nedenden dolayı bağlanırlar; Birincisi, Internetin yararı dünya çapında bir
erişebilirlik sağlar. İkincisi, Internet’e bağlanmak, kuruluşlara özel bir geniş bölge ağı kurmaktan
daha ucuza mal olur.
İnternet üzerinde her bilgisayarın internet protokol numarası (IP) denilen belirli bir adresi vardır.
İnternet üzerinde bilgisayar kullanan her insanın IP adresi ile beraber internet adresi oluşturan bir
kullanıcı ismi vardır.
IPV4’te adres 32 bit uzunluğunda bir sayıdır. Bu sayı 8 bitlik 4 ayrı ondalık sayı şeklinde kullanılır.
Bu 8 bitlik gruplara “octet” denir. Bu 4 gurubun her biri 256’dan küçüktür. Adresi oluşturan sayılar
noktalar ile ayrılmıştır. ZIP dosyaları gibi IP adresleri de soldan sağa doğru açılırlar. İlk üç hane
ağın en geniş bölümlerini tanımlar. Sağa doğru ilerledikçe diğer sayılar daha küçük sanal yerleri
belirler. Son sayılar internet’e erişmek için kullandığınız bilgisayarı temsil eder. Pratik olarak
[Link] değişik adres olabileceği düşünülürse, yaklaşık 4 milyar değişik bilgisayar
birbirine bağlanabilir. Ancak birçok kuruluşun 3-4 bilgisayar bulundurmasına rağmen 255 adreslik
yer işgal ettiği göz önüne alınırsa bu sayı 100 milyon düzeyine iner. İnternet’in olağan üstü yayılma
hızı göz önüne alındığında bu sayının yakın bir gelecekte sıkıntı yaratacak kadar küçük olduğu
görülür.
51
İnternet üzerindeki hiçbir bilgisayar, başka bir bilgisayarın IP numarasını kullanamaz. IP numarası
dağıtım işini dünyada NIC (Network Information Center) yapar. NIC, her ülkede, IP numarası
vermeye yetkili bir kuruluş görevlendirir. Bu kuruluşlar kendi ülkelerinde IP numarası verme işini
üstlenirler. Türkiye’de bu işle ODTÜ ve TÜBİTAK uğraşır.(TR-NET)
IP adresi olan bir bilgisayar İnternet’in bir parçasıdır. Ama bilgisayarınızı bir internet servis
sağlayıcıyı aramak için kullanıyorsanız, PC’ nizin bir IP adresine ihtiyacı yoktur. (SLIP veya PPP
bağlantı yapmıyorsanız.). PC’ niz servis sağlayıcıya bir modem ve telefon hattı ile bağlanmış bir
akıllı terminal gibi hizmet verir. PC’niz aslında ortak adres kullanan birçok terminalden birisidir.
1.5 Ağ Yazılımları
Birçok insan işletim sisteminden çok ağ arabirim kartları ve kablolama için kaygılanır. Çoğu
genellikle hızlı bir disk sürücüye ve işlemciye sahip bir dağıtıcı istediklerini belirtebilir, fakat nasıl
bir ağ yazılımı seçeceklerini bilmezler. Ağ işletim sistemleri uzaktaki kaynakları yerelleştirir. Ağ
yazılımı başka bir makinedeki dosyalara sanki sizin makinedeymiş gibi erişmenizi sağlar. Binlerce
feet ve hatta metrelerce ötedeki bir yazıcıyı sanki makinenize doğrudan bağlıymış gibi
kullanabilmenizi sağlar ve ağ modemlerini veya minibilgisayarlarını sizin kendi COM1 portunuza
bağlıymış gibi kullanmanıza izin verir. Ağ işletim sitemleri çoğul-işlemli ve çok-kullanıcılı
mimariye sahiptirler; bu açıdan MS-DOS'tan çok minibilgisayar ve anabilgisayar işletim
sistemlerine daha çok benzerler. PC'nizin DOS'u uygulama programlarının isteklerini alır ve onları
teker teker işleme koyar. Diğer tarafta ağ işletim sistemleri birçok uygulama programının isteklerini
aynı anda alır ve ağ kaynaklarım kullanarak işleme koyar. Aslında farklı kullanıcılardan gelen aynı
tipteki hizmet istekleri için hakemlik görevi yapar.
Novell NetWare:
1982 senesinde, Orem'de küçük bir ofiste Utah, Ray Noorda, Judith Clarke, Craig Burton ve
Superset adlı firmadan gelen programcılar PC ağının nasıl olabileceğini önceden gördüler. O za-
manlar, Corvus Systems gibi temel olarak hard disk satan firmalar ile rekabet halindeydiler, fakat
Novell en baştan birleşik bilgisayar sistemleri için yazılım üretmeye yönlendi. Zor anlarda ve
çabucak kazanç elde etmek için finansörlerin Noorda üzerinde baskı oluşturduğu zamanlarda,
Noorda yazılımı, sistem araçlarım ve desteği daha uzun vadeli sağlamak için Novell'i yönlendirmeye
devam etti. Netware üzerinde şu ana kadar en az sekiz defa büyük değişiklikler yapılmıştır ve şu
anda 400,000 LAN üzerinden dört milyon kişiye hizmet vermektedir.
Novell'in ürün stratejisi açık ve istikrarlıdır: iyi niteliklere ve performansa sahip bir işletim sistemi
pazarlar ve çalışması için gereken ortamı oluşturabilmek için mümkün olan her şeyi yapar. Novell
temelde bir yazılım firmasıdır, fakat bazen yeni ürünler geliştirmek veya fiyatları aşağıya çekmek
için donanım piyasasına da girmiştir.
NetWare ürün ailesi PC-tabanlı ağ işletim sistemlerine dört kilometre taşı yerleştirmiştir:
52
1- Novell gerçek anlamda dosya-paylaşımı için ilk ağ işletim sistemini geliştirendir.
Netware (Novell) yaygın olarak kullanılan ağ işletim sistemlerin den biridir, Hâlihazırda var olan
işletim sistemlerinin çoğunu destekler. Örneğin DOS, Windows, Macintosh, OS/2 veya UNIX ile
yüklü sistemler NetWare'in olduğu ağlarda karşılıklı olarak çalışabilirler. Novell protokol kümesi
biri bağlantısız, diğeri bağlantıya yönelik uygulamalarda kullanılan IPX ve SPX protokollarını
içerir.
2- Novell, NetWare'e 30'un üzerinde ağ çeşidiyle ve 100'ün üstünde ağ adaptörüyle çalışabilme
yeteneği kazandırarak donanımdan bağımsızlık konusunda öncülük etmiştir.
3- Novell, System Fault Tolerant (SFT) NetWare ile güvenilirliği arttırmıştır. SFT NetWare,
Transaction Tracking System (TTS), disk aynalama ve disk çiftleme ile verinin bütünlüğünü sağlar.
4- Novell OPT'yi (Open Protocol Technology) sunmuştur. Bütün NetWare hizmetleri için
protokolden bağımsız mimari sağlayarak, NetWare heterojen bağlanmaları destekler.
Vines Ailesi:
Microsoft Ailesi :
53
Olayları yeni bir perspektiften gördüğünüzde ve bir takım yenilikler biraraya geldiğinde, bir
psikolog "işte, fenomen" terimini olup biteni ifade edebilmek için kullanmıştır. Microsoft'un ağ için
ortaya koymuş olduğu plan bizim "işte Fenomen" diyebileceğimiz. o anı meydana getiren bir dizi
gelişmedir. Farketmemiz gereken ilk içgörü ağın şimdilerde Microsoft ürünlerinin hepsinde
kullanıldığı olacaktır ve bundan böyle de bilgisayar dünyasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı
ortadadır. Microsoft 1992 yılının sonuna doğru Windows for Workgroups adlı ürününü tanıtarak bu
yöne eğilimi başlattı. Windows for Workgroups Windows'un geliştirilmiş bir uyarlamasıydı. Her
pakete hem dağıtıcı hem de kullanıcı yazılımı dâhil edilmişti. Aynı zaman çerçevesinde, LAN
Manager adı verilen bir ürünün Microsoft içinde son model bir dağıtıcı rolü oynadığı da varsayılır.
Hem Windows for Workgroups'un hem de LAN Manager'ın bazı avantajları ve dezavantajları vardır
fakat Windows'un ve Windows NT'nin daha düşük seviyeli uyarlamalarının içine ağı başarılı
birleşimi için temel kaynak teşkil etmişlerdir. Şimdi, ağ her şeyin bir parçasıdır ve Novell de dâhil
ağ işletim sistemiyle ilgilenen diğer firmalar uyarlamak ve geliştirmek zorundadırlar, yoksa ortadan
kalkarlar.
Windows 95 ile başlayarak, Microsoft'un Windows'unda eşitler arası ağa yerleşik olarak gelir. Bu
ürün ile herhangi bir Windows PC başka bir Windows veya DOS PC'ye bir dağıtıcı veya kullanıcı
olabilir. Her yerde bulunabilen ağın geçerliliği ilginç olmakla birlikte, uzun vadeli düşünecek
olursak, ağın bir parçası halin gelmiş Windows'un pazara getireceği en heyecan verici ilerleme;
onun sadece bilgisayarları bağlamakla kalmayıp ağ içinde bulunan tüm Windows uygulama
programlarını bağlaması olacaktır.
Windows NT: Windows NT (New Technology) Windows ailesinin farklı bir dalıdır. NT
Windows'da olmayan (multi threaded) ve çoğul-işlemli yeteneklere sahiptir. Bu bilgisayarın iletişim
dâhil duraksamadan aynı anda birçok iş yapabileceği anlamına gelir. NT dağıtıcı paketi
Windows'dan daha iyi güvenlik sağlar. Windows ve Windows NT'inin her ikisi de bilgisayar içinde
daha hızlı veri taşıyabilmek için 32-bit işlemleri geniş ölçüde kullanır. Windows NT'inin en büyük
avantajı Microsoft'un NTFS'inden (NT File System) kazanılan hızdır. Bu sistem on yıl önce
disketler için geliştirilen orijinal FAT'tan (File Allocation Table) farklıdır. NetWare 3.X gibi,
Windows NT de gigabyte büyüklüğündeki dosyaları ve yoğun trafik yükünü idare edebilir.
Uygulama geliştirenler WIN32 System Developer's Kit'i (SDK) kullanarak Windows ve Windows
NT'inin her ikisi için uygulama programı yazabilirler. SDK kişilerin hem Windows 95'te hem de
Windows NT üzerinde çalışacak bir program oluşturabilmelerine olanak sağlar.
Windows'un Protokolleri
Microsoft, Windows'a Novell'in IPX protokolü için bir ağ iletişim yazılımı ekleyerek akıllı bir iş
yapmıştır. IPX protokolü ve ODI sürücüleri kuruluş esnasında veya daha sonra yükleyebileceğiniz
seçeneklerdir. Windows altında aynı anda diğer Windows PC'lere ve Netware dağıtıcılara
bağlanabilirsiniz. Hatta NetWare dağıtıcısı dağıtıcıda aslında bir dosya alt dizini olan Microsoft
Mail ağ posta kutusuna ev sahipliliğide yapabilir. Gerçekte, mevcut NetWare kullanıcıları
54
NetWare'e özel işlevleri kaybetmeden Windows'un ağ fonksiyonlarını ekleyebilirler. Aynı anda hem
Windows ağ yapısının sunduğu uygulamalar arasındaki ortak hatlara hemde NetWare dağıtıcı
yazılımının sağladığı özenle hazırlanmış dagıtıcı yönetimine, İletişimine ve yönlendirme işlevlerine
sahip olabilirsiniz. Ağdaki bazı kişiler, herkes temel dosya işlemleri için tahsis edilmiş dağılıcıları
kullanmaya devam ederken, disk sürücüleri, ortak yazıcıları veya CD ROM sürücüleri Windows
aracılığıyla kullanma yolunu seçebilir. Windows altında sürücüleri paylaşmak zorunda değilsiniz.
Fakat mevcut kaynaklardan faydalanmak isterseniz bunlar size bir DOS disk sürücü harfi veya LPT
portları kadar basit bir şekilde karşınıza çıkacaktır.
Performance Technology'nin POWERLan mimarisi Windows kullanıcıları için mükemmel bir DOS-
tabanlı dağıtıcı oluşturur. Windows PC'lerde hiç değişiklik yapmadan POWERLan dağıtıcıyı
tamamen yükleyebilir ve kaynaklarını Windows kullanıcıları ile paylaş[Link] dağıtıcılar
DOS altında hızlı performanslarıyla ünlüdürler, Windows ve IBM'in LAN Server'ı arasındaki
etkileşim bu ürünlerin güvenlik kavramlarındaki farklılık yüzünden sınırlıdır. Eğer ağınız her ikisini
içeriyorsa, takma adlar yerine \\dağıtıcı\paylaşma (\\server\share) modelini izleyen isimli kullanmak
zorundasınız.
Yönetimsel Kaynaklar
IBM'in PC LAN ağ yazılımının ve diğer firmalar tarafından pazarlanan MS-Net ürünlerinin rağbet
görmesi endüstrinin MS-Net komut dilini benimsemesine etken olmuştur. Bu dil bir kaynağı
kullanılmaya hazır hale getiren Net Share gibi; bir iş istasyonunu mevcut bir kaynağa bağlayan Net
Use gibi komutlar içerir. Aynı zamanda Sharenames adlı bir kavram da içerir. Sharename bir
kaynağa başvurmak için kolay bir yoldur. Yöneticiler aynı zamanda disk yedekleme veya yazım
sırası yönetimi gibi bazı tip yönetim işlerini başkalarına güvenle havale edebilirler. Ek olarak, bir
takım güvenlik yardımcı programları son-kullanıcıların sisteme erişmeleri üzerinde iyi denetleme
sağlar. Remote Administration aracılığıyla, ağ yöneticileri bu işlerin herhangi bir Windows iş
istasyonundan yapabilirler. Diğer yönetim araçları bir ağ denetleme kolaylığı, ağ istatistik ve hata
kaydetme ve otomatik olay planlama içerir.
• Belirli işleri bir günün veya ayın belirli zamanlarında yapmak zaman kaybına ve monotonluğuna
sebep olabilir. İşte burada otomatik planlama devreye girer. Bu özellik daha önceden ayarlanan
zaman aralıklarında mesajlar gönderebilir ve programlar çalıştırabilir. Bu da yöneticinin düşünce
gerektiren başka işlerle daha fazla uğraşmasına olanak sağlar.
55
Windows NT disksiz iş istasyonlarını NetWare; 3.X'ten daha iyi destekler. NetWare'in aksine,
Windows NT her bilgisayarın kendi [Link] dosyasının olmasına izin verir ve bu da
sistem yöneticilerinin ağda kullanıcı tanımlama işlerini daha esnek hale getirir. Ek olarak, her
kullanıcı özel bir bağlanma toplu işlem dosyasına sahip olabilir. Diğer taraftan, NetWare'in bağ-
lanma toplu işlem dosyası normal DOS toplu işlem dosyalarından daha fazla işlevsellik sunar.
Başka bir ilginç paylaşma özelliği modem, tarayıcı ve yazıcı gibi seri cihazların LAN'da
paylaşılmasına olanak sağlar. Böylece, bu seri cihazlar sanki yerel seri porta bağlıymış gibi herhangi
bir uygulama programı tarafından adreslenebilir. Bir Windows NT dağıtıcısını dağıtıcının
kendisinden veya ağda OS/2 çalıştıran bir iş istasyonundan idare edebilirsiniz. Eğer ağınızda birden
fazla Windows NT dağıtıcısı varsa, yönetici iş istasyonunda her biri için ayrı OS/2 yönetim oturumu
yaratabilirsiniz. Windows NT ağ işlemlerini izlemek ve hataları bulmak için iyi yeteneklere sahiptir.
Net Statistics adlı bir görüntü ekranı I/0 faaliyetterinin sayısı, aktif oturumlar, ağ hataları ve hatta
ortalama cevap süresi gibi verileri rapor eder. Windows NT yazıcının arızalanması veya aşırı hatalı
şifre girişleri gibi problemler meydana geldiğinde, yöneticiye otomatik mesajlar gönderir. Alerter
adlı bir özellik uyan mesajlarını ağdaki başka bir kullanıcıya gönderebilir. Ağ yöneticisinin birçok
takip etme ve kaydetme araçlarıda vardır. Audit Trail hizmeti dağıtıcı kaynaklarını kimin
kullandığını ve ne tip işler yapıldığını takip eder. Denetim kütüğünü kullanıcılar dosya açtıkları
zaman ve I/0 portlarına erişim yaptıkları zaman kaydetmek üzere oluşturabilirsiniz. Aktif
oturumlardaki gerçekzamanlı raporlar, yöneticilere dağıtıcılara kimin bağlandığını, bağlantının ne
kadar sürdüğünü ve bağlantının ne kadar boşta kaldığını gösterir. Bir kullanıcının bağlantısını
kesmek için veya kaynakları serbest bırakmak için, yönetici oturumu kapatabilir.
Digital Equipment Corp. ve AT&T. Digital birçok ağ kavramını takdim etti veya destekledi, en göze
çarpanı Ethernet'tir. AT&T'nin LAN yazılım pazarında büyük bir payı yoktur, fakat
laboratuarlarından, Unix dâhil birçok mimari ve ürün çıkmıştır ve 10BaseT donanımının
56
tasarımındaki önderdir. Firmanın geniş bir hizmet yelpazesi vardır ve bütün ağ çözümlemeleri için
önemli bir birleştirici ve kurucudur.
PowerLAN Ailesi:
Performance Technology'nin POWERLan 3.0 uyarlaması, bir eşit veya hem kullanıcı-dağıtıcı
tabanlı ağa hem de gelişme için alana ihtiyacı olan büyük organizasyonlar için idealdir. Bu ürüne
ayrı bir 32-bit dağıtıcı programı ve bir kullanıcı isimlendirme düzeni eklenmiştir. İsimlendirme
düzeni kullanıcı isimlerinden, grup isimlerinden ve isimlerin çoğul-dağıtıcılı veritabanından oluşur.
Güçlü ağ yazım sistemi yoğun ofisler için birçok özellikler içerir. POWERLan'ın daha derli toplu
yeni Windows arabiriminde ağ bağlantılarını kurmayı kolaylaştıran bir takım ikonlar vardır.
POWERLan sistemi yüksek performans sağlar ve 32-bit POWERLan Serve programı ile tahsis
edilmemiş dağıtıcı programları arasında önemli bir performans üstünlüğü vardır.
LANtastic Ailesi:
NetWare’inki gibi özel tasarlanmış dos-yönetim sistemi veya Unix gibi bir çoğul-işlemli işletim
sistemi ile karşılaştırıldığında DOS üzerinde çalışan LAN dosya dağıtıcı yazılımlı sadece birkaç dez
avantajla önemli avantajlar sağlar. DOS üzerinde çalışan dağıtıcılar kaynakları ağa sunabilir ve
uygulamaları yanı anda çalıştırabilir. Ağ aracılığıyla diğer kişiler yazıcınızı veya harddiskinizi
ortaklaşa kullanırken sizde kendi kelime işlemcinizi veya tablolama programınızı çalıştıra bilirsiniz.
Bununla birlikte uygulamalarınıza daha az RAM kalır ve ağ yazılımı yüklendiğinde uygulamalarınız
daha yavaş çalışır. DOS tabanlı dağıtıcılar dosyaları tipik olarak çoğul işlemli sistemler kadar hızlı
almazlar, fakat kurulmaları ve idare edilmeleri daha az karmaşıktır.
Bir yazılıma ihtiyaç duymadan Windows for Workgroups veya Windows NT'ye bağlanmanıza izin
verirler, fakat POWERLan daha sıkı birleşme ve Microsoft'un ağ yazılımını çalıştıran bir PC'den
POWERLan dağıtıcı isimlerine bakma yeteneği sağlar. POWERLan NDIS, IPXODI ve Clarkson
paket sürücüler gibi diğer protokolleri da destekler. Bu Özellik Ethernet, Token-Ring veya ARCnet
ağlarındaki birçok adaptör kartın desteğini sağlar. POWERLan'ın yazdırma sistemi yüzeyseldir.
Sınıfadayalı ağ yazım özelliği olan tek eşit ürünüdür. Sınıf yazımı, PostScript'i içermek, belirli bir
tip veya boyutta kâğıt kullanmak veya renkli yazmak gibi belirli kriterlere dayanarak yazıcıları
gruplamamıza olanak sağlar. Yazım için hazır olduğunuzda, dökümanınızı belirli bir sınıfı talep
ederek gönderirsiniz, POWERLan işinizi o yetenektere sahip yazıcıya gönderir. POWERLan'ı
yazıcınızın kurtulma dizilerini görüntülemek ve başlık bilgileri eklemek için de kullanabilirsiniz.
Eğer sınıf yazımına ihtiyacınız yoksa, yazıcılarınızı diğer işletim sistemlerinde yaptığınız gibi tayin
edilmiş adlarını kullanarak seçebilirsiniz. POWERLan kayan-yazıcı ekranını kullanarak herhangi bir
uygulamadan yazım işlerinizi ve ağ yazıcılarınızı görebilirsiniz. Diğer eşitler arası işleme dayalı
ağların çoğu bir yazım yöneticisi sunar, fakat genelde kendi basma çalışan ayrı bir programdır.
57
POWERLan yazım ekranı yazım işiniz bittiğinde veya yazıcınızda kağıt kalmadığında veya
yazıcınız kapalı durumdaysa size uyarı mesajı da gönderir.
POWERLan'ın kullanıcı güvenlik sistemi ürünün çekiciliğini arttırır. LANtastic gibi POWERLan da
kullanıcılara belirli isimler tayin etmenize veya onları işlevlerine göre gruplamanıza olanak sağlar.
LANtastic bireylerin ayrıcalıkları üzerinde daha fazla kontrol sağlar, fakat POWERLan bütün
bağlanma dağıtıcılarından temin edilebilen bir kullanıcı veritabanı içerir. Kullanıcı veritabanı ile,
bağlandığınız dağıtıcıyı bilmenize gerek yoktur; sadece kullanıcı isminizi ve şifrenizi
sağlayabilirsiniz. DOS ve Windows kullanıcılarının her ikisine ağ sağlama yeteneği, NT ile olan
mükemmel birleşimi ve içerdiği 32-bit POWERServe programı POWERLan'ın sağladığı en büyük
avantajlardır. Eğer ağınız iki ile dört PC'den oluşacaksa, Coactive Connector gibi daha ucuz
çözümleri dikkate almalısınız, fakat güvenliğe, birçok ağ yazıcısına ve gelişme için yere ihtiyacınız
varsa, POWERLan büyük bir ağ için ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek güçtedir, kullanabilirsiniz. Eğer
sınıf yazımına ihtiyacınız yoksa yazıcılarınızı diğer işletim sistemlerinde yaptığınız gibi tayin
edilmiş adlarını kullanarak seçebilirsiniz.
LANtastic'in Özellikleri
LANtastic az bellek kullanır ve hızlı işlem sağlar. Dosya ve yazım dağıtıcısı olan PC'de işletim
sistemi yazılımı için sadece 40K RAM kullanılır ve kullanıcı istasyonlarındaki yeniden-yönlendirici
13K'lık yer kaplar. İşletim sisteminizi genişletilmiş belleğe yükleyebilirsiniz veya diskönbellek
programım genişletilmiş veya uzatılmış belleğe yerleştirebilirsiniz. Bu DOS tarafından
kullanılmayan belleğe yükleme yeteneği ile daha fazla RAM'e ihtiyacı olan büyük uygulamalara yer
açılır.
LANtastic 6.0 kullanıcılar ve gruplar için güçlü güvenlik seçenekleri içerir ve dosyalara ve dizinlere
erişim tayin etmenize olanak sağlar. Zamana ve tarihe bağlı olarak ağa erişimi kısıtlayabilirsiniz.
58
Gelişmiş bağlanma özelliklerine ek olarak, LANtastic Windows-tabanlı ağ kullanıcıları için birleşik
ağ e-posta ve planlama uygulamaları da içerir. Artisoft Exchange Mail programı MFS gibi bir posta
geçidi üzerinden LANtastic LAN'da veya WANda herhangi bir kişiye elektronik mesajlar ve ikili
bağlar göndermenize olanak sağlar. Windows'taki Microsoft Mail paketi gibi Exchange Mail da
yuvalanmış dosyalar, adres listeleri ve birkaç teslimat seçenekleri sağlar.
Unix Ailesi:
Unix bir çoğul-işlemli işletim sistemidir. Yelpazenin bir ucunda, Unix bilgisayar-destekli tasarım
çalışmalarında kullanılan grafik iş istasyonları adlı yüksek güçlü masaüstü bilgisayarlarda çalışır.
Düşük maliyetli terminaller Unix çalıştıran bilgisayara bağlanırlar ve ortaklaşa kullanılan işlemcide
özel Unix uygulamalarım çalıştırırlar. Bu yüksek-seviyeli ve düşük-seviyeli Unix faaliyetlerinin
ortasında Unix bilgisayarlar PC'ierden oluşan ağlarda dosya, yazım ve iletişim dağıtıcısı olurlar.
AT&T, Microsoft ve SCO Unix'in "birleşik" uyarlamaları için beraber çalıştılar. Bu uyarlamalar
aynı derleyicileri kullanabilir ve aynı hizmetleri sağlayabilirler. Unix'in tarihinde hem Digital'in hem
de AT&T'nin yeri vardır. Uzun yıllar AT&T Amerika'da uzun-mesafe telefon hizmetlerim ve
yüksek-hızlı iletişim devrelerini satan tek firmaydı. 1960'lardan başlayarak, AT&T'nin kullandığı
yönlendiriciler ve kontrol üniteleri bilgisayara geçti. AT&T'nin mühendisleri ve bilgisayarcıları
telefon yönlendirici sistemleriyle çalışırlarken, bir program geliştiren ortamla çalışmalarının daha
verimli olacağını belirlediler. Unix işletim sistemi işte böyle doğmuştur.
Başlangıçta, AT&T bilgisayar donanımı için Digital Equipment Corp. gibi firmalara gitti. Unix
işletim sistemi Digital'in eski makinelerinden DEC PDP-7 için yazılmıştır. Unix üzerindeki ilk
çalışma AT&T'nin Bell Laboratuarlarında başlıca Dennis Ritche ve Ken Thompson tarafından 1969
ve 1970 yıllarında yapıldı. 1973'te, Unix yeni geliştirilmiş olan C programlama diliyle tamamıyla
yeniden yazıldı. AT&T işletim sistemini kolejlere ve üniversitelere ücretsiz verdi çünkü Federal
Communication Commission bilgisayar ürünü satmalarım yasaklamıştı. Bu Unix'e güçlü bir teknik
taban kazandırır ve Unix ile karşı karşıya bırakılan bilgisayar uzmanları Unix'in büyük ve gelişen
pazarına kesinlikle katkıda bulunmuşlardır.
Unix Türleri
Diğer ağ işletim sistemlerinin kaynağı minibilgisayarlar dünyasıdır. Unix gibi minibilgisayar işletim
sistemleri, en baştan itibaren çoğul-işlemli çalışmalar için tasarlanmışlardır. DOS-tabanlı olmayan
işletim sistemlerinin aynı anda birden fazla işi yapabilmeleri için yama ve ek modüllere ihtiyaçları
yoktur. Ama yine de DOS hizmet çağrılarına düzgün cevap vermelidirler.
59
Minibilgisayar neslinden türetilmiş LAN işletim sistemleri Banyan'ın VINES'ını ve Novell'in
Netware'ini içerir. Unix ve OS/2 arasındaki bağlantı net değildir, fakat OS/2 geliştikçe her yeni
uyarlaması daha modern bir görünümle Unix'e benzer.
VINES, bir minibilgisayar işletim sistemine dışarıdan en çok benzeyenidir. Bir VINES dağıtıcısını
açtığınızda, işletim sistemi adım adım yüklediği ve çalıştırdığı her programı belirtir. Bu programlar,
hep beraber dağıtıcı üzerinde ağ işletim sistemim meydana getirirler. Hard disk Unix dosya yapısını
kullanır ve Unix dağıtıcının I/0 portlarını kontrol eder. Ağ yöneticisi Unix işletim sistemini VINES
altında çalışması için direkt olarak yönlendirmediği halde, dağıtıcının çalışmasında çok önemli olan
çok-kullanıcılı ve çoğul-işlemli fonksiyonları yerine getirmek için Unix oradadır.
Novell'in Netware işletim sistemi ailesinde dağıtıcının dosya yapısı Novell'e özeldir fakat işletim
sistemi birçok Unix yapısı ile beraber çalışabilir. Buna 'stream' adı verilen iç iletişim de dâhildir.
MS-DOS'un bellek alanı ve I/0 portları üzerindeki kısıtlamaları bir Netware dağıtıcısına
uygulanmaz. Novell yazılımı işlemciyi kendi korumalı modunda çalıştırır ve bu da verimli iç işlem
ve dış bellek adreslenmesine olanak sağlar. Her istasyonda çalışan yazılım modülleri (Netware
kabuklar diye adlandırır) istekleri iletmek için dağıtıcı üzerindeki ağ yazılımı ile haberleşir.
Uygulama programları veya DOS komut satırından girilen komutlar bu istekleri meydana getirirler.
Dağıtıcı yazılımı bu istekleri alır, istek bildiren kişinin kimlik ve yetkisini kontrol eder, istekleri
dağıtıcı işletim sisteminin anlayacağı mesajlara çevirir ve bunları işletim sistemine iletir. Dağıtıcı
yazılımı daha sonra istenen veriyi geri gönderir ve iş istasyonlarına uygun hata kodlarını yayınlar.
İşletim sisteminin Unix-tabanlı türleri ile MS-DOS-tabanlı türleri arasındaki en büyük fark Unix-
tabanlı dağıtıcı yazılımının aynı veriye aynı anda birden fazla isteğin olması durumunda
arabuluculuk yapabilmesi ve aynı anda birden fazla programı çalıştırabilmesidir. Sonuç normal
olarak çok daha hızlı performanstır. Ek olarak, bu sistemdeki iş istasyonları kaynaklarını ağda
kullanıma sunamazlar. Sadece bir veya birkaç belirlenmiş bilgisayar dağıtıcı rolünü (dosyalama,
yazdırma veya iletişim) üstlenebilir.
MS-DOS Ailesi:
MS-DOS ağ işlemleri için yetersizdir; çünkü aynı zamanda birçok programı çalıştırmak ve birçok
kullanıcıyla ilgilenmek için tasarlanmamıştır. DOS-tabanlı ağ yazılımı pazarlayan firmalar çoğul
istekleri yollarından çeviren, onları biriktiren ve işlemci zamanım işler arasında paylaştıran yama ve
kabuk programlar kullanırlar. Artisoft ve Performance Technology gibi bazı firmalar bu doğrultuda
kendi programlarım yazmışlardır ve istasyonlara ağ-kullanıcılığı ve dosya-dağıtıcılığı gibi
yetenekler kazandırmışlardır.
Microsoft firması DOS-tabanlı ağ işletim sistemi için MS-Net adlı bir programlar takımı
geliştirmiştir ve birçok satıcı kendi kullanımları için MS-Net'in bazı bölümlerinin lisanslarını
almıştır. Örneğin, AT&T, Digital Equipment Corp. (DEC) ve IBM MS-Net'in bazı bölümlerini
kendi ağ sistemlerinde kullanmışlardır.
Bu DOS-tabanlı ağ işletim sistemlerinin ortak bazı özellikleri vardır. En belirgin olanı eşitler
arasında kaynak paylaşımıdır (yani ağ üzerindeki her PC'nin yazıcı ve disk sürücü gibi kaynakları
kullanabilmesine izin verme). Çoğul-fonksiyonlu yetenekler sunan DOS eklenebilir programları
arka planda çalışırlar, böylece siz PC'nizde uygulama programlarım çalıştırırken ağda çalışan başka
biri sizin disk sürücünüzü veya yazıcınızı kullanabilir.
60
Eşitler arasında ağlarda en önemli gelişmeler Microsoft firmasından gelmiştir. Windows for
Workgroups Microsoft'un en son Windows uyarlaması içinde bulunan karmaşık şekilde
birleştirilmiş ağ yeteneklerine imkân hazırlar. Elektronik posta, planlama ve hatta ağ için yazılmış
oyunlar, her paketin birer parçasıdır.
Eşitler arasında ağlarda kaynak paylaşımının avantajı, büyük esneklik kazandırması ve PC sayısı az
olan sistemlerin kurulmasını daha ekonomik yapar. Dezavantajı ise, eşitler arasında ağlarda kaynak
paylaşımı cevap süresini yavaşlatır; ağın gelişimini önler ve ağın yönetilmesini zorlaştırır. Dosyalar
ve yazıcılar dağıtıcı gibi davranan birçok bilgisayara dağıtıldığı zaman yönetimsel problemler daha
da artar.
• Paylaşılmış çözüme karşı tahsis edilmiş dağıtıcılar: LANtastic, Personel NetWare, Windows for
Workgroups ve PowerLAN gibi MS-DOS tabanlı ağ işletim sistemleri, herhangi bir istasyonun
sürücüsünün, yazıcısının ve diğer kaynaklarının, ağda kullanıma sunulmasına olanak sağlarlar.
Microsoft'un Windows NT'si de aynı özelliklere sahiptir. Novell'in NetWare'i ve Banyan'ın VINES'ı
gibi diğer işletim sistemleri dağıtıcı rolü için tahsis edilmiş bir bilgisayara gereksinim duyarlar.
Paylaşımcı çözüme (eşitler arasında kaynak paylaşımı da denir) tahsis edilmiş bir bilgisayarın
maliyetinin etken olduğu küçük yapılı ağlarda başvururuz. Çünkü sadece dağıtıcı rolü için bir
bilgisayar tahsis etmemiş oluruz. Bir iş istasyonunun kaynaklarım paylaşmak yerel programların
çalışmalarını her zaman yavaşlatır. Bu nedenle tahsis edilmiş dağıtıcılar daha hızlı performans
gösterir.
• Hata toleransı: Hata toleransına sahip bir işletim sistemi bir disk sürücüdeki işlemlerin kopyasını
alır ve hatta dağıtıcının tamamını ikinci bir makineye aktarabilir. Eğer ilk sürücüye veya dağıtıcıya
bir şey olursa kopyası devreye girer. Çok önemli işlerin yürütüldüğü ağlarda bu büyük önem taşır.
NetWare ve VINES gibi tahsis edilmiş dağıtıcı işletim sistemleri sistem hata toleransı için değişik
seçenekler sunarlar.
• Dağıtıcı yazılım belleği: Eğer PC'nizi eşitler arasında ağda hem iş istasyonu hem de dağıtıcı
olarak kullanmak isterseniz, dağıtıcı yazılımının kullandığı RAM'in miktarı önemlidir.
• Ağ yönetimi: Her başarılı ağın arkasında bir sistem yöneticisi vardır. Ağı kimin kullandığını
kontrol etmek ve iş yükünün ne olduğunu bilmek için sistem yöneticisinin ne tip bilgilere ihtiyacı
vardır? Kullanıcı tarafından sistemin kullanımını rapor etmek minibilgisayar sistemlerde olağandır
fakat LAN işletim sistemlerinde nadiren görülür. Birçok istasyona sahip LAN'da en çok kimin iş
yükü ürettiği önemli olabilir.
61
• Teşhis yardımcı programları: Bazı ağ işletim sistemleri ağ denetleyicilerine problemleri bulmak
ve dağıtıcıya optimum işlem gücünü kazandırmak için belirli yardımcı programlar sağlarlar. Bu
yardımcı programlar hatalı paketleri ve ağ hatalarını rapor edebilirler, disk önbellek programlarının
çalışmaları için araçlar içerirler.
• Güvenlik: Güvenlik genelde şifre kullanılarak sağlanır. En iyi sistemlerde (okuma, yazma,
düzeltme, oluşturma ve silme gibi) kullanıcılara değişik ayrıcalıklar veren farklı erişim seviyeleri
vardır. Güvenliğin diğer bir biçimi de şifrelerdir. Böylece disk sürücülere, alt dizinlere, seçilmiş
dosyalara erişim kısıtlanabilinir. Erişim günün belirli bir saati, haftanın belirli bir günü gibi zamana
da bağlı olabilir.
• Elektronik Posta: İyi bir elektronik-posta sistemi tek basma LAN'a yaptığınız yatırımı haklı
çıkarabilir. Fakat dünün sadece mesaj depolayan ve mesaj gönderen basit e-posta sistemi gelişip
daha karmaşık bir mesajlama sistemi haline gelmiştir. Bir mesajlama sistemi çok çeşitli uygulama
programlarına ağ içerisinde kullanıcıları tespit edebilme ve programlar arasında bilgi taşıyabilme
olanağı sağlar. Microsoft'un Messaging Aplication Program Interface'i öncülüğünde mesajlama
sistemleri modern ağ işletim sistemlerinin önemli bir parçası olmuştur.
• Yazılacak işleri biriktirme: Birçok LAN istasyonunun merkez dağıtıcıya bağlı bir yazıcıyı
kullandığı durumlarda, yazılacak işler birikim adı verilen özel dosyalarda saklanır. Yazılacak işler
yazıcıyı kullanmak için sıraya koyulurlar. Kullanıcılar bir şekilde kendi işlerini sırada kontrol
edebilmelidirler ve yanlışlıkla gönderilmiş işleri sıradan silebilmelidirler. Ağ yöneticisi, yazım
sırasındaki işlerin önceliklerini değiştirebilmeli ve belirli kullanıcılara öncelikler tayin edebilmelidir.
Ağ planlama, elektronik form dağıtımı ve takibi, ve proje takibi gibi uygulamalar mesajlama
motorları ile etkileşim içerisindedirler. Değiş tokuş ettikleri mesajlar direkt insan kullanımı için
olabilir veya olmayabilir, bu nedenle mesajlama ile e-posta her zaman aynı şey değildir.
Uygulamaların ağ kullanıcıları, hakları, yazitipleri, yollar ve diğer detaylar hakkında bilgi geçirme
yetenekleri işe yararlılıkları açısından giderek önem kazanır.
Endüstride yeni olmayan ağ uygulamaları öyle bir seviyeye gelmiştir ki, firmalar artık test
aşamalarını geçmişlerdir ve ürünlerini gerçek iş ortamlarında uygulamaya koyarlar.
62
Lotus Notes: Lotus Notes'u 1989 yılında bir ağ uygulaması olarak çıkardı ve Notes o zamandan
itibaren diğer çalışma grubu ürünleri için standart bir ölçüt olmuştur. Notes kullanıcıların bilgileri
LAN, telefon hattı veya geniş alan ağ bağlantısı üzerinden güvenle paylaşmalarına olanak sağlayan
bir kullanıcı/dağıtıcı uygulamasıdır. Lotus Windows, OS/2, Macintosh ve Unix dahil olmak üzere
birçok popüler grafiksel İşletim sistemine bir Notes ön ucu sunar.
Kopyalama: Notes dağıtıcıları sürekli olarak kendi aralarında ve kullanıcılar arasında veritabanlarını
kopyalarlar. Kullanıcılar yerel olarak bir veritabanının hangi bölümlerinin kopyasının alınmasını
belirten kaideler koyabilirler. Bir Notes veritabanı kullanıcıların ağdaki bilgiye erişmek, takip etmek
ve düzenlemek için kullanabilecekleri bir nesne depolama kolaylığıdır. Aynı ağa bağlanmış olan
kullanıcılar, ister yerel ağ kullanıcısı olsun isterse de ara sıra bir modem ve bir telefon hattı
aracılığıyla bağlanan bir hareketli kullanıcı olsun, Notes veritabanından kopyalama yapabilirler.
Veritabanı Notes yapısının gerçek kullanımını ifade etmez. Bahsedilen veritabanları tipik dosya ve
kayıt kavramlarından çok ileri giderler ve işe yarar formlar oluşturmak için ve bilgi eklemek ve
ayarlamak için kullanılan gelişmiş araçları içerirler. Haber güncelleştirme hizmetleri, online grup
tartışmaları, satış rehberlerinin listesi ve elektronik posta hizmetlerinin hepsi Notes veritabanına
dayandırılmıştır.
E-Mail Connection Notes'un bütünleyici bir parçasıdır. Notes kullanıcıları herhangi bir dökümanı
herhangi bir Notes veritabanına gönderebilir, bütün e-posta bir Notes veritabanında depolanmıştır.
Text'te ek olarak, Notes e-postasını kullanarak hipertext dökümanları, OLE yerleşik dökümanları ve
çeşitli form ve uygulamaları gönderebilirsiniz. Bu esneklik kişilerin grafik ve gelişmiş text içeren
mesajlar oluşturabileceği anlamına gelir. Lotus, Vendor-Independent Messaging (VIM) ile
derlendiğinden, ağdaki diğer e-posta sistemleri Notes ile kolayca mesaj değişimi yapabilirler.
WordPerfect GroupWise
WordPerfect'in GroupWise'ı, WordPerfect Symmetry and Office adlı eski uyarlamasına oranla daha
fazla özellik içerir. GroupWise e-postayı, kişisel ve grup planlamayı, çalışma akışı yönlendirmesini
ve kaide tabanlı mesaj yönetimini tek bir uygulamada birleştiren, bir mesajlama uygulamasıdır.
Lotus gibi WordPerfect'te Windows, Macintosh ve Unix-tabanlı bilgisayarlar için kullanıcı yazılımı
temin eder.
GroupWise, Simple MAPI protokolünü kullanarak farklı posta sistemlerine sahip yerel ve uzak
kullanıcılara e-posta göndermenize olanak sağlar. Hem Notes hem de GroupWise verilerin ağda
nerede olduğuna bakmaksızın verileri takip edilebilme ve verilere erişilebilme özelliklerine
sahiptirler: Bununla birlikte,
Microsoft Exchange
Windows ağ ürünleri, ağ DDE diye bilinen bir özellik içerirler. Bununla, uygulamadaki bir nesneyi
başka bir PC'deki farklı bir uygulamaya bağlayabilirsiniz. Microsoft Exchange mesajlama ve bilgi-
paylaşımını işletim sisteminize doğrudan bağlanan bir tek ürün halinde birleştirir. Exchange'te, genel
dosyalar kişilerin tartışma grupları ve paylaşılan bilgi havuzları oluşturmalarına izin verir. Microsoft
"posta-olanaklı" uygulamalar geliştirmiştir, böylece başka bir e-posta uygulamasına geçmeden bir
mesaj veya bağlanma gönderebilirsiniz. GroupWise'm ve Notes'un tersine, Exchange Windows işle-
tim sistemine ve uygulamalarına sıkıca bağlıdır.
63
DCA'nın Open Mind'ı
Bütün ağ uygulamaları gibi DCA'nın Open Mind'ı, ağ kullanıcılarının bilgiye ağda nerede, hangi
dağıtıcıda ve ne tip olduğuna bakmaksızın çabucak erişebilmelerini sağlama fikrine dayandırılmıştır.
Open Mind her ne kadar Notes'a birçok yönden benzese de, büyük, ortak referans dosyalarından
ziyade grup tartışmaları ve etkileşim konuları üzerinde daha fazla durur.
Open Mind mesajlama ve konferans özellikleri içerir, böylece ağdaki çalışma arkadaşlarınızla
gerçek zamanlı haberleşme sağlayabilirsiniz. DCA modelinde, ortak kullanılan veritabanına Mind
adı verilir. Organizasyonunuzun çalışma biçimini yansıtmak için Mind'ın hiyerarşik bölümlerini
kurabilirsiniz. Kullanıcı yazılımı tartışmaları düzenlemeyi ve Mind üzerinden tayin edilmiş işleri
takip etmeyi kolaylaştırır.
1.6 Ağ Servisleri
Servis, karşı sistemde çalışan bir süreç olup, ağ kullanıcısına bazı hizmetler sağlar. E- posta, dosya
ve yazıcı paylaşım gibi. Servislere özel port ve soketler ile ulaşılır. Port, sistemdeki sanal bir posta
dilimidir. Her bir servis için ayrı bir port numarası tasarlanır. Kullanıcı bir servise erişmek istediği
zaman oturum katmanı bunun için doğru port numarasını sağlamaktan sorumludur. Internet’te
standart hale gelmiş bazı servisler vardır. Bunların dışında, firmaların kendilerine özel servisleri de
olabilir. Bu bölümde çokça karşılaşılan standart servisler anlatılacaktır. Bu servislerin her birinin
kendilerine özgün güvenlik delikleri vardır.
Internet üzerinden dosya transferi sağlayan bir servistir. File Transfer Protocol (FTP), aynı zamanda,
bağlanma (login olma) dizin listesi alma, dosya işlemleri, komut işletimi ve denetim işlemleri
yapabilmemizi sağlayan standart bir protokoldür. Kullandığı port numarası 20,21 dir.
Dosya transferinde güvenliğin sağlanabilmesi için, dışarıdaki bir FTP sunucusuna bağlanan
kullanıcının yüklediği dosyanın içeriğinin kontrol edilmesi ve yerel FTP sunucuya bağlanan
kullanıcıların, sistemin diğer kısımlarına ulaşmalarının engellenmesi gerekmektedir.
Web browser üzerinden kullanılan pasif ftp 21 nolu port ile haberleşir. Dosya transferi ile ilgili
olarak kullanılan diğer protokoller;
64
DHCP otomatik ve dinamik adres atamasını destekler. Ancak dinamik adres atanması, ağ broadcast
trafiğini artırması ve sunumcunun devre dışı kalması gibi dezavantajları vardır.
Bilgisayar ağları büyüdükçe kullanılan adresleme teknikleri kullanıcıların daha fazla bol rakamlı
sayıları akıllarında tutmalarını ya da kaydetmelerini gerektirmektedir. Bu da kullanıcıların istedikleri
ağ kaynaklarına erişimini oldukça sıkıntılı bir hale getirmektedir. TCP/IP protokolü grubunda yer
alan DNS bu sıkıntıyı aşmanın en önemli yardımcısı olmuştur.
Domain Name Server (DNS), IP adresleri ile bu IP adreslerinin konuşma dili ile karşılıklarının
tutulduğu bir hizmet protokolüdür. Kullanıcılar doğudan kullanmazlar. SMTP, FTP ve Telnet gibi
servisler tarafından kullanılır. Hiyerarşik bir yapısı vardır.
HTTP
HTTP, web tarayıcı ve Web sunumcu arasında haberleşir. Genellikle 80 no’lu portu kullanır. World
Wide Web (www) tamamen internet için geliştirilmiş bir servistir. SMTP, FTP, telnet, usenet gibi
standart servisleri de kullanarak HTTP servisi üzerine inşa edilmiştir.
www, HTTP sunucularının bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. HTTP, kullanıcıların www üzerinde
yer alan dosyalara ulaşmasını sağlamaktadır. www çok fazla servisi içermesi esnek olarak
tasarlanmış olmasından kaynaklanmaktadır. Çok fazla servisi sunabilmesi aynı zamanda, bu
servislerin de güvenlik problemlerini taşıması anlamına gelmektedir.
POP tipik olarak bir UNIX shell hesabından posta almak için kullanılır.POP3 ile kullanıcı POP
sunumcuya, hem uzaktan görülmesi için posta bırakabilir(online posta) hemde, kendi sistemine
postaları alıp görebilir(ofline posta).
IMAP POP’nun geliştirilmesiyle elde edilmiştir. POP nin özelliklerini taşırken ilave bazı özellikleri
de vardır.
Bazı protokoller vasıtasıyla başka bilgisayarlar üzerindeki sabit sürücüdeki dosyalara ulaşmak
mümkündür. Network File System(NFS), bu tür hizmet verilebilecek bir servistir. Bu servis,
kendisine ulaşan bilgisayarlara güvendiğinden herhangi bir kullanıcı tanıma mekanizması
kullanmaz. Bu nedenle de güvenlik konusunda dikkatli olmak gerekir. Özellikle internet üzerinden
bu servis verilecekse, değişik güvenlik sistemleriyle birlikte kullanılması gerekmektedir.
Aynı işlevi yerine getiren başka bir serviste Andrew File System (AFS) dir. Bu servisin kullanıcı
tanıma mekanizması ve eğer isteniyorsa bilgilerin aktarımında şifreleme işlemine imkan vermesi,
NFS’e göre avantajlı duruma sokmaktadır.
Simple Mail Transfer Protokol (SMTP), elektronik mektup göndermek için kullanılan standart bir
protokoldür. Elektronik posta en popüler servislerdendir. Bu servisle ilgili güvenlik problemleri
bulunmaktadır. Çok karmaşık olmasa da posta yoluyla virüs gelebilmektedir.
Bu servisler uzak bir sisteme bağlanmayı sağlar. Sisteme doğrudan bağlı bir terminal gibi
çalışmanızı sağlayan bir servistir.
Telnet, uzaktaki sistemlere bağlanma servisi olarak, standart hale gelmiş çok kullanılan bir
protokoldür. Kullanıcıların sisteme bağlanabilmeleri için kullanıcı adı ve parolası istediği için
güvenli sayılabilir. Fakat, sunucu ile istemci arasındaki iletişim açık olarak yapılmaktadır. Hattı
dinleyen birisi kullanıcı adı ve parolası başta olmak üzere ne tür işlemler gerçekleştirildiğini
gözleyebilir. Bu güvenlik açısından büyük bir problemdir.
rlogin ve rsh uzak sistemlere erişim ve komut yürütme işlemlerini sağlayacak diğer servislerdir.
Güvenlik önemli olduğunda internet üzerinden bu servislerin kullanımı oldukça zordur.
Usenet News
SMTP bire bir ya da birden çoğa haberleşme sunarken, usenet news çok a çok bir haberleşme
ortamını sağlayan bir servistir. Haber gruplarından yararlanmak için kullanılır. Haber grupları,
sayıları çok fazla olan kullanıcıların, her kullanıcının yazdığı mektubu birlikte okuyabilmeyi
sağlayan bir servistir. Bu servisle ilgili olarak karşılaşılabilecek güvenlik sorunları, elektronik posta
için geçerli olanlar burada da geçerlidir.
Internet üzerinde bilgi temelli olan www dışındaki diğer servisler arasında şunlar da sayılabilir.
Gopher
WAIS
Archie
Gopher, karakter tabanlı ve menüler şeklinde tasarlanmış, internet üzerinde bilgi araştırmasına
yardım eden bir servistir.
Wide Area Information Service (WAIS), kullanıcının vereceği anahtar kelimeleri kullanarak internet
üzerinde sorgulama yapan ve bu anahtar kelimelerin bulunduğu sayfaları kullanıcıya bir liste olarak
sunan servistir.
66
Archie, verilen bir dosya veya dizin adını, genel kullanıma açık ftp sunucularında arayan bir
servistir. Özel istemci Archie programlarının yanında bu servisten yararlanmak için Telnet veya
elektronik posta da kullanılabilir.
1.7.1 Ethernet
Günümüzde en çok kullanılan yerel ağ mimarileri Ethernet, Token Ring ve ARCnet tir. Hâlihazırda
tüm dünyada küçük büro networklerinden, kampüslere, evlerde kurulan basit networklerden, çok
büyük networklere kadar, ucuz, kolay ve performanslı olması nedeniyle ethernet kullanılmaktadır.
Şekildeki diyagram... Dr. Robert M. Metcelfe tarafından 1976 yılının haziran ayında National
Computer Conferance'da ethernetin doğuşu sırasında çizildi. Ethernetin doğuşundan beri bu
diyagramdaki temellere dayanan kullanım süregeldi.
1960'li yılların sonlarında Hawaii Üniversitesi ALOHA adını verdiği bir geniş ağ kurdu.
Üniversitenin amacı kampüsün değişik noktalarına yayılmış olan bilgisayarları birbirine bağlamaktı.
Bu network modelinin günümüze kadar gelen en önemli özelliği CSMA/CD olarak adlandırılan
tekniktir. CSMA/CD nin açılmış hali carrier sense, multiple access with collusion detect (taşıyıcı
sinyalin algılanması, çoklu erişimce çarpışmanın tespiti). Taşıyıcı sinyalin algılanması -carrier
sence- ağ kartının kablodan bilgi transfer etmeden önce belirli bir süre hattı dinlediği anlamına da
gelir. Çoklu erişim, aynı kabloya birden fazla bilgisayarın bağlanabileceğini belirtir. Çarpışmanın
tespiti ise hattaki verilerin çarpışmasını engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir. Bu eski ağ
tasarımı bu günkü ethernetin temelidir.1972 yılında XEROX firması deneysel amaçlı ilk ethernet
kartını üretti ve 1975 yılında ilk ethernet ürününü piyasaya sürdü. Bu ürünün orijinal versiyonu 2.95
Mbps hızında 1km kablo ile 100 den fazla bilgisayarı birbirine bağlamak üzere tasarlanmıştı.
XEROX ethernet kartı çok başarılı oldu. Intel, Xerox ve Digital 10 Mbps ethernet konusunda yeni
bir standart getirdiler. Oluşturulan bu standart bugün kabul gören IEEE 802.3 standartı ile büyük
benzerlikler göstermektedir. Ethernet networkler değişik kablolar ile bağlanabilir. Ethernet yerel
iletişim ağı altında sistemleri birbirine bağlayan bir tür kablolama ve sinyalleşme biçimidir.
Bilgisayar haberleşmesinin temelinde OSI modeli geçerlidir. OSI modellemesinde ilk iki katmanda
(1. katman -fiziksel- ve [Link] katman - data link-) belirlenen Ethernet, ilk kez, 1970'lerin sonlarında,
Xerox tarafından geliştirilmiştir. 1980'lerde Xerox firmasının DEC ve Intel firmalarıyla ortaklaşa
yaptığı çalışmalar sonucunda, Ethernet Versiyon I. için `Blue Book Standard' (Standart Mavi Kitap)
adı altında, bu versiyonun kullandığı standartları açıklayan bir kitap ortaya çıkarılmıştır. Burada
67
açıklanan standartlar arasında, `baseband' tekniği, CSMA/CD (Carrier Sense Multiple
Access/Collision Detect) network standardı ve ethernetin ilk dönemlerinde kullanılan ve uzun yıllar
yaygın bir şekilde uygulanan coaxiel kablo kullanım standartları anlatılmaktadır. Bu standart daha
sonra 1985 yılında çıkan Ethernet II adlı yeni standartla revize edilmiştir. IEEE (Institute of
Electrical and Electronics Engineer) 802 numaralı projesinde ve 802.3 CSMA/CD network
standardının oluşumunda, Ethernet II Versiyonu baz alınmıştır. Genelde de ethernet paketinin
başında yer alan bilgi (header) dışında bir farkları olmadığı için, ikisi birbirlerinin yerine anılırlar.
Baseband network: Fiziksel medya (yani kablo) üzerinde kominikasyon sağlamak amacıyla,
sadece bir tek band kullanılmasına izin veren haberleşme standardıdır. Yani, aynı anda sadece bir
tek cihaz bilgi gönderebilir. Baseband transmisyon tekniğini kullanan Ethernet gibi standartlarda,
cihazlar bilgi transferi yaparken hattın sağladığı tüm bant genişliğini (ethernet için 10Mbit ya da
l00Mbit) kullanırlar. Bu durum telefon sistemine benzer. Herkes konuşmak için sırasını beklemek
zorundadır ve konuşmaya başladığında tüm hat ona ayrılmış olur. Başka biri de aynı telefondan
konuşmak istediğinde, konuşmanın bitmesini beklemek zorundadır.
Broadband network: Baseband networklerin tam tersidir. Burada fiziksel kablo, broadband tekniği
ile sanal olarak birçok kanala bölünmüştür. Her kanalın, `frekans bölme modülasyonu' adı verilen
bir teknik aracılığıyla belirlenen, kendine ait taşıyıcı bir frekansı vardır. Bu farklı frekanslar,
network kablosunun üzerinde aynı anda konuşulabilecek şekilde, çoğaltılırlar. Belli bir frekanstan
bilgi transferi yapan bir cihaz, başka bir frekanstan yayın yapan cihazın bilgilerini dinleyemez.
Örnek vermek gerekirse, kablolu televizyon, broadband yayın uygulamaktadır. Aynı anda pek çok
kanal programı tek kablo üzerinden yayın yapar ve seyretmek istenilen bir tane kanal seçilerek
seyredilir.
Mac Adresi : Ethernet network cihazlarına, tanınabilmeleri için, hexadecimal ve dünyada bir eşi
daha olmayan seri numarası verilir. Bu numaralar, üretici firmalar tarafından fabrikada
verilmektedir.
CRC: Cyclical Redundancy Check- gönderilen bilginin içindeki bit'lerle matematiksel hesaplar
yaparak bu sonucu da bilgiyle göndermek suretiyle, bir mesaj içindeki hataları belirleme metodudur.
Alıcı cihaz da aldığı mesajın üzerinde aynı matematiksel işlemi yaparak sonucu mesajla birlikte
gönderilenle karşılaştırır. Eğer sonuçlar birbirinin aynısı değilse, mesajı aldığı cihazdan bilgiyi
yeniden göndermesini ister.
İlk olarak IBM firması tarafından (1970'li yıllarda) geliştirilen Jetonlu Halkada (Token Ring, TR)
düğümler birbirlerine halka biçiminde bağlanırlar. Aktarım hızı olarak 4 ve 16 Mbps olan iki uy-
gulaması vardır. Jetonlu Halka IEEE 802.5 standardı ile hemen hemen özdeş tanımlamadır.
Aralarındaki birkaç farktan biri, jetonlu halkada düğümler birbirlerine mantıksal olarak halka
biçiminde, fiziksel görünüm olarak yıldız topoloji ile bağlıdırlar. 802.5'te ise bağlantı için bir
topoloji tanımı yapılmamıştır.
Düğümlerin birbirlerine halka biçimde bağlanmasından dolayı, her düğüm fiziksel olarak komşu 2
düğüme bağlıdır. Veri iletimi halkada tek yönlüdür. Bir t anında halkada en fazla 1 tek çerçeve
olabilir. Çerçeveler düğümlerden geçerken, her düğümde 1 bitlik bir gecikmeye uğrar.
68
J e to n lu H a lk a
Y ö n le n d iric i
Jetonlu Halka ağının kurulması MAU (Multistation Access Unit) olarak adlandırılan ve
üzerinde uç sistemlerin bağlanması için birden çok TR portu olan cihazlar kullanılır. Ağı oluşturan
MAU cihazlarına bağlanacak cihazlar üzerinde hızına göre 4 veya 16 Mbps hızında TR NIC'ler
olmalıdır; bunlar adaptör kablolarla MAU'ya bağlanır.
Jetonlu Halka ağda her düğümün fiziksel arayüzü (halka arayüzü) iki moddan birinde
bulunur. Fiziksel arayüz ya dinleme modunda ya da aktarım modundadır
Halka 1 bitlik
girişi Halka Halka gecikme Halka
girişi girişi girişi
b) Aktarım
Düğüm Düğümden modu
a) Dinleme
modu
Şekil 1-42: Halka arayüzü,
ATM teknolojisinin en önemli birkaç özellliği, aktarımda, hücre (cell) olarak adlandırılan küçük
boyutlu ve sabit uzunlukta ( 53 Byte ) veri paketleri kullanır. Hücrenin ilk 5 byte uzunluğundaki
kısmı hücre başlığı olarak alınır. Geri kalan 48 byte ise kullanıcı verisini tutulduğu kısımdır.
69
Başlık Kullanıcı verisi
5 Byte 48 Byte
Şekil 1-43: Bir ATM Hücresi
Hücre tabanlı olduğundan, yani aktarım için kullanılan paketlerin sabit uzunlukta olmasından dolayı
daha hızlı aktif cihazlar daha az donanım karmaşıklığıyla tasarlanabilmekte ve aktif cihazların
portlarına buffer amacıyla koyulan belleğin daha verimli ve başarımı arttır ancak şekilde
kullanılabilmesini sağlamaktadır. ATM cihazlarda porttan porta olan gecikmeler ve herhangi iki uç
düğüm arasındaki gecikme hesaplanabilir. Böylelliklr toplam gecikme öngörülebilmektedir.
ATM teknolojide bir fiziksel hat üzerinde aynı anda değişik uygulamaya ait hücreler gönderilebilir.
Yolun aktarım kapasitesi bazı uygulamalara öncelikli olarak kullandırılabilir.
F D D I H a lka
İletimin güvenirliğini sağlamak için biri yedek sayılabilecek iki halka yol (dual-ring) vardır ve 100
Mbps'lik band genişliği sunar. Birçok açıdan Jetonlu Halka ile benzer özelliklere sahiptir, ancak
ondan daha hızlıdır. FDDI'ın sahip olduğu iki yoldan biri aktif olarak verilerin aktarılması, diğeri de
70
yedek anlamındadır; trafik, halkalarda ters yönde akar. Bu durum iletişimin güvenilirliğini güçlü
kılar ve ağ üzerindeki herhangi bir bilgisayar veya düğümün bozulması, devreden çıkması
durumunda iletişim kesintisiz devam eder. Bu özellikle kritik ana bağlantılarda veya güçlü sunucu
sistemlerin omurgaya bağlanmasında FDDI'ın tercih edilmesini sağlamaktadır.
FDDI standardında tekli mod (SM Single Mode) ve çoklu mod (MM Multiply Mode) fiber optik
kablo desteklenmektedir. Tekli mod üzerinden yapılan iletişimde, çoklu moda göre daha yüksek
band genişliği ve daha uzak mesafeler söz konusu olur. Bu özelliklerinden dolayı tekli mod fiber,
genelde, birbirine çok uzakta binalar arasındaki bağlantıda kullanılırken çoklu mod fiber ile bina içi
veya birbirine yakın mesafede olan binalar arası bağlantıda kullanılır.
1.7.5 X.25
X.25, Çoklu Bağlantı teknolojisine dayanan ve paket anahtarlamalı ağ tanımlamasıdır. (Packet
Switching Network, PSN) Üzerinden senkron veri aktarımı yapılmasını sağlar. Hizmet kalitesinin
(QoS) fazla önemli olmadığı uygulamalarda en ekonomik aktarım ortamım sunar. X.25 'in kendisi
bir Çoklu Bağlantı teknolojisi olmayıp, yalnızca. Paket Anahtarlamalı Ağ ile kullanıcı sistemi
arasında bir arayüz tanımıdır. X.25 ile 64 Kbps band genişliğine kadar çıkılabilir; hata sezme ve hata
düzeltme özellikleri X.25 tanımı içine koyulmuştur. X.25 için tipik uygulama alanı, Şekil-1.45.'de
görüldüğü gibi uzaktaki terminal sistemlerin merkezdeki ana bilgisayarlara bağlanması, uzaktaki
küçük LAN'ların merkezdeki LAN'a bağlanması olarak verilebilir.
X.25 konusunda çok karıştırılan noktalardan biri X.25'in bir ağ teknolojisi olduğudur; halbuki,
yalnızca ağ cihazı ile kullanıcı sistemi arasında bir arayüz tanımlamasıdır. Bilindiği gibi, bilgisayar
haberleşmesinde birbirine bağlı iki nokta arasında uçlardan biri DTE, diğeri DCE birimine sahip
olmalıdır. DTE tarafı kullanıcı taraftaki arayüz birimi, DCE tarafı ise ağa bağlanan arayüz birimini
tanımlar. X.25, bu bağlantı için gerekli arayüz tanımlamasını kapsar; tanımlama, OSI başvuru
modelindeki ilk üç katmana ait olan işlevleri içerir.
71
X.25 tanımlaması, fiziksel, bağ (link) ve paket (packet) olarak adlandırılan üç katmanı kapsar; bu
katmanlar OSI başvuru modelinin alttan ilk üç katmanına karşılık düşer. X.25'in ilk iki katmanı
fiziksel ve bağ katmanları, doğrudan, OSI başvuru modelinin fiziksel ve veri bağı katmanlarına
karşılık düşerken, üçüncü katman olan paket katmanı OSl'nin ağ katmanına doğrudan karşılık
düşmez; daha fazla işleve sahiptir. Örneğin OSl'de dördüncü katmanda (ulaşım) kotarılan akış
kontrolü ve paket alındı bilgilendirilmesi X.25'in üçüncü katmanı olan paket katmanında
gerçeştirilir. Aşağıda X.25 uygulamasıyla ilişkili diğer X serisi tanımlamalar ve işlevleri verilmiştir.
Adı İşlevi
X.3 Değişik türdeki asenkron terminallerin PAD tarafında ayarlanması
için PAD parametrelerini belirtir.
X.21 X.25 için tanımlanmış ilk fiziksel bağlantı standardıdır. Analog
telefon hattı üzerinden erişimler için, aynca, X.21bis tanımlaması
X.28 Asenkron terminal ile X.3 PAD arasında etkileşim için kullanılan
komutları tanımlar.
X.29 X.3 PAD ile bir başka X.3 PAD veya bir X.25 ana makine
arasında kullanılacak protokolları tanımlar.
X.32 Analog telefon hattı üzerinden çevrimli olarak X.25 Çoklu
Bağlantıa erişmek için gerekli tanımlamayı içerir.
X.75 Paket anahtarlamalı (PSN) ağların birbirlerine bağlanması için
gerekli tanımlamayı içerir; X.25'ler ara bağlaşımıdır.
72
Şekil 1-46: FR uygulaması
FR, aslında X.25 gibi iki noktayı birbirine bağlayan bir arayüz tanımlamasıdır; X.25'e göre daha
yüksek hızlı DTE-DCE bağlantısı yapılmasını sağlar. X.25'e göre işlevsel olarak daha
sadeleştirilmiştir ve X.25'in sahip olduğu birkaç işlev üst katmanlara kaydırılmıştır. Frame Relay ile
iletim ortamında tek bir hat üzerinde sanal devreler (virtual circuits) oluşturulabilmekte ve bir
fiziksel bağlantı ile birden çok yere sanal bağlantı yapılabilmektedir. FR, OSI başvuru modelinin
alttan ilk iki katmanının fiziksel ve veri bağı katmanının işlevlerine sahiptir. Tabloda FR ile X.25
özellikleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir.
Özellik FR X.25
Uygulama LAN bağlantısı Terminalden ana makinaya
Ortam Sayısal Analog
Erişim hızı 64 Kbps'den 2.048 Mbps'e 9.6 Kbps 'den 64 Kbps'e
bit hata oranı 10-s'dan daha iyi 10-4 civarında
Sanal devre PVC. SVC fazla uygulaması yok) Herikisi de
Akış Yüksek Düşük
Gecikme Az Fazla
Katmanlar Fiziksel ve Veribağı Fiziksel, Veribağı ve Ağ
Yönlendirme Yok (ilk 2 katmana sahip) Var (3. katmanı var)
Hata düzeltme yok var (noktalıdan noktaya var)
Yeniden aktarma yok Var
1.7.7 DSL
xDSL, bakır telefon kabloları üzerinden aktarım yapabilme olanağı veren yüksek hızlı bir modem
teknolojidir. xDSL bu konuda geliştirilmiş, ADSL, VDSL, SDSL, HDSL gibi teknolojilerin genel
aile adlandırılmasıdır. ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line-Asimetrik Sayısal Abone Hattı),
bağlantılarda, adı üzerinde, asimetrik iletim ortamı sunar. Asimetrik iletimi ortamında, alış
(downstream) ve gönderiş (upstream) yönlerinde farklı kanallara sahiptir ve kanalların sahip
oldukları band genişlikleri farklıdır. ADSL standartları ANSI T1.413 ile yapılmaktadır.
73
[Link] ADSL ( Asymmetric Digital Subscriber Line)
ADSL, uzunca deyişle asimetrik sayısal abone hattı, kullanıcılara bakır telefon hattı üzerinden
konuşmanın yanısıra yüksek hızlarda asimetrik veri haberleşmesi ortamı sağlayan bir teknolojidir.
Ortamın alış yönündeki hızı 1.5 Mbps'ten başlayıp 8 Mbps'e, gönderiş yönünde ise 16 Kbps'ten
başlayıp 576 Kbps'e kadar çıkabilmektedir.
Bir ADSL bağlantı üzerinde 3 temel iletim kanalı vardır: ilki, alış kanalı (downstream), ikincisi
gönderiş kanalı (upstream) ve üçüncüsü de POTS kanalı (Plain Old Telephone Service) olarak
adlandırılır. Alış kanalı yüksek band genişliği sunar; kapasitesi Mbps'ler mertebesindedir. Gönderiş
kanalı Kbps'ler düzeyindedir. ADSL cihazların gerçek hızları üreticilere veya cihaz modellerine
göre değişmektedir; ADSL hizmeti alabilmek için hizmeti sunan şirketin belirlediği hızları
destekleyen bir ADSL modem alınmalıdır.
POTS kanalı, ADSL iletim ortamı üzerinden telefon konuşmasını aktarmak için kullanılır. Konuşma
için yaklaşık 4 Khz'lik frekans alanı yeterlidir. ADSL'in veri kanalları 25 KHzlik frekans alanından
başlayıp kablolamanın elverdiği ölçüde yükseklere çıkılır. Farklı frekans alanları kullanıldığı için
konuşma ile veri kanalları arasında bir etkileşim olmaz. Bir ADSL bağlantı en azından 1.5 Mbps
alış, 16 Kbps gönderiş (bazı üreticiler tam çift yönlü yapmaktadır) ve POTS kanalı sağlar; daha
yüksek hızlar için tipik olarak 8 Mbps alış, 640 Kbps gönderiş ve bir POTS kanalı sunabilmektedir.
ADSL teknolojisinde, sıradan bakır telefon kablosu üzerinden yüksek hızlarda aktarım ortamı
sunulabilmesi için gelişmiş sayısal işaret işleme (DSP) teknikleri kullanılır. Birden çok kanalın tek
bir kablo çifti üzerinde oluşturulması için kablo frekans alanı aşağıdaki şekilde görüleceği gibi
74
paylaşılır. Ses aktarım için ilk 4 Khz’lik alan yeterlidir; daha yüksekteki frekans alanları da alış ve
gönderiş kanalları için kullanılır.
Bir hat üzerinde birden çok kanal oluşturmak için Frekans Bölmeli Çoğullama (FDM - Frequency
Division Multiplexing) veya Yankı Giderme (Echo Cancellation) olarak adlandırılan 2 yoldan biri
kullanılır. Uygulamada, Yankı Giderme yöntemiyle daha uzak mesafelere gidilebilmektedir.
75
Bölüm 2 Fiziksel Katman
Fiziksel katman bir makineden diğerine veri iletişimi için bit akışını sağlar. İletişim için çeşitli
fiziksel ortamlar kullanılır. Her birinin kolay kurulumu, bakımı, bant genişliği, geçikme değerleri
gibi uygun özellikleri vardır. Kabaca gruplarsak fiziksel ortam bakır kablolar, fiber optikler ve laser,
radyo ve hava gibi kılavuzsuz ortamlar. Fiziksel ortam veri iletimi ile ilgilidir. Bu işlem sırasında
fiziksel ortamda kullanılan bazı ara cihazlar vardır. Bunlar konektörler, dönüştürücüler, hub gibi.
İletim
Kaynak Verici Alıcı Hedef
Sistemi
1 2 3 4 5 6
Giriş Bilgisi Veri Girişi İletilen Sinyal Alınan Sinyal Veri çıkışı Çıkış Bilgisi
m g(t) s(t) r(t) g(t)’ m’
Şekil 2-1: Basit veri Haberleşme Modeli
Bilgisayar iletişiminde 0-1‘lerden oluşan veri, kaynak makineden hedef makineye iletim ortamında
farklı şekillerde iletilir. Kaynak makine, sayısal veriyi iletim sistemine analog işarete çevirilerek
gönderir. İletim sisteminden hedef bilgisayar aldığı analog işareti tekrar sayısal işarete çevirerek
kullanır. Şekil 2-1 ve 2-2’de kaynak makineden gönderilen m verisinin hedef makineye nasıl
iletildiği gösterilmektedir.
t kT
A ==> g (t ) A
τ t k 0
T
r (t ) g (t ) sin(2nft )dt
0
Şekil 2-2.
Sistem ilk olarak 0 ve 1 lerden oluşan m metinini oluşturur. İkinci olarak m metni g(t) fonksiyonu
olarak ifade edilir ve vericiye iletilir. Verici bilgisayarımızı ağ ortamına bağlayan ağ arayüz
kartlarıdır. Üçüncü kısımda is g(t) fonksiyonunun Fourier dönüşümü alınarak sayısal işaret analog
işarete s(t) çevirilir. s(t) iletim sisteminden hedef makineye gönderilir. İletim sırasında iletim
ortamındaki gürültü gibi bazı değişiklikler geçirerek r(t) şeklinde alıcıya ulaşır. Alıcı gelen analog
işareti sayısal işarete g(t)’ çevirir. Son olarak g(t)’ verisi m’ şeklinde metine çevirilir.
Kablolar, bilgileri elektrik işaretleri ile ileten bakır/alümünyum, ışık ile ileten fiberoptik olmak üzere
iki türlüdür. Bakır/alümünyum kablolar, üç farklı yapıda olabilirler.
76
1. Koaksiyel Kablolar: Bir yalıtkan içerisindeki iletken ve çevresindeki ikinci yalıtkandan
oluşur. Yüksek hız ve uzun mesafelerde kullanılır.
2. Düz Kablo Çifti: Kısa mesafelerde(10 mt.) ve düşük hızlarda kullanılır.
3. Bükülmüş Çift (Twisted Pair) Yüksek hızlarda (Birkaç bin bps’den Birkaç yüz Mbps’e
kadar.) veri taşımak için yalıtılmış bakır kablolar çifter çifter birbiriyle bükülerek kapasite
dengesizliği azaltılarak kullanılır.
Fiberoptik Kablolar: Bilgi ışığa dönüştürülerek taşınır. Bant genişliğinin teorik olarak sonsuz olması
pratikte birkaç terabps’lere kadar çıkabilmesi nedeniyle tercih edilirler.
Network endüstrisi fiziksel katmanda kullanılmak üzere üç türlü kablo standartlaştırdı: Koaksiyel
kablo, Twisted-pair kablo ve Fiber optik kablo. Bu medyalar üzerindeki bilgi aktarma hızı saniyede
bir milyon bit sayısı yarım millions of bits per second, ya da Mbps olarak ölçülmektedir. 10Base2
veya 10BaseT arasında seçim yapmak gerektiğinde, dikkate alınacak iki konu mesafe ve fiyat
olmaktadır. Her ikisi de bina içi kablolama da kullanılan standartlar olmakla birlikte, bugün
10BaseT artık kullanılmamaktadır. Günümüzde onun yerini 100BaseTX standardı almıştır. Bina
içinde kullanılacak kablolarda seçim 100BaseTX olurken iki bina arasında genelde Fiber kablolar
kullanılmaktadır. Fiber kablo içinde manyetik bir alan oluşmaz ve bina dışlarında yıldırımdan
korunmak için idealdir. Yüksek manyetik alanların bulunduğu ortamlarda da kullanılması bilginin
doğru transferi açısından önemlidir.
Tablo 2-1: Kablo türleri ve uygulama alanları
KABLO TÜRLERİ CG NETWORK UYGULAMALARI BAND GENİŞLİĞİ
COAXIAL
Thin 10Base2 10Mbps
10Base5 10Mbps
Thick
TWISTED PAIR 10BaseT 10Mbps
100BaseTX 100Mbps
Unshielded Twisted Pair – UTP 1000BaseT 1000Mbps
10BaseT 10Mbps
Shielded Twised Pair – STP 100BaseTX 100Mbps
1000BaseT 1000Mbps
10BaseT 10Mbps
Foiled Twisted Pair – FTP 100BaseTX 100Mbps
1000BaseT 1000Mbps
FIBER OPTIC 10BaseF 10-20Mbps
Single Mode (laser) or FDDI 100Mbps
100BaseFX 100-200Mbps
Multi Mode (led) 1000BaseSX/LX 1-2Gbps
77
2.1.1 Koaksiyel Kablo
Koaksiyel kablo merkezdeki iletken bir telin etrafı yalıtkan bir katmanla kaplanmış ve onun da
etrafına sarılmış iletken olmayan bir başka dış katmandan oluşur. Koaksiyel kablo araya girme ve
sinyal zayıflamalarına karşı diğer kablolara oranla daha dayanıklıdır. Bu kablo daha uzun
mesafelerde twisted-pair kabloya nazaran daha iyidir ve daha az basit teçhizat gerektirip, daha
güvenilir ye hızlı veri akışı sağlar. Ağ uygulamalarına göre farklı koaksiyel kablolar mevcuttur. En
popüler olanları Thinnet ve Thicknet’tir.
Koaksiyel kablo bir T konnektor ve bir BNC konnektor ile ağ kartına takılır.
Kablonun iki ucu da 50 direnç ile sonlandırılmalıdır. Bu durumda
1/R=1/50+1/50=1/25 R=25 ohm olacaktır. Herhangi bir T konnektörün ucu
Ohmmetre ile ölçüldüğünde 25 ohm okunmalıdır. Kablo uzarsa 25~30 ohm
okunabilir. Eğer 0 ohm okunuyorsa kısa devre vardır, gösteriyorsa
kopukluk vardır veya sonlandırıcı bozuktur. Sonlandırıcılardan biri mutlaka
topraklanmalıdır.
78
Şekil 2-5 Topraklama Kablonun iki
ucundan biri topraklanmalıdır,diğeri
ise topraklanmamalıdır
Şekil 2-7: solda ki yanlış bağlantı ortadaki gibi düzeltilir Uzak bir
mesafe ise sağdaki gibi bağlanır.
PVC (poly-vinyl chloride), yalıtımı sağlamak üzere kullanılan bir kimyasal maddedir. Esnek
olduğundan bütün ofis ortamlarında kolaylıkla kullanılabilir.
Plenum yükseltilmiş taban ya da asma tavan arasındaki havalandırma boşluğuna verilen
addır. Bu alanda yapılan kablolandırmalarda alev kodları çok belirgindir. Plenum kablolama,
bu alanda yapılan kablolamada kullanılmak üzere özel bir yalıtım maddesiyle çevrili olup, az
duman çıkarır ve ateşe karşı da dayanıklıdır. Fazla esnek deği1dir ye biraz daha pahalıdır.
Avantajları Dezavantajları
Düşük maliyet Sınırlı mesafe ve topoloji
Kuruluşu ve ilave edilmesi kolay Düşük güvenlik seviyesi hemen aşılabilir
Uzun mesafelerde gürültüye karşı Kablolama topolojisinde büyük değişiklikler
daha dayanıklı yapmak zor.
Elektronik birimleri daha ucuz olmasına rağmen
kablo twisted pair’e nazaran daha pahalı.
79
2.1.2 Bükülü çift(Twisted Pair) Kablo
Şekil 2-8 (a) RJ-45 konnektör Şekil 2-8 (b) RJ-45 jack
Twisted-pair kablo, birbirine dolanmış iki yalıtkan kablodan oluşur. Birbirine sarılı bu teller bir
araya getirilip gruplandırılarak kablo şeklindeki koruyucu bir kılıfın içine yerleştirilir. Korumasız
(unshielded) twisted-pair tel telefon sistemlerinde kullanılmaktadır ve zaten birçok binaya döşenmiş
durumdadır. Twisted Pair (Çift dolanmış sarmal) kablo, UTP (unshielded twisted pair) ve
STP(Shielded twisted pair) olarak iki türlüdür. Evlerimizdeki telefon kablolarına benzer bir
yapıdadır. Bu kablonun ucuna 8 bağlantı noktası olan, (yukarıdaki resim) RJ-45 konnektör takılır ve
bilgisayarımızdaki network kartına bağlanır.
Evlerimizde telefonlarımızın arkasına giren RJ-11 kodlu jaktır ve 4 bağlantı noktası mevcuttur.
10Mbit kablolamada Category 3 veya Category 5 kablo kullanılabilir. Ancak günümüzde CAT5 ve
CAT6 en yaygın kullanılanıdır. CAT5 kablo 100Mhz 'e, CAT6 kablo 1000Mhz 'e kadar veri
iletimini güvenli kılar. 8 adet birbirine dolanmış, ayrı olarak reklendirilmiş, tek damarlı kaliteli bakır
telden yapılmıştır. İki tipi mevcuttur: Kaplamalı (shielded) ve kaplamasız (unshielded). Kaplamalıda
tel çiftlerini örten metal bir koruma ve bunun üstende plastik kılıf mevcuttur. Kaplamasız da ise
sadece plastik kılıf ile tel çiftleri birarada tutulur.
Tüm bunların yapılış sebebi (çift dolama, metal kılıf) kablodan geçen sinyalin çevredeki
elektromanyetik alanlardan geçerken bozulmasını önlemektir. Motorlar, fülorasan lambalar, elektrik
kabloları vb. birer elektromanyetik alan üretecidirler. Dolanmış çiftlerin manyetik koruma
özelliğinden faydalanabilmek için renk sıralamasına dikkat etmek gerekir.
80
Aşağıdaki tablo twisted-pair’in avantaj ye dezavantajlarını göstermektedir.
Avantajları Dezavantajları
İyi bilinen bir teknoloji Sese karşı duyarlı
Maximum bant genişliği sınırlı
Network’e makineleri eklemek kolay
Mesafe Sınırlaması
En ucuz malzeme Dinlenmeye müsait.
Telefon malzemesiyle aynı var olan
Pahalı elektronik malzeme gerektirir.
telefon hatları kullanılabilir.
Düz kablo standardı 568-B ‘ye gore belirlenmiş renk sırasına gore karşılıklı iki ucunda bire bir
bağlanmasıdır. Renkler sıralarsak; 1-Turuncu/beyaz, 2-Turuncu, 3-Yeşil/Beyaz, 4-Mavi,
5-Mavi/Beyaz, 6-Yeşil, 7-Kahverengi/Beyaz, 8-Kahverengi. Düz kablo aşağıdaki bağlantılarda
kullanılır.
Anahtar - Yönlendirici
Anahtar - PC veya Sunucu
Hub – PC veya Sunucu
81
Geçit kablo standardı Bir ucu 568-B diğer ucu 568-A’ya göre belirlenmiş renk sırasına göre
karşılıklı iki uçda Turuncu ve yeşil reklerin yer değiştirilerek bağlanır.
Anahtar - Anahtar
Anahtar - Hub
Hub - Hub
Yönlendirici - Yönlendirici
Yönlendirici - PC veya Sunucu
PC veya Sunucu - PC veya Sunucu
Rollover kablo çeşitli ağ cihazların yönetimini sağlamak amacıyla bilgisayardan ağ cihazına olan
bağlantıyı sağlar. Rollover kablo kıvrımlı değildir. Tamamen düz 8 kablonun yanyana geldiği kablo
kullanılır. Konektör bağlantıları bir uca takılan kablo sırası diğer uçta tamamen ters çevrilerek
takılır. Kablo kullanılırken PC tarafına takılan uç RJ45’den DB9 ‘a çevirilerek COM protu
kullanılır. Kullanıldığı yerler:
Router - PC
Anahtar – PC
82
2.1.3 Fiber Optik Kablo (Optical Fiber Cable)
Optik fiber, sayısal veri sinyallerini ışık vuruşları şekline getirerek taşır. Son derece ince bir cam
boru çevresine sarılmış eşmerkezli kaplama (cladding) bir cam katmandan oluşur. Veri iletimi için
ışık sinyali kullanıldığından daha zor bozulur ve zayıflar. Manyetik alandan etkilenmez.
Kablo başına iki fiber kullanılır. Bir tanesi gönderici, diğeri de alıcıdır. Araya girmelere izin
vermezler ye son derece hızlıdırlar. Fiber optik veri ve ses iletişimi için ideal bir kablo türüdür.
Fakat maliyeti yüksek döşenmesi zor olmakta ve kolayca kırılabilmektedir. Genel olarak yüksek
bant genişliği gerektiren veya uzak mesafelere gidilmesi gereken uygulamalarda kullanılır. Aktif ağ
cihazlarının yüksek hızlarda birbirine bağlanmasında uzak mesafelerdeki cihazların birbirine
bağlanmasında ve omurga kurulmasında kullanılır.
Fiber optik kablo ile yapılan iletim yüksek bant genişliklerini desteklemektedir. Nedeni sadece ışığın
foton özellikleri ile yüksek frekanslı sinyal kullanmasıdır. Elektrik sinyallerinin frekansı daha
küçüktür. Işık kablonun merkezindeki çok ince cam liften iletilir. Işık, fiber optik kablo kullanılarak
herhangi bir tekrarlama olmaksızın kilometrelerce gidebilir. Cladding, kaplama merkezdeki cam lif
içinden geçen ışığı geri yansıtmaktır. Bu ayrıca ışık iletkeni üzerinden akan ışığı dış ışık etkilerinden
korurmaktadır. En dışta ise Kılıf (Jacket) bulunur ve camı dış fiziksel etkilerden korur.
Fiber optik kablo üzerinden aktarım yapılması için, elektriksel durumdaki veri gönderici tarafta ışık
işaretine, alıcı tarafta ise tersi yapılarak elektriksel İşarete dönüştürülmelidir. Bu dönüşüm işlemleri
için gönderici tarafta LED (Ligth Emitting Diod) veya ILD (Injection Laser Diod) kullanılır; alıcı
tarafta ise ışığa duyarlı fotodiyot veya fototransistör kullanılır.
83
Avantajları Dezavantajları
Yüksek hız Diğer kablolama tiplerine göre daha pahalı
Kablolama yeterince esnek değil ve keskin bir
Uzak mesafelerde daha hesaplı
şekilde bükülemiyor.
Başka dalgalardan etkilenmez. Standart birim eksikliği
Network omurgası için uygun. Yüksek trafiğe sınırlı ye point-to-point olmalı
Kuruluş ve destek tecrübesi gerektiriyor kuruluşu
Ses, veri ve video desteği var.
çok pahalı
Hattı dinlemek zor.
Tüm bunlardan amaç, standart ile belirlenen hızın ve başarımın garanti altında tutulmasıdır. İlk 10
Mbps hızında 802.3 gerçekleştirilimi kalın koaksiyel kablo kullanımına dayanılarak yapılmıştır ve
10Base5 diye adlandırılmıştır. Buradaki 10 hızı, Base sözcüğü aktarımda temel band (base band)
kullanıldığını ve 5 rakamı ise ağ dilimlerinin (segments) 500 metre olabileceğini gösteriyor. Kalın
koaksivel kablo uygulaması, zamanında pahalı bir çözüm olmuştur; onun daha ucuz bir uygulaması
olan 10Base2, ince koaksiyel kablo kullanılmasına dayanır. 10BaseT, bakır büklümlü çift (twisted
pair); 100BaseF, fiber optik kablo kullanılmasına dayanan standardlardır:
Santralde, gelen bölgesel çevrim hatlarını tarayan bir algılayıcı bulunur. Yaklaşık 100 msn’de bir
off-hook durumunu algılamak için bir DC akımın hattan akıp akmadığına bakılır.
Merkezi santralde çağrıları kurmak üzere anahtarlar bulunur. Santral bölgesel aboneden gelen DC
akım akışını algılayınca S1 anahtarını kapayarak hatta çevir sesi (dial tone) verir ve bu 480 Hz’lik
bir işaretin arayan telefona gitmesini sağlar. Abone çevir sesi ile birlikte numarayı çevirmek için
uyarılır. Numara, ya kadranlı telefonun kadranı çevrilerek ya da tuş takımlı telefonun tuşlarına
basılarak girilir. Bazı telefon devreleri çevirme işlemlerini kendileri de yapabilir.
İşaret bölgesel santrale gelir ve çağrı bölgesel geçiş merkezine aktarılır. Çağrıyı telefon sistemi
içinde yönlendirmek için bilgisayarlar kullanılır. Bilgisayar, çevrilmiş numarayı alınca yönlendirme
tablosunu inceleyerek hangi yolun kullanılacağına karar verir. Eğer çağrı ülkenin başka bir
bölgesinde ise çağrı uzak geçiş merkezine aktarılacaktır. Çağrı çeşitli geçiş merkezleri seviyelerine
kadar yönlendirilip, anahtarlanabilir.
85
Şekil 2-18 Bir çağrının kurulması
Çağrı saniyeler içinde alıcının bölgesel santraline varır. Bu santral, uygun bölgesel çevrimin meşgul
olup olmadığına bakar. Santral bunu, hatta bir DC akımın varlığına veya yokluğuna göre anlar. Son
santral S2 anahtarını kapatarak aranan telefonun zil mekanizmasını harekete geçirir. S2’nin
kapanması ile 20 Hz’lik bir işaret telefona gönderilir.
Aranan telefon açılıp ‘off hook’ konumuna getirilirse S2 açılarak zil işareti kaldırılır. Bağlantı,
S3’ün kapanması ile tamamlanır. Şehirlerarası anahtarlanan bir çağrı tipik olarak 4-9 anahtarlama
merkezinden geçmektedir.
Sayısal yapısı ve sunduğu hizmet türleri açısından ISDN hem WAN bağlantılarında ana hat (trunk)
veya yedek bağlantı olarak kullanılabilir; hem de küçük ofis/ev kullanıcıları için çevrimli uzak
bağlantı olanağı sağlar. ISDN esnek, başarımlı ve kaliteli bir bağlantı ortamı sunar.Şekil 2-19'da
tipik bir ISDN uygulaması görülmektedir.
86
Şekil 2-19. ISDN ile bağlantı örnekleri
ISDN ağ, analog telefon şebekesi, GSM şebekesi ve X.25 arayüzlü paket anahtarlamalı ağ (PSN) ile
bütünleşik yapıda kurulur. Böylece farklı teknolojilerdeki ağ kullanıcıları ile ISDN arasında geçiş
sağlanır, Şekil-14.24.'de böyle bir yapı gösterilmeye çalışılmıştır. Sistemlerin ISDN ağa doğrudan
bağlantı yapılabilmesi ISDN arayüzlere sahip olmalıdır. Bir PC'nın ISDN ağa bağlanması için ona
ISDN kart takılmalıdır.
B kanalı; ses, veri ve görüntü bilgisi gibi kullanıcı verisi aktarımı için kullanılır; iletişimin
kurulması için gerekli işaretleşme ve senkronizasyon bilgilerin aktarılmasında kullanılmaz. Tam çift
yönlü (full-duplex) modda, senkron olarak 64 Kbps band genişliğine sahiptir. B kanalı, kullanıcı
verisinin taşınması için saydam bir yol sunar; bu nedenle IP, IPX gibi protokolların paketleri
kapsüllenerek bu ortamdan aktarılabilir. Hata sezme, yeniden gönderme gibi işlevlere sahip değildir.
Eğer iletimde hata olursa üst katmanlarda sezilmeli ve düzeltilmelidir.
D kanalı; iletişimin sağlıklı bir şekilde kurulması için gerekli işaretleşme ve senkronizasyonun
sağlanması, ve iletişimden önce yapılan çağrıların yönetimi için kullanılır. Tam çift yönlü modda 16
87
Kbps veya 64 Kbps band genişliğine sahiptir, iki ISDN abonesi arasında bir bağlantı kurulmadan
önce, biri bağlantı için çağrı gönderir ve karşı taraf bu çağrıyı kabul ederse, aktarım için gerekli
oturum kurulur; tüm bu haberleşmeler D kanalı üzerinden yapılır.
H kanalı; B kanalından daha büyük band genişliğine sahip ve B kanalı gibi gerçek bilginin
taşınmasında saydam bir yol sağlar; H0, H1, H2 ve H4 olarak adlandırılan 4 farklı türde H kanalı
vardır. Bunlardan H0, 384 Kbps (6 tane B kanalı); H1, 1.920 Mbps (30 tane B kanalı); H2, 44.164
Mbps (690 tane B kanalı) ve H4, 135 Mbps düzeyinde band genişliklerine sahiptirler. Tam çift
yönlü modda çalışır.
BRI Hizmeti: ISDN BRI servisi 2B+D olarak ta gösterilir ve herbiri 64 Kbps olan 2 tane B kanalı,
16 Kbps olan bir tane D kanalı içerir; 2x64+16=144 Kbps olan toplam band genişliğinin 128
Kbps'lik kısmı kullanıcı verisinin aktarımı içindir. Normalde B kanalı veri aktarımı, D kanalı ise
işaretleşme, senkronizasyon işlemleri için kullanılır. Bazı uygulamalarda D kanalının işaretleşme
dışında kalan (artan) band genişliği veri aktarımı için de kullanılabilir. BRI hizmeti için fiziksel
katman tanımlamaları ITU-T 1.430 standardı ile belirtilmiştir.
PRI Hizmeti: ISDN PRI hizmeti herbiri 64 Kbps olan 30 tane B kanalı ve 64 Kbps olan bir tane D
kanalı (30B+D) içerir; bu Avrupa standardı olarak bilinir. Amerika, Japonya gibi birkaç ülkede
kullanılan standartta 23 tane B kanalı ve bir tane D kanalı (23B+D) bulunur. Dolayısıyla ISDN
PRI'ın toplam band genişliği Avrupa standardı için 30x64+64=2.048 Mbps ve Amerikan standardı
için 23x64+64=1.544 Mbps'dir. ISDN PRI için fiziksel katman tanımlamaları ITU-TI.431 standardı
ile belirlenmiştir.
D kanalında kullanılan işaretleşme protokolü OSI başvuru modelinin 1,2 ve 3. katmanları için
tanımlı işlevleri içerir. Fiziksel katman için tanımlamaları ITU-T I.430 standardı ile belirtilmiştir.
88
[Link] ISDN Katmanları ve OSI Başvuru Modeli
ISDN ağa bağlanacak ISDN arayüzlü cihazlar OSl'nin tüm katmanlarına karşılık düşen işlevleri
sağlamalıdırlar. Ancak, bakış açışı ağ tarafından ise, ISDN ağ arayüzleri OSl'nin alttan ilk üç
katmanına ait işlevlere sahiptir. Kalan 4 ile 7 arası üst katmanlar uygulama programlarım
ilgilendirmektedir. ISDN katmanları, temelde çok farklı işlevlere sahip olduğu için B ve D kanalları
için ayrı ayrı tanımlanmıştır. Çünkü, B kanalı yalnızca kullanıcı verisinin saydam bir ortamdan
aktarımı için kullanılırken, D kanalı oturum kurulumu ve diğer denetim işlerinin kurtarılması için
kullanılır. Şekil-2.21,'de ISDN katmanları, B ve D kanalları için ayrı ayrı verilmiştir.
B kanalı, saydam bir iletim ortamı sağladığı için Şekil-2-21.'de görüleceği gibi fazla bir tanımlama
yoktur. Yalnızca X.25 bağlantısı için 2. ve 3. katman standartları vardır. Ancak B kanalı, ISDN
bağlantılarda çağrı yapılması dışında tüm denetim, senkronizasyon işlerinin kurtarılması için
kullanılır. Bu kanal için tanımlı protokollar daha fazladır.
B kanalı üzerinden işaretleşme, paket anahtarlama ve telemetri işleri kullanılır. İşaretleşme, uçtan
uca oturum kurulması ve yönetimi için kullanılırken; paket anahtarlama, eğer bu kanalda
kullanılmayan boş yer varsa X.25 trafiği taşımak için kullanılır; telemetri ise, telemetri uygulamaları
için gerekli iletişimin kurulmasını sağlar.
LAPD ve LAPB ikinci katman protokollarıdır. LAPB, X.25 için geliştirilmiş bir bağlantı erişim
protokolüdür (Link Access Produre-Balanced), LAPD, ISDN D kanalı için geliştirilmiş bir
protokoldür (Link Access Protocol-D Channel) ve D kanalı üzerinden yapılacak tüm iletişim LAPD
protokolü üzerinden gerçekleştirilir.
89
ISDN Fiziksel Katmanı: ISDN fiziksel katmanı, BRI ve PRI için ayrı ayrı standartlara sahiptir.
Fiziksel katmanda konnektör ve kablo bağlantıları genel olarak S, T veya S/T bağlantı arayüz
noktalarına sahiptirler. ISDN ağa bağlanacak sistemlerin bu bağlantı arayüzlerinden birine sahip
olması gerekir.
BRI Fiziksel Katmanı: BRI erişimi noktadan noktaya (point-to-point) veya bir noktadan çok
noktaya (point-to-multipoint) olabilecek şekilde konfigüre edilebilir. Noktadan noktaya kullanımda
yaklaşık l Km. uzaklığa gidilebilir ve heriki uçta birer alıcı (receiver) ve gönderici (transmitter)
birimleri olması gerekir. Dolayısıyla alış ve gönderme için 2 çift kablo sonlandırılmasına gereksinim
duyulur.
Bir noktadan çok noktaya bağlantıda, bağlanılan kablo pasif yol gibi değerlendirilir ve aynı yola
birden çok ISDN cihaz bağlanabilir; standartta 4 telli pasif yola 8 taneye kadar TE bağlanabilir. Biri
kısa (short), diğeri uzatılmış (extended) olarak adlandırılan iki tür pasif yol uygulaması vardır. Kısa
pasif yol uygulamasında ~200m, genişletilmiş pasif yol uygulmasında ise l Km.'ye kadar gidilebilir.
Bütün bunlar BRI fiziksel katmanı için geçerlidir;
BRI fiziksel katmanında psudo-ternary kodlaması kullanılır. Bu kodlama tekniğinde lojik l değerleri
0 V ile; lojik 0 değerleri ise, ard arda gelen lojik 0 larda sürekli değişecek şekilde eksi (-) ve artı (+)
gerilim düzeyleri alacak biçimde değişir. BRI bağlantı arayüz noktası olarak, genelde, S veya S/T
standardı kullanılır.
PRI Fiziksel Katmanı: ISDN PRI erişimi noktadan noktaya olacak biçimde yapılabilir; BRI'ya
göre çok daha yüksek band genişliğine sahip olduğu için daha çok sayısal telefon santrallının (PBX)
veya WAN bağlantısı için yüksek band genişliği gerektiren LAN bağlantıları için kullanılır. PRI
bağlantı arayüz noktası olarak, genelde, T veya S/T standardı kullanılır.
PRI fiziksel katmanında 2.048 Mbps'lik Avrupa standardı için HDB3/AMI olarak adlandırılan
kodlama tekniği kullanılır. ISDN BRI portu olan yönlendiriciler, genel olarak, noktadan noktaya
bağlantı yöntemiyle ISDN ağa bağlanırlar. ISDN telefon ve faks sistemleri, genel olarak bir
noktadan çok noktaya bağlantı yöntemiyle ağa bağlanırlar; örneğin birden çok telefon aynı pasif
yola bağlanarak yolu c taklaşa kullanırlar.
ISDN ağ, Şekil-2-22.'de görüldüğü gibi uçtan uca birçok arayüz noktalarına sahip olacak şekilde
tasarlanmıştır; ağa bağlanacak olan bir ISDN cihaz kendi üzerinde sahip olduğu ISDN özelliğine
göre en uygun bağlantı arayüz noktasından bağlanır. örneğin hiçbir ISDN özelliği olmayan bir cihaz,
(ki bu bir analog telefon cihazı da olabilir, yönlendirici de olabilir) en uç noktadan bağlanır.
Şekil 2-22'de ISDN ağda uçtan uca R, S, T, U ve V olarak adlandırılan bağlantı arayüz noktaları ve
aralardaki TE2, TE1, TA, NT2 ve NT1 olarak adlandırılan birimler görülmektedir. Birimlerin
tanımları:
TE2 (Terminal Equipment l): Hiçbir ISDN özelliği olmayan sistemleri gösterir. TE2 sistemleri
bilinen standart sistemlerdir; üzerlerinde RS-232, V.35 ve X.21 gibi portlar bulunur. Bu tür sistemler
ISDN ağa R bağlantı arayüz noktasından TA aracılığıyla bağlanabilirler.
90
Şekil 2-22 ISDN arayüz birimleri
TE1 (Terminal Equipment l): ISDN özelliğine sahip uç cihazları gösterir; ISDN telefon, ISDN ağ
kartları vs. gibi yalın ISDN cihazları S bağlantı arayüz noktasından bağlanırlar.
TA (Terminal Adapter): ISDN özelliği olmayan sistemlere ISDN özellik kazandıran birim TA'dır.
Tüm standart sistemler bir TA üzerinden ISDN ağ a eklenebilir.
NT2 ve NT1 (Network Termination l ve 2): Ağ sonlandırma birimleri, NT2 ve NT1, 4 telli abone
bağlantısını 2 telli hale dönüştüren birimlerdir. NT1, yalnızca fiziksel katman özelliğine sahiptir ve
genelde ISDN hizmeti sunan şirketin ISDN ağı içerisinde kalır. NT2 ise, ISDN'in ilk üç katmanına
ait işlevleri destekler. Uygulamada, PBX'ler NT2 özelliğine sahiptirler.
Genel olarak, bağlantı arayüz noktalarından S, BRI; T, PRI bağlantısı için kullanır. Bazı cihazlar S
ve T bağlantı arayüz noktalarının her ikisini de desteklemektedir. Bu şekilde destek S/T bağlantı
arayüzü olarak anılırlar.
5 Byte 48 Byte
Şekil 2-23: Bir ATM Hücresi
91
ATM teknolojisinin en önemli birkaç özellliği, aktarımda, hücre (cell) olarak adlandırılan küçük
boyutlu ve sabit uzunlukta ( 53 Byte ) veri paketleri kullanır. Hücrenin ilk 5 byte uzunluğundaki
kısmı hücre başlığı olarak alınır. Geri kalan 48 byte ise kullanıcı verisini tutulduğu kısımdır.
Hücre tabanlı olduğundan, yani aktarım için kullanılan paketlerin sabit uzunlukta olmasından dolayı
daha hızlı aktif cihazlar daha az donanım karmaşıklığıyla tasarlanabilmekte ve aktif cihazların
portlarına buffer amacıyla koyulan belleğin daha verimli ve başarımı arttır ancak şekilde
kullanılabilmesini sağlamaktadır. ATM cihazlarda porttan porta olan gecikmeler ve herhangi iki uç
düğüm arasındaki gecikme hesaplanabilir. Böylelikle toplam gecikme öngörülebilmektedir.
Bağlantı Gereksinimi: ATM, bağlantıya yönelik bir aktarım protokoludur. İki düğüm arasında
aktarım yapılabilmesi için, önce düğümler arasında bağlantı kurulur. Aynı telefon konuşması
yapılabilmesi için karşı tarafla bağlantı kurulması gerektiği gibi ATM'de de iki düğüm arasında
önceden bağlantı kurularak aktarım süresince veri paketleri/veya hücrelerinin izleyeceği bir yol
belirlenir. Aktarılacak veri paketleri bu yol üzerinden izlenecek yörünge belirli olduğu için alıcı ve
verici adresleri veri paketlerinin içerisine koyulmadan gönderilir. Hizmet kalitesi özellikle zamana
duyarlı gerçek zaman uygulamalannda kendisini hissettiren önemli bir faktördür.
Temel Aktarım Paketi/Hücre ( Cell ):ATM protokolunda aktarım için kullanılan temel paket sabit
uzunlukta hücrelerdir; toplam 53 sekizli olan hücrelerin 5 sekizlisi başlık, 48 sekizlisi de aktarılacak
veri içindir. Başlık bilgisi oldukça kısadır, ancak aktarım için gerekli bağlantı önceden
kurulduğundan dolayı bu kadar başlık bilgisi hücrenin alıcısına doğru olarak ulaşmasma
yetmektedir. Aktarım için kullanılan veri paketinin, yani hücrelerin sabit uzunlukta olması daha hızlı
ve donanım karmaşıklığı daha az olan ATM anahtarlama cihazlarının tasarlanabilmesine imkan
verir.
ATM ağlar için iki tür bağlantı arayüzü tanımlanmıştır. Biri, ATM portu olan (ATM NIC, Ethemet
Anahtar veya Yönlendirici gibi) bir uç sistemin ATM ağa bağlanması için kullanılır ve UNI (User-
to-Network Interface) olarak adlandırılır. Diğeri, ATM bulutu oluşturan Anahtarların birbirine
bağlanması için kullanılır ve NNI (Network-to-Network Interface) olarak adlandırılır. ATM
hücrelerin başlık bilgisi, bağlantının UNI ve NNI olmasına göre farklıdır. Şekilde iki ayrı ATM
bulut, onların içerisindeki ATM anahtarlar ve uç sistemlerin buluta bağlantısı görülmektedir. Dikkat
edilirse, bulut içerisindeki anahtarlar birbirlerine NNI ile bağlıdır; aynı zamanda iki bulutu birbirine
92
birleştiren bağlantı da NNI'dır (çünkü iki bulut birbirlerine ATM anahtar üzerinden bağlıdır). Ancak,
ATM portu olan Ethernet anahtar, yönlendirici ve ATM NIC (ATM ağ kartı) ATM ağa UNI ile
bağlıdır.
Fiziksel Katman: Fiziksel katman, temel aktarım birimi olan hücrelerin ağ ortamı üzerinden nasıl
aktarılacağını belirtir ve bununla ilgili bağlantı arayüzlerini, arayüzlerin sahip olacağı aktarım
hızlarını (Mbps) tanımlar. ATM tanımlarında arayüz olarak daha önce hücre tabanlı teknolojiler için
tanımlanmış olan arayüzlerin kullanılacağı varsayılarak yeni arayüz tanımlamaları yapılmamıştır,
onların kullanılması önerilmiştir. ATM ağa, bir uç cihazın bağlanması için kullanılan arayüz
tanımlaması UNI'dır. UNI için 3.0 ve 3.1 olarak numaralanan iki uyarlama vardır. Fiziksel katman
protokolları aşağıda belirtildiği gibidir. Fiziksel katman kendi içerisine fiziksel ortam (Physical
Medium, PM) ve aktarım dönüşümü (Transmission Convergence, TC) olarak adlandırılan iki alt
katmana ayrılmıştır. PM alt katmanı doğrudan iletişimin yapıldığı aktarım ortamı ile çalışma şeklini
belirler ve genel olarak bit zamanlaması (bit timing) ile hat kodlama (line coding) işlevini yerine
getirir. TC alt katmanı, hemen altında bulunan PM alt katmanıyla hemen üstünde bulunan ATM
katmanı arasında adaptasyon sürecini kurar ve genel olarak başlık hata sınaması için gerekli
işlevlere ve hücrelerin aktarım ortamına geçirilmesi için gerekli adaptasyon işlevlerini yerine getirir;
zaman kriterlerini sağlamak için çerçeve içine boş hücreler yerleştirir.
ATM Katmanı: ATM katmanı bir üst katmandan gelen bilgiyi, ona bir katma değer eklemeksizin
alıcısına ulaştıran yalın bir aktarım ortamı sunar. ATM katmanı hücrelerin içerisinde taşınan bilgi
türüyle ilgilenmez; temel olarak bağlantı kurulması, akış kontrolu ve hücrelerin hızlı bir şekilde
anahtarlanması işine atanır. Anahtarlama işlemi genel olarak donanıma dayalı gerçeklendiği için çok
yüksek hızlarda ATM anahtarlar gerçeklenebilmektedir. Hücrelere alt sekizliler artan sırada
gönderilirken, sekizlilere ait bitler azalan sırada aktarılır.
ATM Adaptasyon katmanı (AAL), uygulama programları ve servislerinin gereksinim duyduğu farklı
türde trafiklerin ATM katmanı üzerinden aktarılması işini sağlar. Örneğin ses haberleşmesi
uygulaması ile veri haberleşmesi veya video aktarımı birbirinden farklı özelliklerde aktarım
kriterleri ister. Ses ve video haberleşmesi zamana duyarlı iletişim ortamı isterken, veri
haberleşmesinin böyle bir gereksinimi yoktur. Her uygulama türünün kendine has gereksinimleri
vardır. AAL bu gereksinimleri karşılar; bu amaçla değişik türde hizmet sınıflarına sahiptir. Bunlar
AAL1, AAL2, AAL3/4 ve AAL5 olarak adlandırılır ve herbiri değişik kriter gereksinimi olan
uygulamalara hizmet sunar. ATM adaptasyon katmanı, fiziksel katman gibi kendi içerisinde 2 alt
93
katmana ayrılmıştır. Biri, dönüşüm (Convergence Sublayer,CS), diğeri ise dilimleme ve birleştirme
(Segmentation and Reassembiy, SR)alt katmanları olarak adlandınlır. Dönüşüm alt katmanı genel
olarak, ATM ile ATM olmayan bağlantıda format dönüşümü yapan fonksiyonları yerine getirir.
Dilimleme ve birleştirme alt katmanı, adı üzerinde bir hücrenin veri alanından büyük veri parçalarım
dilimleyerek 48 sekizliden oluşan küçük dilimlere ayırır veya tersine kendisine gelen 48 sekizli
uzunlukta olan dilimlerden bir üstünde bulunan dönüşüm katmanının kabul edeceği büyüklükte veri
parçalarını elde eder.
Hizmet Sınıfları : ATM adaptasyon katmanının hizmetleri üç farklı parametreye dayanılarak dört
farklı sınıfta toplanmıştır. Sınıflamada kullanılan üç parametre şöyledir:
Tüm hizmet sınıfları bu üç parametre baz alınarak yapılır. Örneğin ses aktarımının zamana
duyarlılık gereksinimi vardır ve sabit bit akışı gerektirir. Veri aktarımının zamana duyarlılığı yoktur
ve değişken bit akışıyla gerçeklenebilir. A, B, C ve D diye adlandırılan hizmet sınıflarının
gereksinimi Tabloda AAL'in sunduğu hizmet sınıfları ve özellikleri verilmiştir.
Yukardaki tabloda gösterilen hizmet sınıflarının herbiri genel olarak farklı uygulamalar için daha
uygundur, örneğin A sınıfı hizmet, zamana duyarlı, sabit bit akışını sağlayan ve bağlantıya yönelik
bir ortam sunar; bu tür hizmet sınıfı ses ve video aktarım için uygundur; buna karşın C sınıfı hizmet
94
veri aktarımı için uygun düşer. Kısacası, ATM üzerinden klasik LAN verilerinin aktarılması için
AAL5 (C ve D sınıfı) hizmeti, PBX gibi sistemlerin bilgileri aktarılırken AAL1 (A sınıfı) hizmet
kullanılır.
ATM adresleri için hazırda var olan ve DCC, E-164,ICD formatı olarak bilinen 3 tür format
şeklinden biri kullanılır. Adresin ilk sekizlisi hangi tür formatın kullanıldığım gösterir ve bu
sekizlinin ne olacağı aşağıda verilmiştir:
DCC formatı 39
E-164 formatı 45
ICD format 47
Ağ parçası içinde bulunan AFI ( Authority Format Identifier) kullanılan format türünü , AFI özel
alanı ATM cihazı üreten firmanın özel kodunu içerir RD (Routing Domain) ve AREA parçaları ise
ATM ağ içerisinde anahtarlamanın etkin bir şekilde sağlanması için alt ağ ve bölgeler oluşturmak
amacıyla kullanılır. Kullanıcı parçasında bulunan ESI (End Station Identifier) bir uç cihaza ait adres
parçasını gösterirken, SEL (SELector Field) için henüz bir tanımlama yapılmamıştır.
95
2.5 Hücresel Radyo (Cellular Radio)
Kişi veya kurum için veri servis hizmeti, ses kalitesi ve güvenlik önemli ise, sayısal telefon servisini
kullanmak en iyisi olacaktır. Verilecek servis dual mod telefon yeteneğine göre yapılandırılırsa hem
sayısal servislerin hem de yapılandırılan bölge dışındaki alanlarda kullanılan analog servislerin
kullanımına olanak sağlar. Eğer ağ’da dolaşım en öncelikli konu ise hücresel haberleşme
kullanılabilir.
Analog ağlar yerleşim bölgelerinde her yerde olacak şekilde artmıştır ve hücresel ağların hala
kullanımını haklı çıkaran birçok sonuç vardır. Bunlar;
Analog hücresel radyo sistemleri FDMA (Frequency Division Multiple Access) kullanmaktadır. Bu
teknik bir bölgedeki kısıtlı frekans sayısından çok kullanıcıyı destekleyecek şekilde tasarlanmıştır.
Kuzey Amerika’da bugün yaklaşık olarak 200 milyon insan hücre temelli iletişim servislerini
kullanmaktadır. Dünyada ise her ay 13 milyon kullanıcı kablosuz iletişim için başvuruda
bulunmaktadır.
Hücre temelli iletişim endüstrisi halen öncelikli olarak analog omurgalar üzerinde çalışmaktadır.
Tahminlere göre Amerika’nın tamamı analog olarak kaplanmış durumda iken bunun sayısal benzeri
olan hücresel ağların oranı ise %60 –100 arasındadır. Kanada’da da iletişim ağları çoğunlukla
analogtur. Çünkü sayısal teknolojiye geçiş için çok kısıtlı imkanlar bulunmaktadır.
Pek çok ülkelerin kablosuz servis sağlayıcıları sayısal networkü kullanmaktadır veya en azından
hücre temelli ağ’dan sayısal ağ’a geçmeye çalışmaktadır. Tamamen farklı kriterlere sahip olan
sayısal birçok üstünlüğe sahiptir. Temel üstünlüğü çok iyi bir servis kalitesi (QoS) sunması, daha iyi
güvenlik ve gelecek nesil servislerini (next generation services) destekleme kapasitesine sahip
olmasıdır. Bu durum sayısal ağ’larda verimliliği artırıcı olarakta bilinir. Bunu taşıyıcı bazında ele
alırsak her iletişimde daha fazla bilgi hazırlayabilmesidir. Bu, çoğu sistemin neden sayısal sisteme
çevrildiğinin cevabıdır. Ayrıca sayısal çok daha iyi bir ses kalitesi sunmaktadır.
96
gruplara veya hücrelere bölünerek komşu hücrelerin engellemesinden, parazit yapmasından ve
tıkanıklık oluşturmasından korunur. Hücreli sistemler iletişim için daha az güç harcarlar. Örneğin
taşıtlara özgü ileticiler 3 watt’lık güç harcıyor iken bazı cihazlar 3/10 vat harcamaktadır. Burada
kullanılan hücre tasarımında ortalama yarıçap 3-5 mil arasındadır.
Normal işlemler için hücrede 3-5 millik ayrım yapılabilir. Fakat çok fazla kullanıcının tıkanıklıktan
şikayetçi olması durumunda hücre bölünmeleri ortaya çıkar. Yani hücre daha küçük hücrelere
bölünür. Frekanslar kullanıma devam edenler için tekrarlı olarak atanır. Hücre küçülmesi daha fazla
donanıma ve bileşene gereksinim duyar. Bu da taşıyıcı firmalar için parasal olarak bir yük daha
getirmiş olur.
Giriş işlemi yapan telefon kontrol kanallarının haricinde tüm kanalları tarar. Tarama sonrası o an
için en güçlü olan kanala kilitlenir. Bundan sonra telefon artık izleme moduna geçer. Eğer araç o
anki hücreden başka bir hücreye geçiş yapıyorsa izleme kanalından alınan sinyal başarısızlığa uğrar.
Fakat bu duyulamayacak kadar zayıftır. Telefon derhal tüm izleme kanallarını tarar ve birini seçerek
tekrar izleme moduna geçer.
MTSO ve ana istasyon arasında farklı bir arayüz bulunur. Bu hat taraflı anahtarlama olup çağrı
kurulumlarını kontrol eder. Normalde MTSO – ana istasyon T1 işlemi üzerinden 32 Kbps ADPCM
ile bağlanır. T1 bakır veya mikrodalga olabilir.
97
2.5.4 Tekrar Frekans Kullanım Planı ve Hücre Yapısı
Frekansın tekrar kullanımı frekans tabanlı kanal kullanan sistemler için kısıtlı radyo frekansının
verimli bir şekilde atanmasına izin vermektedir. Frekansın tekrar kullanımı kapasitenin artmasına ve
değişik yerler arasındaki frekans dağılımında karışıklıktan sakınılmasını sağlar. Frekans planı bir
kanalın 3-4-7 ve 12’ye bölündüğünde ortaya çıkar.
Hareketli birimler ağ boyunca her bir hücrede hareket ederken onlara bir frekans atanır. Dış
ortamdaki bitişik olmayan hücreler, birbirleri arasında bir engellemeye neden olmaz. Bu yüzden
aynı frekans bitişik olmayan hücreler tarafından kullanılabilir.
CDMA sistemler frekans yönetimine gereksinim duymazlar. Çünkü tüm taşıyıcılar aynı frekansı
kullanırlar. Kaynak tarafındakiler ayrıştırma işlemini onların PN offsetine göre belirlenir. hareketli
kanallar temel bant sinyalinde kod kullanılarak tanıtılır ve her biri herhangi bir hücrede tekrar
kullanılabilir.
Her hücrenin radyo donanımı bitişik hücrelerle üst üste binmiş olabilir. Bu bize komşu hücrelerin
tam bir kapsama sağladığını izlememizi sağlar.
Hücrenin mod işlemleri kullanılan anten tipiyle ilgilidir. Omni directional anten kullanılması
hücrenin 360 derecelik alanda hizmet vermesi demektir. Bu tip antenin kullanılması ile hücrede bir
antenle hem gönderme hem de alma işlemi yapılabilir. Bu şekilde 360 derecelik alan tamamen
kapsanır. Fakat çakışmaların çok olduğu hücrelerin sektörlere ayrılması durumunda bu tip antenler
kullanılmaz. Bu durumda anten arkasına reflektörler yerleştirilir. Bu kapsama alanını hücre
parçasına odaklamak içindir. Kapsama alanları gereksinime göre değişir. Örneğin 2 sektör olursa
180 derecelik açı, 3 sektörde 120 derecelik açı ve 6 sektörde ise 60 derecelik açı kullanılır. Her bir
sektör en az 1 gönderim anteni ve 2-3 sektöre ayrılmış durumda olan yerler ise 2 alım anteni
gerektirir.
Bu yapıda her bir sektör için çağrı kurulması işlemini yönetmek için bir kontrol kanalı
gerekmektedir. Buradaki her bir sektördeki ses trafiği telsiz anten bağlantısı ile sağlanır.
Frekans alanı 825-845 MHz ile 870-890 MHz arasındadır. Her bir bant’a her bir kanal 30 KHz’lik
alanı kullanır. Ayrıca 21 kanal da kontrol kanalı olarak tahsis edilmiştir.
98
2.6 Uydular
Uyduları kullanarak küresel iletişim fikri ilk olarak ünlü İngiliz bilim adamı ve bilim kurgu yazarı
Arthur C. Clarke tarafından Mayıs 1945'te ortaya atılmıştır. İlk uydular bugünküne oranla daha
hafifti ve elipsoyit bir şekil çizerek dünya etrafında dönüyordu. Uydunun yüksekliğine ve çizdiği
yola bağlı olarak dünya etrafındaki bir turu yaklaşık iki saati alıyordu. Bu nedenle dünya
yüzeyindeki istasyondaki radyo ekipmanı ancak uydu göründüğünde, yani kısıntılı bir sürede aktif
olabiliyor ve iletişim sağlayabiliyordu. Bu durumda kesintisiz iletim için çok sayıda uyduya
gereksinim oluyordu ki, bu da ekonomik olarak olanaksızdı. Bu durumda uydunun ekvator etrafında
dönmesine ve yüksekliğinin 22.300 mil (yaklaşık 35.800 km) olmasına karar verildi.
Bu yükseklikte dünya yüzeyin görüş alanı yaklaşık, dünyanın 1/3 nü kaplıyordu. Böylece 3 uydu
tüm dünyayı kapsayabiliyordu. Başka bir deyişle tek bir uydu sadece güney ve kuzey Amerika’yı
kapsayabiliyordu. Uydu iletişimi çok uzun ve okyanus aşımı ülkeler arası iletişimde geniş bir
şekilde kullanıldı. Ancak uydu iletişimi mikro dalga ve fiber optiklere kıyasla çok giderli bir iletişim
durumundadır. Bu nedenle bu iletişimden ne zamana kadar ve ne oranda yararlanılacağı hakkında
kesin bir hüküm vermek olanaksızdır.
"Aşağıda belirtilen boylamlar, yerleştirilecek 3 terminalin tüm yerküreyi kapsaması için önerilen
değerlerdir.
Günümüzde sivil ve askeri haberleşme amaçlı olarak sıklıkla kullandığımız uydu haberleşme
sistemleri, iletişim alanında daha hızlı ve yüksek kapasiteli ama aynı zamanda da düşük maliyetli
sistemler yaratma çabaları sonucunda ortaya çıkmıştır.
1957 yılında uzaya ilk uydunun (Sputnik) gönderilmesi ile uzay çağı başlamıştır. 1958 yılında
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Eisenhower'in uydu üzerinden Amerika'ya yılbaşı mesajı
yollaması, 1960 yılında ilk yansıtıcı uydunun kullanılması, 1962 yılında ilk röle uyduların
kullanılması ve ilk yere göre durağan (geostationary) uydunun kullanılmaya başlanması uydu
haberleşme sistemlerinin gelişim hızını göstermede örnek teşkil etmektedirler.
99
2.6.1 Uydu İletişim Sistemi
Uydu iletişim sistemleri; bir uydudan, uydunun yörüngesini, uzaydaki konumunu ve çalışmasını
denetleyen bir yeryüzü istasyonundan ve uydu üzerindeki transponder (alma frekansını, gönderme
frekansına çevirici) aracığıyla gerçekleştirilen ve iletişim trafiğinin gönderilmesini (çıkarma hattı,
uplink) ve alınmasını (indirme hattı, downlink) sağlayan yer terminalleri ağından oluşmaktadır.
Uydunun kendisi ise iki temel bölümden oluşmaktadır:
1. Yük(Payload), iletişim sinyali için transponder işlevini yerine getiren antenler, alıcılar ve
vericilerden oluşur.
2. Link (yol) ise, durum denetimi, sıcaklık denetimi, komut ve telemetri sistemleri bulunur.
Temel olarak link, yük çalışması için destek (uydu bakım ve onarımı) görevlerini yerine
getirir.
Uydu, kendisi için gerekli olan elektrik enerjisini üzerinde bulundurduğu güneş panellerinden sağlar.
Uydunun güneşi göremediği durumlarda ise daha önceden çalışması sırasında doldurduğu pilleri
kullanmaktadır. Uydu her gün yeryüzü tarafından birer kere, ilkbahar ve güz noktaları (dönenceleri)
civarında tutulur, dolayısıyla güneşle olan doğrudan bağlantı kesilir. Tutulmalar 70 dakika kadar
sürebilir ve bu sırada pil enerjisi kullanılır.
Daha önce belirtildiği gibi, her uyduya ekvatorun üzerinde dünya yüzeyinden yaklaşık 36,000 km
yukarıdaki yörüngede bir boylam tahsis edilmiştir. Yer antenlerinden çoğu izleme yapmayan tür
antenler olduğu için, uydunun önemli miktarda hareket etmesi, uydunun hüzme pozisyonunu
değiştirir. Bu durum istenen iletişimin bozulmasına ve hatta kesilmesine neden olur. Bu nedenle yer
uydu istasyonu, uydu yörüngesini sürekli denetler.
100
Şekil 2-29 Uydu Haberleşme Sistemi
Kısaca FDMA olarak tanımlanan Frekans Paylaşımlı Çoklu Erişim sistemlerde, her frekans taşıyıcı,
ayrık bir frekansta bulunur ve bu taşıyıcıya, çok taşıyıcılı bir transponderde belirli bir yer tahsis
edilir. İki FDMA tekniği kullanılmaktadır:
a. FDM/FM/FDMA: Bu teknikte, gönderme konumunda yer istasyonu, birçok tek yanbant
taşıyıcı telefon kanalını, tek bir taşıyıcı temelbanda frekans paylaşımlı çoğullar (FDM-
Frequency Division Multiplexing, Frekans Paylaşımlı Çoğullama); bu temel bant daha sonra
bir taşıyıcıyı bir frekans modülasyonuna tabi tutar ve bu taşıyıcı bir FDMA uydu ağına
uygulanır.
b. Taşıyıcı başına tek kanal: Bu teknikte, her iletişim kanalı ayrı bir radyo frekansı taşıyıcıyı
modüle eder. Örnek olarak C-bandında çalışan Intelsat V transponderi için tipik bir frekans
planı Şekil-2 30'da gösterilmiştir. Uydu aracığıyla sinyalin yönlendirilmesi, yerden verilen
komutla anahtarlanabilir. Bu özellik, daha fazla sayıda link olasılığı gerçekleştirerek, çeşitli
alma ve gönderme antenlerinin birçok transpondere bağlanmasına olanak sağlar. FDMA
tekniğinde kullanılan polarizasyon yöntemi ile aynı frekans bandından iki sinyal birbirine dik
polarizasyonla yollanabilir. Böylece frekans bandının daha verimli kullanılması
sağlanmaktadır.
101
Şekil 2-30 C-bandında çalışan Intelsat V transponderi için tipik bir frekans planı
İki ya da daha fazla FDM/FM sinyal aynı anda doğrusal olmayan bir yükselteç tarafından
yükseltilirse, bir FDM/FM taşıyıcının temelbandına başka taşıyıcılardan karışma olur. Bu meydana
geldiğinde, doğrusal olmayan yükseltecin genlik modülasyonu/faz modülasyonu özellikleri,
102
taşıyıcıda genlik modülasyonu oluşturur, bu da diğer taşıyıcılarda faz modülasyonu meydana getirir
(AM/PM conversion). TDMA sayesinde diğer taşıyıcılarda oluşturulacak faz modülasyonu sorunu
çözülmektedir, dolayısıyla uydu güç yükselteci, doyum modunda çalıştırılabilmektedir.
Kısaca CDMA olarak adlandırılan Kod Paylaşımlı Çoklu Erişim teknolojisi II. Dünya Savaşı
sırasında müttefik kuvvetlerinin, haberleşmeleri sırasında düşman karıştırıcı sinyallerinden
etkilenmemesi amacıyla geliştirilmiştir. Günümüzde ise askeri uygulamaların yanı sıra sivil
uygulamalarda da sıklıkla kullanılan bir çoklu erişim yöntemidir. Bu metot sayesinde tüm
kullanıcılar aynı frekans bandını kullanabilirler. Her kullanıcıya ait bilgi yine o kullanıcı için rasgele
yaratılmış bir kod dizisiyle çarpılarak tüm band boyunca yayılır.
Kullanılan kod dizileri birbirlerinden bağımsız olduğu için alıcı tarafında hangi kullanıcıya ait bilgi
alınmak isteniyorsa, alınan sinyaller o kullanıcının kodu ile tekrar çarpılarak istenilen bilgiye
ulaşılır. CDMA tekniği yukarıda açıkladığımız yöntem sayesinde, kullanıcıların aynı frekans
bandını istedikleri zamanda kullanabilmesine olanak vermektedir, literatürde CDMA, SSMA olarak
da adlandırılmaktadır. Şekil-5'da CDMA modunun basit çalışma sistemi gösterilmektedir.
103
Şekil 2-33 Uydu Haberleşmesinin Gelişimi
105
Şekil 2-35: Tekrarlayıcının zayıf sinyali düzeltip kuvvetlendirerek doğru bir şekilde iletmesi.
Tekrarlayıcılar birden çok ağı birbirine bağlamak için değil de, aynı ağa ait parçaları, yani ağ
dilimlerim birleştirmek için kullanılır. Çünkü ağ bağlantısı için kullanılan iletişim kartları ve
özellikle bağlantıda kullanılan kabloların iletişim mesafeleri kablo cinsine göre belirlidir ve belirli
bir üst sınırı vardır. Eğer arada bir kuvvetlendirme yapılmıyorsa, ancak belirli bir mesafeye kadar
iletim sağlanır. Daha uzun bir bağlantı için araya bu kuvvetlendirme işini yapacak tekrarlayıcı cihazı
koyulması gerekir. Şekilde verilen örnekte bütün bilgisayarlar aynı ağa aittir.
Ethernet
ak
uz
PC PC
PC PC
Tekrarlayıcı OS1 referans modelinin [Link]ı olan fiziksel katmanda tanımlanan görevleri yapar;
gelen verinin içeriğiyle ilgilenmez, yalnızca elektriksel olarak kuvvet-lendirilip diğer portuna iletir.
Kısaca bir tekrarlayıcının temel işlevi, kendisine herhangi bir yönden gelen elektriksel işareti karşıya
kuvvetlendirilmiş olarak aktarmaktır.
106
Şekil 2-37: Tekrarlayıcının OSI referans modelindeki yeri
Tekrarlayıcı kullanılarak dilimleri bağlanmış bir ağdaki trafik yoğunluğu, bütün dilimlerin trafik
yoğunluklarının toplamıdır. Çünkü tekrarlayıcı, verinin içeriğiyle ilgilenmediği için alıcı adresi
göremez ve verinin nereye adreslendiğini sezemez. Dolayısıyla bir dilimin yarattığı trafik doğrudan
diğer dilimlere yansır.
2.7.2 HUB
HUB cihazı çok portlu tekrarlayıcıya benzer. Ancak
çalışma ilkesi benzer olsa da işlevsel farklılık gösterir.
HUB, çeşitli yerlere dağılmış uç bilgisayarların bir noktada
birleştirilmesi imkanını sağlar; kendisine bağlı olan tüm
bilgisayarlara, Ethernet'in başlangıç felsefesi olan
paylaşılan bir aktarım ortamı (paylaşılan yol) sunar. Yani
HUB'a bağlı bir bilgisayar veri göndermek istediğinde veri
paketini yola çıkartır; eğer bir çatışma olmaz ise paketler
alıcısı tarafından başarıyla alınır. Eğer bir çatışma olursa,
iletişim gerçeklenmez: gönderen bilgisayar rasgele bir süre Şekil 2-38: Basit bir HUB bağlantısı
bekleyip yeniden göndermeye çalışır. Paylaşılan yolun
başarımı çatışma oranıyla ters orantılıdır; çatışma sayısı arttıkça başarım düşer. Paylaşılan yola yeni
bilgisayarların eklenmesi çatışma olasılığını arttıracağından başarımı düşürür. HUB, fazla trafik
yoğunluğu olmayan uygulamalarda optimum çözüm verir. Ancak resim ve görüntü bilgilerinin
aktarıldığı uygulamalarda yoğun trafik olacağından HUB kullanımı iyi sonuç vermeyebilir.
HUB cihazı küçük ofis uygulamalarında veya büyükçe bir LAN'da yoğun trafik gereksinimi
olmayan çalışma gruplarının bağlantısında kullanılır. Çeşitli sayıda portları olan çok değişik HUB
cihazları vardır; 4, 8, 12, 24 portlu HUB cihazları gibi. Bir ağ cihazı portlarına bağlı sistemlere
paylaşılan bir ortam sunuyorsa HUB olarak düşünülebilir. Bazı HUB’ların, genel olarak portları
10Mbps iken 1 tane de 100 Mbps’lik porta sahiptir. Bu 100 Mbps'lik port ya HUB'ın LAN
omurgaya bağlanmasında (uplink) ya da oraya 100 Mbps’lik bir ana bilgisayar bağlanmasında
kullanılır. HUB cihazları, toplam port sayısının artırılması için birbirlerine bağlanabilir. Bu amaçla
çoğu HUB cihazında ya özel port bulunur ya da üst üste koyularak yığın (stack) oluşturmak İçin
hızlı özel yola sahip olurlar, îkincisi olması durumunda iki HUB özel bir kablo île birbirine bağlanır;
bu şekilde bir darboğaz oluşturmadan bağlantı sağlanmış olur.
107
Şekil 2-39: Bir kaç HUB’dan oluşan geniş bir ağ
108
Bölüm 3 Veri Bağlantı Katmanı
Yerel sistemler arasındaki topoloji ve haberleşme özelliklerin tanımlar. Paket başlıklarını ve
checksum dizilerin hazırlar. Datagramları çerçevelere paketler. Hataları anlar. Veri akışını düzenler.
Donanım adreslerini dönüştürür. Anahtar ve Köprü cihazları bu katmanda çalışır. Gönderilecek
bilginin hatalara bağışık bir yapıda lojik işaretlere dönüştürülmesi alıcıda hataların sezilmesi
düzeltilemiyorsa doğrusunun elde edilmesi için göndericinin uyarılması gibi işlevleri vardır.
Gönderilen ve alınan lojik işaret bloklarına Çerçeve denir. Çerçevelerin içerdiği bit sayısının alt ve
üst sınırları standartlarla belirlenmiştir. Genellikle değişken uzunluktadırlar.
Token Ring, FDDI ve Ethernet üç yaygın veri bağlantı katmanı teknolojisidir. Üçü, 2. katmanın
konularını belirtir. Katman sinyal parçalar ortam konusu olduğu gibi, LLC, MAC, Framing, Naming
konu ederler. Herbirisi için özel teknolojiler, aşağıda gösterildiği gibidirler.
Ethernet: Mantıksal logical bus topolojisi (bilgi akışı, doğrusal bus’dadır) ve Fiziksel star veya
extended star (yıldız olarak bağlama)
Token Ring: Mantıksal logical ring topolojisi (Bir başka deyişle, bilgi akışı, halkada kontrol edilir)
ve Fiziksel yıldız topolojisi (Bir başka deyişle, o yıldız olarak bağlanılır.)
FDDI: Mantıksal logical ring topolojisi (Bilgi akışı, halkada kontrol edilir.) ve Fiziksel dual-ring
topolojisi (ikili halka Dual-ring olarak telle bağla.)
Yavaş alıcılardaki veri taşmasını önlemek için veri akışını ayarlamak(Akış denetimi)
Eğer alıcıdan daha hızlı olan gönderici sürekli veri göndermek ister, alıcı da bu hıza yetişemez ise
veri bağlantı katmanı tarafından akış denetimi yapılması gerekir. Bu denetim için geribesleme-
tabanlı akış denetimi(alıcı göndericiye daha fazla veri göndermesi için geri besleme bilgisi
gönderir) ve hız-tabanlı akış denetimi(geri besleme olmaksızın göndericinin hızı sınırlanır)
şeklinde iki yöntem kullanılır.
Veri bağlantı katmanı bu görevleri yerine getirebilmek için ağ katmanından veri paketlerini alır ve
iletim için onları çerçeveler halinde paketler(kapsül içine alır) Her çerçeve bir başlık , bir veri alanı
ve bir son bilgisinde oluşur. (Şekil 3.1)
Paket Paket
(Göndren Makina) (Alan Makina)
Çerçeve Çerçeve
Veri bağlantı katmanı fiziksel katmandan aldığı veriyi bir üst katmana iletirken bu verinin
doğruluğunun kontrolünü gerçekleştirir. Bunu her frame sonuna bir kontrol dizisi ekleyerek sağlar.
(FCS Frame Check Sequence)
110
giderme ise, protokolün veri kaybı olduğunda harekete geçerek verinin yeniden istenmesini
sağladığı anlamına gelir. Birçok protokol hata giderme mekanizmaları sunarlar. İletilen veri
etiketlenir ya da numaralandırılır. Veri alındıktan sonra alıcı hata tespit ederse hatalı olan veri
paketini bu numara ile yeniden ister.
En çok kullanılan iki hata denetimi vardır. Bunlar FEC (Forward Error Correction- ileri yönlü hata
denetimi ) ve ARQ ( Automatic Repeat Request – otomatik tekrar isteği ). FEC yalnızca hata
denetimi yapar. ARQ ise hata denetimi ile birlikte bozulan verinin tekrar iletilmesini sağlar. FEC
yeniden iletimin çok zor veya imkânsız olduğu durumlarda kullanılır. FEC çoğunlukla donanımda
uygulanır. Gönderici hataların tespiti ve düzeltilebilmesi için takviye bitler gönderir. Bu ARQ dan
çok daha fazladır. FEC için kullanılan algoritmalar; Katlamalı kodlar, BCH kodlar, Hamming
Kodlar, Reed-Solomon Kodlar; ARQ için; CRC kodları, Seri eşlik, Blok eşlik, Modül Toplamıdır.
Gönderici Alıcı
Gönderici paketleri sıralı bir şekilde gönderir. Alıcı taraf her paket için FCS kontrolü yapar. Ve bir
diğer paketi alır. Bu işlem belirli bir paket alındıktan sonra alıcı taraf paket isteğinde bulunur. Bu
şekildeki gibi 4. paket isteği gittiğinde ilk 3 paketin doğru bir şekilde iletildiğini gösterir. Paketlerin
numaralandırlması bazı protokollerde 0 dan başlar bazılarında gönderici makine tarafından
belirlenir. Bazı protokollerde numara çerçeveye, pakete verilirken bazı protokollerde gönderilen
byte büyüklüğünü verir.
Gönderici Alıcı
Hata giderme işlemi göndericiden gelen veriler alıcı tarafında FCS kontrolünden geçer ve hata tespit
edildiğinde hatalı olan veri tekrar istenir. Alıcının hatalı istediği veri başarılı veri iletişimin olduğu
111
son veridir. Bazı protokollerde hata düzeltme işlemi sadece hatalı veriyi içerir. Bazılarında ise hatalı
olan veriden sonraki veriler de tekrar gönderilir.
Çift eşlik bitini bitlerin birbirleriyle XOR’lanması (Dışlayıcı VEYA) ile hesaplanır. Çıkan sonuç
gönderilen eşlik biti ile kontrol edilir. Tek eşlik biti kullanılmış ise hesaplama NXOR (Ters
Dışlayıcı VEYA) ile yapılır.
1 0 0 1 0 1 0 1
0 0 0 1 1 0 0 0
0 1 0 0 0 1 1 1
0 1 1 0 1 0 1 0
0 0 1 0 1 1 0 1
1 0 0 1 0 1 0 1
1 0 1 0 1 0 1 0
1 0 1 1 0 0 1 0
112
Veri iletimi, veri ve hata saptama kodları birleştirilerek gerçekleştirilir. Birleştirilmiş veri kod
sözcük (Codeword) olarak adlandırılır. n=m+r bit kod sözcük m bit veri ile r bit hata saptama
kodunun birleşmesinden oluşur. İki kod sözcüğü farklılaştığı en düşük bit konumu sayısı kodun
hamming uzaklığı tanımlanır. Hamming uzaklığını bulmak için önce iki kod sözcüğüne XOR işlemi
gerçekleştirilir ve işlem sonucunda elde edilen birlerin sayısı toplanır.
0000000 0
0000001 1
0000010 1
0000011 0
Burada hesaplama yapıldığında hamming uzaklığının 2 olduğu görülüyor. Çünkü geçerli her kod
sözcüğü en az iki bitte farklıdır. Bu da bize bu şemanın 2 bit hatayı saptayamayacağını gösterir. Tek
bit hata oluşursa geçersiz kod sözcüğü ortaya çıkacağından bunu saptayabilir. Hamming uzaklığı üç
olan bir kod sözcük tek bit hataları düzeltebilir, iki bit hataları bulabilir. n hatayı saptaya bilmek için
n+1 koda n hatayı düzeltmek içinse 2n+1 koda gerek duyulur.
Hamming kod mesajı veri bitlerinin G üreteç matrisi ile veri bitinin mantıksal işlemlerle çarpımı
sonucu elde edilir. Elde edilen kod mesaj vektörü olarak adlandırılır. bu asıl veri bitleri ve
hesaplanan eşlik bitlerinden oluşur.
CRC veri bitlerini polinom kodlar olarak ele alır. Veriler, gönderici tarafından çerçevenin içeriğine
göre her çerçevenin sonuna eklenecek bir denetim seti (check digits) hesaplanarak gönderilir. Alıcı
taraf veri üzerinde aynı denetim işlemlerini gerçekleştirerek aldığı veride hata olup olmadığını
kontrol eder. İki sonuç uymuyorsa bu hata olduğunu gösterir. n bitlik FCS için n+1 bit bir P
polinomu kullanılır. Amaç FCS’yi Q/P sıfır olacak şekilde elde etmektedir.
CRC oluşturulması ilk olarak veri içeriği 2n ile çarpılır. Bu verinin sonuna n adet 0 ekleme demektir.
İkinci adımda P üreteç polinomu ile bölünmesi, üçüncü adımda kalanın FCS olarak iletilmesidir.
CRC kontrolü ise ilk olarak veri çerçevesi alınır. İkinci adımda P üreteç polinomuna bölünür.
Üçüncü adım kalan kontrol edilir. Kalan sıfır ise veri doğru olarak alınmıştır. Eğer sıfırdan farklı ise
hata oluşmuştur.
113
3.2.6 ARQ (Automatic Repeat Request–Otomatik Tekrar İsteği)
İletim sırasında verinin bütünlüğü ve doğru bir şekilde iletilmesi için ARQ kullanılır. ARQ için
uygulanan yöntemler olumlu doğrulama, zaman aşımı sonrasında yeniden gönderim, olumsuz
doğrulama ve yeniden gönderim. Olumlu doğrulama: alıcı hatasız aldığı tüm çerçeveler için bir
doğrulama iletisi gönderir. Zamanaşımı sonrasında yeniden gönderim: gönderici gönderdiği veri
çerçeveleri için belirli bir sürede olumlu doğruşama almadığı zaman çerçeveyi yeniden göndermesi.
Olumsuz doğrulama ve yeniden gönderim: alıcı hatalı alınan bir çerçeveden sonra olumsuz
doğrulama iletisi göndererek hatalı çerçevenin yeniden gönderilmesini sağlar.
İki tür ARQ istemi ve bunlara ait iletişim kuralları vardır. Beklemeli Tekrar İstemi (Idle RQ) ve
Sürekli Tekrar İstemi ( Continious RQ)
Gönderici Alıcı
Çerçeve #i
İletim zamanı
ACK #i
Çerçevenin
gönderilip Çerçeve #i+1
onaylanması için ACK #i+1
geçen süre
Çerçeve #i+2
ACK #i+2
Zaman Zaman
Şekil 3.4 Normal veri akışı
Gönderici Alıcı
Çerçeve #i
ACK #i
Çerçeve #i+1
Çerçeve onayı
alınması için
zaman aşımı
Çerçeve #i+1
ACK #i+1
Zaman
Zaman
114
Gönderici Alıcı
Çerçeve #i
ACK #i
Çerçeve #i+1
Çerçeve onayı ACK #i+1
alınması için
Aynı çerçeve
zaman aşımı
alındı. Biri
Çerçeve #i+1 silinir.
ACK #i+1
Zaman
Zaman
Şekil 3.6 ACK çerçevesinin bozulması
Veri iletim sırasında gönderilen çerçevelerden biri iletim sırasında bozulursa alıcı taraftan bir onay
cevabı gelmeyecektir. Onay alınması için daha önceden belirlenen çerçeve iletim zamanı içerisinde
onay alınmadığından zaman aşımı işlemi devreye girecektir. Son gönderilen veri tekrar gönderilir.
Bu işlem onay cevabının bozulması durumunda da gerçekleşir. Fakat alıcı tarafa bu kez aynı
çerçeveden iki tane alınmış olur. Bunlardan biri silinir. Bu şekilde veri bütünlüğü sağlanır.
Dur bekle protokolünde bir başka durumda hatalı verilerinde bildirilmesidir. Alıcı tarafta alınan
çerçevede bozulma tespit edildiğinde NAK hatalı çerçeve bilgisini gönderir. Gönderici taraf gelen
bu hatalı çerçeveyi tekrar gönderir. NAK hatalı çerçeve bilgisinin kullanılması zaman aşımı süresini
beklemeksizin iletişimi devam ettirilir ve iletişim hattı daha verimli kullanılır.
Gönderici Alıcı
Çerçeve #i
ACK #i
Çerçeve #i+1
Çerçeve onayı NAK #i+1
alınması için
zaman aşımı
ACK #i+1
Çerçeve #i+1
Zaman
Zaman
Şekil 3.7 Gönderilen Çerçevenin Bozulması ve NAK gönderilmesi
115
yönlü bir iletişim gerektirir. Gönderici tarafta ACK çerçevelerinin alınmasını beklemeden
gönderilen çerçeve sayısı tekrar iletim listesinin büyüklüğü ile sınırlıdır.
Gönderici Alıcı
Tekrar iletim listesi
Ç(i) Çerçeve #i Bağlantı alım listesi
Ç(i)
Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+1 ACK #i
Ç(I+1) Ç(I+1)
Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+2 ACK #i+1
Ç(I+2)
ACK #i+2
Zaman Zaman
Şekil 3.8 Normal Veri Akışı
Veri iletişiminde bir hata oluştuğunda hatanın giderilmesi için seçmeli tekrar (selective repeat) veya
N çerçeve gerile(go-back-N) yöntemden biri kullanılır. Seçmeli tekrar yönteminde alıcı taraf veri
dizisindeki hatalı çerçeveyi saptar ve yalnızca hatalı çerçevelerin tekrar iletilmesini sağlar. N
çerçeve gerile yönteminde ise alıcı sıra dışında bir çerçevenin alındığını saptar ve doğrulanmış son
çerçeveden başlayarak tekrar iletim listesinde bekleyen tüm doğrulanmamış çerçeveleri yeniden
ister.
Gönderici Alıcı
Tekrar iletim listesi
Çerçeve #i Bağlantı alım listesi
Ç(i)
Ç(i) Çerçeve #i+1 ACK #i
Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+2
Ç(I+1)
Ç(I+2)
Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+3 ACK #i+2
Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3)
Ç(I+4) / Ç(I+3) / Ç(I+1) Çerçeve #i+4 ACK #i+3
Ç(I+4) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3) / Ç(I+4)
Ç(I+4) / Ç(I+1) Çerçeve #i+1 ACK #i+4
Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3) / Ç(I+4) / Ç(I+1)
Ç(I+5) / Ç(I+1) Çerçeve #i+5 ACK #i+1
Ç(I+5)
Ç(I+5)
Zaman Zaman
116
Gönderici Alıcı
Tekrar iletim listesi
Çerçeve #i Bağlantı alım listesi
Ç(i)
Ç(i) Çerçeve #i+1 ACK #i
Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+2 NAK #i+1
Ç(I+1)
Ç(I+2)
Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+3 ACK #i+2
Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3)
Ç(I+3) / Ç(I+1) Çerçeve #i+1 ACK #i+3
Ç(I+3) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3) / Ç(I+1)
Ç(I+4) / Ç(I+1) Çerçeve #i+4 ACK #i+1
Ç(I+4)
Ç(I+4)
Ç(I+5) / Ç(I+4) Çerçeve #i+5 ACK #i+4
Ç(I+5)
Ç(I+5)
Zaman Zaman
Şekil 3.10 Çerçevenin bozulma durumu ve belirgin tekrar gönderim
Gönderici Alıcı
Tekrar iletim listesi
Çerçeve #i Bağlantı alım listesi
Ç(i)
Ç(i) Çerçeve #i+1 ACK #i
Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+2 NAK #i+1
Ç(I+1)
Ç(I+2)
Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+3 ACK #i+2
Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3)
Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+1 ACK #i+3
Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1)
Ç(I+2)/ Ç(I+3) / Ç(I+1)
Ç(I+4) / Ç(I+3) / Ç(I+2) / Ç(I+1) Çerçeve #i+4 ACK #i+1
Ç(I+4) / Ç(I+3) / Ç(I+2)
Ç(I+4)
Ç(I+5) / Ç(I+4) / Ç(I+3) / Ç(I+2) Çerçeve #i+5 ACK #i+4
Ç(I+5)
Ç(I+5)
Zaman Zaman
Şekil 3.11 N Çerçeve Gerile Protokolü ve iletim çerçevesinin bozulması
Gönderici Alıcı
Tekrar iletim listesi
Ç(i) Çerçeve #i Bağlantı alım listesi
Ç(i)
Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+1 ACK #i
Ç(I+1)
Ç(I+2) / Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+2 ACK #i+1
Ç(I+2)
Ç(I+2) / Ç(I+1) / Ç(i) Çerçeve #i+3 ACK #i+2
Ç(I+4) / Ç(I+3) Çerçeve #i+4
Zaman Zaman
117
Göndericiye herhangi bir NAK hata mesajı gelmediğinden veri iletimine devam edilir. Gönderici
ACK i+2 doğrulama mesajını aldığı anda i+2 ve önceki verilerin doğru olduğunu saptar ve iletim
tablosundan bunları çıkarır. N Çerçeve gerile stratejisi doğru çerçeve sıralamasının korunduğu ve
iletişim için tampon belleğin en aza indirgendiğini gösterir. Ancak doğru olarak gönderilen
çerçevelerin bazıları tekrar iletildiğinden iletişim ortamını seçmeli tekrar iletim yöntemine göre daha
fazla kullanır.
3.3 Kayan Pencere Protokolleri
Gönderici ve alıcı arasındaki çerçeve iletim durumları:
(a) başlangıç
(b) ilk çerçeve gönderildi
(c) ilk çerçeve alındı.
(d) ilk ACK alındı.
Kayan pencere veri bağlantılarında çerçeve akışını denetlemek için kullanılır. Sürekli tekrar istemi
protokolünde gönderici bir doğrulama olmadan sürekli veri çerçevelerini yollayabilir. Fakat veri
iletişimi gönderici ile alıcı arasındaki bağlantı hızları farklı ise bu tampon depolamada sorunlar
çıkaracaktır. Bu yüzden ek bir denetim yapılır.
Kayan pencere gönderici tarafından doğrulama olmadan gönderilebilecek çerçeve sayısına bir
kısıtlama getirir. Bu beklemeli tekrar istemine benzer. Yani gönderici tekrar iletim listesindeki
doğrulanmamış çerçevelerin sayısını kontrol eder. Alıcı taraf gelen çerçeveleri yeterli hızda
işliyemiyorsa doğrulama mesajlarını durdurur. Gönderici doğrulama mesajlarını alamadığında
tampon bellekte belirli sayıda çerçeveyi tuttuktan sonra iletimi durdurur.
Bu yöntem kullanılırken iletimin için kullanılacak tampon bellekteki çerçeve sayısı için bir sınır
belirlenir. Bu K gönderim çerçevesidir. K’yı 1 olarak alırsak bu işlem beklemeli tekrar istemi gibi
çalışır.
118
Gönderilmiş doğrulaması
yapılmayan çerçeveler
Doğrulaması yapılan Gönderilmek için bekleyen
çerçeveler çerçeveler
0 1 2 3 4 5 6 7 0 1 2 3 4 5
Çerçevelerin iletilmesi işleminde üst pencere sınırı bir arttırılır. Alıcı tarftan çerçeveler
doğruşandıkça alt pencere sınırı bir arttırılır. Pencere boyu daha önceden belirlenir ve iletim
sırasında bu sınır korunur. Pencere boyu K= 5 seçilmişse ve üst pencere ile alt pencere sınırı
arasında 5 çerçeve varsa iletim durdurulur. Hatasız iletim olduğu sürece belirlediğimiz pencere
iletim verisi üzereinde sürekli kayarak ilerler.
MAC, veri iletiminin gerçekleştiği collision domain veya shared-media ortamında tanımlı
protokollerde kullanılır. OSI 2. katmanının MAC ile LLC, OSI 2. katmanının IEEE sürümünü
içerir. MAC ve LLC, 2. katmanın alt katmanlarıdır. MAC’in iki genel categorisi vardır.
Deterministic (jeton dönüşü ) ve non-deterministic(ilk gelen , ilk sunulur / first come, first serverd)
Deterministic protokollerin örnekleri Jetonlu halka ve FDDI. Jeton halka networkunda, host’lar
halka şeklinde düzenlenilir ve özel veri jetonu, halkada etrafında sırayla her bir host’u dolaşır. host
iletişime geçmek istediği zaman, jetonu yakalar, sınırlı bir zaman için veri iletir daha sonra jetonu
halkadaki bir sonraki hosta aktarır. Token ring çarpışmasız ortamdır. Bu yüzden sadece bir host
belirlenmiş sürede iletişim gerçekleştirebilir.
119
Non-deterministic MAC protokolleri, first-come, first-served yaklaşımını kullanır. CSMA/CD, basit
sistemdir. NIC, medya ve ortamdan aldığı sinyali dinler ve iletişime başlar. Eger iki birim aynı
zamanda iletşime başlarsa collision oluşur ve hiç bir node iletişim gerçekleştiremez.
MAC bilgisayarlarımızın kimliklendirilmesini sağlar. 48 bitten oluşan bir donanım adresidir. Ve her
bir adrest tektir.
A B C D
Taşıyıcı Dinle
Carrier Sense
A B C D
Çoklu Erişim
Multiple Access
A B C D
Çarpışma
Collision
Çarpışmanın tespiti
ve Geri Dönüş A B C D
algoritması
(Collision Detection
and back off
algorithm)
JAM JAM JAM JAM
120
Kontrol yapan Network cihazları, network medyasında sinyalin büyüklüğü, arttığı zaman Çarpışma
tespit ederler. Çarpışma gerçekleştiğinde, bütün cihazlar çarpışmayı gördüğünü kısa sürede anlamak
için iletişimine devam edecekler. Bütün cihazlar bir kez, çarpışmayı saptadığında Backoff
algoritması diye adlandırılır ve İletim durdurulur. Düğümler, rastgele bir zaman dilimi için iletişimi
durdururlar. Gecikme periyotu, sona erdiğinde, ağda bütün cihazlar, ağ ortamına erişimi kazanmak
için çalışırlar. Veri iletimi, ağda yeniden başladığında, çarpışmada içerilen cihazlar, veriyi
göndermek için önceliğe sahip değillerdir.
Yerel (Local) çarpışma: iletişim sırasında alıcı ve verici uçlarda aynı anda sinyal bulunursa
gerçekleşir. (Receive)RX ve Transmit TX uçları
Uzak (Remote) Çarpışma : çerçevenin ilk 64 octet i içinde meydana gelen çarpışma. Kontrol
verisinden önce meydana gelen çarpışmadır.
121
Şekil 3.18 Çarpışma Tipleri
Gecikmiş (Late)çarpışma : İlk 64 Octet den sonra meydana gelen çarpışma. Bu kontrol dizisi
(Freme Check Sequence) sırasında meydana gelir. Network arayüz kartı bu çarpışma için otomatik
tekrar iletim yapmayacaktır.
122
N kullanıcı var ve kanal sayısı N ise her bir kullanıcya bir kanal tahsis edilir. Fakat kanal sayısı
N’den az ise bu durumda kanal tahsisi problemi ortaya çıkar. Bu problem klasik kuyruk teorisi ile
çözülür. Buna statik kanal tahsisi denir.
:Varış hızı(Frame/sn)
1
T ile hesaplanır burada C : Servis hızı (Frame/sn) dir.
C
Örnek olarak C= 100 MBps, 1/ = 10000 bit Ort. Çerçeve uzunluğu, = 5000 Frame/sn olmak üzere
Eğer bir kanal N alt kanal bölünürse herbirisinin kapasitesi C/N bps olacaktır. Ort varış hızı /N
olacaktır.
1 N
Bu durumda T NT olacaktır.
C / N / N C
Bunun yanında Dinamik kanal tahsisi yapılması için geliştirilmiş yöntemler vardı. Bunlar için
matematiksel ifadeler çıkartılabilir.
1. İstasyoın modeli
3. Çarpışma kabulü
4. Sürekli zaman
5. Dilimli Zaman
6. Taşıyıcı anlamalı
7. Taşıyıcı anlamasız
123
3.6 Çoklu Erişim Protokolleri
İletişim ortamı bazı durumlarda statik olarak yapılandırılırken bazı durumlarda da dinamik olarak
yapılandırılır. Bunun amacı iletişim ortamının daha verimli olarak kullanılmasıdır. Dinamik olarak
paylaştırılan ortamda çoklu erişim için bir çok algoritma kullanılmaktadır. Bunlar genel olarak
çarpışma tabanlı ve çarpışmasız protokoller olarak bilinir. Aloha,CSMA, CSMA/CD çarpışma
tabanlı protokollerdir. Çarpışmasız protokoller ise FDDI, jetonlu halka,DQDB gibi.
3.6.1 Aloha
1960’ların sonunda Amerika’da Hawaii üniversitesi arasındaki iletişimi sağlamak üzere University
of Hawaii ALOHA adıyla bir geniş alan ağı kurdu. İlk iletişim protokolü çerçeve göndermek isteyen
her bilgisayar çerçevesini gönderebilir. Fakat şanslı olan bilgisayarların çarpışma olmadan
çerçevelerini iletirler. Çarpışma olduğunda bilgisayarlar belirli bir süre bekleyip tekrar şanslarını
denerler. Bu iletişim ortamının verimini oldukça azaltır. Bunu gidermek için 1972 tılında yeni bir
sürüm hazırlandı. İletişim ortamı zamana göre bölünerek kullanıldı. Zaman bölmeli Aloha,
çerçeveler belirli zaman aralıklarında gönderilmesi sağlanır. İletişim kanalı böylelikle daha verimli
olarak kullanılır.
G k e G
Pr[ k ]
k!
[Link] ke G (1 e G ) k 1 eG
k 1 k 1
Kontrol yapan Ağ cihazları, network medyasında sinyalin büyüklüğü, arttığı zaman Çarpışma tespit
ederler. Çarpışma gerçekleştiğinde, bütün cihazlar çarpışmayı gördüğünü kısa sürede anlamak için
iletişimine devam edecekler. Bütün cihazlar, çarpışmayı saptadığında Backoff algoritması uygulanır.
Cihazlar çarpışmayı bildirmek için JAM sinyali gönderirler. JAM sinyalini alan düğümler, iletişimi
rastgele bir zaman dilimi için durdururlar. Gecikme zamanı, sona erdiğinde, ağda bütün cihazlar, ağ
ortamına erişimi kazanmak için çalışırlar. Veri iletimi, ağda yeniden başladığında, çarpışmada
içerilen cihazlar, veriyi göndermek için önceliğe sahip değillerdir.
124
A B C D
Taşıyıcı Dinle
Carrier Sense
A B C D
Çoklu Erişim
Multiple Access
A B C D
Çarpışma
Collision
Çarpışmanın tespiti
ve Geri Dönüş A B C D
algoritması
(Collision Detection
and back off
algorithm)
JAM JAM JAM JAM
CSMA/CD
CSMA/CD fiziksel katman topolojisi ilk zamanlar pasif ortak yoldan ibaretti: ancak anahtar (switch)
cihazların uygulamada yaygınlaşmasıyla birlikte yıldız-anahtarlamalı yol da kullanılmaktadır. 802.x
protokolleri LAN fiziksel katmanlarında çoğunlukla Manchester kodlaması veya 4B5B diye
adlandırılan kodlama tekniği kullanılır. Manchester kodlamasında bit süresinin ortasında çıkan ya da
düşen kenar, bitin 1 ya da 0 olarak değerlendirilmesini sağlar. (çıkan kenar 1, düşen kenar 0
anlamındadır) 1 1 0 0 1 0
0 0 0
1 1 1
periyod periyod
Şekil 3.21 Manchester kodlaması
125
Şekil3.21’den görüleceği gibi Manchester kodlaması ile ne iletilirse iletilsin, hat üzerinde her zaman
bir titreşim olur ve bu titreşim sayesinde herhangi bir düğüm hattın meşgul yada boş olduğunu
kolayca ayırt edebilir. Hattaki titreşim bir taşıyıcı işareti andırdığı için 802.3 türü LAN için taşıyıcı
sezmeli (carrier sense) sözcüğü kullanılır.
J e to n lu H a lk a
Y ö n le n d iric i
İletişim ortamındaki tüm bilgisayarlar bir mantıksal halka oluşturularak birbirine bağlanır. Bu
halkada iletişimi kontrol etmek için bir jeton oluşturulur. Bu jeteon sırasıyla oluşturulan halkada
bilgisayarları dolaşır. Çerçeve göndermek isteyen bilgisayar jetonu alır ve çerçevesini gönderir.
Gönderme işlemi tamamlandığında jetonu tekrar halkaya bir başka bilgisayarın kullanımına sunar.
Böylelikle iletişim ortamının her an bir bilgisayarın kullınımı garanti altına alınır. Çarpışmaların
önüne geçilmiş olur.
126
IEEE, fiziksel katmanın hemen üzerinde bulunan veri bağı katmanını Ortama Erişim Alt katmanı
(MAC - Medium Access Control Sublayer) ve Mantıksal Bağ Denetim Alt katmanı (LLC - Logical
Link Control Sublayer) olarak iki alt katman şeklinde tanımlamıştır. Bu 2 katman bir arada OSI
başvuru modelinin Veri Bağı Katmanına karşı gelir.
L
L 802.2
C
Veri Bağı katmanı
M 802.3 / Ethernet 802.4 802.5
A CSMA / CD Jetonlu Yol Jetonlu halka
C Token Bus Token Ring
Bükümlü
Bükümlü Fiber Optik Koaksiyel Ekranlı Çift
Fiziksel katman Koaksiyel Ekranlı Çift 10 Mbps 1 Mbps UTP/STP
10 Mbps UTP/STP 100 Mbps 5 Mbps 16 Mbps
10 Mbps 1 Gbps 10 Mbps 4 Mbps
100 Mbps
802 'ye dayalı tüm IEEE LAN'larda benzer alt katmanlar bulunur. Böylece üst katmanların, ağ
donanım yapısı ve türüne bakmaksızın aynı arabirimle çalışması sağlanmış olunur. MAC alt katmanı
standartları ise birden fazladır; CSMA/CD (Carrier Sense Multiple Access with Collisio Detect),
Jetonlu Halka (Token Ring) bunlardan en yaygın kullanılanlardır. Bu iki alt katman, ağ düğümleri
arasında hatadan arındırılmış iletişimin sonlandırılması amacıyla beraber çalışır. MAC alt katmanı
aktarım ortamına erişimi sonlanırken, LLC alt katmanı bağlantı kurulması, bağlantı akış kontrolü,
hata düzeltme ve çerçeve sıralanması gibi işlevleri yerine getirir.
İlk Ethernet LAN 2.94 Mbps hızında kurulmuş fakat günümüzde bilgisayar haberleşmesine olan
gereksinimin artması ve mikroelektronik teknolojinin gelişmesiyle daha yüksek hızlara, 10 Mbps,
100 Mbps ve 1000 Mbps gibi hızlara kadar çıkılmıştır. Günümüzde Ethernet ve türevleri olan Fast
Ethernet, Gigabit Ethernet LAN tarafında vazgeçilmez bir standart haline gelmiştir. Ethernet ile
802.2 farklı standartlardır fakat aynı şeylermiş gibi bahsedilir; farklardan biri çerçeve yapılarıdır.
CSMA/CD (Carrier Sense Multiple Access with Collision Detect) : IEEE 802.3 ve Ethernet
standartlarında yola erişim yöntemi olarak kullanılan CSMA/CD'de, bir ethernet düğüm veri
aktarmadan önce yolu dinler, eğer yol, o anda diğer düğümler tarafından veri aktarmak için
kullanılıyorsa, yolda bir taşıyıcı (carrier) olduğunu sezer ve kendi verisini yola çıkarmaz, bir süre
bekler. O anda yolda aktarılan veri paketinin son bitinden itibaren en azından 9.6 µs bekler. Eğer bir
düğüm o anda yolda taşıyıcı olduğunu sezdiği halde, yola verisini çıkarırsa çarpışma (collision)
oluşur; veri aktarımı gerçeklenmez.
Çarpışmayı engellemek için Ethernet protokolünde çerçevelerin 64 sekizliden daha kısa olmasına
izin verilmemektedir. 100 Mbps hızında çalışıldığında ise en kısa çerçeve uzunluğu 640 sekizliye
127
çıkmaktadır. Ethernet protokolünde çatışmayı sezen düğümler göndermeyi durdururlar. Çarpışmayı
önlemek için aşağıda anlatılan yönteme başvurulur:
Çarpışmadan sonra veri yollamak isteyen her düğüm {0,1, .... 2n -1} kümesinden rasgele bir sayı
seçer, örneğin En küçük sayıyı çeken ilk gönderir. Yolun kullanıldığını belirleyen düğüm
zamanlayıcısını durdurur, yol boşalınca zamanlayıcısını yeniden çalıştırır. Eğer 2 düğüm aynı sayıyı
çekmişse çarpışışma olur. Bu durumda çarpışan düğümler yeniden sayı çekerler. Çarpışma
olasılığını düşürmek için Çarpışma sıklığı arttıkça düğüm rasgele sayı kümesini genişletir, n değeri
en fazla 10 olabilir. 16 kez peş peşe çatışarak yola veri çıkarmayı başaramayan bir düğüm üst
katmanına hata mesajı geçirir. Bu algoritmaya İkili Üstel Geri Çekilme (Binary Exponential
Backoff) Algoritması denir. Çarpışmayı sezen ilk düğüm, Çarpışmanın olduğu diğer tüm düğümlere
özel bir sıkışıklık işareti (jamming signal) gönderir. Düğümler yeniden gönderme işlemine
başlamadan önce rasgele bir süre beklerler.
Ethernet'te gönderilen çerçeveler için alıcıdan bir "ACK" çerçevesi beklenmez. Eğer çerçevenin alıcı
adresi bozulmamışsa, alıcı çerçeveyi yoldan çeker, CRC sınaması yapar ve çerçeve sağlam ise bilgi
alanını üst katmanına iletir. Çerçeve bozuksa bunu çöpe atar. Çerçeveler numaralanmaz.
Her Ethernet kartın MAC adresi olarak adlandırılan 6 sekizlik (48 bitlik) özel bir adresi vardır (00-
23-c3-45-00-b3 gibi) ve bu adres tektir. LAN içerisindeki yerel erişimler, gerçekte bu adresler
kullanılarak gerçekleştirilir:
Veri parçalarını içeren Ethernet çerçeveleri paylaşılan bir yol üzerinden yolu ele geçirebilmesi
ölçüsünde aktarılır. Aynı anda iki çerçeve yola çıkarsa Çarpışma oluşur. Paylaşılan yol ortamında
aynı anda yalnızca bir tek gönderici etkin olabilir. Aynı anda iki veya daha fazla göndericinin ağı
kullanmaya kalkması Çarpışmaya yol açar. Bunun nedeni Ethernet teknolojisinin fiziksel
katmanından temel band (baseband) kullanılıyor olmasıdır. Yani, yol aynı anda tek bir işaret
tarafında kullanılır ve yolun tüm band genişliği onu kullanan işaret tarafından harcanabilir.
Yukarıdaki şekilde verilen örnek tipik olarak koaksiyel kablolu uygulamayı gösterir; şekilde
görülmeyen, kabloların uçlarında sonlandırma malzemesinin olmasıdır. Sonlandırma malzemesi,
kablo üzerinde akan işaretin geri yansımasının engellenmesi ve azaltılması için kullanılır. Aksi
durumda ağın performansı düşer. Ethernetin HUB ile uygulamasında bağlantı şekli yıldız topolojisi
gibi görünse de mantıksal olarak ortak yol şeklindedir.
128
IEEE 802.3
Ethernet
Öntakı – Preamble : IEEE'nin ilk 7, Ethernetin 8 sekizlisi ön takı olarak senkronizasyon için
kullanılır; bunun için gönderilen bit deseni 101010...11 şeklinde olup, alıcı saati ile gönderici
saatinin senkronize olmasını sağlar. 802.3'de 7 sekizli ön takıya ek olarak 1 sekizli de çerçeve başı
işaretçisi vardır.
Alıcı Adres - Destination Address : Çerçeveyi alacak düğümün adresini içerir; varış adresi olarak
da adlandırılabilir ve MAC adresi içermelidir. 48 bit uzunlukta olup, birebir. grup ve yayma
(broadcast) şeklinde adresleme yapılabilir: Adresin en anlamlı biti adresleme şeklini belirler: birebir
adresler için 0, grup veya yayma adreslemesi için ise 1'dir. En anlamlı bitleri aynı olan grup ve
yayma adresleri geri kalan 47 bit ile ayrıştırılır; hepsi 1 ise yayma adresi olarak algılanır; grup
adresleme için geri kalan 47 bit 1 ve 0 olabilir.
Gönderici Adresi - Source Address : Çerçeveyi gönderen düğümün adresini içerir; 48 bit
uzunluktadır.
Tür - Type : Bu 2 sekizli tür alanıyla, alınan çerçevelerin hangi üst katman protokolüne veya
fonksiyonuna gönderileceği belirlenebilir, örneğin üç tür servis sunan bir düğüm kendisine gelen
çerçevelerin hangi servise ait olduğunu bu alana bakarak anlayabilir.
Veri – Data : Aktarılacak olan veri parçasını içerir; 46 ile 1500 sekizli arasında olabilir.
Gönderilecek verinin en az ne kadar olacağı önemlidir; 10 Mbps'lik Ethernet'te 46 sekizliden daha
küçük olmamalıdır. Aksi durumda paylaşılan yol üzerinde olan Çarpışmalar sezilemez.
Çerçeve Hata Sınaması - Frame Check Sequence : Bu alana çerçeve hata sınaması için
hesaplanan 32 bitlik CRC değeri yerleştirilir. Hata sınaması ön takı dışında çerçevenin tüm bitleri
için yapılır.
Ethernet ile 802.3 Arasındaki Fark: İkisi arasındaki farklardan biri çerçeve yapısındadır. 802.3
çerçeve yapısında Ethernet'te olmayan birkaç alan daha vardır. Biri öntakıda belirtildiği gibi çerçeve
başı işaretçisi, diğerleri de uzunluk ve dolgu (pad) alanlarıdır. 802.3'de çerçeve için koyulacak veri
uzunluğu konusunda sınırlama yoktur; standardı sağlamak ve minumum değeri oluşturmak için
verinin sonuna dolgu sekizlileri yerleştirilir. Diğer farklar ise, 802.3'de 48 bitlik adreslemenin yanı
sıra 16 bitlik adreslemenin de desteklenmesi ve bazı elektriksel bağlantı tanımlamaları üzerinedir.
Ethernet içerisinde bulunan alt birimler aşağıdaki şekilde OSI başvuru modeline göre görülmektedir;
OSl'nin ilk katmanına sahip olan Ethernet'te, en üstte LLC ve MAC birimleri, hemen altında
129
kodlama birimi vardır. Şekilden görüleceği gibi, MAC birimiyle Kodlama birimi arasında AUI diye
adlandırılan bir birim vardır. AUI birimi, Ethernet'e esnek bir fiziksel arayüz desteği sağlamak
amacıyla araya koyulmuş arabirimdir, en altta ise tekrarlayıcı arabirim vardır.
Ethernet portlu bazı ağ cihazları tekrarlayıcı birimine sahip olmaksızın doğrudan AIU portlu olarak
üretilir; bu port kısmen Ethernet portudur, ancak bağlantı yapılabilmesi için araya ortam
dönüştürücü (transceivers) takılmalıdır. 10base-X ortam dönüştürücü cihazların bir tarafı AUI
arayüze, diğer tarafı ise gereksinim duyulan kablolama yapısına göre bakır için BNC, RJ45 ve fiber
optik kablo için ST, SC konnektörlü arayüze sahip olurlar
Yüksek hızlı Fast Ethernet teknolojisi genel olarak 100Base T olarak gösterilir; kablolama
gereksinime göre 100Base-TX, 100Base-T4 ve 100Base-FX türevleri vardır. Bu türevlerin
gereksinim duyduğu kablo türü, konnektör uç bağlantıları, kablo uzaklığı ve kodlama yöntemleri
farklıdır. OSI başvuru modeliyle ilşkisi ethernete banzer Ethernet'te var olan AUI birimi için Fast
Ethernet'te MII arabirimi vardır. MII arabirimi Fast Ethernet'e esnek bir fiziksel katman seçeneği
sunar. MII portlu bir ağ cihazına isteğe göre ortam dönüştürücüler takılarak değişik türde fiziksel
port elde edilebilir.
Ağ genişliği, bakır kablo ile 205 m. FO ile 325 m. ve çift yönlü FO ile 2 Km. olabilir. Bir uç düğüm
ile HUB, Anahtar gibi cihazlar arası en fazla 100 m. olabilir. Kullanılan kablo türüne (Cat 3, Cat 4,
Cat 5) ve kablo içindeki kaç çiftin kullanıldığına göre alt sınıflara ayrılır. Her bir türevin gereksinim
duyduğu kablolar ve kodlama teknikleri farklıdır.
100Base-TX : Bu standart da UTP kablo için Cat 5 , STP için Type 1 türünde kablo kullanılmalıdır.
100Base-TX, Cat 5 kablolama gerektirir. Cat 3 kablolama üzerinde garanti edilen sınırlar içinde
çalışamaz. UTP veya STP kablo içindeki 4 çiftten yalnızca 2 çifti kullanılır; kablo bağlantısı
10Base-T ile aynıdır. Dolayısıyla 10Base-T için yapılan kablolamada, herhangi bir değişiklik
yapılmadan 100Base-TX standardında cihazlar kullanılabilir. UTP kabloların sonlandırılması için
RJ45, STP kabloların sonlandırılması için DB-9 konnektör kullanılır. Yarı çift yönlü veya tam çift
yönlü iletişim yapılabilir. Fiziksel katmanda Manchester kodlaması yerine daha elverişli olan 4B/5B
kodlama tekniği kullanılır.
130
100Base-FX : Bu standart fiber optik kablonun kullanılmasına dayanır; Bakır kablolar ile
erişilmeyen uzaklıklara gidilebilir. Yarı çift yönlü çalışmada 450 m. tam çift yönlü çalışmada 2 Km.
ye kadar gidilebilir. Fiziksel katmanda 4B/5B kodlanması kullanılır.
Gigabit Ethernet
Gigabit Ethernet, 10 Mbps'lik 10Base-T'ye göre 100 kat daha hızlı Ethernet teknolojisidir; Gigabit
Ethernet kablolaması için, başlangıçta FO kablo (802.3z) düşünülmüş olsa da daha sonra Cat 5 UTP
bakır kablo (802.3ab) üzerinde çalışacak türevi de tanımlanmıştır. Gigabit Ethernet ile, alışagelen
ethernet teknolojileri üzerinde birkaç değişiklik yapılarak çok yüksek hızlara çıkılmıştır.
Değişikliklerden en önemlisi kodlama tekniği ve fiziksel katmandaki kablolama gereksinimidir.
Aşağıdaki şekilde Gigabit Ethernet'in birimleri OSI başvuru modeliyle karşılaştırmalı olarak
görülmektedir; LLC ve MAC birimlerinin altında kodlama ve fiziksel arayüz birimi bulunur. Gigabit
Ethernete sahip portları ağ cihazlarına fiziksel arayüz esnekliği kazandırmak için GMMI arabirimi
(Ethernet'teki AUI, Fast Ethernet'teki MII'ın karşılığı olarak) vardır.
1000Base-LX : FO kablo kullanılmasına dayanır. Tek modlu Fiber(Single Mod Fiber, SMF) veya
çok modlu fiber (Multi Mod Fiber, MMF) kablo kullanılabilir: SMF kablo ile 3 Km. mesafede
bağlantı yapılabilir; 50µ MMF kablo ile 550 m, 62.5u MMF kablo 440 m. ye kadar bağlantı
sağlanmaktadır. Yarı çift yönlü (half-duplex) veya tam çift yönlü (full-duplex) çalışabilir. Kodlama
olarak 8B/10B tekniği kullanılır.
1000Base-SX : MMF kablo kullanılmasına dayanır: 50µ MMF kablo ile 550m., 62.5to MMF kablo
260 m. uzaklığa gidilebilir. 1000Base-LX ile daha çok uzak mesafede bağlantılar amaçlanmışken,
1000Base-SX ile daha ucuz yatay kablolama ve çok uzakta olmayan omurgaya bağlantı
amaçlanmıştır. Kodlamada yine 8B/10B tekniği kullanılır.
1000Base-CX : Bakır kablo (copper twinax) kullanılmasına dayanır; genel olarak çok yakın (25m.
kadar) mesafedeki bağlantılar için tanımlanmıştır. 8B/10B kodlama tekniği kullanılır.
1000Base-T : Bu standart ile Gigabit Ethernet'in alışılagelen Cat5 UTP kablolama (4 çiftli) alt
yapısı üzerinde çalışması amaçlanmıştır. Daha önceki LX, SX ve CX tanımlamaları 802.3z altında
toplanmışken; 1000Base-T, 802.3ab adı altında tanımlanmıştır. Bu standartta bağlanılacak iki uç
arası 100 m.'ye kadar olabilir; ağın çapı ise 200 m. ye kadar çıkabilir.
100VG-AnyLAN
100VG-AnyLAN, IEEE'nin 802.12 komitesi tarafından tanımlanmış yüksek hızlı bir LAN
teknolojisidir; 100Base-T gibi 100 Mbps'lik bir iletim ortamı sunar. Bu teknolojide yola erişim için
Ethernet'te olduğu gibi CSMA/CD yöntemi kullanılmaz; CSMA/CD'ye göre erişim zamanı daha
öngörülebilir bir yöntem olan DPAM (Demand Priority Access Medhod) yöntemi kullanılır. DPAM,
CSMA/CD'de Çarpışmalardan dolayı oluşan zaman kaybını yok eden ve tüm portlara merkezi
denetimli erişim sağlayan bir yöntemdir.
100VG-AnyLAN teknolojisinde topoloji Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi hiyerarşik yapıdadır. bir
tane merkez cihaz vardır. Hiyerarşik yapı en fazla 3 düzeyli olabilir; aralarda bulunan HUB, anahtar
gibi cihazların 1 tane üst bağlantı (up link), birden çok alt bağlantı (down link) portları olur.
131
100VG-AnyLAN ağ cihazlarının portları, normal ve monitör olarak adlandırılan 2 moddan birinde
çalışırlar. Normal modda çalışan port kendisine gelen çerçeveleri adresine göre uygun yere
aktarırken, monitor modunda çalışan port gelen tüm çerçeveleri aktarır. Normal mod uç düğüm ve
alt bağlantılarda kullanılırken, gözleme mod yönlendirici, anahtar gibi cihaz bağlantılarında
kullanılır. Yola erişim için kullanılan DPAM, portlara erişim hakkı tanımak için Round-Robin
yoklama (polling) tekniğini kullanır. Bu teknikte ağ cihazı portlarına bağlı sistemleri sırayla yoklar;
her yoklamada çerçeve göndermek isteyen sistemlerin birer çerçeveleri aktarılır. Bir uç sistem bir
yoklama çevriminde, diğer uç sistemlerin gönderecekleri çerçeveleri olduğu sürece birden fazla
çerçeve göndermez. Yola erişim için öncelikli yapı kullanılmaktadır, öncelikli aktarım istekleri,
merkezi cihaz tarafından daha öncelikli değerlendirilir.
100VG-AnyLAN teknolojisinde bilinen kablo türleri kullanılır; Cat 3, Cat 4, Cat 5 UTP kablolar,
STP kablo ve FO kablo seçenekleri vardır. Bakır kablo ile kullanımda iki düğüm arası mesafe 100
m.'ye, FO kablo ile bağlama 2 Km. ye kadar olabilir. Kodlamada 5B/6B tekniği kullanılır.
I I
YAŞ A
Köprü
I
DÜĞÜM A
YAŞ B
132
Köprüler aynı tip ağlarda kullanılırlar. Farklı tip ağlarda kullanılamazlar. Örneğin Ethernet ile
Token ring arasında köprü kullanılmaz.
Şu anda segmentleri daha kolay yönetebilmek için büyük YAŞ’ları küçültmek gerekir. 1-2 Bu
azaltma Tekli bir YAŞ’ın destekleyebildiği trafik miktarı ve coğrafik alanların kapsamına göre
yapılır. Ağ segmentlerini bağlamada kullanılan ürünleri Köprü(Bridge), Anahtar(Switch),
Yönlendirici(router), ve Geçit(gateway)’i içerir. Anahtarlar ve köprüler , OSI modelinin veri
iletişimi katmanında (Data Link Layer) çalışırlar. Bridge’in fonksiyonu gelen sinyalleri diğer
network parçasına geçip geçmeyeceğine karar verir.
Köprü, ağda çerçeveyi aldığında, varış MAC adresine bakar, Köprüleme tablosuna göre karar verir.
Filtreler, akışını sağlar veya çerçeveyi diğer segmente kopyalar. Bu karar işlemi aşağıdaki gibi
gerçekleşir. (Şekil 3.25)
Eğer varış cihazı, aynı segment içinde ise, köprü, çerçevenin diğer segmentlere gidişini
engeller. Bu işlem, filtreleme (filtering) olarak bilinilir.
Eğer varışcihazı farklı segmentte ise, köprü, çerçeveyi uygun segmente doğru iletir.
Eğer varış cihazının adresi köprü tarfından bilinmiyorsa, köprü alınıldığı hariç bütün
segmentlere iletir. Bu işlem , akış (flooding) olarak bilinilir .
Köprü türü cihazlar, genel olarak, benzer teknolojiye sahip YAŞ’ları birbirine bağlamak için
kullanılır; bağlantı sonucu YAŞ’lar mantıksal açıdan yine tek bir YAŞ olur. Köprüler, OSI başvuru
modeline göre veri bağı katmanında çalışırlar. Dolayısıyla verinin adres kısınma bakıp ona göre
davranırlar; veri paketi içindeki alıcı adresi karşı tarafa ait değilse, paketi boşuna karşıya geçirip
oranın trafiğini arttırmazlar. Ethernet kartlarda, fiziksel adres olarak ta bilinen MAC düzeyinde
adresleme kullanılır.
Köprüler, topolojisi farklı dahi olsa aynı protokolün kullanıldığı iki veya daha fazla bağımsız ağın
birbirine bağlanması için kullanılır, iki bağımsız ağ arasına koyulan bir köprü her iki tarafta da
aktarılmak istenen paketleri inceler. Eğer paket karşı ağda bulunan bir yeri adresliyorsa, o paketi
diğer ağa aktarır; aksi durumda, karşı ağın trafiğim arttırmamak için, orayı adreslemeyen paketleri
süzer ve geçirmez. Böylece ağın bir parçasının trafiği diğer parçaların trafiğiyle ağırlaşmamış olur.
Uygulamada, büyük ağların, parçalanıp her biri bağımsız birer ağ niteliğim koruyacak biçimde daha
küçük ağlara bölünmesinin ve bunların birbirlerine köprülenerek bağlanmasının (bridging) birçok
avantajı olur:
• Trafik yoğunluğu ayrıştırılmış olur; aynı ağı adresleyen trafik diğer ağları etkilemez.
• Herhangi bir ağda olabilecek bir hata veya arıza diğer ağlara yansıtılmamış olur.
• LAN’ların etkin uzunluğu arttırılmış olur.
133
Server Laser printer PC
Ethernet
Jetonlu halka
Köprü
Server
PC PC
Hub
PC
PC PC
Server
Görüldüğü gibi Şekil 3.26’daki tüm bilgisayarlar köprü vasıtasıyla aynı ağ içerisinde bulunurlar.
Fakat herhangi bir ağ üzerinde oluşan veri trafiği diğer ağları adreslemiyorsa, köprü üzerinden
geçirilmeyeceğinden o ağların trafik yoğunluğunu etkilemez. Köprüler adreslerin hangi ağa ait
olduğunu içeren bilgiler tutarlar. Aşağıda da görüleceği gibi, OSl'nin 1. ve 2. katmanlarına sahip
olan köprüler, veri akışını kontrol eder, iletişim hatalarını denetler, fiziksel adreslemeyi ve fiziksel
ortama erişilmesini sağlarlar. Bunları sağlamak için de çeşitli veri bağı katmanı protokolları
kullanırlar; Ethernet, TR (Jetonlu Halka) ve FDDI gibi
Çevirici Köprüler ( Translating Bridges) : MAC alt katmanları farklı olan LAN’lar arasında
kullanılır.
134
Uzak Bağlantı Köprüleri (Remote Bridges) : Bu tür köprüler birbirinden uzakta bulunan örneğin
ayrı şehirlerdeki LAN’ları birbirine bağlamak için kullanılır. Uzak bağlantı köprüleri birbirine
kiralık hatlar ile bağlanır. Noktadan – noktaya (point-to-point) veri bağı protokolünü kullanırlar.
Uzak bağlantı köprüleri kiralık hatlar üzerinden iki türlü bağlantı kurabilir.
a) Gönderen taraftaki uzak bağlantı köprüsü, MAC çerçevelerini noktadan-noktaya bir veri bağı
protokolunun veri alanına (payload field) yerleştirerek gönderebilir. Bu yöntem, aynı standartta uzak
LAN'ların bağlanması İçin en uygunudur. Burada en önemli sorun çerçevelerin doğru LAN'a
gönderilmesidir.
b) Gönderen taraftaki uzak bağlantı köprüsü, MAC çerçevelerinin ön ekini ve son ekini çıkartıp geri
kalan veriyi noktadan-noktaya veri bağlantı protokolunun veri alanına yerleştirerek varış köprüsüne
gönderebilir. Varış köprüsü yeni bir Ön ek ve son ek üreterek çerçeveyi varış LAN'a aktarır. Bu
yöntemin sakıncalı tarafı, varış makinesine ulaşan checksum bilgilerinin kaynak makine tarafından
hesaplanmış checksum olmayışıdır. Bu nedenle, köprü belleklerinde oluşan bit hataları alıcıda
sezilmeyebilir.
Kapsayan ağaç algoritması, yedek bağlantı gereksinimim kendiliğinden getirebilir. örneğin, bilinçli
olarak iki düğüm arasında birden fazla fiziksel yol oluşturulur ve köprülerde bulunan ST algoritması
etkin hale getirilir. Algoritma, yollardan yalnızca birini aktif tutup diğer yolları pasif hale sokar.
Aktif yolda bir sorun oluştuğunda, algoritma, yeni durumu değerlendirip yeni hesaplamalar yapar ve
var olan yollar arasından birini aktif hale sokabilir. Ancak köprüler üzerinde kapsayan ağaç
algoritmasını koşturmak, ciddi bir işlemci gücü gerektirir; özellikle, bu algoritmayı destekleyen
anahtar cihazlarda etkin hale getirilirse, cihazın anahtarlama kapasitesi azalabilir.
135
Köprülere karşı anahtarların aşağıdaki yararları vardır.
Ağı ekonomik olarak daha küçük çarpışma bölglereine ayırırlar.
Her istasyona daha yüksek bant genişliği sağlar.
Çoklu Protokolü destekler.
Mevcut alt yapı cihazlarını kullanı[Link]ı bir yükseltme gerektirmez. (Hub,tekrarlayıcı,kablo)
Yüksek anahtarlama hızıyla ağı hızlandırır.Örneğin Ethernet arabirimi teorik olarak max 14.880 PPS
iken Anahtar 89.280 PPS Dir.
Anahtarlar iki tiptedir.
2. Store and Forward Anahtarlama: Paketin tamamı alınarak dsaklanır. Bundan sonra
yönlendirme yapılır. Bu işlem boxzulmuş paketlerin atılmasına imkan tanır. Kullanıcıya filtre
koyma ve trafiğin akışını deneteleme imkanı tanır. Ancak daha yavaştır.
ATM Anahtarlar ATM şebekesinde ATM hücrelerini iletmek üzere tasarlanmıştır. Yüksek
hızlıdırlar. YAŞ ve GAŞ sinde kullanılırlar.
YAŞ Anahtarlar ise YAŞ’sinde segmentleri birbirine bağlarlar. YAŞ sinde yüksek hız ve
performans sağlarlar.
HUB’a benzer şekilde birden çok uç sistemim bir noktada toplayıp, onlar arasında anahtarlama
yöntemiyle bağlantı kurulmasını sağlar. Ancak HUB kendisine bağlı sistemlere paylaşılan bir ortam
sunarken, anahtar atanmış bir yol sunar. Genel olarak veri bağı katmanında çalışır; ancak ağ katmanı
işlevlerine sahip anahtarlar da vardır.
Anahtar
1G 10 M 10 M 10 M 10 M
Server PC PC PC PC
Anahtarlar ağ uygulamasında yoğun olarak kullanılan cihaz türlerinden birisidir; işlevi, kendisine
gelen veri trafiğini portlar arasında anahtarlamaktır.
HUB cihazları kendilerine bağlı sistemlere paylaşılan bir ortam sunarlar. Örneğin HUB’la
oluşturulan ağa bağlı l tane sunucu, 5 tane kullanıcıdan oluşan 6 tane sistem içinde her bir sisteme
136
düşen ortalama band genişliği 10/(6-1) 'den 2 Mbps olur. Çünkü paylaşılan yol aynı anda yalnızca
bir iletişim için kullanılır. İletişimde bulunmak isteyen bir sistem önce yolu boş olarak bulmalıdır.
Aynı örnekte HUB cihazı yerine anahtar kullanırsak bilgisayarlara paylaşılan bir yol değil de
anahtarlamalı bir yol sağlanmış olur; ağın toplam aktarım başarımı artar. Teorik olarak aynı anda 3
çift bilgisayar birbirleriyle haberleşebilir; böylece HUB kullanılması durumunda port başına
ortalama 2 Mbps olan band genişliği 10 Mbps'e çıkmış olur. Ancak bu durum teorik bir sonuçtur;
aynı anda tüm bilgisayarların birer çift oluşturacak şekilde haberleşme gereksinimleri olması
uygulamada pek karşılaşılabilecek bir durum değildir. Uygulamada, bilgisayarlar genelde kullanıcı
durumundadır ve bunlar büyük bir çoğunlukla Sunucu (Server) olarak adlandırılan sistemlerle
iletişim yapmak isterler. Bu durumda anahtar için hesaplanan teorik değer, gerçekte daha küçük
olur; gerçek değeri sunucu sayısı ve sunucuların bağlandığı portun band genişliği belirler.
Ağlar da genellikle sunucuya erişimler fazla olacağından dolayı sunucular üzerinde aşırı bir veri
akışı olur. Sunucuları anahtarın 10 Mbps'lik portlarına bağlanmışsa bir darboğaz oluşur. Çünkü
anahtar her ne kadar anahtarlamalı bir yol sunuyorsa da tüm kullanıcılar aynı sunucuya erişmek
isteyeceği için ortalama band genişliği 10/(6-l)'den 2 Mbps olur. Bu darboğazın aşılması için
anahtarlar üzerine diğer portlarına göre daha yüksek hızlı portlar koyulur. Örneğin 10 Mpbs'lik
Ethernet anahtarlar üzerinde genelde 10 Mpbs'lik 12, 16 veya 24 tane port ve l veya 2 tane de 100
Mbps'lik port bulunur. Böylece diğerlerine göre daha fazla trafik yoğunluğu olan sistemler 100
Mbps'lik porta takılarak darboğaz aşılmış olur.
Anahtar cihazlarının üzerlerinde hiçbir trafik yok iken, tüm portlan birbirinden yalıtılmış durumda
beklemektedir. Dolayısıyla anahtara bağlı tüm sistemler arasında bağlantı kopuktur denilebilir.
Ancak bir sistem diğeriyle İletişimde bulunmak isterse, ikisinin bağlı olduğu portlar anahtar
üzerinden birbirine bağlanır (anahtarlama işlemi); iletim bittikten sonra yeniden çözülerek başka
sistemlerle iletişim için serbest bırakılır, iletişimde bulunacak sistemlerin ayrı ayrı portlara bağlı
olması durumunda, aynı anda birden çok çift bilgisayar iletişimde bulunabilir.
Anahtar cihazlar, anahtarlama işlemi için uç sistemlerin MAC adreslerini (fiziksel adres olarak ta
anılır) kullanır. Bu nedenle anahtar cihazlar üzerinde MAC adreslerinin tutulduğu bir tablo (MAC
tablosu) bulunur. Bir sistem karşı bir sisteme veri göndermek istediğinde, veri 3. katmanda paketler,
2. katmanda çerçeveler haline getirilir. Paketler içerisinde 3. katman protokol adresleri (örneğin IP,
IPX), çerçeveler içerisinde ise MAC adresleri (örneğin Ethernet kartların fiziksel adresleri) vardır.
Bir LAN içerisindeki iletişimde MAC adresleri kullanıldığı için, karşı düğümün MAC adresi,
çerçeve içerisinde alıcı adres olarak bulunur. Anahtar cihaz çerçeve içerisindeki alıcı MAC adresi
öğrendikten sonra, MAC tablosuna bakarak iki port arasında bağlantı kurar. Bu iki sistem, kurulan
bağlantı üzerinden birbirlerine çerçeve gönderirken, diğer portlar arasında da ikişer ikişer bağlantı
kurulabilir.
Tablo 2-2 : Bir anahtarın. MAC adres tablosu
Alıcı MAC Adresi Bağlı Olduğu Port
08-00-02- 1a-3c-b2 [Link]
00-a0-24-1a-3c-b2 [Link]
08-00-21-a4-c8-92 [Link]
08-00-02-1a-3c-33 [Link]
08-00-24-1 a-3c-b2 [Link]
00-00-02-1a-3c-b2 [Link]
00-00-25-1 a-3c-ae [Link]
137
Anahtar cihazlarda ağ içerisindeki sistemlere ait MAC adreslerinin tutulduğu birer tablo vardır; bu
tablonun boyu oldukça önemlidir. Anahtarlama işlemi bu tabloya dayanılarak gerçekleştirilir;
tabloda hangi MAC adreslerin hangi portlarda olduğu tutulur. Böylece bir porttan gelen çerçevelerin
hangi porta anahtarlanacağı/alıcısının hangi porta bağlı olduğuna karar verilir. Eğer bir çerçevenin
alıcı kısmındaki adres, o andaki tablo içeriğinde yoksa , ilgili çerçeve tüm portlara yayın yapılarak
aktarılır. Tablonun tutacağı MAC adres sayısı sınırlıdır ve güncelleme için cep bellek
algoritmalarından biri kullanılır (bu adresler gönderme anında eklenir). Yani, tablo dolarsa yeni
MAC adresleri, ancak, öncekilerden biri tablodan çıkarılarak eklenebilir. Dolayısıyla bu tablonun
boyu küçük olursa ve ağın o kısmında çok fazla sistem varsa, yayın türü aktarım oranı artar ve çok
sık olarak cep bellek algoritmasının koşturulması gerekir. Merkez anahtar (core switch)
konumundaki cihazların MAC adres tablolarının yeterince büyük olması istenir.
Üst bağlantı
(Uplink) Merkez Merkez anahtar
Kenar anahtar
Kullanıcılar Kullanıcılar
Kullanıcılar Kullanıcılar
Kullanıcılar Kullanıcılar
Kenar Anahtarlar • Edge Switches : Kenar anahtarlar daha çok bilgisayar veya HUB'ların
doğrudan bağlantılarının yapıldığı anahtarlardır. Kenar anahtarlar, doğrudan kendilerine bağlı
sistemlerin gereksinim duyduğu anahtarlama ihtiyacını karşılayacak ölçüde kapasiteye sahip olurlar.
Anahtarlama gücü ve MAC tablosu boyu sınırlıdır. Bu tür anahtarlara doğrudan uç sistemler bağlı
olacağı için genel olarak yüksek anahtarlama kapasitesine gereksinim duyulmaz. Uygulamada,
örneğin Ethernet için, kenar anahtarlar genel olarak 12, 16, 24 veya 36 tane 10 Mbps Ethernet porta
138
ve bir veya iki tane yüksek hızlı 100 Mbps Ethernet porta sahip olurlar. Yüksek hızlı portlar
omurgaya bağlantı (üst bağlantı (uplink)) için veya sunucu sistemlerin bağlantısı için kullanılır.
Merkez Anahtar • Core Switch : Merkez anahtarlar, yukarıdaki şekilde de görüleceği gibi ağın
merkezine konuşlandırılır. Merkez anahtarın performansı ağın tüm performansını
etkileyebileceğinden kenar anahtarlara göre daha güçlü donanıma, yüksek hızlı portlara ve büyük
boyutlu MAC tablosuna sahip olmalıdırlar. Merkez anahtarlarda, kendisine doğrudan bağlı olsun
olmasın, ağdaki tüm sistemlerin MAC adresleri tutulur. Ancak bu sayede, kendisi üzerinden geçecek
çerçevelerin nereye anahtarlanacağını belirleyebilir.
Uygulamada, merkez anahtarlar, port arayüz esnekliği sağlaması açısından şaseli olarak üretilirler.
Şase yalnız başına iç yollara sahip boş kasadır; üzerinde güç kaynağı ve minumum aksesuar
bulunur. Şase üzerinde bulunan boş yuvalara (slots) port modülleri takılarak gereksinim duyulan
port sayısı elde edilir. Şaseli anahtarlar için anahtar sözcük şasenin arka plandaki (backplane)
anahtarlarda kapasitesidir; bu kapasite port modülleri için bir darboğaz oluşturmayacak büyüklükte
olmalıdır.
Standart ethernet ile hızlı ethernet ve gigabit ethernet arasında farklar fiziksel katmanda
gerçekleşirler. Bu yenilenmiş standartın arttırılmış hızlarından dolayı, kısa bit times zamanı, özel
dikkat gerektirir. Bitler, çoğunlukla ve kısa sürede ortama tanıtıldığı için, zamanlama, kritikdir. Bu
hızlı iletim, bakır kablo band genişliği limitleri daha yakın frekanslar gerektirir. Bu sebepten bitler,
bakır kabloda ki gürültüye karşı daha çok hassas sebep olur .
Bu konular, gıgabıt etherneti iki ayrı şifreleme adımını kullanmasını gerektirirler. Veri iletimi, ikilik
bit akışı gösterme kodları kullanarak daha çok etkin yapılır. Şifreli veri, band genişliğinin etkin
kullanım senkronizasyonu sağlar ve signal-to-noise oran özelliklerini geliştirir.
Fiziksel katmanda, MAC katmanından bit kalıpları, sembollere dönüştürülürler. Semboller start
frame, end frame ve ortam boşluk durumunu gibi control bilgilerini olabilir. Frame, network
doğrultusu boyunca çoğalan kontrol sembolleri ve veri sembolleri içine kodlanılır.
Fiber-tabanlı gigabit ethernet (1000Base-X), 4B/5B kavramına benzer olan 8B/10B şifrelemesini
kullanır. Bu aşağıda basit NRZ (non Return zero) ile fiber optikteki ışığın hat kodlanmasıdır. Bu
basit kodlama olabilir. Çünkü fiber ortamı yüksek bantgenişliğindeki sinyalleri taşıyabilir.
139
verilmiştir. Daisy-chaining, Star ve extended star topolojisine izin verir. Data akışı mantıksal
topolojinin veya mesafe limitlerinin bir konusudur.
1000base-T utp kablosu, 10base-T ve 100base-TX kablosu ile aynıdır. Bağlantı performansı yüksek
kaliteli CAT5e’yi karşılamalıdır. Veya ISO CLASS D ( 2000 ) gerektirmektedir.
İstasyon ile hub veya switch arasında bütün bağlantılar için tavsiye edilen auto-negotıatıon için en
yüksek yaygın performansa izin vermekdir. Bu, uygun gigabit ethernet çalışması için diğer gerekli
parametrelerin kaza eseri hatalı konfigurasyondan sakınacak .
10-Gigabit Ethernet
IEEE 802-ae fiber optik kablo üzerinden 10Gbps full dublex iletişimi içine alarak adapte edilmişdir.
802.3ae ile 802.3 arasında temel benzerlikler, Orjinal ethernet dikkate değerdir. Bu 10 Gigabit
ethernet (10GBE) sadece YAŞ’lar için değil Bundan başka GAŞ için geliştirldi.
Frame formatı ile ve diğer ethernet katman 2 belirtme ile bir arada olabilir.
10GBE Network altyapısı var olmak ile ınteroperable olan arttırılmış band genişliği ihtiyacı
sağlayabilir.
Ethernet için büyük kavramsal değişiklik, 10GBE ile görünüyor . ethernet geleneksel olarak LAN
teknolojisidir. Ama 10GBE fiziksel layer standartı single mode fiber üzerinden 40km mesafede her
iki networkü sağlar. Eşzamanlı optik network(SONET) ve eş zamanlı dijital hiyerarşi network
(SDH). 40km mesafesinde çalışma, uygulanabilir MAN teknolojisini 10GBE [Link]-192 hızı
(9.584640gbps) yapan 10GBE SONET/SDH networkları ile uygunluk, uygulanabilen WAN
teknoloji 10GBE yapar. 10GBE bilinen uygulamalar için ATM ile aynı zamanda çalışabilir.
ÜST KATMANLAR
Mantıksal Bağlantı
denetimi(LLC)
802.11 protokol yapsında fiziksel katman OSI fiziksel katmana karşılık gelir. Veri bağlantı katmanı
MAC ve Mantıksal bağlantı denetimi alt katmanı(LLC) olarak ikiye ayrılmıştır. Görevi değişik 802
protokolleri arasındaki farkllıkları gizlemek olan Mantıksal bağlantı denetimi alt katmanı MAC ‘ın
üzerinde bulunur. Fiziksel katmanda Infrared, kısa mesafe radyo(FHSS ve DSSS) ve daha fazla
band genişliği sağlayan OFDM ve HR-DSSS modülasyon teknikleri ile iletişim sağlanır.
802. 11 fiziksel katmanda infrared 0.85 veya 0.95 mikron dalga boyunda ışık kullanarak 1 ve 2
Mbps lik iletişim hızı sağlar. 1 Mbps’de 4 bitlik gruplar 16 bit kod kelimeleri olarak kodlanır(15 ad.
0 bir ad 1) 2 Mbps’de ise kodlama 2 bit ile 4 bitlik kod kelimesi şeklinde
kodlanır(0001,0010,0100,1000 gibi) Ancak infrared ışık duvarlardan geçemediği için farklı odalarda
bulunmak iletişimi kısıtlayan bir etkendir.
İkinci modülasyon yöntemi Doğru dizili Dağılmış spektrum DSSS(Direct Sequence Spread
Spectrum) dur. Hız 1 veya 2 mbps ile sınırlıdır. Herbir bit Barker sırası kullanılarak 11 parça olarak
iletilir. I Mbaudda faz kaydırma Modülasyonunu(PSK) kullanır. Baud başına 1 bit iletilirse 1 MBps,
2 bit iletilirse 2 Mbps bant genişliği elde edilir. 2002 yılından itibaren bu yöntemin yerini yeni
teknikler almıştır.
İlk yüksek hızlı kablosuz YAŞ si, 54 Mbps’ kadar bant genişliği sağlayan 802.11a, Ortogonal
Frekans bölmeli Çoklama(OFDM Orthogonal Frequency Division Multiplexinig) yı kullanır. FDM
tekniği değişik frekansları kulanır. Örn. 52’nin, 48’i data , 4’ü ise senkronizasyon için kullanılır.
Aynı zamanda çoklu frakanslarda veri iletimi yapıldığı için bu teknik dağılmış spektrum olarak da
düşünülebilir. İşaretin yan bantlar üzerine yayılmasının avantajları yanında yan bantlardaki girişimi
önleyecek şekilde kodlama yapılır. 18 Mbps’e kadar Faz kaydırma modülasyonanba benzer şekilde
, yukarı hızlarda ise QAM (Quadrature amplitude Modulation) kullanılır.
Diğer yöntem ise Yüksek Hızlı Doğru dizili Dağılmış spektrum HR-DSSS(High Rate Direct
Sequence Spread Spectrum) dur. 802.11b olarak adlandırılan bu modülasyon ile 1, 2, 5.5 ve 11
Mbps veri hızları desteklenir. Düşük hızlarda, DSS ile uymululuğu sağlamak için faz kaydırma
modülasyonu kulanılarak 1 Mbaud da ( baud başına 1 ve 2 bit iletmi) ver iletimi yapılır. Daha
yüksek hızlarda 1.375 Mbaud ( baud başına 4 ve 8 bit iletimi) hız kullanılr. Veri hızı en yüksek
olacak şekilde otomatik olarak ayarlanır.
802.11b ‘nin geliştirilmiş versiyonu olan 802.11g’de OFDM modülasyon yöntemi kullanılır. Fakat
802.11b gibi 2.4 Ghz ISM yan band içinde çalışır. Teoride 54 Mbps hıza kadar çalışacağı
varsayılmakla birlikte pratikte bu hıza ulaşılamamıştır.
802.11 kablosuz YAŞ MAC alt katman protokolü, kablosuz ortamın, kabloluya göre daha karmaşık
olmasından dolayı ethernet protokolünden farkldır. Ethernet protokolünde, bir istasyon , iletim
ortamı müsait oluncaya kadar bekler ve sonra iletime başlar. İlk 64 bayt içerisinde bir gürültü geri
almamış ise göndermenin problemsiz olduğunu kabul eder. Kablosuz iletişimde bu durum olmaz.
Bir hücre içerisindeki istasyonların hepsi birbirinin iletim mesafesi içerisinde olmayabilirler. Bu
nedenle bir istasyon kendi iletim mesafesi içinde olan ikinci istasyon ile haberleşirken, ikincinin
iletim mesafesi içersinde olan bir üçüncü istasyon ikincinin meşgul olduğunu bilmez. Bu nedenle
ikinciyle haberleşme yapmak isteyebilir. Bir başka senaryoda ise ikinci istasyon üçüncü ile
haberleşme yapmak istediğinde hattı dinler, birincinin gönderdiği bilgiler nedeniyle hattı meşgul
görüp üçüncüyle haberleşme yapamayacağı sonucuna varır. Oysa bunu yapabilme imkanı
mevcuttur. Bu problemler nedeniyle Ethetnet’teki CSMA/CD protkolü kablosuz iletişimde
kullanılamaz.
Bu problemleri gidermek için kablosuz ağlarda iki adet çalışma modu tanımlanmıştır. Bunlar
Merkezi denetimi kullanmayan Dağıtılmış Koordinasyon Fonksiyonu (Distributed Coordination
Function DCF) ve hücredeki olayları denetleyen Noktasal Koordinasyon Fonksiyonu ( Point
Coordination Function PCF) dir. Bütün gerçeklemeler DCF’yi destekler, ancak PCF desteği isteğe
bağlıdır.
142
DCF kullanıldığında 802.11, Çarpışma Kaçınmalı Taşıyıcı Duyarlı Çoklu Erişim (Carrier Sense
Multiple Access/ Collision Avoidance CSMA/CA) protokolü kullanır. Bu protokolde, Fiziksel kanal
ve Sanal Kanal dinleme kullanılır. Eğer bir istasyon veri göndermek isterse kanalın meşgul olup
olmadığını dinler. Eğer kanal meşgul değil ise iletime başlar. İletim sırasında kanalı dinlemez. Bu
esnada gönderdiği çerçeve bozulabilir. Eğer kanal meşgul ise gönderici iletimi erteler ve kanal
müsait oluncaya kadar bekledikten sonra iletime geçer. Eğer bir çarpışma olursa istasyon rastgele bir
süre bekler daha sonra tekrar iletime geçer. Sanal kanal dinlemede veri göndermek isteyen A
istasyonu B’ye bir RTS çerçevesi gönderir. Bunu alan B, A’ya CTS çerçevesi gönderir. Bunu alan
A, B’ye datayı gönderir. Gönderme sonunda B, tekrar A’ya ACK çerçevesi göndrerek iltetimin
tamamlandığını bildirir. Böylece protokol tamamlanır. Bu aralıkta Ağın meşgul olduğu
NAV(Network Allocation Vector) tarafından işaretlenir. Bu özelliği ile ethernete benzer.
Diğer yöntem (Noktasal Koordinasyon Fonksiyonu, PCF) de ise bir baz istasyon, çerçeve gönderip
göndermeyeceklerini öğrenmek için bütün diğer istasyonları yoklar. İletim sırası baz istasyon
tarafından denetlendiği için bu modda hiç çarpışma olmaz. Baz istasyon için temel mekanizma
periyodik olarak bir işaret çerçevesi(Beacon Frame) ni tüm istasyonlara göndermektir. İşaret
Çerçevesi, Frekans atlama, çerçevenin iletim süresi ve saat senkronizasyonu gibi parametreleri
içerir. Aynı zamanda istasyonları taramaya katılmaları için davet eder. Herhangi bir istasyon bir kere
taramaya girdimi istasyonun belirli bir bant genişlği ve servis kalitesinde iletim yapması sağlanır.
Süre : Çerçevenin kanaldaki süresini belirir. Aynı zamanda denetim çerçevesinde diğer
istasyonların NAV mekanizmasını nasıl yöneteceğini belirtir.
Adres 1,2,3,4 : Kaynak, varış adresleri ile iç hücre dağıtımndaki baz istasyonu kaynak ve varış
adresleri
Sıra : Numaralanan parçaların numarasınını belirtir. 12 bit çerçeveyi 4 bit parçayı belirtir.
Data : Data alanı 2312 bayt uzunluğuna kadar olabilen veriyi bielirtir.
Doğrulama : Genel çerçeve doğrulama bilgisi(Checksum).
143
Yönetim çerçevelerindeki yapıda buna benzerdir. Ancak baz istasyon adresleri içermez. Denetim
çerçevelerinde data ve sıra bilgisi olmadığı için daha kısadırlar.
2 Bayt 2 Bayt 6 Bayt 6 Bayt 6Bayt 2Bayt 6 Bayt 0-2312 Bayt 4 Bayt
2 bit 2 4 1 1 1 1 1 1 1 1
Çerçeve Denetim
Versiyon Tip Alttip DS’ten DS’e MF yinele Güç ilave W O
Alt alanları
144
4. Veri dağıtımı(Data Delivery) : Kablosuz YAŞ’inde doğal şekilde veri gönderme alma
fonksiyonu için kullanılır. Ethernet gibi 802.11 protokolüde %100 güvenilir veri dağıtımını
garanti etmez.
145
Bölüm 4 Ağ Katmanı
4.1 Giriş
OSI başvuru modelinin 3. katmanıdır. Ağdaki bir bilgisayar ikinci katmanda hangi protokolde
çalışırsa çalışsın (Ethernet, Jetonlu halka, ATM gibi) üçüncü katmanda bir yönlendirilmiş ağa
sahiptir. Bu IP, IPX veya DECnet olabilir. Veri bağlantı katmanı adresleri olan MAC adresleri tek
ve tanıtıcı adreslerdir fakat ağ katmanı adresleri sadece bulunduğu cihazı tanıtmazlar ağ içinde
tanımlamalar da bulundurur. Örneğin bir [Link] web sunucusunun IP adresi
[Link]’dır. Bu adres içerisinden Ağ adresi [Link] olduğu bulunur ve bu ağ içerisinde
sunucu cihazımızı tanımlayan 6 adresidir. Bu ağ içerisinde 254 adet cihaz tanımlayabiliriz.
Üçüncü katmanda tanımlanan adresler yönlendirilmiş protokl ile (Routed protocol) tanımlanır.
Yönlendirilmiş protokolleri kullanarak kaynak cihazdan veri paketlerini hedef bilgisayara gönderme
için kullanılan protokollere yönlendirme protokolleri (routing protocol) denir. Yönlendirme tabloları
yönlendirme protokollerinin oluşturduğu yönlendirilmiş protokol bilgilerini ve bunlara ait
özelliklerini tutan tablodur. Yönlendirme protokolleri bu tablo yardımıyla paketleri hedefe ulaştırır.
Ağ katmanı paketlerin kaynaktan alınarak tüm yol boyunca varışa kadar ki durumu ile ilgilenir.
Varışa kadar olan yolda ara yönlerdiriciler tarafından biçok kere aktarılabilir. Bu fonksiyon,
çerçevelerin bir noktadan diğer noktaya iletilmesi görevini üstlenen veri bağlantı katmanın ile
çelişir. Bu nedenle ağ katmanı uçtan uca heberleşmenin en alt katmanıdır.
Ağ katmanı bu işleri yapabilmek için iletişim alt-ağlarının bütün topolojisini bilmeli ve buradan
uygun yolu seçmelidir. Aynı zamanda bir kısım yönlendiriciler yavaş çalışırken haberleşme
hatlarının aşırı yüklenmesini de önlemelidir. Eğer, kaynak ve varış farklı ağlarda ise çıkan yeni
problemler ile ilgilenmek te ağ katmanının görevidir.
146
Yönlendirici
B D
H1 A İşlemci 2
İşlemci 1 E F H2
1
Paket C
YAŞ
Ağ katmanı tarafından iletim katmanına verilen servisler için aşağıdaki amaçlar gözetilmelidir.
Verilen servisler yönlendirme teknolojisinden bağımsız olmalıdır.
İletim katmanı, mevcut yönlendiricilerin sayı, tip ve topolojisinden yalıtılmalıdır.
İletim katmanına sağlanan adres planında, YAŞ ve GAŞ ‘nin her ikisi için de düzenli bir
numaralama planı kullanmalıdır.
Verilen bu hedefler ile ağ katmanı tasarımcıları, iletim katmanına sağlanan servisler için bir miktar
serbestliğe sahiptirler. Ağ katmanında bağlantılı ve bağlantısız servisler sağlanır.
Internet tarafından bakıldığında, bir yönlerdiricinin işi, paketleri çevresine dağıtmakatan başka bir
şey değildir. Alt ağ’ın tasarımıyla, paketlerin iletilmesiyle, trafik denetimiyle ilgilenilmez. Bu
bağlantısız bir servistir. Diğer taraftan alt ağ güvenilir, bağlantı esaslı servis sağlamalıdır. (Örn.
Telefon servisi) Bu yönden(Ses ve Video servislerinde) servis kalitesi, bağlantıdan daha önde gelir.
Bu iki anlayış en iyi şekilde Internet ve ATM ile açıklanabilir. Internet bağlantısız servisi, ATM ise
Bağlantı tabanlı servisi teklif eder. Bununla birlikte servis kalitesinin garanti edilmesi gittikçe daha
önemli hale gelmektedir.
Bağlantı tabanlı serviste ise, iletişim yapmak isteyen iki bilgisayar bu isteklerini belirttikten sonra
birbirleri arasında bir sanal devre kurulur. Bu devrenin kurulması için iletim şebekesindeki
yönlendiriciler yönlendirme tablolarını yenileyerek sanal devrenin kurulmasını sağlarlar. Örneğin
H1’den H2’ye bir sanal devre A,C,E ve F yönlendiricileri üzerinden kurulmuş ise gönderilen
paketler bu yönlendiricileri izleyerek varış noktasına iletilirler. Bu durumda sanal devrenin
kurulumu için bir zaman harcansa da yüksek servis kalitesi sağlanır. Buna sanal devre alt ağı denir.
147
Tablo 4-1. Datagram ve Sanal devre altağlarının karşılaştırılması
Konu Datagram Alt ağı Sanal Devre Alt ağı
Devre Kurulumu Gerekli değil Gerekli
Adresleme Herbir paket kaynak ve varış adresinin Herbir paket kısa bir sanal devre
tamamını içerir numarası içerir
Durum Bilgisi Yönlendiriciler ,bağlantılar hakkındaki Herbir sanal devre, bağlantı başına
durum bilgisini tutmazlar bir yönlendirme tablosu gerektirir.
Yönlendirme protokolleri yönlendirme tablolarını güncel ve kullanışlı yol bilgisi ile doldurur ve bu
bilgiler sayesinde paket iletimini gerçekleştirirler. Bu işlem yolda bir adres arayan yolcu gibi
düşünülebilir. Yolcunun elinde adres vardır ve yol üzerinde adrese ulaşabileceği yönleri gösteren
tabelalar bulunur. Yolcu bu tabelaları takip ederek gitmek istediği yere ulaşır. Ancak yol üzerindeki
148
tabelalar yanlış yerleştirilirse yolcu istediği noktaya ulaşamayacaktır. Bu tabelaları yerleştiren yol
görevlisi bunların doğru olduğunu garanti etmelidir. Yönlendirme protokolleride bu yol bilgilerini
yönlendirme tablosunda tutar ve doğruluğunu sağlar. Yönlendirme protokolleri birçok yönlendirme
algoritması kullanır. Bunlar aşağıda açıklanmaktadır.
B yönlendiricisi için her bir yönlendiriciye olan uzaklıkların en kısa olanının kullanılmamasıdır
çizilen ağaç üzerinde derinlik en fazla dört olduğu görünüyor.
En kısa yol seçimi için metrik değerleri kendimiz belirleriz bu bağlantı hızı en düşük hop sayısı gibi
değerler olduğu gibi ağ içerisinde bazı bağlantıların kullanım maliyeti fazla olabileceğinden bu
bağlantılar ölçüm dışında tutulur. Örneğin bir firma karasal hatlar yanında uydu hatları kullanıyorsa
149
karasal hatlar sadece kendilerine tahsis edilirken uydu hatlarından aktardığı veri başına ücret
ödediğinden uydu hatlarını acil durumlar için kullanır. Normal trafiği buradan kullanmaz.
Bu yöntemde herbir yönlendirici diğer ağlara ulaşmak için hop sayma bilgisini yakınındaki
yönlendiricilerden alacaktır. Ancak aldığı bu bilgiler her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Bu nedenle
bazı durumlarda yanlış yönlendirme ve hop sayma bilgisi oluşabilir.
Yönlendirme bilgisi ikinci el bilgi olduğu için bu bilginin doğruluğu hiçbir zaman
kanıtlanamayacaktır. Bu ise bir güvenlik açığı anlamına gelmektedir. Dolayısı ile çoğu kuruluş
statik yönlendirme tablosu veya bağlantı durumu protokolü kullanır.
150
Şekil 4-4. Mesafe Vektörü yönlendirme (a) : alt ağ, (b): A,I,H ve K’dan giriş, J için yeni tablo
Bağlantı durumlu yönlendiriciler, birkaç önemli fark dışında mesafe vektörüne benzer fonksiyon
yaparlar. Bu yönlendiriciler öncelikle tabloları güncellerken birinci el bilgiler kullanırlar. Bu sadece
yönlendirme hatalarını elimine etmez, buluşma zamanını azaltarak sıfıra yaklaştırır.
Bağlantı durumu yönlendirmede, Yönlendirici A açıldığı zaman, bir RIP paketi olarak hello mesajı
gönderir. Bu mesaj her porttan gönderilir. A yönlendiricisi b ve C’den cevap aldığında bir bağlantı
kurulur. Bu bağlantı aşağıdaki bilgileri içerir.
Yönlendiricinin adı veya kimliği
Bağlı olduğu ağ’lar
Her bir ağa erişim için gerekli hop sayısı veya maliyet
Onun hello çerçevesine cevap veren her ağdaki diğer yönlendiriciler
Yönlendirici A’nın Hello mesajını alan diğer yönlendiriciler bu mesajı diğer yönlendiricilere
kopyalarlar. Böylece ağdaki her aktif yönlendiricini cevabı A’ya gelerek bir bağlantı kurulur.
151
Bağlantı durumlu ağ faal olarak çalışırken, B ve C yönlendiricileri yeniden yönlendirme tablolarını
oluşturmak yerine , A’dan bir bölüm kopyalarlar. Böylece zamandan tasarruf edilmiş olur.
Eğer C yönlendiricisi normal olarak kapatılırsa, B’ye bir çerçeve gönderir. Bunun üzerine B, kendi
tablosundan C’nin bilgisini siler ve A’yada bu bilgiyi gönderir. Eğer C arızalanır ise, B’nin bunu
anlaması için bir gecikme olur. Bundan sonra B tablosundan C’yi siler ve durumu A’ya bildirir.
Herbir yönlendiricinin yönlendirme tabloları doğru ve şebekemiz güncelleme için minimum zaman
gerektirir. Bağlantı durumunun maksimum büyüklüğü 127 olabilir.
1. Yabancı YAŞ’deki yabancı etmen periyodik olarak varlığını ve adresini belirten paket
broadcast eder. Gelen bir yabancı istasyon bu paketi arar.
2. Hareketli istasyon yabancı etmen ile yerleşik adresini, veri bağl. Katmanı adresi ve güvenlik
bilgilerini kullanarak kendisini kayıt ettirir.
3. Yabancı etmen, hareketli istasyonun yerleşik etmeni ile iletişim kurarak, yerini hareketli
host’a bildirir. Hareketli etmenden gelen mesajlar, yabancı etmenin adresi ile birlikte
yerleşik etmene ulaşır.
5. Yabancı etmen, yerleşik etmenden olumlu mesaj almış ise, tablosuna hareketli hostun
bilgisini ekleyerek onu kayıt eder.
152
Şekil 4-6 : YAŞ, GAŞ ve eklenen kablosuz hücreler
İlk yayınlama yöntemi, bir istasyonun bütün diğer istasyonların adreslerini toplayarak alt ağ’a paket
yollamasıdır.
İkinci yayınlama yöntemi ise, sel yayınlama(flooding) dır. Bu yöntemde her istasyon ile bire bir
bağlantı kurularak çok miktarda paket üretilerek gönderilir.
Üçüncü yöntem ise, çok varışlı yönlendirmedir. Bu yöntemde, herbir paket ya bütün varış
konaklarının adresini yada verış istasyonlarını gösteren bir bitharitası içerir. Yönlendirici paketi
aldığı zaman, varış adresini test ederek paketlerin kopyalarını üreterek varış konaklarına iletilmek
üzere herbir bağlantı hattına verir.
Dördüncü yöntemde bir tür kapsama ağacı niteliğinde olan ve herbir yönlendiricinin dağılım
ağacı(sink tree) elde edilerek paketler gönderilir. Yönlendirici herbir hattındaki paketin en az bir ad.
host’a gideceğini bilir. Şekil 4-7 (b).
Son yayımlama algoritması ise, bir öncekini davranışına bağlı olarak yönlendirme yapılan ters yol
ileri göndermedir.(Şekil 4-7 (c)) Bu yöntemde yönlendirici kapsama ağacı hakkında birşey
bilmesede yönlendirme gerçekleşebilir. Gönderilen paketler alıcı tarafından tekrar kaynak
yönlendirciden gelen hat dışındaki diğer bütün hatlara dağıtılır.
153
Şekil 4-7: Ters yol ileri gönderme (a) alt ağ (b) I yönl. İçin dağılma ağacı (c) Ters yol gönd. ağacı
Şekil 4-8: (a) ağ, (b) En soldaki yönl. İçin kaps. Ağacı (c), (d) 1 ve 2. gruplar için multicast ağaç
Statik yönlendirme tabloları yüksek seviyede güvenlik sağlar. Aynı zamanda kendi yönlendirme
tablolarınızı belirlediğiniz için en güvenli yö[Link] yönlendirme, tabloları dinamik olarak
güncellediği için, saldırgan, yönlendiriciye yanlış yönlendirme bilgisi vererek ağın fonksiyonunu
yapmasını engeller. Herbir sataik yönlendirici kendi yönlendirme tablosunu korumakla yükümlüdür.
Bu yüzden eğer, bir saldırı olurda yönlendirici etkisiz kalırsa, diğer yönlendiriciler bundan
etkilenmezler.
Bu yöntemde herbir yönlendirici diğer ağlara ulaşmak için hop sayma bilgisini yakınındaki
yönlendiricilerden alacaktır. Ancak aldığı bu bilgiler her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Bu nedenle
bazı durumlarda yanlış yönlendirme ve hop sayma bilgisi oluşabilir.
Yönlendirme bilgisi ikinci el bilgi olduğu için bu bilginin doğruluğ hiçbir zaman
kanıtlanamayacaktır. Bu ise bir güvenlik açığı anlamına gelmektedir. Dolayısı ile çoğu kuruluş
statik yönlendirme tablosu veya bağlantı durumu protokolü kullanır.
Bağlantı durumlu yönlendiriciler, birkaç önemli fark dışında mesafe vektörüne benzer fonksiyon
yaparlar. Bu yönlendiriciler öncelikle tabloları güncellerken birinci el bilgiler kullanırlar. Bu sadece
yönlendirme hatalarını elimine etmez, buluşma zamanını azaltarak sıfıra yaklaştırır.
Bağlantı durumu yönlendirmede, Yönlendirici A açıldığı zaman, bir RIP paketi olarak hello mesajı
gönderir. Bu mesaj her porttan gönderilir. A yönlendiricisi b ve C’den cevap aldığında bir bağlantı
kurulur. Bu bağlantı aşağıdaki bilgileri içerir.
Yönlendiricinin adı veya kimliği
Bağlı olduğu ağ’lar
155
Her bir ağa erişim için gerekli hop sayısı veya maliyet
Onun hello çerçevesine cevap veren her ağdaki diğer yönlendiriciler
Yönlendirici A’nın Hello mesajını alan diğer yönlendiriciler bu mesajı diğer yönlendiricilere
kopyalarlar. Böylece ağdaki her aktif yönlendiricini cevabı A’ya gelerek bir bağlantı kurulur.
Eğer C yönlendiricisi normal olarak kapatılırsa, B’ye bir çerçeve gönderir. Bunun üzerine B, kendi
tablosundan C’nin bilgisini siler ve A’yada bu bilgiyi gönderir. Eğer C arızalanır ise, B’nin bunu
anlaması için bir gecikme olur. Bundan sonra B tablosundan C’yi siler ve durumu A’ya bildirir.
Herbir yönlendiricinin yönlendirme tabloları doğru ve şebekemiz güncelleme için minimum zaman
gerektirir. Bağlantı durumunun maksimum büyüklüğü 127 olabilir.
Yönlendiriciler OSI başvuru modelinin ilk üç katmanına sahip aktif ağ cihazlarıdır; [Link] olan
ağ katmanında çalışırlar ve LAN’ların WAN’lara veya uzaktaki diğer LAN’lara bağlantısında
kullanılırlar. Yönlendiriciler, [Link] ait protokollar düzeyinde adres kontrolü yapıp komple bir
ağda paketin alıcısına gitmesi için en uygun yolu belirleyebilirler. Aynı zamanda LAN ile WAN
teknolojisi arasında bir köprü görevi görür, örneğin LAN tarafı Token Ring (TR), WAN tarafı
Frame Relay (FR) olan bir uygulamada, bağlantının gerçeklenmesi için TR ve FR portu olan bir
yönlendirici kullanılabilir. Yönlendiriciler, veri paketlerinin bir uçtan diğer uca, ağdaki uygun
düğümler üzerinden geçirilerek alıcısına ulaştırılması işini gerçekleştirirler. Paketleri gönderen ve
alan düğüm arasında birden fazla yol varsa, en uygun yolun seçilmesi ana görevleridir; en uygun
yolun belirlenebilmesi için de, ağ topolojisi ve ağın (bağlantı hatların durumu, band genişlikleri vs.
gibi) o anki durumu hakkında birtakım bilgileri tutarlar.
Basit yönlendirme algoritmalarında metrik değer olarak atlama sayısı kullanılır; atlama sayısı bir
paketin göndericisinden alıcısına gitmesi için geçmesi gereken yönlendirici sayısıdır,
• Dayanıklılık (Robustness) : Algoritmanın, zor durumlarda dahi olsa işini yapabilmesi beklenir.
Basit donanım bozukluğunda veya ağır yük koşullarında çalışabilmelidir. Çünkü ağların birleşme
noktasına koyulurlar ve onların devreden çıkması önemli sorunlara neden olabilir.
• Hızlı Uyarlanabilme (Rapid Convergence) : Ağlar arasında yönlendirme yapan bir düğüm herhangi
bir sorundan dolayı devre dışı kaldığında veya ağa yeni girdiğinde tüm ağa güncelleme mesajı
yayar. Diğer yönlendiricilerin kendilerini bu yeni duruma hızlı biçimde uyarlamaları gerekir. Bu
yavaş yapılırsa, yanlış yönlendirmeler olabilir; paketler de ağ içinde başıbozuk duruma düşebilirler.
• Esneklik (Flexibility) : Yönlendirme algoritmaları, hızlı ve doğru olarak ağda olabilecek olaylara
ayak uydurmalıdırlar, örneğin ağdaki bir dilim (segment) çöktüğünde, normalde bu dilimi
kullanarak yönlendirme yapanlar, duruma ayak uydurmalılar ve en iyi diğer yolu seçmelidirler.
Merkez yönlendiriciler belirli bir bölgede var olan kenar yönlendiricilerin oluşturduğu trafiğin bir
noktada toplanması ve paketlerin alıcısına ulaşması için en uygun yola sürülmesi işini yaparlar; veri
paketleri ya kendisine doğrudan bağlı diğer kenar yönlendiricilere, ya da komşusu olan diğer merkez
yönlendiricilere yönlendirilir. Merkez yönlendiricilerin üzerlerinde koşan yönlendirme algoritmaları
daha güçlü olur ve bunlar en uygun yolun belirlenmesi için birçok parametreye bakarlar...
Merkez yönlendiriciler farklı türde WAN portu ve standardını desteklemek, esnek bir çözüm
sunmak amacıyla şaseli üretilirler. Şase, pasif yapıdadır ve içerisine port modülleri takılabilecek boş
yuvalara (slots) sahiptir. Yuvalara, gereksinimine göre port modülleri takılır ve bunların bir kısmı
ileride yapılabilecek genişlemeler için boş bırakılır,
157
Tablo 4-2 : Şaseli bir yönlendiricinin tipik port modülleri
Port Modül Adı Fiziksel Arayüz Özellik
Ethernet 10Base-T RJ45 veya AUI LAN
Fast Ethernet 100BaseTX RJ45 veya MII LAN
Jetonlu Halka DB-9 LAN
FDDI LAN veya Omurga
ATM(155Mbps) RJ45 veya ST LAN,Omurga veya WAN
HSSI (Yüksek Hızlı Seri arayüz) Omurga veya WAN
Seri Senkron DB-60 WAN
Channelized E1/ISDN PRI WAN
ISDN BRI WAN
ATM-CES LAN veya WAN
Aktif ağ cihazları sürekli çalışacak şekilde tasarlanırlar ve bozulması en olası birimi güç
kaynaklarıdır. Bu nedenle merkez noktada kullanılabilecek cihazlar, yönlendirici olsun, anahtar
olsun yedek güç kaynağa sahip olabilecek şekilde üretilir. Genelde ikinci güç kaynağı cihaz
üzerinde gelmez, sonradan eklenir. Şaseli ağ cihazlarında diğer önemli bir nokta, şasenin sahip
olduğu arka alan (backplane) hızı veya band genişliğidir. Arka alan band genişliği modüller
arasındaki trafik gereksinimine cevap verebilecek büyüklükte olmalıdır. Arka alan band
genişliğinden dolayı bir darboğaz oluşmamalıdır Örneğin arka alan hızı l Mbps olan bir yönlendirici,
farklı modüller üzerinde ATM veya E3 portları varsa ve bu portlar arasında yoğun trafik oluşuyorsa
bir darboğaz oluşur.
158
ağlarda oldukça fazla kullanılan RIP, uzaklık vektörü algoritmasına; OSPF ise, bağlantı durumu
algoritmasına dayanan algoritmalardır.
Bağlantı durumu algoritmasında algılanan değişiklik ağdaki, yine bu algoritmayı koşturan tüm
yönlendiricilere bildirilir; ancak değişikliği içeren paketin kısa olması ve algoritmanın uzaklık
vektörü algoritmasına göre daha gerçekçi yönlendirme yapması nedeniyle daha çok merkez
yönlendiricilerde kullanılmaktadır. Bu algoritma daha fazla işlem gücü gerektirdiğinden buna sahip
yönlendiriciler daha güçlü donanıma sahip olmalıdır. Çünkü metrik değerin hesaplanması için daha
çok parametre gözönüne alınmaktadır.
159
Yönlendirme protokolları (routing protocols) ile yönlendirmeli protokollar (routed protocols),
genelde, birbiriyle karıştırılır; ancak, farklı tanımlamalardır. ilki, yani yönlendirme protokolları,
dinamik yönlendirme tablosu oluşturmak için kullanılan RIP, OSPF; EGP gibi protokolları; ikincisi,
yani yönlendirmeli protokollar ise IP, IPX, DECnet, XNS, AppleTalk gibi protokolları anlatır.
IGP • Interior Gateway Protocol : IGP, özel ve bağımsız ağlar içindeki yönlendiricilerde
kullanılan bir iç protokoldur. Bağımsız özel ağlarda temel kriter hız ve başarımın (performansın)
yüksek olmasıdır. Ağ içerisinde olabilecek herhangi bir kesintiye karşı, diğer en uygun yol hızlıca
belirlenmelidir. IP ağ uygulamalarından iyi bilinen RIP ve OSPF bu protokola dayanır.
RIP • Routing information Protocol : RIP uzaklık vektör algoritmasına dayanır ve IGP'nin bir
uygulamasıdır. ilk olarak XNS protokol kümesi içinde kullanılmış olup daha sonra IP ağ
uygulamalarında kendisine geniş bir alan bulmuştur . UNIX işletim sistemiyle beraber gelen 'routed'
özelliği bir RIP uygulamasıdır. Bu protokolda, en uygun yol atlama sayısına dayanılarak hesaplanır;
tabloda her varış adresi için en iyi yol bilgisi tutulur. Uygulamada RIP için atlama sayısının en fazla
15 olacağı kabul edilmiştir; bu değerden daha uzak yerler ulaşılmaz durum olarak değerlendirilir.
Ağ topolojisindeki herhangi bir değişiklik, oraya bağlı olan yönlendirici tarafından sezilir ve
yönlendirici hemen yeni durum için değerlendirme yapar. Eğer daha iyi bir yol olduğunu öğrenirse,
önce kendi tablosunu günceller (aynı varış adresli daha kötü yol varsa tablodan siler) ve daha sonra
komşularına yansıtır. Komşu yönlendiriciler de yeni durumu göz önüne alarak kendi tablolarını
güncelleyip kendi komşularına haber verirler. Ancak değişik-liği ilk yansıtan yönlendiriciye tekrar
gönderilmemelidir. Aksi durumda kısır döngü oluşur.
OSPF • Open Shorthest Path First : OSPF geniş IP ağlarda kullanılan ve bağlantı durum
algoritmasına dayanan bir protokoldür. Bu protokol hiyerarşik yapı içinde çalışır ve benzer
hiyerarşik düzeyde olan yönlendiriciler arasında tablo güncellenmesi için kullanılır. Genel olarak IP
ağlarda omurgayı oluşturan yönlendiriciler üzerinde koşturulur. IETF tarafından geliştirilmiş olup
tanımlamaları RFC 1247 içinde yapılmıştır. OSPF genişçe ağlarda RIP'e göre daha iyi sonuç
vermektedir ve dolayısıyla onun yerine de facto standard haline gelmeye başlamıştır.
EGP • Exterior Gateway Protocol : EGP bağımsız ağ içindeki yönlendiricilerde değil de, bu tür
ağları birbirine bağlayan yönlendiricilerde kullanılan bir protokol sınıfıdır. Bu algoritmada temel
gereksinim IGP'de olduğu gibi işlerin hızlı gerçekleşmesi olmayıp güvenliğin daha sıkı tutulmasıdır.
Aşağıdaki şekil de IGP ve EGP'inin uygulamadaki yeri görülmektedir.
160
Şekil 4-9 da görüldüğü gibi komple geniş bir ağ uygulamasında IGP ve EGP aynı anda
kullanılabilmektedir; IGP bağımsız ağ içerisinde en uygun yolu belirlemek için kullanılırken, EGP
bağımsız ağlar arasında en uygun yolun belirlenmesinde kullanılmaktadır. Çok bilinen iki
uygulaması EGP2 ve BGP'dir.
EGP2 • Exterior Gateway Protocol 2 : Bu protokol bağımsız ağlar arasında yönlendirme bilgisi
değiş tokuş işini kotarır; internet'in yayılmasından sonra uygulamada etkin olmamıştır. EGP2 yerine
BGP kullanılmaya başlanmıştır.
BGP • Border Gateway Protocol : Bağımsız ağlar arası yönlendirme bilgisi değiş tokuşu için
EGP2'nin eksikliklerini gidermek amacıyla geliştirilmiştir. Yönlendirme tablosu güncellemesinde
EGP2'ye daha az bilgi transferi gerektirir ve gerçeklemesi daha kolay bir protokoldür.
4.4.9 BRouter
Köprü, anahtar ve yönlendirici ağ uygulamalarında en çok kullanılan üç cihazdır. Üreticiler, zaman
zaman uygulama esnekliği, başarımın arttırılması ve konfigürasyon kolaylığı sağlaması için farklı
cihazların özelliklerine sahip tek bir cihaz üretmektedirler. Örneğin, günümüzde yönlendirme
modülü olan bir çok anahtar cihaz vardır. BRouter cihazı, köprü ile yönlendiricinin özelliklerine
sahip bir aktif ağ cihazıdır. Gerçekte, günümüzdeki yönlendirici cihazları, genelde, BRouter
yapıdadır. Yönlendirici olarak uzaktaki ağ dilimlerini birbirine WAN protokolü üzerinden bağlar ve
sanki bir köprü bağlantısı yapılmış gibi uzaktaki ağ parçalarını tek bir LAN'ın dilimleri gibi
birleştirir. Bu tür uygulamalarda, yönlendirici Şeffaf köprü şeklinde konfigüre edilmelidir.
161
4.5 Tıkanıklık Denetimi ve Servis Kalitesi
Ağ üzerinde çok fazla paket olduğu durumlarda performans düşer. Bu duruma tıkanıklık adı verilir.
Bir alt ağda paketler ağın taşıma kapasitesi içerisinde ise bilgisayarlar arasında dağıtılırlar. Bununla
birlikte eğer trafik çok fazla ise yönlendiriciler paketleri dağıtmakta zorlanacak ve paket kayıpları
meydana gelebilecektir.
Bir yönlendiricinin birkaç girişinden gelen yoğun paketlerin sadece bir girişe yönlenmesi
durumunda bu paketlerin kuyruk yapısında belleğe koyulması gerekecektir. Ancak bellek yetmezliği
durumunda pket kayıpları meydana gelebilecektir.
Yavaş olan işlemciler tıkanıklığa neden olabileceklerdir. Eğer bir yönlendiricinin MİB(CPU) ‘i
yoğun trafikte veya hızlı olan iletim hatlarında yönlendirme için yavaş kalırsa tıkanıklık oluşacaktır.
Tıkanıklık denetimi ile akış denetimi birbirine benzesede aralarında fark vardır. Tıkanıklık denetimi
bir alt ağdaki bütün bilgisayarların davranışına bağlı olarak üretilen trafiğin sınırları aşması
durumunda söz konusudur. Ancak akış denetimi, gönderici ve alıcının birebir bağlı olduğu, durumda
alıcının göndericinin hızına ulaşamadığındaki durumda söz konusudur.
Tıkanıklık denetiminde açık çevrim ve kapalı çevrim denetimi söz konusu olmaktadır. Açık çevrim
aşağıdaki hususları kapsar,
Kapalı çevrim çözümler bir geribesleme çevrimi kavramı üzerine kuruludur ve üç parçadan oluşur.
Random Early Detection genel olarak bir kuyruğun doluluk oranının artmaya başlaması ile
paketlerin işaretlenmesi veya düşürülmesi arasındaki olasılık hesabıdır. RED, kuyruktaki
tıkanıklığın kritik bir noktaya ulaşmadan yönetilebilmesini ve yeni gelecek tüm paketlerin
düşürülmesinin önüne geçmeyi hedefler. Tail-drop algoritmasına göre ise, bir kuyruk dolmaya
başladıktan sonra hiçbir şekilde yeni paket kabul edilmez ve gelen tüm paketler düşürülür.
Servis Kalitesi
Servis Kalitesi çok farklı yöntem ve teknolojileri kullanarak bir ağ üzerindeki trafik akışının
istikrarlı bir şekilde düzenlenmesini sağlayan teknikler bütünüdür. Bir ağ sahip olduğu bant
genişliğinin kullanımını aktif bir biçimde monitör eder ve herhangi bir zamanda kalabalık oluşup
oluşmadığının izini tutar. Bilgisayar ağı aktif bir biçimde kullanım modellerini üretir ve bant
162
genişliği istatistiklerini tutar. Bunun yanında hizmet sağlama, kullanım ve mevcut bant genişliğinin
dağıtımına bağlı olarak hali hazırdaki kurallara uyulmasını zorlar.
Servis Kalitesi farklı trafik türleri arasında kaynak paylaşımını yapabilme kabiliyetine sahiptir. Bu
paylaşımı düzenlerken bant genişliği, gecikme, jitter ve paket kaybı gibi metrikleri kullanır. Bu
durum bir dört yoldaki trafik akış sistemine benzetilebilir. Bir anda sadece bir aracın geçişine izin
verilir. Normal şartlarda bu ilk gelen ilk hizmeti alır prensibine göre en iyi çözümdür. Fakat Servis
kalitesi böyle bir dört yoldaki trafik polisine benzetilebilir. Trafik polisi olduğunda da ilk gelen ilk
hizmet alır prensibi geçerlidir ama istisnalar dışında. Bu istisnalardan akla gelebilecek en kolayı bir
ambulans gelmesidir. Böyle bir durumda trafik polisi bütün arabaları durdurur ve ambulansın
geçmesini sağlar. İşte Servis Kalitesinin bilgisayar ağına sağladığı katkı tek cümle ile şöyle
özetlenebilir: öncelik hakkına sahip olan verileri daima daha az öncelik değerine sahip verilerden
önce ilet.
Kaynaktan varışa kadarki veri paketleri dizisine akış adı verilir. Bağlantı tabanlı iletişimde paketler
aynı rotayı izledikleri halde bağlantısız servislerde farklı rotları izleyebilirler. Herbir akışın
gereksinimleri, güvenilirlik, gecikme, gecikmenin değişmesi, bant genişliği olarak dört
parametredir. Bu parametreler veri iletiminde servis kalitesi(QoS) ni oluşturur. Tablo 4-3 ‘te değişik
servislerin istediği servis kalitesi parametrelerine ne kadar sıkı bağlı olduğu görülmektedir.
İlk dört uygulama güvenilirliğe sıkı gereksinim duyarlar. Bir bitin bile yanlış iletilme ihtimali
olmamalıdır. Bu hedef genellikle varışta denetim bilgileri ile sınanır. Son dört servis hatalı bit
iletimini tolere edebilir. Dosya iletim uygulamaları gecikmeye duyarsızdır. Etkileşimli uygulamalar
olan telefon ve videokonferens gecikmeye çok duyarlıdır. Uygulamaların gerektirdiği bant genişliği
farklıdır.
ATM ağlar servis kalitesi isteklerine gore akışı dört kategoriye ayırır. Bunlar;
163
Servis Kalitesi Güvencesi Gereken Bazı Alanlar
Ağ tabanlı entegre servisler tarafından verilen Servis Kalitesi hizmetinden etkilenen pek çok
uygulama bulunmaktadır. Bu uygulamalara genel olarak bakıldığında karşılaşılan şey: her bir
uygulamanın kendisine göre özel sayabileceğimiz farklı nitelik ve ölçülerde hizmet gereksinim
duymasıdır. Aşağıda yer alan örnekler bunu daha iyi açıklayacaktır.
Paketlenmiş Ses Trafiği: yüksek kalitede ses için çok az gecikme toleransı vardır. Ancak
bant genişliği açısından çok yüksek bir seviyeye gerek yoktur. Ortalama 8 Kbps.
Video Trafiği: 128 ile 384 Kbps. lık bant genişliği gibi yüksek aktarım seviyelerine
gereksinim duyar. Gecikmeye tahammülü yoktur.
Dosya Transferi: Yüksek seviyedeki bant genişlikleri rahatlatır. Gecikme çok sorun olmaz.
E-posta Trafiği: Düşük seviyeli bant genişliğine gerek duyar. Gecikmeye karşı sorun
yaşamaz.
1. Büyük paketler daha alt seviyedeki önceliklerle önceliklendirilir. Çünkü büyük bir paketin
aktarılması küçük bir pakete göre ağda daha fazla gecikmeye neden olacaktır. Bu durum
Şekil-4.10’da özetlenmiştir.
2. Ağda yer alan farklı hızlardaki bağlantılar içsel olarak bir takım kuyrukların oluşmasına
neden olabilir. Bu durumda gecikme ve paket kaybı artacaktır. Ayrıca Servis Kalitesi de
bundan etkilenecektir. Bu durum Şekil-4.11’de gösterilmiştir.
164
Servis kalitesini artırmak için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir.
Yönlendircilerin bellek, işlemci gücü kapasitlerini yükseltmek(En kolay, ancak en pahalı çözüm)
Kaynak rezervasyonu : Band genişliği, tampon bellek ve CPU zamanı belli servisler için reserve
edilerek servis kalitesi artırılır.
Giriş denetimi ile gelen paketlerin artması durumunda girişteki akışı denetleyerek(bazı paketleri
atmak suretiyle) servis kalitesini artırır.
Orantılı yönlendirme: Yönlendirici, paketler için en iyi yolu bularak ve yönlendirmeyi ona gore
yaparak servis kalitesini arttırır.
4.6 Internetworking
Bilgisayar ağları konusunda farklı teknolojiler üreten üreticilerin geliştirdikleri gerek YAŞ gerekse
GAŞ kurulması amacıyla geliştirilen sistemlerin(Ethernet, ATM, FDDI, SNA, Token Ring, Novell
NCP/IPX, kablosuz ağlar vs. ) birbirleriyle haberleşmeleri için kurulan ağlara birbirine bağlı
ağlar(internetworking) adı verilmektedir. Bu tip ağlarda homojen değil heterojen bir yapı söz
konusudur. Böyle bir ağın blok yapsı Şekil 4-12’de gösterilmiştir. Bu tür ağlar çeşitli nedenlerden
dolayı birbirinden farklı olabilirler. Bunlar farklı paket formatları, farklı modülasyon teknikleri vs
olabilirler. Söz konusu farklılıklar Tablo 4-4’te gösterilmiştir.
Bu tür ağlar biribirleriyle, ya bir anahtar yada bir yönlendirici ile bağlanırlar. Ancak ne tür bir aktif
cihaz ile bağlanırlarsa bağlansınlar, bağlantı cihazının ağın herbirisinideki protokolleri desteklemesi
ve birbirine protokol dönüşümü yapabilmesi (gateway) gereklidir. Katman 2’de çalışan bir anahtar
ile bağlanan iki ethernet segmentinde, gelen çerçeveler katman 2’deki adreslerine göre gideceği
adrese iletilirler. Eğer yönlendirici ile bağlanırlarsa ethernet çerçeveleri yönlendiriciye gelince IP
paketi olarak yönlendiriciden iletilirerek diğer segmentte tekrar ethernet çerçevesi haline getirilir ve
iletim gerçeklenir. Anahtar ile olan bağlantıda bir anahtar iki ağ segmentini bağalyabilirken,
yönlendirici ile olan bağlantıda, genellikle her iki segment birer yönlendirici ile birbirlerine
bağlanırlar.
Bağlantı temelli iletişimde ağlar arasında sanal devereler kurularak iletişim aynı sanal devere
üzerinden sağlanırken, bağlantısız iletişimde paketler farklı yolları takip ederek varışa ulaşabilirler.
165
Ayrıca farklı ağlardan geçişlerde tünelleme yöntemi kullanılabilirken, büyük miktardaki veriler
parçalara bölünerek iletilirler.
FDDI Ring
Ethernet
WAN 802.11
Yönlendirici
Üzerinde ilk çalışma yapılıp karalaştırılan protokol “İletim Kontrolü Protokolü” (TCP;
Transmission Control Protocol) adı verilen protokoldür. Bunun sayesinde ağlar arasındaki iletimin
kontrollü ve belirli bir standartta olması sağlanmıştır.
Daha sonra ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network) adını alan paket
anahtarlamalı bu ağ projesinde, ağa her türlü bilgisayar bağlanabilmiştir. Yani ağa bağlanan
bilgisayarların işletim sistemi, çalışma biçimi ne olursa olsun ARPANET protokolüne uygun olması
yeterli olmuştur.
Daha sonra ticari kuruluşlar, firmalar da kısa zamanda kendi özel ağlarını geliştirmişler ve
NSFNET üzerindeki yoğun trafiği ortadan kaldırmışlardır. Bunlardan ilk kuruluşlar IBM, SPRINT,
PSI, Alternet, ...
Internet’te herhangi bir ana bilgisayar yoktur. Böylece herhangi bir ağın veya bilgisayarın
çökmesi veri akışını etkilemez.
İki bilgisayar ya da iki ağ arasında birden çok yol vardır. Bu yüzden Internet’te serbestlik
vardır.
Internet paylaşıma açıktır.
Internet’te ağlar birbirine Dynamic Re-routing adı verilen sistemle bağlanır. Dynamic Re-
routing, en yakın bağlantıda sorun olduğunu farkettiğinde, hemen işi bir başka bilgisayar
üzerine göndererek işin aksamasını önler. Bunun sonucu olarak Internet’te bilginin
kaybolması ya da ulaşmaması çok küçük ihtimaldir.
167
Finansal sorunlar bir ölçüde çözülmüştür. Bağlanmak isteyen ağ, kendi kendini finanse
eder ve ayakta kalır. Internet’i ayakta tutmak için herhengi bir merkezi örgütün ya da bir
ülkenin devamlı kaynak bulması para vermesi gerekmemektedir.
Internet üzerindeki bilgi akışı serbesttir. Hiç bir şekilde bir denetleme, sansür ya da
engelleme mekanizması yoktur.
Herhangi bir ağ Internet’e bağlanmak için belirli bir merkezin yapısına aynen benzemek
veya sistemini yenilemek zorunda değildir.
IP Protokolü
TCP/IP protokol kümesinde yaklaşık 100 protokol bulunur. Bir çoğu, IP datagramlarının alt
katman protokollerine nasıl taşınacağını gösterir. Setteki anahtar protokoller İletim Kontrol
Protokolü (TCP), Internet Protokolü (IP) ve Kullanıcı Datagram Protokolü’dür (UDP- User
Datagram Protocol). Uygulama servisleri için de üç temel protokol bulunmaktadir: Bunlar virtual
terminal hizmeti veren TELNET protokolü, Dosya Aktarma Protokolü (FTP File Transfer Protocol)
ve Basit Posta Aktarma Protokolü’dür (SMTP-Simple Mail Transfer Protocol). Ağ yönetimi ise
Basit Ağ Yönetim Protokol’ünce (SNMP-Simple Network Management Protocol) sağlanmaktadır.
Bunlara ek olarak adını sıkça duyduğumuz WWW ortamında birbirine link objelerin iletilmesini
sağlayan protokol ise Hyper Text Transfer Protocol (HTTP) olarak adlandırılmaktadır. TCP/IP
protokolü aynı zamanda, diğer iletişim ağlarında da kullanılabilir. Özellikle pek çok farklı tipte
bilgisayarı veya iş istasyonlarını birbirine bağlayan yerel ağlarda (LAN) kullanımı yaygındır.
Veri değiştokuşu (3. Katman olan network layer’dan itibaren) Internet Protokol (IP) üzerinden
cereyan eder. İki bilgisayar arasında taşınan veriler burada paketler haline getirilir. Bir paket her
zaman içinde protokol hakkında daha kesin bilgiler içeren “header” ile başlar. Bundan hemen sonra
“payload” adı verilen asıl veriler gelir.
IP tarihi boyunca bir çok kez değişikliğe uğramıştır. Protokol header’ındaki ilk veri sürüm
numarasıdır; bu numara şu sıralar 4’tür. Buna header’ın büyüklüğü ile ilgili veri bağlanır. Servis
tipleri verisi paketlerin nasıl muamele göreceğinin etkilenmesine izin verir. Burada örneğin özellikle
önemli paketlere bazı notlar yapıştırılabilir. Paket uzunluğu verisi paketin header da dahil olmak
üzere byte cinsinden uzunluğunu verir. Alan yalnızca 16 bit uzunluğunda olduğu için, bir paket
hiçbir zaman 65536 bitten uzun olamaz.
“Identification” gönderenin gönderilen paketi açıkça ayırd etmesini sağlayan bir veridir.
Normalde bu paket numarasını sürekli sayan bir sayaç olacaktır.
“DF-Flag” (“don’t fragment”) alıcı bilgisayarı veri paketinin yalnızca bütün olarak
iletilebileceği konusunda uyarır, parçalamayı ya da bölmeyi engeller. Bu durumda eğer paket hedef
bilgisayarı için çok büyükse, basitçe silinir. “MF-Flag” (“more fragments”) aktarılan paketlerin bir
bilgisayardan diğerine gönderilirken herhangi bir zamanda bölünmüş olduğunu dile getirir. Başka
168
bir deyişle bu tanımlanma numarasına sahip başlangıçtaki paketin yalnızca bir bölümü gönderilmiş
olmaktadır.
IP BAŞLIĞI(HEADER)NIN YAPISI
Yaşama süresi (“time-to-live” ya da TTL) bir paketin ne kadar süreyle ağda iletileceğini
belirtir. Her istasyonda bu sayıdan 1 çıkarılır. Sayı 0 olduğunda paket silinir. Bu prosedürün anlamı
yerine ulaştırılamayacak olan paketlerin sonsuza kadar iletilip durmasını engellemekten ibarettir.
Şebekeye bağlanan her bilgisayara bir adres verilir. Bu adreslerin hepsi Internet şebekesinde
birbirinden farklıdır. Eğer böyle olmasaydı tam bir kargaşa yaşanırdı. Internet’i yöneten bir merkez
olmamasına rağmen bu adresleri düzenleyen bir merkez vardır. Government System Inc. (GSI), IP
adreslerini ve adreslemeyi düzenler. GSI başta adresleri belirli merkezlere dağıtır. Bu dağıtıcılar
daha alt gruplara dağıtır. (Internet’teki ikinci merkez Internet Activities Board IAB, Internet
üzerinde standartlar ile ilgilenir.)
Başlangıçta bu adresler Internet Protokol (IP) adresleri adı verilen sayılardı, fakat daha sonra
insanların sayılar yerine adları tercih ettiği anlaşıldı. Internet’teki bilgisayarlara daha sonra alan
adları (domain name) denen adlar da verildi. IP adresi, noktalarla ayrılan bir dizi dört sayıdan
oluşur. Örneğin, [Link] Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Web Server’ının adresidir. Bir
bilgisayara IP adresi verildiğinde Internet ana sistemi (host) olarak anılır.
IP adres Formatı
169
32-bitlik IP addresi sekiz bitlik 4 grupta aralarına nokta koyularak ondalik formda gösterilir. Herbir
ondalik alandaki bitler kendi.(128, 64, 32, 16, 8, 4, 2, 1) ağırlığı ile temsil edilir. Herbir alanın
büyüklüğ en az 0 , enfazla 255 olabilir.
Normal posta adreslerinin ülkeleri eyaletleri ve şehirleri içerdiği gibi, alan adları da çeşitli
düzeydeki alanlardan oluşur. Alan adındaki son sözcük üst-düzey alanıdır. Üst-düzey alanı
bilgisayarın bulunduğu coğrafi yer veya ülke olabilir. Örneğin Türkiye için “tr” kullanılır.
170
Eğer bir coğrafi yerbelirtilmezse, ABD’de olduğu varsayılır. Sondan ikinci sözcük, kuruma
tanımlayıcı (veya tanımlayıcı olmayan) bir bilgi verir. Bu aşağıdakilerden biri olabilir:
Alan adındaki diğer bütün sözcükler alandaki altalanları, yani kuruluşlardaki bölümleri
belirtir. Bu durumda Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü adresini örnek verirsek: [Link]
Nasıl bir alt ağ yapısının kullanılacağı kurumların ağ alt yapılarına ve topolojilerine bağımlı
olarak değişmektedir. Subnet kullanılması durumunda bilgisayarların adreslenmesi kontrolü merkezi
olmaktan çıkmakta ve yetki dağıtımı yapılmaktadır. Subnet yapısının kullanılması yalnızca o adresi
kullanan kurumun kendisini ilgilendirmekte ve bunun kurum dışına hiçbir etkisi de
bulunmamaktadır. Herhangi bir dış kullanıcı subnet kullanılan bir ağa ulaşmak istediğinde o ağda
kullanılan subnet yönteminden haberdar olmadan istediği noktaya ulaşabilir. Kurum sadece kendi
içinde kullandığı geçiş yolları ya da yönlendiriciler üzerinde hangi subnet'e nasıl gidilebileceği
tanımlamalarını yapmak durumundadır.
Bir bilgisayarın ait olduğu alt ağ numarasının hesabı, bilgisayarın IP numarası ile ağ maskesinin
mantıksal ve işlemine tabi tutularak yapılır.
ODTU kampüsü için bir B-snııfı adres olan [Link] kayitli olarak kullanılmaktadır. Bu
adres ile ODTU 65.536 adet bilgisayarı adresleyebilme yeteneğine sahiptir. Standart B- sınıfı bir
adresin maske adresi [Link] olmaktadır. Ancak bu adres alındıktan sonra ODTU'nün teknik ve
idari yapısı göz önünde tutularak farklı subnet yapısı uygulanmasına karar verilmiştir. Adres
içindeki üçüncü octet'inde ağ alanı adreslemesinde kullanılması ile ODTU'de 254 adede kadar farklı
bilgisayar ağının tanımlanabilmesi mümkün olmuştur. Maske adres olarak [Link]
kullanılmaktadır. Ilk iki octet (255.255) B-sınıfı adresi, üçüncü octet (255) subnet adresini
tanımlamakta, dördüncü octet (0) ise o subnet uzerindeki bilgisayarı tanımlamaktadır.
ODTU de uygulanan adres maskesi ile subnetlere bölünmüş olan ağ adresleri merkezi olarak
bölümlere dağıtılmakta ve her bir subnet kendi yerel ağı üzerindeki ağ parçasında 254 taneye kadar
bilgisayarını adresleyebilmektedir. Böylece tek bir merkezden tüm üniversitedeki makinalarin IP
adreslerinin tanımlanması gibi bir sorun ortadan kaldırılmış ve adresleme yetkisi ayrı birimlere
verilerek onlara kendi içlerinde esnek hareket etme kabiliyeti tanınmıştır. Bir örnek verecek olursak:
Bilgisayar Mühendisliği bölümü için 71 subneti ayrılmış ve [Link] ağ adresi kullanımlarına
ayrılmıştır. Böylece, bölüm içinde [Link] den [Link] 'e kadar olan adreslerin
dağıtımı yetkisi bölümün kendisine bırakılmıştır. Aynı şekilde Matematik bölümü için [Link],
Fizik bölümü için [Link] ağ adresi ayrılmıştır.
C-sınıfı bir adres üzerinde yapılan bir subnetlemeye örnek verecek olursak:
Elinde C-sınıfı [Link] adres olan bir kurum subnet adresi olarak [Link]
kullandığında
193.140. 65 .0 11000001 10001100 01000001 00000000
[Link] 11111111 11111111 11111111 11000000
<-------------------------->|<---->
Ağ numarası alanı Bilgisayar Numarası
elindeki bu adresi dört farklı parçaya bölebilir. Değişik subnet maskeleri ile nasıl sonuçlar
edinilebileceği ile ilgili örnek bir tablo verecek olursak :
IP numaralarının(IPv4) etkin kullanımı önemlidir. Kendilerine büyük bir adres arlığı tahsis edilen
bir kurum bu adreslerin tamamını etkin kullanmayabilir. Başlangıçtaki adres dağıtımındaki rahatlık
nedeniyle birçok kuruluşa çok fazla IP numarası verilmiştir. Bu da IP numarası dağıtımnda
sıkışmaya neden olmuştur. Bu nedenle gerek IP numaralarını verimli kullanmak gerekse güvenlik
172
amacı ile Ağ adres çevirimi kullanılır. Bu yöntemin esası Bir kurumun ağ’ındaki bilgisayarların
ayarlanan tek bir IP numarasını bir Ağ adres çevirici vasıtası ile kullanmasıdır.
Bir yönlendirici kullanılarak yapılan Ağ Adres Çevirim Şekil 4-17 de gösterilmiştir. (Network
Address TranslationNAT). Bu yöntemde bir iç ağdaki adresler dış dünyadan saklanır (Şekil 4-17).
Bir NAT yönlendiricisi iç ve dış adresleri tutan bir tablo içerir. Dışarıdan gelen mesajdaki adres
NAT yönlendiricisi tarafından gizlenen iç adrese çevrilir. Dış erişimlerde de benzeri şekilde adres
çevirimi yapılır. Bu tablonun bazen değişmesiyle iç adreslerin dışarıdan kolay bir şekilde bulunması
engellendiği gibi IP numarasının etkin kullunımıda sağlanmış olur.
[Link] [Link]
. .
. .
. .
Internetin çalışması yönlendiriciler tarından gözlenir. Eğer beklenmeyen bir dutum olduğu takdirde,
bu olay ICMP mesajı vasıtası ile raporlanır. Takriben bir düzeine ICMP mesajı tanımlıdır.
Bunlardan önemlileri Tablo 4-5’de gösterimiştir.
Tablo 4-5 : Önemli ICMP mesajları
Mesaj Tipi Açıklama
Destination Unreachable Paket dağıtılamadı
Time exceeded Paketin ağda kalma süresi bitti
Parameter Problem Geçersiz başlık formatı
Source quench Tıkama Paketi (kaynağı yavaşlatır)
Redirect Bir yönlendiriciye coğrafya hk. Da bilgi verir
Echo Bir makineye hayatta olduğu hk. da soru sorar
Echo reply Evet, hayattayım mesajı
Timestamp request Eko isteği ile aynı, faktat zaman damgalı
Timestamp reply Eko reply isteği ile aynı, faktat zaman damgalı
173
Address Resolution Protocol (ARP)
Bir ağ’daki iki bilgisayarın haberleşmesi için birbirlerinin fiziksel(MAC) adreslerini bilmeleri
gerekir. ARP yayılımı ile bir IP adresine karşılık düşen MAC adreslerini öğrenirler. MAC adresini
öğrenen bilgisayar bunu bir ARP tablosunda turar. Ters ARP (RARP) ile de MAC adresten IP adres
öğrenilir.
IPv6
IPv6 standartlaştırma çalışmaları 1991 yılında başladı ve ana bölümü 1996’da RFC (Request For
Comments), dökümanı olarak tamamlandı.
174
IPv6 ile sağlanan iyileştirmeler
15
Hiç bitmeyecek adres uzayı (128 bitlik adres uzayı ile (10 ) adet bilgisayar adreslenebiliyor.
Multicast ve anycast adresleri
YAŞ ni daha iyi kullanabilme
Güvenlik artırımı
Yönlendirme de iyileştirme
ATM ‘e iyi bir destek
Akış kavramı IPv6’nın ATM üzerinde kodlanmasında akış ve servis kalitesi kavramı
iyileştirilmiştir.
Tak çalıştır özelliği DHCPv6 sunumcu ile uygulaması genelleştiriliyor.
Taşınabilirlik ve Mobil IPv6 uygulaması
IPv6 Header Format (32 bit)
175
başlığı vardır. Örneklerde gösterildiği gibi, bir IPv6 başlığı, herbirisi öndeki başlığın, bir sonraki
başlık alanı ile tanımlaanan sıfır, bir veya daha fazla genişletme alanı vardır.
Sonraki başlık=TCP
Genişletme başlıkları IPv6 başlığındaki varış adresine gelinceye kadar işlenmez. Herbir genişletme
düğüm, bir sonraki başlığa yürümek ister fakat, mevcut başlıktaki bir sonraki başlık düğüm
tarafından anlaşılamaz ise, başlığı atar ve ICMP mesajı ile durumu paketin kaynağına iletir.
Ipv4 Ipv6
Source and destination addresses Source and destination addresses
are 32 bits (4 bytes) in length. are 128 bits (16 bytes) in length.
For more information, see “IPv6
Addressing.”
IPsec support is optional. IPsec support is required. For
more information, see “IPv6
Header.”
No identification of packet flow Packet flow identification for QoS
for QoS handling by routers is handling by routers is included in
present within the IPv4 header. the IPv6 header using the Flow
Label field. For more information,
see “IPv6 Header.”
Fragmentation is done by both Fragmentation is not done by
routers and the sending host. routers, only by the sending host.
For more information, see “IPv6
Header.”
Header includes a checksum. Header does not include a
checksum. For more information,
see “IPv6 Header.”
176
Header includes options. All optional data is moved to IPv6
extension headers. For more
information, see “IPv6 Header.”
Address Resolution Protocol ARP Request frames are replaced
(ARP) uses broadcast ARP with multicast Neighbor
Request frames to resolve an Solicitation messages. For more
IPv4 address to a link layer information, see “Neighbor
address. Discovery.”
Internet Group Management IGMP is replaced with Multicast
Protocol (IGMP) is used to Listener Discovery (MLD)
manage local subnet group messages. For more information,
membership. see “Multicast Listener
Discovery.”
ICMP Router Discovery is used to ICMP Router Discovery is
determine the IPv4 address of replaced with ICMPv6 Router
the best default gateway and is Solicitation and Router
optional. Advertisement messages and is
required. For more information,
see “Neighbor Discovery.”
Broadcast addresses are used to There are no IPv6 broadcast
send traffic to all nodes on a addresses. Instead, a link-local
subnet. scope all-nodes multicast address
is used. For more information,
see “Multicast IPv6 Addresses.”
Must be configured either Does not require manual
manually or through DHCP. configuration or DHCP. For more
information, see “Address
Autoconfiguration.”
Uses host address (A) resource Uses host address (AAAA)
records in the Domain Name resource records in the Domain
System (DNS) to map host Name System (DNS) to map host
names to IPv4 addresses. names to IPv6 addresses. For
more information, see “IPv6 and
DNS.”
Uses pointer (PTR) resource Uses pointer (PTR) resource
records in the [Link] records in the [Link] DNS
DNS domain to map IPv4 domain to map IPv6 addresses to
addresses to host names. host names. For more
information, see “IPv6 and DNS.”
Must support a 576-byte packet Must support a 1280-byte packet
size (possibly fragmented). size (without fragmentation). For
more information, see “IPv6
MTU.”
177
Bölüm 5 İletim Katmanı
5.1 Giriş
İletim katmanın temel işlevi, oturum katmanından veriyi alıp, ihtayaç duyulduğunda küçük
bileşenlere ayırıp ağ katmanına geçirerek, diğer uca bu parçaların doğru bir şekilde ulaştığına emin
olmaktır. Normal şartlar altında, iletim katmanı, oturum katmanı tarafından ihtiyaç duyulan her
iletim bağlantısı için bir sanal ağ bağlantısı oluşturur. Eğer iletim bağlantısı yüksek bir kapasite
isterse, iletim katmanı birçok ağ bağlantısı oluşturup, kapasiteyi artırmak için veriyi bu bağlantılara
paylaştırır.
İletim katmanı ayrıca oturum katmanına sonuç olarak ağ kullanıcılarına ne tip servisler sunulacağına
karar verir. İletim bağlantısının en popüler tipi gönderildiği sıra ile hatasız uçtan-uca ulaştıran
kanaldır. Ancak, diğer tip iletim, servis ve iletim bilgisi ayrılmış mesajları değişik lokasyonlara
ileten ve hedefine ulaştırma konusunda herhangi bir garanti vermeyenidir. Servis tipi bağlantı
sağlandığında belirlenir.
İletim katmanı, gerçek bir kaynaktan hedefe veya uçtan uca katmandır. Başka bir değişle, Kaynak
sistemde çalışan bir program, mesaj başlıkları ve denetim mesajlarını kullanarak, hedef sistemdeki
benzeri bir programla konuşur.
Birçok bilgisayar üstünde birden fazla programı çalıştırır, yani sisteme giren ve çıkan birçok
bağlantı vardır. Bu yüzden hangi mesajın hangi bağlantıya ait olduğunun belirlenmesi için bir
metoda ihtiyaç duyulur. İletim başlığı bu bilginin koyulabileceği bir yerdir.
Değişik mesajları bir kanal içinde birleştirmenin yanında, iletim katmanı ağ boyunca bağlantıların
kurulması ve kaldırılmasını da takip etmelidir. Bu, bir bilgisayar üzerinde kiminle konuştuğunu
belirleyecek bir tür isimlendirme mekanizması gerekliliğini doğurur. Ayrıca hızlı bir bilgisayarın
yavaş bir bilgisayarı aşmaması için bilgi akışını düzenleyecek bir mekanizmanın olması gereklidir.
Her ne kadar ikisine de aynı prensipler uygulansa da uçlar arasındaki akış denetimi anahtarlar arası
akış denetiminden ayrıdır.
Basit İletim servisi: temel olarak iletim servisini Tablo 5-1’deki gibi tanımlanabilir.
178
Tablo 5-1: Temel iletim servisi
Veri bağlantı katmanında iki cihaz fiziksel katman üzerinden doğrudan haberleşirken, iletim
katmanında aralarında bir alt ağ bulunur. Bu alt ağ üzerinden haberleşirler.
Veri bağlantı katmanında bir çerçeve iletilirken varışa ulaşabilir veya ulaşamaz, ancak iletim
katmanındaki paket alt ağda depolanır ve sonra iletilir.
Diğer özellik ise veri iletimi sırasındaki tamponlamadaki farklılıktır. İletim katmanındaki
tamponlama hem daha hızlıdır hemde daha fazla bağlantı gerektirir.
179
H2’deki zaman sunumcusu gelen çağrıları beklemek için TSAP 1522 ye kendisini atar.
H1’deki bir uygulama süreci zaman sunumcuyu bulmak için kaynak olarak TSAP 1208’i
varış olarak ise TSAP 1522’yi kullanır. Böylece iki uygulama süreci arasında bağlantı
sağlanır.
Uygulama süreci zaman için bir istek gönderir
Zaman sunumcu süreci mevcut zaman ile birlikte cevap verir.
Daha sonra iletim bağlantısı sonlandırılır.
Bağlantı esnasında üç yollu el sıkışma protokolü kullanılır. Bu protokol ve çalışması Şekil 5-3’te
gösterilmiştir. Şekil 5-3 (a)’da normal bir bağlantı, (b)’de bağlantı isteği gecikmiş bir bağlantı,
(c)’de ise hem bağlantı isteği hemde cevabı gecikmiş bağlantı görülmektedir. Gecikme durumunda ,
gecikmiş çift mesaj gönderilmektedir.
Şekil 5-5(a)’da normal bir bağlantı sonlandırma (b)’de ise, zaman aşımı nedeniyle gerçeklenen bir
bağlantı sonlandırma görülmektedir.
180
Şekil 5-5: Bağlantı sonlandırma türleri
Akış Denetimi ve tampon: iletim katmanında alıcı gönderici verisi üzerinde akış kontrolü yapabilir.
Bunun için tampon overrun ve alıcı cihazın doyması (saturation) gibi sorunlar engellenir. Akış
kontrolü göndericiye bir "pencere" değeri verilmesine dayanır. Gönderici bu pencere ile belirlenmiş
sayıda bayt iletebilir, pencere kapanınca gönderici veri göndermeyi durdurmalıdır.
181
Şekil 5-7 Yukarı ve Aşağı yönde Çoklama
TCP bağlantı-yönlendirmeli bir protokoldür. Bundan şunu anlarız ki TCP, modülüne giren veya
çıkan her bir ‘kullanıcı verisi nehir-akışı` ile ilgili durum ve konum bilgilerini sağlar. TCP aynı
zamanda bir ağ veya çoklu ağlar boyunca yerleşmiş bir alıcı kullanıcı uygulaması ile (veya diğer
ULP) uçtan-uca veri transferi yapılmasından sorumludur. TCP iletim yaparken sıra numaraları ve
pozitif acknowledgment`ler kullanır.
İletilen her bir segment(20 byte başlık 65515 bayt veri) için bir sıra numarası atanır. Alıcı TCP
modülü bir toplamsal-hata rutini kullanarak verinin iletim boyunca bir hasara uğrayıp uğramadığını
kontrol eder. Eğer veri kabul edilebilir ise, TCP gönderici-TCP modülüne bir pozitif
acknowledgment gönderir. Eğer veri hasarlı ise, alıcı-TCP veriyi yok eder ve bir sıra numarası
kullanarak gönderici TCP`ye sorun hakkında bilgi gönderir. TCP zamanlayıcıları tedavi ölçümleri
yapmadan önce zaman kaymasının aşırı olmadığından emin olurlar. Tedavi ölçümleri alıcı siteye
acknowledgment gönderilerek veya veriyi gönderici siteye yeniden göndererek yapılır.
182
Şekil 5-8:
TCP, veriyi bir ULP(Upper Layer Protocol)`den nehir-yönlendirmeli biçimde alır. Nehir-
yönlendirmeli protokoller ayrık karakterler (blok, çerçeve veya datagram değil) göndermek üzere
tasarlanmamışlardır. Baytlar bir ULP`den nehir temelli, yani bayt-bayt gönderilir. Baytlar TCP
katmanına varınca, TCP segmentleri olarak gruplaşırlar. Bu segmentler daha sonra diğer varışa
iletilmek üzere IP`ye (veya başka bir alt-katman-protokolüne) geçirilir. Segment uzunluğuna TCP
karar verir, ancak bir sistem geliştiricisi TCP`nin bu kararı nasıl vereceğini tasarlayabilir.
TCP ayrıca ikilenmiş veri kontrolü yapar. Eğer gönderici TCP veriyi tekrar yollarsa, alıcı TCP tüm
ikilenmiş gelen veriyi yok eder. örneğin, alıcı TCP acknowledgment trafiğini belli bir zamanda
gerçekleştirmezse, gönderici TCP veriyi yeniden gönderir ve veri ikilenmiş olur.
TCP push fonksiyonu kavramını destekler. Bir uygulama; alt katmandaki TCP`ye geçirdiği tüm
verinin iletildiğinden emin olmak istediğinde push fonksiyonu çalıştırılır. Böylece, push fonksiyonu
TCP`nin tampon yönetimini ele geçirir. ULP push`u kullanmak için, push parametresi bayrağı 1`e
set edilmiş bir send komutunu TCP`ye gönderir. Bu işlem TCP`nin, tüm tamponlanmış trafiği bir
veya daha fazla segment içerisinde varışa ilerletmesini gerektirir. TCP kullanıcısı bir close-bağlantı
işlemi kullanarak da push fonksiyonunu sağlayabilir.
TCP acknowledgment`ler için sıra numaraları kullanır. TCP bu sıra numaralarını aynı zamanda,
segmentlerin son varış sırası ile varıp varmadıklarını kontrol etmek üzere, segmentleri yeniden-
sıralamada kullanır. TCP bağlantısız bir sistemin üzerinde yer aldığı için ki bu sistem internet
içerisinde dinamik, çoklu rotalar kullanabilir, internette ikilenmiş datagramların oluşması
muhtemeldir. Daha önce değindiğimiz gibi, TCP ikilenmiş datagramlar içerisinde taşınmış,
ikilenmiş segmentleri yok eder.
TCP her bir oktete sıra numarası verir. Daha sonra ilettiği bu oktetlere karşılık acknowledgment
(ACK) bekler. Eğer belirli aralıklarla beklenen ACK`leri almazsa ACK almadığı kısımları yeniden
varış host`a iletir. TCP olumsuz bir geri bildirim mekanizması kullanmaz.
TCP kullanıcının bağlantı için güvenlik ve öncelik seviyeleri belirleyebilmesine olanak tanır. Bu iki
özellik, tüm TCP ürünlerinde bulunmayabilir ancak TCP DOD standardında tanımlanmışlardır. TCP
iki kullanıcı arasında hoş close sağlar. Hoş close bağlantı koparılmadan önce tüm trafiğin
ACK`larının oluşturulduğundan emin olunmasını sağlar.
183
5.4 TCP
TCP yani Transmission Control Protocol yedi katmanlı OSI referans modelinin, iletim katmanında
yer alır. TCP iki hostun birbirleriyle güvenilir ve bağlantılı haberleşmesini sağlar.
Bağlantılı haberleşme: Bilgisayarlar iletişime geçmeden önce aralarında bir oturum açarlar.
Oturumun açılması sırasında bilgisayarlar kendi iletişim parametrelerini birbirlerine iletirler ve bu
parametreleri dikkate alarak iletişimde bulunurlar.
Güvenilir Haberleşme: Bilginin karşı tarafa gittiğinden emin olma durumudur. Bu güvenilirlik,
bilginin alındığına dair karşı taraftan gelen bir onay mesajı ile sağlanır. Eğer bilgi gönderildikten
belli süre sonra bu mesaj gelmezse paket yeniden gönderilir.
TCP kendisine atanmış olan bu görevleri yapabilmek amacıyla aktarım katmanında veri parçalarının
önüne başlık bilgisi ekler. Başlık bilgisi ve veri parçası birlikte TCP segmenti olarak anılır. Her
segmente sıra numarası verilir. Bu segmentler belli sayılarda gönderilir. Alıcı bilgisayar da frameler
yani segmentler kendine ulaştıkça bunları tampon belleğine yerleştirir. İki ardışık çerçeve tampon
belleğe yerleşince alici bilgisayar gönderilen en son çerçeve için bir onay mesajını gönderici
bilgisayara yollar. TCP segmentinde başlık içindeki alanların kullanımı amaçları aşağıdaki gibidir.
Port : TCP ve UDP (User Datagram Protocol, TCP den farklı olarak hem bağlantısız, hem de
güvensiz bağlantı sağlar. Fakat, TCP ye göre daha hızlıdır) üst protokollerle bağlantıda portları
kullanır. TCP kendine gelen paket içerisindeki TCP başlığında yer alan hedef port numarasına
bakarak ilgili veriyi bu port ile temsil edilen uygulamaya gönderir. Bu port numaraları hedef port
numaraları olarak kullanılır. Hizmet alan uygulamaya port numarası hostun IP adresi ve hedef TCP
port numarası göz önünde bulundurularak otomatik olarak o anda atanır.
Pencere Yönetimi: Pencere mekanizması karşı hosttan onay alınmadan önce TCP'nin bir çok
segmenti en uygun şekilde iletmesini sağlar. Pencere kullanımı ile akış kontrolü de sağlanmış olur.
Akış Kontrolü: Son uçtan son uca akış kontrolü ile değişken boyutlu pencere uygulamaları
geliştirilebilmektedir. TCP'nin güvenlik servislerinden biridir.
185
5.4.1 Portlar ve soketler
Host cihazındaki bir TCP üst-katman kullanıcısı bir port numarası ile tanımlanır. Port değeri IP
internet adresi ile birleşerek bir soket oluşturur. Bu değer internet boyunca tek olmalıdır. Bir soket
çifti her bir uç-nokta bağlantısını tek olarak tanımlar. örneğin,
Portları yüksek-katman işlemleri için haritalamak bir host`un iç sorunu olarak ele alınsa da, Internet
sıklıkla kullanılan yüksek-katman işlemlerinin numaralarını yayınlar. Tablo 1-1`de yaygın
kullanılan port numaraları; isimleri ve tanımları ile birlikte listelenmiştir.
TCP sıklıkla kullanılan portlar için özel numaralar saptamasına rağmen, 255`in üzerindeki değerler
özel olarak kullanılabilir. 255`in üzerindeki değerlerin daha-az anlamlı 8-biti 0`a set edilmiştir ve
organizasyonlar bunları istedikleri yönde kullanırlar. 0-255 arası numaralar her zaman rezervedir.
186
Port atama ve port sağlama örnekleri
Aşağıdaki şekilde iki host arasında port numaralarının nasıl atandığı ve yönetildiği görülmektedir.
Birinci olayda, A host`u, C host`una bir TCP segmenti gönderir. Bu segment bir yüksek-seviye
prosesi ile haberleşmek için bir TCP bağlantısı isteğidir. Burada SMTP`ye atanmış port 25
istenmektedir. Varış port değeri 25 olarak sabitlenmiştir. Ancak, kaynak port tanımlayıcısı bölgesel
bir sorundur. Bir host cihazı iç işlemleri için herhangi bir uygun numara seçebilir. İkinci bağlantı
ise, (şekilde 2 rakamı ile gösterildi) SMTP`yi kullanmak üzere C host`una yapılmıştır. Neticede,
varış portu 25 aynıdır. Kaynak port tanımlayıcısı farklıdır; bu durumda 401`e set edilmiştir. SMTP
erişimi için iki farklı numaranın kullanılması A host`u ve C host`undaki iki oturum arasında bir
karışıklık olmasını engeller.
A ve C host`ları tipik olarak TCP bağlantıları ile ilgili bilgileri port tablolarında saklarlar. Dikkat
edilirse bu tabloların kaynak ve varış değerleri arasında ters bir ilişki vardır. A host`unun port
tablosunda, kaynaklar 400 ve 401, ve iki varış da 25`dir. C host`unda ise iki kaynak da 25, ve
varışlar 400 ve 401`dir. Bu suretle, TCP modülleri ileri ve geri haberleşebilmek için kaynak ve varış
port numaralarını terslerler.
Murphy kanunları TCP için bile geçerlidir. Başka bir host`un C host`una aynı kaynak ve varış port
değerleri ile bir bağlantı isteği göndermesi olasıdır. Varış port değerlerinin aynı olması olağandışı
değildir. çünkü iyi-bilinen portlara sıklıkla ulaşım isteği vardır. Bu durumda, varış portu 25
SMTP`yi tanımlayacaktır.
187
Şekil 5-12: Port Tanımlayıcılarının Ayrıştırılması
çoğu sistem IP adresleri ve port numaralarına ek olarak bir protokol ailesi değeri kullanarak ayrıca
bir soket tanımlar. örneğin, IP bir protokol ailesidir; DECnet de bir başkasıdır. Hangi protokol
ailelerinin tanımlanacağı olayı satıcı ve işletim sistemine bağlıdır.
Port numaraları birden fazla uç-nokta bağlantısı için kullanılabildiğinden, kullanıcılar bir port
kaynağını eşzamanlı olarak paylaşabilir. Şöyle ki, birçok kullanıcı eşzamanlı olarak bir port
üzerinde çoğullanabilir. Yukarıdada gösterildiği gibi üç kullanıcı port 25`i paylaşmaktadırlar.
TCP portları ile iki şekilde bağlantı kurulmasına izin verilir. Bunlar pasif-open ve aktif-open`dır.
Pasif-open modu ULP`ye (örneğin bir sunucu); TCP ve host işletim sistemine, uzak sistemden
(örneğin bir istekçi prosesi) bağlantı isteği beklemelerini söyleme izni verir. Bu durumda TCP ve
host işletim sistemi bir aktif-open yayınlamak yerine bağlantı isteği bekler. Host işletim sistemi bu
isteği alınca, bu uca bir tanımlayıcı atar. Bu özellik bir aktif-open gecikmesi ile karşılaşmaksızın
uzak kullanıcıların haberleşmesini sağlamak için kullanılabilir.
Pasif-open isteyen bir uygulama prosesi, her kullanıcıdan (gereksinimlerle eşleşen bir profil veren)
bağlantı isteği kabul edebilir. Eğer hiç bir çağrı kabul edilebilir değilse (profil eşleşmesiz), yabancı
soket numarasının tümü 0`larla doldurulur. özelleşmemiş yabancı soketlere yalnızca pasif-
open`larda izin verilir.
Bağlantı kurulmasının ikinci şekli aktif-open`dır. Aktif-open, ULP bir bağlantı kurulması için özel
bir soketi görevlendirdiğinde kullanılır. Tipik olarak, aktif-open, bir pasif-open porta bağlantı
kurulması için yayın yapar.
188
İki aktif-open birbirlerine aynı zamanda yayın yapsalar dahi, TCP bağlantıyı kurar. Bu özellik;
uygulamaların, başka bir uygulamanın aynı zamanda bir open yayınlaması ile ilgilenmeksizin,
herhangi bir zamanda open yayınlamalarına olanak sağlar.
TCP aktif- ve pasif-open`ların beraber kullanımına ilişkin anlaşmalar sağlar. Birincisi, bir aktif-open
özel bir soket ve, opsiyonel olarak, bu soketin öncelik ve güvenlik seviyelerini tanımlar. TCP bir
open`ı, eğer uzak soket eşleşen bir pasif-open`a sahipse veya eğer uzak soket eşleşen bir aktif-open
yayınlamışsa, kabul eder. Bazı TCP uygulamaları iki tip pasif-open tanımlamaktadır.
Tam tanımlı pasif-open: Aktif- ve pasif-open`daki varış adresi aynıdır. Böylece, bölgesel pasif-open
işlemi yabancı soketi tamamen tanımlamıştır. Aktif-open`ın güvenlik parametresi pasif-open`ın
güvenlik parametresi aralığındadır.
Tanımlanmamış pasif-open: Adreslerin eşleşmeye ihtiyacı yoktur, fakat güvenlik parametreleri
kabul edilebilir bir aralıkta olmalıdır. Alternatif olarak, hiçbir güvenlik parametresi kontrol
edilmeyebilir.
Bir open sırasında az yada hiçbir gerçeklik istemeyen bir TCP prosesi örneği anonymous FTP`dir.
Bu servis Internetteki çeşitli organizasyonlar tarafından sunulur. Kullanıcının FTP sunucusuna
kendini "quest" gibi bir password`la tanımlamasını gerektirir ki, aslında bu bir password değildir.
5.4.2 İletim Kontrol Bloğu (Transmission Control Block)
TCP`nin her bağlantı için çeşitli parametreleri hatırlaması gerektiğinden, TCP bir iletim kontrol
bloğunda (TCB) bilgiler saklar. Aşağıdaki girişler TCB`de saklanır:
Bölgesel ve uzak soket numaraları
Tamponları göndermek ve almak için işaretçiler
Yeniden-iletim sırası işaretçileri
Bağlantının güvenlik ve öncelik değerleri
Şimdiki segment
TCB aynı zamanda gönderme ve alma sıra numaraları (sequence number) ile ilgili belirli
değişkenler içerir. Bu değişkenler Tablo 5-3`de gösterilmişştir. Sıradaki bölümde bunların nasıl
kullanıldıkları anlatılacaktır.
Gönderme ve Alma Değişkenleri,
A modülü 1 ve 2 birimini gönderdiği için, kalan gönderme penceresi 3 birimdir. Şöyle ki, A 3, 4, 5.
birimlerini iletebilir ancak 6 birimini iletemez. Bu pencere şekilde kutu içine alınmıştır.
TCP pencere kontrolü için yalnızca ACK numarası kullanmaz. Hemen önce dediğimiz gibi,
TCP`nin segmentinde taşıdığı ayrık bir numara vardır ve gönderici bilgisayarın gönderme
penceresini azaltır veya arttırır. Bu kavram B`nin A`ya bir segment gönderdiği aşağıdaki şekilde
gösterilmiştir. Segment; 3 ACK alanı ve 6 gönderme penceresi alanı içerir. ACK alanı basitçe
önceki trafiği onaylar. Yalnız başına kullanılırsa, A`nın penceresini arttırmaz, azaltmaz, açmaz, veya
kapamaz. Pencere yönetimi, gönderme penceresi alanının görevidir. Gönderme penceresinin 6
değerini alması A`nın; 6 değeri artı ACK değeri kadar oktet göndermeye izinli olduğunu belirtir.
Yani, pencere limiti = ACK + SND WND olur. Bu şeklin altında gösterildiği gibi, pencere limiti 9
(3+6)`dır. Böylece pencere şekildeki kutu içerisindeki alanda gösterildiği gibi genişletilmiştir.
190
Şekil 5-14: Bir Pencere Güncellemesinin Sonuçları
TCP iletim penceresi kapalı olsa bile acil veri segmenti gönderebilir. Acil veri iletme ihtiyacı varsa
segmentin acil biti 1`e set edilmelidir.
191
Şekil 5-15 : TCP Kullanıcı arabirimleri
Segment, başlık ve veri olmak üzere iki parçaya ayrılır. Segmentin ilk iki alanı kaynak port ve varış
porttur. Bu 16-bit alan TCP bağlantısını kullanarak üst-katman uygulama programlarını
tanımlamada kullanılır.
Sıra numarası (sequence number (SEQ)) olarak etiketlenmiş alanın değeri ileten modülün bayt-
nehrinin yerini belirtir. TCP bilindiği üzere üst katmandan aldığı veriyi segmentlere böler. Bu
segmentlerin her biri genellikle tek bir IP paketi içinde taşınır. TCP, her bir segmente bir numara
verir. Amaç, ağlar üzerinde dolaşan bu segmentlerin hedefe varış sıralarının karışması durumunda
hedef host`ta çalışan TCP protokolünün bunları tekrar uygun şekilde birleştirip üst katmana
sunabilmesinin sağlamaktır (segment boyları sabit değildir).
TCP, karşı TCP ile bağlantıyı ilk kurduğunda, ilk gönderdiği segmente bir numara verir. Bu
numaraya başlangıç gönderi sırası (initial send sequence (ISS)) denir. Sıra numarası 0 ile 231 değeri
arasında olabilmektedir.
TCP, verideki baytları gruplayarak segmentleri oluşturur ve her bir segment ayrı bir numara ile
numaralandırılır. Bir segment, bir numara aldığında bu segment numarasını içinde barındırdığı ilk
oktete verir. İçinde barındırdığı diğer oktetlere ise bu numaraların artanlarını verir. Bu segmentten
sonra gelen segmentin alacağı numara, bir önceki segmentin içindeki en son oktetin aldığı
numaranın bir fazlası olacaktır. Bu sıra numaraları segment başlığı içinde taşınır.
Acknowledgment numarasına bir değer atanarak önceden alınan verilerin onaylanması sağlanır. Bu
alandaki değer, ileticiden gelmesi beklenen, bir sonraki baytın sıra numarası değerini belirtir. Bu
numara beklenen oktet için set edildiğinden, dahili bir onay kapasitesi sağlar. Şöyle ki, bu değer bu
numaraya kadar olan oktetleri ve bu numaralı okteti de onaylar (dikkat edelim ki, onaylanan oktet
sayısı ACK numarası-1 adettir).
Veri offset alanı, TCP başlığını oluşturan, 32-bit sıralı kelimelerin sayısını belirtir. Bu alan, veri
alanının nerede başladığının tespitinde kullanılır.
193
Tahmin ettiğiniz gibi, reserved alanı rezerve edilmiştir. 0`a set edilmesi gereken 6 bitten oluşur. Bu
bitler gelecekte kullanılmak için saklanmaktadır. Sıradaki altı alana bayraklar denir. TCP`nin
kontrol bitleri olarak kullanılırlar ve oturumlar sırasında kullanılan bazı servis ve işlemleri
belirtirler. Bitlerin bazıları başlığın diğer alanlarının nasıl yorumlanacağını belirtir. Bu altı bit
aşağıdaki bilgileri ifade eder:
URG:Bu bayrak, urgent işaretçisi (acil işaretçisi) alanının anlamlı olup olmadığını belirtir.
ACK: Bu bayrak, acknowledgment alanının anlamlı olup olmadığını belirtir.
PSH: Bu bayrak, modülün push fonksiyonunu işletip işletmeyeceğini belirtir.
RST: Bu bayrak, bağlantının resetlenmesi gerektiğini bildirir.
SYN: Bu bayrak, sıra numaralarının eşzamanlamasının oluşturulmaya çalışıldığını bildirir. SYN
bayrağı, bağlantı-kurma segmentlerinde handshaking işlemlerinin oluştuğunu belirtmek için
kullanılır.
FIN: Bu bayrak göndericinin gönderecek başka verisi kalmadığını belirtir.
Diğer alan window (pencere) olarak etiketlenmiştir. Değeri, alıcının kaç tane oktet almayı
beklediğini gösterir. Bu değer atanırken ACK alanındaki değere dayanılır. Window alanındaki
değer, ACK alanındaki değere eklenir ve göndericinin iletmek istediği veri miktarı hesap edilir.
Checksum alanı başlık ve metin de dahil olmak üzere segmentteki tüm 16-bit kelimelerin 1`e
tümlenmiş bir toplamını içerir. Checksum hesabının yapılmasındaki amaç segmentin vericiden
bozulmaksızın geldiğine karar vermektir. UDP`nin kullandığına benzer bir sözde-başlık kullanır ki
bu sözde-başlığı UDP bölümünde açıklayacağız.
Sıradaki alan acil işaretçisi (urgent pointer)`dir. Bu alan yalnızca URG bayrağı set edildiğinde
kullanılır. Acil işaretçisinin amacı acil verinin yerleştiği veri baytını belirtmektir. Acil veriye band-
dışı veri de denir. TCP acil veri için ne yapılacağını dikte etmez; bu uygulamaya-özeldir. TCP
yalnızca acil verinin nereye yerleştirildiğini belirtir. Acil veri, en azından, nehirdeki ilk bayttır;
işaretçi aynı zamanda acil verinin nerede bittiğini de gösterir. Alıcı, acil verinin geldiğini, derhal
TCP`yi kullanan uygulamaya haber vermelidir. Acil veri, interrupt`lar, checkpoint`ler, terminal
kontrol karakterleri, vs. gibi kontrol işaretleri olabilirler.
TCP`nin open, veri transferi ve close işlemleri aşağıdaki bölümlerde anlatılacaktır. Bu TCP
işlemlerini anlatmaya geçmeden önce bir haberleşme protokolündeki, type (tip) ve instance (örnek)
terimlerini tanımamız gerekir.
194
Bir tip, bir objeyi tanımlar. Bu örnekte, TCP bir objedir. Bir instance, bir objenin görünmesidir.
Böylece, TCP her çağrıldığında, kendisini gösterir. Birçok kullanıcı prosesi eşzamanlı olarak
TCP`yi kullanabildiğinden, her bir kullanıcı oturumu TCP mantığını çağırır, ve her bir çağırma TCP
tipinin bir instance`dir. Daha pragmatik terimlerle, her bir kullanıcı TCP çağrısı, bazı TCP
servislerinin bir oturumu desteklemek üzere icra edilmesini gösterir. Her bir TCP instance`i,
TCP`nin olay hakkında sürekli bilgilendirilmesini gerektirir. Her bir kullanıcı oturumunun bu bilgi
parçaları TCP`de tutulur.
Şekil 5-19`da bağlantı kuran iki TCP varlığı arasındaki ana işlemler gösterilmiştir. TCP A`nın
kullanıcısı TCP`ye bir aktif-open primitive`i göndermiştir. Uzak kullanıcı kendi TCP sağlayıcısına
bir pasif-open göndermiştir. Bu olaylar, sırası ile 1 ve 2 olayları olarak belirtilmiştir. Bu olaylardan
her ikisi de diğerinden daha önce olmuş olabilir.
195
Şekil 5-19 :TCP Open İşlemleri
Bir aktif-open meydana getirmek için TCP A`nın; SYN bayrağı 1`e set edilmiş bir segment
hazırlaması gerekir. SYN SEQ 100 olarak kodlanmış segment, TCP B`ye gönderilir (şekilde 3
olarak etiketlenmiştir). Bu örnekte, sıra numarası (SEQ) 100, ISS numarası olarak kullanılmıştır. En
yaygın yaklaşım ISS değerini 0 yapmaktır ancak daha önce tartıştığımız kurallara dayanarak ISS
değeri herhangi bir sayı seçilebilir ve bu örnekte de ISS = 100 seçilmiştir. SYN kodlaması basitçe
SYN bayrağının 1`e set edildiğini gösterir.
TCP B, SYN segmentini alınca 101 sıra numaralı bir acknowledgment`i geri gönderir. Aynı
zamanda kendi ISS numarası 177`yi gönderir. Bu olay, 4`le etiketlenmiştir. Bu segmentin alınması
ile, TCP A acknowledgment numarası 178`i içeren bir segmentle onay yollar (şekilde olay 5 olarak
gösterildi).
Olay 3, 4, ve 5 ile bu handshaking işlemleri oluşunca (ki buna üç-yollu handshake denir), iki TCP
modülü, olay 6 ve 7`de olduğu gibi, kendi kullanıcılarına open`lar gönderirler.
Aşağıdaki şekilde open işlemlerinin segment alışverişleri ve konum geçişleri ile ilişkisi
gösterilmiştir. Şeklin alt tarafında open`ın konum diyagramının ilgili kısmı gösterilmiştir. Etiketler
kalın yazı ile A, B, A-3, A-4, B-3 olarak gösterilmiştir. Bu işaretçiler şeklin üstündeki kalın yazılmış
olay numaraları ile eşlenerek; her bir TCP modülünün segmentleri ve konum diyagramlarını nasıl
kullandığını göstermek için kullanılabilir.
İşlemlerin takibine yardımcı olması için, şeklin üst tarafındaki 3 olarak etiketli olaya bakalım.
Burada TCP A`nın SYN SEQ 100 yayınladığı görülür. Bu segmentin iletimi öncesi, TCP A bu özel
kullanıcı oturumu için CLOSED konumundadır. TCP A, segmenti TCP B`ye gönderdikten sonra
konumunu SYN-SENT olarak değiştirir, ve bağlantı için, konum diyagramında gösterildiği gibi, bir
TCB girişi oluşturur.
196
Şekil 5-20: Open İşlemleri, Segment Alışverişi, ve Konum Geçişlerinin İlişkisi
Bundan sonra, diyagramın altına bakalım. A notasyonu TCP A`nın bu kullanıcı oturumu açısından
CLOSED konumunda olduğunu gösterir. A-3 ile etiketlenmiş konum geçişi, şeklin üzerinde 3 olarak
etiketli TCP A`nın segment yayını ile eşleştirilmiştir. Segment yayınlanınca, TCP A SYN-SENT
konumuna girer ve bağlantı için, konum diyagramında gösterildiği gibi, bir TCB girişi oluşturur.
Şimdi TCP B`yi inceleyeceğiz. Şeklin üst kısmında gösterildiği gibi, TCP B LISTEN
konumundadır. Konum diyagramında LISTEN konumu B olarak etiketlenmiştir. Diyagramın üst
kısmında görüyoruz ki SYN SEQ 100 segmentini alınca, TCP B SYN-RECEIVED konumuna
geçer. Bu olaylar konum diyagramında B-3 etiketi ile gösterildi. Şeklin üstünde, olay 4`te ve şeklin
altında B-4`te; TCP B`nin SYN ve ACK geri yolladığını görüyoruz.
TCP`ye yeni başlayan biri sıklıkla ‘TCP modülü kapalı bir TCP soketini başlatabilir mi?` sorusunu
yöneltir. Yani, bir bağlantı oluşmadan önce orada bir pasif-open olmalı mıdır? TCP aslında kapalı
soketlere open yayınlanmasına müsaade eder. Şekil 5-20`de bu aktivite ve eşzamanlı olarak iki TCP
modülünden yayın yapıldığında TCP`nin open`ları nasıl kabul ettiği gösterilmiştir. Kapalı bir TCP
soketine bir open yayınlamak ile ilgili soruyu yanıtlamak için, ana gereksinimler şunlardır: Open
çağrısı bölgesel ve yabancı soket tanımlayıcılarını içermelidir. Open çağrısı aynı zamanda öncelik,
güvenlik ve kullanıcı timeout bilgisi içerebilir. Eğer bu bilgiler mevcut ise, TCP modülü SYN
197
segmentini yayınlar. Şekil 5-21`te, open`lar A ve B`den yaklaşık olarak aynı anda yollanmıştır. Bu
şekildeki olaylar şöyle gelişir:
Şekil 5-22’de bir bağlantıyı başarı ile kurmuş olan iki TCP varlığı gösterilmiştir. 1`de ULP A, TCP
A`ya iletim için bir SEND primitive`i ile veri gönderir. Farz edelim ki 50 bayt gönderildi. 2`de
görüldüğü gibi, TCP A bu veriyi bir segment haline getirir (paketleme yapar) ve segmenti TCP B`ye
198
sıra numarası 101 ile gönderir. Hatırlayalım ki bu sıra numarası kullanıcı veri nehrinin ilk baytını
tanımlar.
Uzak TCP`de, 3`te veri kullanıcıya (ULP B) teslim edilmiştir. TCP B, 4`te gösterildiği gibi, veriyi
151 acknowledgment numaralı bir segmentle onaylar. 151 acknowledgment numarası dahili olarak
2`deki segmentle 50 baytın iletildiğini onaylar.
Sonra, TCP B`ye bağlı kullanıcı veri gönderir (5). Bu veri bir segmente olarak paketlenir ve,
diyagramdaki 6`da olduğu gibi, iletilir. TCP B`den gelen başlangıç sıra numarası 177 idi; böylece,
TCP sıralamasına 178 ile başlar. Bu örnekte, TCP 10 oktet iletir. TCP A, acknowledgment numarası
188 olan bir segment geri döndürerek, TCP B`nin 10 segmentini onaylar. 8`de, bu veri TCP A
kullanıcısına teslim edilmiştir.
Şekil 5-23’de bir close işlemi gösterilmiştir. 1`de; TCP A kullanıcısı, TCP B`deki eş üst katman
protokolü ile işlemlerini bitirmek (close) istemektedir. Burada TCP A, FIN biti 1`e set edilmiş bir
segment yollar. Yukarıdaki işlemlerin devamı olduğu düşünülerek 151 sıra numarası kullanılmıştır.
199
Şekil 5-24: Close İşlemleri, Segment Alışverişi, ve Konum Geçişlerinin İlişkisi
Bu segmentin TCP B`deki etkisi 3`ten görülmektedir. TCP B, TCP A`nın FIN SEQ 151`ini onaylar.
TCP B`nin segmentinde SEQ = 188 ve ACK = 152`dir. Bundan sonra, TCP B kendi kullanıcısına
bir closing primitive`i yayınlar (4).
Uygulama, işlemlerinin konumuna bağlı olarak, close`u kabul edebilir veya etmeyebilir. Bu örnekte,
kullanıcı uygulaması, 5`te olduğu gibi, close`u onaylar (acknowledges) ve kabul eder. Uygulama
bunu takiben TCP B`ye bir "A`yı kapat" primitive`i yollar. Bu primitive TCP B tarafından FIN SEQ
188; ACK 152 olarak haritalanır, ki bu TCP B`nin yayınladığı son segmenttir (6). Dikkat edelim ki,
6`da FIN bayrağı 1`e set edilmiştir, SEQ = 188 ve ACK = 152`dir. TCP A bu son segmenti ACK =
189 ile onaylar (7). Tüm bu işlemlerin sonucu 8 ve 9`da gösterilmiştir. Böylece bağlantı-closed
işaretleri kullanıcı uygulamalarına gönderilmiş olur. Bu şekilde bir close oluşturduğundan, TCP hoş
close sağlayan bir protokol olarak anılır.
TCP bağlantı yönetiminin bu analizini tamamlamak için, konum diyagramının close işlemleri ile
ilgili kısmı gösterilmiştir.
5.5 UDP
UDP, onay (acknowledge) gönderip alacak mekanizmalara sahip değildir. Bu yüzden veri iletiminde
başarıyı garantileyemez. Yani güvenilir bir aktarım servisi sağlamaz. Hedefe ulaşan paketler
200
üzerinde sıralama yapıp doğru veri aktarımını da sağlayacak mekanizmalara sahip değildir.
Uygulamalar güvenli ve sıralı paket dağıtımı gerektiriyorsa UDP yerine TCP protokolü tercih
edilmelidir.
UDP, minimum protokol yükü (overhead) ile uygulama programları arasında basit bir aktarım
servisi sağlar.
Kaynak Port (Source Port): Opsiyonel bir alandır. Gönderilen işlemin portunu gösterir. Eğer
gönderen host bir kaynak numarasına sahip değilse bu alan “0” ile doludur.
Hedef Port (Destination Port): Hedef host içerisinde, işlemlere uygun ayrımları yapmak için
kullanılır.
Uzunluk (Length): UDP veri ve UDP başlığının bayt cinsinden toplam uzunluğudur.
Hata Kontrolü (Checksum): Opsiyonel bir alandır. Hata kontrol mekanizması sağlar. Eğer hata
kontrolü yapılmayacaksa bu alan “0” ile doludur.
IP sadece kendi başlığı üzerinde hata kontrol işlemi yapar. UDP verisi üzerinde hata kontrolü
yapmaz. UDP ‘deki hata kontrolü sadece hatasız taşımanın bir ölçüsüdür. Yeniden gönderim veya
güvenilirlik sağlamaz.
IP, internet üzerinde iki host arasında haberleşmeye izin veren yol belirleme fonksiyonlarını
destekler ve paket dağıtımı yapar. IP, UDP port numaraları aracılığıyla pek çok datagram paketi
arasında ayrıştırma yapabilecek mekanizmaları içerir. Bu yolla bir çok uygulamanın alıcı host
üzerinde aynı anda çalışmasına ve ağ üzerinden haberleşmesine olanak tanır.
Port numaraları standart olarak belirlenmiş numaralar olup haberleşme sırasında atanan numaralar
değillerdir.
201
Port Numarası Tanımı
5 Remote Job Entry (Uzaktan İş girişi)
7 Eko
9 Discard
11 Aktif Kullanıcı
13 Saat
15 Who is up or NETSTAT
17 Günün alıntısı (Quote of the Day)
19 Karakter Üreteci
37 Zaman
39 Resource Location Protocol
42 Host İsim servisi
43 Who is
53 DNS (Domain Name System)
67 Bootstrap Protokol Server’ı
68 Bootstrap Protokol İstemcisi
69 Trivial File Transfer
79 Finger
111 Sun Microsystem RPC
123 Network Time Protocol
161 SNMP Message
162 SNMP Trap
202